Marshall Planı - NATO Yardımları ve Marshall'cı İktidarlar PDF Yazdır e-Posta
Cumartesi, 27 Nisan 2013 20:41 ◙◙▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬◙◙ 7086 kişi bu içeriğe erişmiştir.
Paylaş

Marshall Planı:

ABD eski Dışişleri Bakanı George Marshall; 5 Haziran 1947 tarihinde, Harvard Üniversitesi’nde bir konuşma yapmış ve tarihe “Marshall Planı” olarak geçecek olan, Avrupa’nın ekonomik kalkınması için yardımın gerekliliğini savunan bir planı gündeme getirmiştir. Bu konuşma “Marshall Planı” na temel oluşturduğu gibi, “Truman Doktrini”ne de kaynaklık etmiştir.

12 Temmuz 1947 tarihli “Türkiye’ye Yapılacak Yardım Hakkında Anlaşma”; Truman Doktrini çerçevesinde, bu yardımlar konusundaki en temel anlaşmadır.

5 Haziran 1947 tarihli Marshall Planı’na ile birlikte, ABD ile yedi temel anlaşma yapılmıştır. Bu anlaşmaların tamamında, “yardımların” Türkiye’nin yararından çok, ABD’nin güvenliği uğrunda yapılmış yardımlar olarak düşünüldüğü açıkça belirtilmektedir.

ABD İle Türkiye Arasındaki Yardım Anlaşmaları:

1) 23 Şubat 1945 tarihli, ABD’nin Ödünç Verme ve Kiralama Yasası gereğince; “Türkiye’ye Yapılacak Yardım” ile ilgili anlaşma (1945 Türkiye - ABD Askeri Yardım Anlaşması):
Savaş sonrası için öngürülen bu anlaşma 23 Şubat 1945 tarihinde yürürlüğe girmiş; 25 Mayıs 1945’te de II. Dünya Savaşı’ndan sonra yürürlükten kalkmıştır.

2) 1947 Truman Doktrini Anlaşması ile yardımlar yeniden başlamış ve 1952 yılında NATO’ya girilmesiyle artarak devam etmiştir.

3) 22 Mayıs 1947 tarihli, Yunanistan ve Türkiye’ye yardım sağlamak için kabul edilen ABD kamu kanunu.

4) 5 Haziran 1947 tarihli, ABD eski Dışişleri Bakanı George Marshall’ın Harvard Üniversitesi’nde yaptığı konuşmanın temelini oluşturduğu Marshall Planı.

5) 12 Temmuz 1947 tarihli, Türkiye ile ABD hükümetleri arasında (Truman Doktrini çerçevesinde) imzalanan “Türkiye’ye Yapılacak Yardım Hakkında Anlaşma”.

6) 4 Temmuz 1948 tarihli, “Türkiye - ABD İktisadi İşbirliği Anlaşması: Türkiye ile Amerika arasında, “Türkiye’nin Marshall Planı’na Dahil Edilmesi Konusunda Anlaşma”; ABD, yardım ettiği ülkelerle, Truman Doktrini’ne göre verilen yardımın uygulamasına yönelik ekonomik işbirliği anlaşmaları imzalamıştır.

7) Ekim 1949 tarihli, “Karşılıklı Savunma Yardımı Kanunu”: “Truman Doktrini” olarak anılan bu kanunun gerekçesinde, yabancı hükümetlere yapılacak yardımların, onların siyasi ve ekonomik güvenliklerini sağlamakla beraber aslında “ABD’nin güvenliği uğrunda yapılmış yardımlar” olarak düşünüldüğü vurgulanmıştır.

1964 yılında, dönemin Başbakan’ı İsmet İnönü’ye gönderilen ve Amerikan silahlarının Kıbrıs’ta kullanılamayacağını hatırlatan ünlü “Johnson Mektubu”nun dayanağı bu olmuştur. Yardım kurulları, yardımlarla ilgili kararlarını ABD Dışişleri Bakanlığı’nın onayından geçiriyor. 1985 yılında, dünyada 71 adet Amerikan Yardım Kurulu mevcuttu.

Amerikan Askeri Yardım Programları Ve Bunların Yönetimi:

1) MDAP (Mutual Defence Assistance Program)
2) FMAP (Foreign Military Assistance Program) - FMGP (Foreign Military Grand Program)
3) JUSMMAT (Joint United States Military Mission For Aid To Turkey)
4) FMAP’ye (Foreign Military Assistance Program) bağlı olarak çalışan; IMET (International Military Education And Training) Programı

1950 yılına kadar, ABD Savunma Bakanlığı organizasyonunda askeri yardım programlarıyla ilgili bir birim mevcut değildi. 1953 yılında ABD Savunma Bakan Yardımcısı, MDAP - Mutual Defence Assistance Program (Karşılıklı Savunma Yardımı Programı) ile sorumlu tutuldu. Ayrıca MAAG - Military Assistance Advisory Group (Askeri Yardım Danışman Grubu) ve ona bağlı iki program daha oluşturuldu. Bunlar:

1) Foreign Military Assistance Program (FMAP), diğer adıyla Foreign Military Grant Program (FMGP): “Yabancı Askeri Hibe Programı”
2) Foreign Military Sales Program (FMSP): “Yabancı Askeri Satışlar Programı”

Bu program au iki yolla uygulanmaktadır: Credit Sales (Kredili Satışlar), ve, Cash Sales (Peşin Satışlar).

ABD Savunma Bakan Yardımcısı, aynı zamanda Özel Operasyonlar’dan da (Özel Savaş) sorumludur.

1972 yılında ise, “Politikadan Sorumlu Bakan Yardımcısı”na bağlı; Uluslararası Güvenlik Politikaları’ndan Sorumlu Yardımcı, askeri yardımların idaresinden ve hükümetlerle bu politikaların uygulanması konusundaki müzakereleri yürütmekten sorumlu tutuldu.

IMET (International Military Education and Training) Programı:

“Uluslararası Askeri Eğitim ve Talim” Programı; IMET - FMAP tarafından yürütülen bu program hakkındaki bilgileri, ABD eski Genel Kurmay Başkanı Oramiral William Crowe’un, savunma bütçesinde yaptığı konuşmalardan (Nisan 1989) aktarıyoruz:

Oramiral Crowe; bu yardımların doğrudan siyasi amaç güttüğünü söylemiştir. Crowe, IMET programını, “yatırım” olarak niteleyerek , “bize göre dost ve müttefik ülkelere yaptığımız yatırımlar içinde en etkili ve çok fazla karşılık aldığımız bu programdır” demiştir. Pentegon tarafından ABD Kongresi’ne sunulan raporun, IMET burslarının anlatıldığı bölümünde, bu programın “ABD açısından düşük maliyetli, ancak etkili bir dış politika aracı olduğu”nu belirtilerek, bu programın amacı için “yabancı hükümet ve ordularla gerekli dostluklar, iletişim kanalları tesis etmektir” deniliyor.

Pentagon raporuna göre IMET, diğer ülkelerin askeri ve sivil liderlerine gelecekte yaklaşabilmek bakımından da önemli imkanlar sağlamaktadır. ABD’de eğitim görmeleri için seçilen öğrencilerin çoğu, zaten üst kademe askeri lider olma özelliğine sahip subaylardır. Bu programda; ABD’de eğitim gören askeri ve sivil liderler, geçmişte olduğu gibi gelecekte de ülkelerinde önemli görevler üstlenebileceklerdir. Bugün dünyada, bakan, büyükelçi, kuvvet komutanı ve askeri okul komutanı pozisyonlarında IMET eğitimi görmüş 1500 kişi vardır. IMET; uzun vadeli bir yatırım olarak çok değerli bir “Güvenlik Yardımı” aracıdır ve ABD’ye sayısız yararlar sağlamaktadır.

ABD’nin Pentagon Sözcüsü, bugüne kadar IMET programıyla eğitim gören Türk subaylarının sayısının 4.461 olduğunu açıklamıştır. 1988 yılında 180 Türk subayı, IMET bursları ile eğitim görmüştür.

Türkiye’nin NATO İle İlgili Antlaşmaları:

1) Türkiye’nin Kore Savaşı’na katılması: 25 Temmuz 1950
2) Türkiye ile Amerika Arasında Ortak Güvenlik Anlaşması: 7 Ocak 1952
3) Türkiye’nin NATO’ya katılması: 18 Şubat 1952

Sonuç:

Ne yazık ki Türkiye, Marshall’cı-NATO’cu iktidarlar aracılığıyla içinde bulunduğumuz karmaşık duruma düşürülmüştür. Ancak, Silivri ve diğerlerindeki Kemalist Devrimciler ayağa kalkan Türk Halkı’yla birlikte Marshall-NATO zindanlarının duvarlarını yıkarak özgürlüklerine kavuşacaklar, devrimci mücadelelerine devam edecekler ve zaferle çıkacaklardır; bu kesindir.


Kaynakça:
Uluslararası Susurluk Konferansı’nda sunduğum bildiri; “Bütün Yönleriyle Susurluk”, Kaynak Yayınları (Haziran 1998), sayfa: 66-77


Erol BİLBİLİK, 22 Nisan 2013

Paylaş
7086 kişi bu içeriğe erişmiştir.
 
II. Ulusal Savaşım İçin Yurt Genelinde Yapılanacak Partiler Üstü ve Birleştirici Ulusal Bir Örgüt Kurulursa Katılır mısınız?