Suriye'yi Böldürmeyeceklermiş! / Orhan KARATAŞ PDF Yazdır e-Posta
Cumartesi, 04 Ağustos 2012 16:43 ◙◙▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬◙◙ 3681 kişi bu içeriğe erişmiştir.
Paylaş

Gündemi meşgul eden, değerlendirilmesi gereken yığınla mesele var. Bugün başlayacak olan Yüksek Askeri Şura toplantısı, yaklaşan Cumhurbaşkanı seçimlerine bağlı olarak AKP içinde şimdiden patlayan çekişmeler ve yapılan açıklamalar, Malatya'daki tehlikeli Alevi-Sunni gerginliği, Hatay'da AKP Milletvekilinin oğluna polislerin şüpheli gibi teşhis ettirilmesi, Olimpiyatlardaki hazin manzara, yapılan düzenlemelere rağmen tutuklu milletvekilleri ile ilgili hakim kararları, Suriye'de düşen uçağımızın belirsiz akıbeti, dönem başkanı olmayı avantaja çevirip adada ve Akdeniz'de Türk varlığını devre dışı bırakmaya çalışan Rum oyunları gündemi oluşturan başlıklardan bazıları. Hepsi önemli ve üzerinde uzun uzun durmayı, konuşmayı gerektiren meseleler. Ancak, biz yine Suriye bağlantılı gelişmeleri ve terörü ön plana çıkaracağız.


Çünkü bu iki mesele herşeyin önüne geçmiştir ve Türkiye için hayati önem kazanmıştır.

ABD-AKP paslaşmasının mükemmelliği


ABD'nin Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Philip Gordon'un açıklamaları gazetelere yansıdı. Esad'ın biran önce gitmesi gerekiyormuş. Esad gittiğinde demokratik, kapsayıcı ve istikrarlı bir Suriye'nin olabilmesi için çabalıyorlarmış ve bu konuda Türkiye ile yakın koordinasyon içindelermiş. Suriye'nin geleceğinde özerk bir Kürt bölgesi yada sınırı görmüyorlarmış. Toprak bütünlüğü devam eden bir Suriye istiyorlarmış ve bu ülkedeki özerk ya da ayrılıkçı hiçbir hareketi desteklemiyorlarmış. Tesadüfe bakın ki, gazetelerde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun da açıklamaları vardı. Gordon'la birebir aynı şeyleri söylüyor ve birbirlerini tamamlıyorlar. Suriye için kırımızı çizgilerimiz varmış. Her hangi bir terör unsuru sınırımıza yerleşirse meşru müdafaa sebebi sayarmışız, Suriye'nin bölünmesine izin vermezmişiz.

Irak için de aynı şeyi söylüyorlardı


Gerçekten de müthiş bir koordinasyon. ABD ve Türkiye sanki aynı dili konuşuyorlar. BOP'un güzelliğine bakar mısınız? Nasıl yakınlaştırıyor, nasıl işbirliği getiriyor. Bütün bunlar iyi de, bizim gördüklerimiz, bizim yaşadıklarımız aynı şeyleri söylemiyor. Biz mi başka bir ülkede yaşıyoruz, bu muhteremler mi başka bir dünyadan bahsediyor? Aynı ABD Irak'ın toprak bütünlüğünden de dem vuruyordu ve Kürt bölgesi öngörmüyordu. Irak'ın bütünlüğünü istiyor ve demokratik, kapsayıcı ve istikrarlı bir yapı kuruyordu. Sonuç ortadadır. Bölünmüş, parçalanmış bir Irak, kuzeyimizde bir Kürt devleti ve katledilmiş 1,5 milyondan fazla Müslüman. Mısır'ı, Libya'yı da buna ekleyebiliriz.

Barzani ile ne konuşacaksınız?


ABD, ABD'liliğini yapıyor. BOP'a sapladıklarını okşuyor ve teselli ediyor. Bunu anlayabiliyoruz. Bizim anlayamadığımız Dışişleri Bakanımızın söyledikleri ve yaptıkları. Suriye için kırımızı çizgilerimizden bahsedeceksiniz, her hangi bir terör unsuru sınırımıza yerleşirse meşru müdafaa sebebi sayacağımızı ilan edeceksiniz, Suriye'nin bölünmesine izin vermeyeceğinizi duyuracaksınız, sonra da kalkıp peşmerge Barzani'nin ayağına gideceksiniz. Sayın bakan daha ilk fırsatta sınırımıza yerleşen ve orada Kuzey Irak'a benzer bir yapı kurmaya çalışan ve bunu ilan eden, bu yapı içinde terör unsurlarının bölgeye yerleşmesinin alt yapısını hazırlayan ve dolayısı ile Suriye'yi bölünmeye götüren bizzat Barzani'dir. Ne konuşacak, hangi konuda anlaşacaksınız? Eğer Barzani'ye bir şey söylenecekse, "haddini bil ve fazla ileri gitme" olmalıdır ki, bunun için de Erbil'e gitmeye gerek yoktur. Bu ziyaret Barzani'nin yaptıklarını onaylamaktan ve haklılık kazandırmaktan başka bir sonuç doğurmayacaktır.

Sırada İran var


Bu milletle daha fazla alay etmeyin. Herşey ortada. Suriye'de ne olduğu da, ne olacağı da, nasıl sonuçlanacağı da bugünden belli. Irak'da ne olduysa Suriye'de birebir aynı şeyler oluyor. Taktik aynı, uygulama aynı, sonuç aynı. Bunun dışında ne söylenirse, ne yazılırsa yalandır ve bu milleti aldatmaktan başka bir şey değildir. Bugün yaşananları aylar önceden yazdık. Zerre kadar yanılmadık. Suriye son istasyon değildir. Sırada İran vardır ve hazırlıklar yapılmaktadır. Akdeniz, Basra Körfezi ablukaya alınmış ve İran kuşatılmıştır. İsrail biran önce harekete geçilmesi için çabalamaktadır.

Katiller daha da azdı


Türkiye'nin ne olacağını söylemeye bile gerek yok. AKP var oldukça, bize çizilen akıbet değişmeyecektir. Barzani'nin korumasındaki PKK-PYD'li katiller şimdi daha bir azacak ve daha çok kan dökeceklerdir. Nitekim, Suriye'deki gelişmelere bağlı olarak terörün nasıl tırmandığını, şehit sayısının nasıl arttığını içimiz sızlayarak izliyoruz. PKK'nın siyasi uzantılarının hadlerini ne kadar aştıklarını, nasıl meydan okuduklarını ibretle görüyoruz. AKP'nin bunları durdurmak, susturmak ve yok etmek için yaptığı tek şey, müzakere yürütmek ve beklentilerinin karşılanacağına ikna etmeye çalışmaktır. Bu çabanın sonucu ihanetin daha da yayılmasından ve hainlerin daha da ümitlenmesinden ve kanın daha çok akmasından başka bir sonuç doğurmuyor.

Orhan KARATAŞ, 1 AĞUSTOS 2012
ORTADOĞU

Paylaş
3681 kişi bu içeriğe erişmiştir.
 
II. Ulusal Savaşım İçin Yurt Genelinde Yapılanacak Partiler Üstü ve Birleştirici Ulusal Bir Örgüt Kurulursa Katılır mısınız?
 

 

 

 

 

Salık akışlarını görmek için
üstteki sekmeleri tıklayın.

http://www.guncelmeydan.com/anasayfa/images/stories/Karisik/tegmen.png

http://www.guncelmeydan.com/anasayfa/images/stories/Karisik/edga.jpg

http://www.guncelmeydan.com/anasayfa/images/stories/Karisik/dikbastv.jpg

UYARI
Güncel Meydan, en iyi olarak 1440 x 900, en düşük olarak da 1280 x 800 çözünürlüklerinde görüntülenir. Güncel Meydan, en sorunsuz olarak, Ateş Tilkisi (FireFox) tarayacısında görüntülenir.
Bu sayfa geç açılabilir. Sayfa tam olarak açılmadığında sayfayı bir veya iki kez yenilemenizi öneriririz.


Hızlı Sızıntılar
(WikiLeaks)

CIA'ya Bilgi Verenler!
CIA Kontakları!