21. Yüzyılın Köle Pazarı… / Zahide UÇAR PDF Yazdır e-Posta
Perşembe, 14 Kasım 2013 20:45 ◙◙▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬◙◙ 40030 kişi bu içeriğe erişmiştir.
Paylaş

21. Yüzyılın köle pazarı Türkiye’de kuruldu.

Küresel elitin Türkiye satış bayii konumunda olan AKP siyaseti Türk Halkını köleleştirdi, farkında mısınız?


Nevval Kavcar’ın Ortadoğu Gazetesinde yayınlanan “Yabancı ortağı olmayan bir tek turşucular kaldı” başlıklı yazısı, Türk Milleti’ne ekonomiden el çektirildiğini gösteren acı bir tespittir.

Anlatılan ihanet buz dağının sadece bir yüzüdür.

İkinci yüzü ise;

Türk Milletinin bu yabancı şirketlere köle yapılmasıdır.

Bu nasıl mı yapıldı?


İşçiler sendikasızlaştırıldı. İşçi ile işveren arasına taşeron yerleştirildi. İş güvenliği olmayan, sendikası olmayan köle işçiler, yabancı şirketlere ucuz işgücü sağlayan köle işçiler durumuna getirildi.

Satılan KİT’ler, işletmeler ve bankalarda çalışanların durumu köle işçilerin durumundan hiç farklı değildir.

Bankada bir memursanız(yerli banka kalmadı sayılır), sizi performans zinciri ile boğarlar. Her ay önünüze bir hedef konur. “Bu ay şu kadar müşteri getir” denir. Görev yaptığınız” il-ilçe-belde” için “artık doyuma ulaştı, yeni müşteri bulamıyoruz” deme gibi bir lüksünüz yoktur. Hedefi yakalayacak müşteri bulamadıysanız, her ay sonunda yapılan toplantılarda aşağılanır, kırbacın yerine küçümseyen sözlerle dövülürsünüz. Bayram, yeni yıl demeden çalışırsınız. Fazla çalışma(mesai) ücretinizin üzerine yatarlar. Ayrıca halkın iyi bildiği o eski maaşlar da artık verilmemektedir. Çalışan köleye “İşine gelirse” deniyor. Nasıl olsa iş bekleyen yüzlerce köle adayı var(!)..

Emekli olan bir banka müdürü ile yaptığım konuşmada müdür;

“Bankalarda artık müşteriyi memnun etme odaklı hizmet anlayışı bitti. Müşteri getir. Posası çıkana kadar kullan, at. Sonra yeni müşteri bul anlayışı geçerli hale geldi.”

Anlayacağınız bankalar sadece yabancı şirketlere satılmadı. Bankalara ucuz işgücü imkanı da sağlandı. Banka sahibi köleleştirdiği personeliyle Türk Halkının iliği, kemiğine kadar sömürdü. AKP siyaseti gerekli düzenlemeleri yapmayarak bankaların izlediği acımasız sömürüye örtülü destek sağladı.

Bankalar 2012 yılından durup dururken en karlı kuruluşlar olarak çıkmadı. Bankalar Türk halkını sömüren acımasız bir TEFECİ kimliğine büründü. Banka terörü…

Türk adıyla birlikte satılan Telekom satılmadan önce açılan Telekom Bayilerini adeta sağmal inek gibi kullanıyor. Bayiler ile yapılan sözleşmenin bir nüshası “hukuk ihlali yapılarak” bayilere verilmemiştir. Bayiliği alabilmek için itiraz edemeyen vatandaş bırakın kazanç sağlamayı,Telekom’un elinden canını nasıl kurtaracağını bilememektedir. Telekom bayisini kapatan vatandaşlar ise bir yıl ve daha uzun süre teminat mektubunu Telekom’dan alamadığı gibi, teminat mektubu için bankaya cebinden ödeme yapmaya devam etmektedir. Elinde sözleşme bulunmadığı için kanuni haklarını arayamamaktadır.

Telekom’un çalışanları da performans sistemi ile çalıştırılmakta, bir kişi üç kişilik iş yapmaya zorlanmaktadır.

AK tüccarlar şimdi de “Özel İstihdam Büroları”, yani 21. Yüzyılın Özel Kölelik Bürolarını açma yasası ile kiralık işçi modelini Türkiye’ye getirmek istiyor. Çünkü yabancı köle tüccarları öyle istiyor. Yasa çıkarsa Nevval Kavcar’ın yazısında belirttiği yabancı şirketler Türk İşçisinin alın terini ucuza kiralayacaktır. Güdümlü politikalarla İşsizler ordusunun oluştuğu ülkemizde işçi ekmek parası için para baronlarının gönüllü köleleri haline gelecektir.

İşçi ile işverenin arasına Özel İstihdam Büroları gireceğinden, iş arayan bireyin artık bir hükmü kalmayacaktır. Kişinin nerede çalışacağına ve nasıl çalıştırılacağına Özel İstihdam Büroları karar verecektir. İşçi çalıştığı iş yerinin ödediği ücreti değil, Özel İstihdam Bürosunun verdiği ücreti alacaktır. Bu ahlaksız sistemle yaratılan aracı patronlar, işçinin alın terine ortak olacaktır. Köle tüccarı patron emek vermediği kazançtan işveren olurken, sömürdüğü insan köle olacaktır.

“Özel İstihdam Bürosu” sektörü de diğer sektörlerde olduğu gibi yabancıların kontrolünde olacaktır.

Özel Güvenlik şirketlerinin neden kurulduğu, yabancıların bu sektörü niye ele geçirdiği artık sır olmaktan çıkıyor.

“Antalya’nın Manavgat ilçesinde Ahmetler köyünde yapımı planlanan HES projesine karşı 6 Kasım tarihinden bu yana kanyon girişinde nöbet tutan köylülere dün akşam saatlerinde yine ateş açıldı. Beyzbol sopalarıyla HES nöbeti tutan köylülere saldırdığı öne sürülen özel güvenlik elemanları kanyonu kurşun yağmuruna tuttu.”
Yusuf Yavuz(12.11.2013)

Türk Halkı uyanmazsa gelecekte her yer Ahmetler köyü, her Türk Vatandaşı Ahmetler köylüsü olacaktır. Köle tüccarı işgalciler özel güvenlik şirketleri ile kurtarılmış alanlar kuracak, kendi ülkesinde esir olan Türk Halkı Somali halkının kaderini paylaşacaktır.

İşgal bin bir isim altında yapıldı. İşgal güçleri esir aldığı
(banka adıyla, şirket adıyla, HES adıyla, özelleşme dalaveresiyle) insanları hızla köleleştiriyor.

Bu ahlaksız, insanlık dışı uygulama her melanet gibi din kılıfı altında millete yedirilmeye çalışılıyor.

Kiralık işçinin özgüveni olmaz. Gelecek endişesi ile yaşayan insanın ruh sağlığı bozulur. Birey olmaktan çıkan, kendisi hakkında karar veremeyen bir insan; vatandaşlık, yani aidiyet duygusunu kaybeder.

Operasyon öyle çok yönlü yürütülüyor ki…

Limanlar satıldı.

Sular yabancı şirketlere 49 yıllığına kiralandı. İngiltere Prensi Charles yıllar önce gelecekte çıkacak dünya savaşının su savaşları olacağını yazmıştı. Ülkemizde su savaşı HES adıyla başlatıldı bile.

Madenler yabancıların.

Tarım alanları büyük oranda yabancılara satıldı.

Ülke kiliselerle donatıldı.

Yani Anadolu’ya biçilen don, içinde Türk ve Türk Müslümanlığı
(Maturidi) olmayan bir dondur.

Müslüman diye Zangoçların (kilise çancısı) peşine takılmanın ağır bedelidir bu sonuç.

Bunların dedeleri de(Osmanlı-duraklama süreci) Türk Halkına sanattan, zanaattan ve ticaretten el çektirmişti. Fetva’da hazırdı:

“Ticarete haram girdiği(!) için Müslümana ticaret yasaktır(!)..”

Böylece sanat, zanaat, ticaret azınlıkların eline geçti. Artık Müslüman Türk Halkı parasız ve cahildi. Ermeni tehcirinden sonra zanaattan el çektirilen Türk Halkı nasıl at nallayacağını bile bilemedi.


Oysa dinin gerçeğinde;

“Rızkın onda dokuzu ticarettedir” der.

İşte bu yüzden devlet dinsiz olmalıdır. Din bireyedir. Devlet din devleti olursa, emrindeki din memurlarına istediği fetvayı verdirir. Din diye küfür idareye hakim olur, farkında bile olmazsınız.

Tıpkı günümüz Türkiye gerçeğinde olduğu gibi…

Zahide UÇAR, 14 Kasım 2013
http://www.zahideucar.com
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Paylaş
40030 kişi bu içeriğe erişmiştir.
 
II. Ulusal Savaşım İçin Yurt Genelinde Yapılanacak Partiler Üstü ve Birleştirici Ulusal Bir Örgüt Kurulursa Katılır mısınız?
 

 

 

 

 

Salık akışlarını görmek için
üstteki sekmeleri tıklayın.

http://www.guncelmeydan.com/anasayfa/images/stories/Karisik/tegmen.png

http://www.guncelmeydan.com/anasayfa/images/stories/Karisik/edga.jpg

http://www.guncelmeydan.com/anasayfa/images/stories/Karisik/dikbastv.jpg

UYARI
Güncel Meydan, en iyi olarak 1440 x 900, en düşük olarak da 1280 x 800 çözünürlüklerinde görüntülenir. Güncel Meydan, en sorunsuz olarak, Ateş Tilkisi (FireFox) tarayacısında görüntülenir.
Bu sayfa geç açılabilir. Sayfa tam olarak açılmadığında sayfayı bir veya iki kez yenilemenizi öneriririz.


Hızlı Sızıntılar
(WikiLeaks)

CIA'ya Bilgi Verenler!
CIA Kontakları!