Haydar Bey

Haydar Bey



Başbakan Naomi’nin Tek Göz Evinde Jübileye Hazırlanıyor! / Haydar Bey PDF Yazdır e-Posta
Cuma, 01 Haziran 2012 13:56

Meydan Deli Merkezi / 1 Haziran 2012

1970’li yıllarda tiyatro sahnesinde, "Mas:. Kom:. Yah:." adını verdiği oyunu ile kazandığı “mümin jön yönetmen” kimliği ile boy gösteren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yakın çevresine, “Tiyatrodan uzundur uzağım. Şu Naomi’nin tek göz evi 2023’e kadar bitse de jubilemi şöyle ağız tadıyla orada yapsam.” dediği iddia edildi.

Podyumun Çikolata Renkli Firavunu Naomi’den Gökova’da Tek Göz Ev

Rusya’nın Donald Trump’ı sayılan, oligark Vladislav Doronin’in, çapsızlığı ile ünlü sevgilisi Naomi Campbell’a Horus’un gözü biçiminde bir ev armağan edebilmek için geçen yıl Gökova Körfez’inde bulunan Kleopatra Adası’nı satın aldığı iddia edildi.

Doronin’in eşine dostuna, “Biliyorsunuz müşrik Mısır’ın batıl dininde firavunların afilli tanrılardan Horus’un yeryüzündeki halifesi olduğuna inanılır. Bizim Naomi de malum, podyumların firavunu… Ben de farklı değilim: Vicdan yok, para b.k… E Türkiye’de de meydan boş. Ne duruyorsun dedim Vladislav! Alayım dedim siyah incime bir adacık; kondurayım dedim üzerine bir eko-evcik. Hem fitnemizi sokacak tek göz bir evimiz olur; ayinimizi yapar, kan dökeriz. Hem de çağın firavunları olarak insanları nasıl daha da köleleştirebiliriz onu konuşuruz.” dediği öğrenildi.

Yahoo Real Estate sitesinin haberine göre, yılanın gözbebeğini andıran kubbesinin altında biçimlenen yaşam alanında en az 25 oda ve 5 salon bulunacak olan bu tek göz evin en büyük özelliği aidatıydı, doğalgazıydı, elektiriğiydi, suyuydu diye uğraştırmaması.

Üstelik evin mimarı İspanyol Luis de Garrido tasarladığı bu tek göz ev için, “dünya bir yana, bu ev bir yana” diyor. Dünya yanıp gök yıkılsa, Horus’un tek gözündeki evcilik oyunu yine de sürdürülebilecek imiş.

Evlad İyi, Tiyatro Helal: Mason Komünist Yahudi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Naomi Campbell’ın tek göz evinde tiyatroya veda etme isteğinin altında ise çok ilginç bir gerçek gizli.

Erdoğan’ın 1977 yılında, Milli Selamet Partisi Gençlik Komisyonu Başkanı iken “Mas:. Kom:. Yah:.” adlı bir tiyatro oyunu yazıp, yönettiği ve “iyi evlat” adı verilen başrolü oynadığı geçtiğimiz günlerde Milat gazetesi yazarı İsa Tatlıcan tarafından gündeme getirilmişti.

O günlerde tiyatro ekibinde yer alan bugünün Bayrampaşa Belediye Başkanı Atilla Aydıner o günlerle ilgili olarak Vatan gazetesine şu bilgileri verdi:

"Biz 1975 yılında Milli Selamet Partisi'nin Gençlik Kolu'ndaydık. Başbakan da Gençlik Kolu Başkanı'ydı. O dönemde heyecanımız çoktu, siyasete yön veriyorduk. Çok aktiftik ve arkadaşlarla bir tiyatro kurmaya karar verdik. Çoğu teşkilattan, üniversiteli ve liseli arkadaşlarımız ile 1975'te tiyatroyu kurduk.

Sahaflardan bir eser bulduk. Orjinal ismi ‘Kızıl Pençe’ idi. Kitap 1970-1980 arasındaki üniversite olaylarını çok iyi yansıtan bir eserdi. Biz eserin ismini değiştirdik: ‘Mas:. Kom:. Yah:.’ yaptık. Açılımı, ‘Mason, Komünist, Yahudi’ idi.

Provaları Tepebaşı Gazinosu'nda yaptık. Yönetmenliğimizi Başbakan Erdoğan yaptı. Oyunun konusu ise bir aile öyküsüydü: Ayhan Bey adında bir baba vardı. Avrupa'da dini tedrisat yapmış, oğlunu da Avrupa'ya göndermiş ama maalesef inanç manzumesinden uzaklaşmış ve onların dinine geçmiş, o kültürle büyümüş bir roldü. Oyuna çalıştık ve bir süre sonra İstanbul'un her yerinde oynamaya başladık. Eser çok tutuldu.

Oyunu her hafta sonu oynadık: Rize, Trabzon, Ankara gibi bir çok şehirde... En son Ankara Palas'ta sergiledik. Oyun çok başarılı olmuştu ve Ankara'dan, yani Necmettin Erbakan'ın önünde oynamak üzere, çağrıldık. Ankara Palas'a giderken 15 arkadaş yola çıktık. Ben direksiyona geçtim, Başbakan da yanıma.

O gün Ankara Palas'a gittiğimizde oyunu sergileyecektik. Çok önemli konuklarımız vardı: Başbakan Necmettin Erbakan, Hasan Aksay, Şevket Kazan, Oğuzhan Asıltürk gibi… Büyük alkış aldık. 1980 ihtilaline kadar bu piyesi uzun yıllar oynadık..

Başbakan Erdoğan tiyatroya her zaman ilgili olmuştur. Zaten bu örnek de bunu gösteriyor. O dönem kendi aramızda tiyatroların özelleştirilmesi gerektiğini konuşuyorduk. Kendisi o yıllarda tiyatroların özel olması gerektiğini savunuyordu."

Başbakan Erdoğan'ın bir başka oyuncu arkadaşı, Milli Gazete'nin reklam müdürü Halil Gölve ise, "Bir buçuk yılda 10 defa oynadık bu oyunu. Amacımız partiye gelir sağlamaktı. 13 arkadaş aramızda para topladık ve bir yılı aşkın süre tiyatroyu sürdürdük. O dönemlerde 20'li yaşlardaydık, tiyatro ile ilgili deneyimimiz fazla yoktu. Ama Tayyip Bey rolünde hiç zorlanmadı. Hatta üç dört gün Nejat Uygur'dan ders almaya gittik, kendisi bizlere jest ve mimiklerimizi nasıl kullanacağımız konusunda yardımcı oldu" şeklinde konuştu.

Masonluk düşüncesi ile artık bir sorunu kalmayan, hatta resmi Mason projelerinin eşbaşkanlığına ciddi ciddi soyunan; Masonların tepe örgütü, Komünist düşüncenin de merkezi konumundaki İllüminati örgütünün kuruluş gününü resmi bayram ilan eden ve Yahudi olmayıp da Yahudi Üstün Cesaret madalyası sahibi olan tek kişi olma ayrıcalığını elinde bulunduran Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın tiyatro aşkının, Naomi’nin tek göz evi ile yeniden alevlendiği iddia edildi.

Erdoğan’ın ustası -birçok sanatseverin tiyatrodan soğumasına neden olan- Nejat Uygur ile yeniden alevlenen tiyatro aşkı ile yakında yine görüşebileceği bildirildi. Naomi’nin tek gözlü “özel” sahnesine 30 yıl önceki oyunun son hali “Gözden Geçirilmiş Mas:. Kom:. Yah:. 2023”ü koyarak tiyatroya veda etmek isteyen Başbakan’ın, Bilderberg 2012 ön-toplantısında konu-komşusuna şu bilgiyi verdiği loca ve dergah koridorlarında konuşulan bilgiler arasında bulunuyor:

“Ben de bu ülkenin zencisiyim. O yüzden Naomi’nin dilinden iyi anlarım. Hem kendisinin tek gözlü dinine de yabancı değilim: Neticede artık diyaloğun dibini görmüş bir şahsiyetim. Eskiden olsa off! ‘Tutmayın beni’ diye bağırır; kendimi keser, yine de o evi yaptırmazdım. Ama devir değişti: Devr-i değişim geldi. E tabii hali ile Tayyip de değişti, gelişti. Ancak açıkça ifade edeyim, oyuncu tarafım katiyen değişmedi. Aklım hala sahnede…

Devletçi tiyatro tartışmaları malumunuz; yakın geçmişte gündemimizi işgal etmiş güncel bir mesele. Bakınız dostlar, hükümet olarak sanatın güzelliklerini muhafaza etme telaşı içinde olduğumuzu kimse inkar edemez. Bu noktada sevgili Hülya Avşar’ın nazarı fevkalade önemlidir. Bu ülkede hakikaten sanatçısını desteklemiş bir rahmetli Özal bir de ben varım… Dikkat ediniz, işini bilen sanatçılar daima sanatlarını, soytarıların krallarına sadakati nispeti çerçevesince ifa etmişlerdir.

Malum tiyatro tartışmalarına girmeyeceğim.
Ben başbakanım! Kanunumun çıkmasına bakarım; gerisine “rejimin teminatörü” bakar!
O ayrı meseledir...

Benim hususi özlemim gerçekten de tiyatro sahnesi iledir. Sahneden uzundur uzağım: Neredeyse 30 yılı buldu hasretim. Şu Naomi’nin tek göz evi 2023’e kadar bitse de jubilemi şöyle ağız tadıyla orada yapsam diyorum. Mason, Komünist ve elbette Yahudi dostlarımızla şöyle ağız tadıyla bir buluşsak. İki pul kelamı etsek.

Sonra çıksam da gözden geçirdiğim “Mas:. Kom:. Yah:.” adlı oyunumu son kez oynasam. Oynasam da, jubile mahiyetindeki bu son gösterim, Ege’nin serin sularına dikilmiş Horus’un gözünde yeni bir boyut kazansa…

 
Uyan Ey Eşbaşkanım Gafletten Uyan! / Haydar Bey PDF Yazdır e-Posta
Cuma, 14 Ekim 2011 07:40

Uyan ey Eşbaşkanım gafletten uyan!
Uyan kibri çok Eşbaşkanım uyan...
Müşrik'in kastı Tevhid'edir, inan...

Uyan ey Eşbaşkanım gafletten uyan!
Uyan kibri çok Eşbaşkanım uyan...


Ahir zamanda ayılır cümle kullar...
Dill-u dillerince tevbeye başlar...
Tevhid eyler şehitler, gaziler, adamlar...

Uyan ey Eşbaşkanım dalaletten uyan!
Uyan mürşidi haçlı Eşbaşkanım uyan...


Projelerin sayfaların' açarlar...
Mü'minlere kaynar kurşun saçarlar...
İhanet edene kefen biçerler...

Uyan ey Eşbaşkanım hıyanetten uyan!
Uyan kendin' şaşırmış Eşbaşkanım uyan...


Bu dünya fanidir sakın aldanma...
Mağrur olup taç-u tahta dayanma...
"Büyük Osmanlıyım" deyu güvenme...

Uyan ey Eşbaşkanım gafletten uyan!
Uyan öksüz kalan Başbakanım uyan...


 

 

JavaScript is disabled!
To display this content, you need a JavaScript capable browser.

Son Güncelleme: Cuma, 14 Ekim 2011 11:56
 
Ey Türk! / Haydar Bey PDF Yazdır e-Posta
Pazar, 09 Ocak 2011 19:29

http://img200.imageshack.us/img200/52/drdr.jpgArtık başını iki elinin arasına almanın...

Üzerinde kurumuş balçıkları yıkamanın, durulanmanın...
Yüksek uygarlık ufkundan "yeni bir güneş" gibi yeniden doğmanın zamanıdır!

Binyılların beklediği o gün, bugündür...

Kendi kendine zulmetmeyi bırakıp görevini anımsayasın!
Vereceğin bir candır; sen şehitoğlu-kızısın, tanıklığını unutmayasın!

Sen ki...

Bir olan Yaratan'ın varlığını...
Varlığın birliğini dilinden düşürmeyen ol kişisin...

Ahlakı-töreyi, hilafeti "kitap"tan öğrenmeyen...
Ama sapmışa gelen her kitabın özünü sahiplenen, dilinden düşürmeyen o elçisin...

Sen, "adamların birliği"nin adı...
"Islah ediciyim" diyen bozguncunun kadim düzelticisisin...

Sen ki düşmanlığın düşmanı...
Sen ki o fitneci müfterinin küfrüne, zalimin zulmüne karşı sonuna kadar sabredensin...

Belli ki sen, bu kutsal kurgunun artı-olumlu öğesi; üçgen tartının sağ yanısın...

Sen ki, cennete "Anadolu" diyen...
İnsanları renklere bölenlerin, böbürlendiği Kafkas...

Sen ki, Turan'dan kopup gelen ok...
"Yeni dünya"nın zamansız evsahibi...
Toprak, yıldırım; dalgaların ve rüzgarın sesisin...

Sen ki, özlerin özü, dillerin dili...
Peygamberlerin anlattığı dertsin.

Çin'de, Hint'te; İsveç'te, İsviçre'de...
Ari Acemi'ye "ben" demeyi öğretensin.

Sen ki...

Gerçeğin, hakkın; gönlün, merhametin...
Zekanın, üretimin; keyfin, paylaşımın...
Yaşamak-yaşatmak uğruna yitmenin...
Barış için savaşmanın yalın halisin.

O yüzdendir ki, zamanın sonuna doğru çöreklendi yine karanlıklar üzerine...
Kalelerin, tersanelerinden de öte beynin ile gönlüne girmiş asıl fitneciler...
1927'de dendiği gibi, daha önce benzeri görülmemiş bir kuşatma bu...

Heyhat! Aydınlıkçı karanlıkların, aydınlığa karşı giriştikleri beyhude savaş!

Bu savaşta cepheler karşılıklı da değil, iç içe; inan ki hepi topu zaten iki cephe...
Bilesin ki gayrından çok, aynı dili konuştuğun adaşın var, ülküne düşman olan...
"Gayrım" dediklerinden de öz kardeşlerin çıkacağı gibi, sapla saman ayrılırken...

Ama -bir O'ndan korkan sen- asla korkmayasın!
Beş-altı köşeli yıldız da senin, nazlı-şanlı hilal de!
Küçüğünden büyüğüne, fitnecilere kanmayasın!

Unutmayasın, tüm bu yeryüzü senin yurdun...
Kendin toparlan da, genişi toparla hayde!
Sana yakıştığı gibi, ölesiye-bitesiye...

Aklını başına topla da, kaldır kafanı bak!

Bak, ufuktan doğan yeni güneşe...
Ne mutlu sana!

Aşk olsun, göremeyenlere...
Son Güncelleme: Pazar, 09 Ocak 2011 19:30
 


II. Ulusal Savaşım İçin Yurt Genelinde Yapılanacak Partiler Üstü ve Birleştirici Ulusal Bir Örgüt Kurulursa Katılır mısınız?
 

 

 

 

 

Salık akışlarını görmek için
üstteki sekmeleri tıklayın.

http://www.guncelmeydan.com/anasayfa/images/stories/Karisik/tegmen.png

http://www.guncelmeydan.com/anasayfa/images/stories/Karisik/edga.jpg

http://www.guncelmeydan.com/anasayfa/images/stories/Karisik/dikbastv.jpg

UYARI
Güncel Meydan, en iyi olarak 1440 x 900, en düşük olarak da 1280 x 800 çözünürlüklerinde görüntülenir. Güncel Meydan, en sorunsuz olarak, Ateş Tilkisi (FireFox) tarayacısında görüntülenir.
Bu sayfa geç açılabilir. Sayfa tam olarak açılmadığında sayfayı bir veya iki kez yenilemenizi öneriririz.


Hızlı Sızıntılar
(WikiLeaks)

CIA'ya Bilgi Verenler!
CIA Kontakları!