Yılmaz DİKBAŞ



Devrim - Karşı Devrim / Yılmaz DİKBAŞ PDF Yazdır e-Posta
Salı, 13 Ağustos 2013 01:41

Tüm yaşadıklarımızın, Cumhuriyet Devrimlerini ve Cumhuriyet’in tüm kurum ve kuruluşlarını ortadan kaldırmak üzere girişilmiş, 75 yıldır süren bir “KARŞI DEVRİM”in son aşamaları olduğunu hâlâ anlayamamış olanlara, özet bir tablo sunuyorum.

• Türkiye, her biri özerk, 26 Eyalete bölünecek ve Güneydoğu’da “Bağımsız Kürdistan” kurulacak.

• Türkiye Cumhuriyeti’nin adı değiştirilecek, Anadolu Federe İslam Cumhuriyeti denilecek.

• Cumhuriyet Ordusu, İslâm Cumhuriyeti Ordusu’na dönüştürülecek.

• Laik okullar kapatılacak, yerlerine İmam Hatip okulları açılacak.

• Çağdaş Yargı Organları kaldırılacak, yerine Şeyhülislam, Müftüler ve Kadılar işbaşı yapacak.

• Değişmez kuraldır: Bir devrim sürecinde ne demokrasi olur ne de muhalefete fırsat verilir, tüm karşıtların başı kesilir. Bu nedenle, yaşanan Karşı Devrim sürecinde demokrasi olmayacak, her tür muhalefetin sesi ve nefesi kesilecek.

• Türk harfleri çöpe atılacak, yerine Arap harfleri gelecek.

• Üniversitelerin yerine Medreseler açılacak.

• Üniversitelerdeki “laik görüşlü” hocalarının işlerine son verilecek, Müderrisler kürsüye bağdaş kuracak.

• Demokratik Sivil Toplum Örgütleri kapatılacak, yerine Tekkeler, Zaviyeler açılacak, Tarikatlar ve Cemaatler öne çıkacak.

• Kuran’ın Türkçe okunup tefsir edilmesi yasaklanacak. Bunun yerine anlamadan papağan gibi Arapça ezberleme özendirilip ödüllendirilecek.

• Bilimsel araştırmalara fırsat verilmeyecek. Bunun yerine; kanıtsız, belgesiz uydurma Hadis üretip yayanlar desteklenecek.

• ANITKABİR, tüm ziyaretlere kapatılacak. Bediüzzaman Saidi Nursi ve Şeyh Said’in mezarları türbeye dönüştürülecek. Tüm kamu çalışanları (valiler, kaymakamlar, sivil-asker bürokratlar, vb), mebuslar ve de öğrenciler, zorunlu olarak, bu türbeleri ziyaret edip dualar okuyacak.

• “Ne Mutlu Türküm Diyene” söylemi yasaklanacak, bunun yerine “Etrak-ı bi İdrak” (Akılsız Türk) söylemi yaygınlaştırılacak.

• Tüm alkollü içkilerin üretimi, dağıtımı ve tüketimi yasaklanacak, Coca Cola ve Pepsi Cola tüketimi özendirilecek.

• Takım elbise giyip kravat takan erkekler horlanacak, Cübbe giymeye zorlanacak.

• Kadınlara çağdaş giyim yasaklanacak, tümü Tesettür’e girecek.

• Erkeklere şapka ve kep yasaklanacak; sarık, takke, fes serbest olacak.

• Gazeteciler yansız ve doğru haber yazamayacak, Jurnalcilik yapacak.

• Ay Yıldızlı Al Bayrak gönderden indirilecek, yerine, üzerinde Arapça sözcükler yazılı Yeşil Bayrak çekilecek.

• “Bağımsızlık” ve “Egemenlik” sözcükleri yasaklanacak; ABD vesayeti, NATO ve AB Mandasına övgü düzenler el üstünde tutulacak.

Peki, tüm bunlar olurken “Atatürkçüler” ve de “Ulusalcılar” ne yapacak?

Hep birlikte, “Yenilmedik, dimdik ayaktayız!” diye haykırıp kendilerini aldatacaklar, bir birlerini kandırıp avunacaklar ve arada bir ağlaşıp sızlanacaklardır. Çok kızdıklarında da, kendilerini uyarmaya, “ufkun ötesini göstermeye” çalışanlara küfür, hakaret ve iftiralarla saldıracaklar, onları “kaynar kazandaki kurbağalara” benzeterek rahatlayacaklardır!

Yılmaz DİKBAŞ
13 Ağustos 2013
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
http://www.kalinka.com.tr
http://www.dikbas.tv

 
"Vallahi, Billahi Yemin Ederim" / Yılmaz DİKBAŞ PDF Yazdır e-Posta
Pazartesi, 29 Temmuz 2013 18:55

Mustafa Kemal Paşa, Kurtuluş Savaşı sırasında, hiçbir siyasi partinin yöneticisi de değildi üyesi de!

Mustafa Kemal Paşa, Kurtuluş Savaşı’nın ilk evresinde, Sivas Kongresi’nde delegelere, hiçbir partinin siyasi amaçlarına hizmet etmeyeceklerine dair yemin ettirmişti!

Gazi Mustafa Kemal Paşa, vatan topraklarını düşmandan temizleyip Kurtuluş Savaşı’nı 30 Ağustos 1922 zaferiyle taçlandırdıktan bir yıl sonra, Cumhuriyet Halk Partisi’ni 9 Eylül 1923 tarihinde kurdu.

Kurtuluş Savaşı, CHP örgütüyle kazanılmadı!

Şimdi size, Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüd Başkanlığı Arşivi’nden bir belge sunuyorum: [1]

Yemin Biçimi

“Vatan ve milletin saadet ve selametinden başka Kongre’de hiçbir kişisel amaç takip etmeyeceğime, vatanın bugün uğradığı zorlukların ve felaketin sorumlusu bulunan İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin canlandırılmasına çalışmayacağıma ve mevcut siyasi partilerden hiçbirisinin siyasi amaçlarına hizmet etmeyeceğime vallahi, billahi yemin ederim.”

“Dışarıda yapılan propagandaların olumsuz etkisini gidermek amacıyla Kongre’nin, İttihat ve Terakki çıkarına veya bu cemiyetin canlandırılması maksadıyla çaba harcamadığını kamuoyuna kanıtlamak için yukarıda düzenlenen yemin biçimine uyularak saygıdeğer üyelerin yemin etmesi komisyonumuzca uygun görülmüştür.”

5 Eylül 1919
Teklif Komisyonu Başkanı

Mustafa Kemal



Şimdi gelelim günümüze.

Vatanın ve milletin bölünüp parçalanma aşamasına gelindiği günümüz koşullarında Kemalistler, “mevcut siyasi partilerin dışında” bir yapılanmayla çözüm yolu ararken, işte yukarıdaki somut tarihi belgeye dayanmaktadırlar.

Kendilerini “Atatürkçü”, “Ulusalcı” olarak görenlerin bu belgeyi çok dikkatli okumalarını, düşünmelerini, değerlendirmelerini dilerim.


1 Atatürk’ün Bütün Eserleri, Cilt:3, sayfa: 364, Kaynak Yayınları

Yılmaz DİKBAŞ
29 Temmuz 2013
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
http://www.kalinka.com.tr
http://www.dikbas.tv

 
Büyüklere Kurbağa Masalı / Yılmaz DİKBAŞ PDF Yazdır e-Posta
Pazartesi, 20 Mayıs 2013 17:59

Önce, hemen herkesin çocukken dinlediği “Kurbağa Prenses” masalını kısaca özetleyeyim.

Bir zamanlar ormanın en kuytu yerinde yaşayan uğursuz bir büyücü, yakışıklı bir prensi kurbağaya çevirmiş. İşte bu kurbağanın tekrar insana dönüşebilmesi için bir prenses tarafından öpülmesi gerekiyormuş.

Günlerden bir gün, kurbağa prensin içinde bulunduğu gölün kıyısına bir prenses gelmiş. Bunu gören kurbağa prens, ne olur beni yanında al götür, diye prensese yalvarmış. Prenses de kurbağa prensi alıp saraya götürmüş ve orada tutup öpmüş. Öpülür öpülmez kurbağa prens tekrar eski haline dönüşmüş, prensesle evlenip güzel bir hayat sürmüşler…

Şimdi bir de büyüklere kurbağa masalı var ki, onu da 11 Mayıs 2013 günkü Aydınlık gazetesindeki köşesinde, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek anlattı. İsteyenler bu masalın tamamını, adı geçen gazetede bulup okur.

Ben burada, Doğu Perinçek’in yazdığı Kurbağa Masalını özetleyerek anlatacağım.

Hazırsanız, başlıyorum:

Hain adamın birisi su dolu bir kazana kurbağaları doldurmuş, kazanı ateşin üzerine oturtmuş ve başlatmış kaynatmaya. Su yavaş yavaş ısındığı için kurbağaların bazıları sonunda güzelce pişeceklerinin farkında olmamış, çırpına çırpına ölüp gitmişler. Ama kafası çalışan kurbağalar ise hemen durumu kavramış ve daha su ılıkken bir sıçrayışta kazandan fırlayıp hayatlarını kurtarmışlar.

İşte masalın burasında, Doğu Perinçek, saygın yazarlarımızın bazılarını, kaynamakta olan kazandan dışarı fırlayamayan kurbağalara benzetiyor!
Doğu Perinçek’e göre, kaynar kazanda çırpınan kurbağaların bazıları şunlar:

“Ahtapotun Kollarındaki Dünya ve Türkiye”nin yazarı Prof. Dr. Erol Manisalı, “Kıskaç Altındaki Türkiye” nin yazarı Prof. Dr. Salahi R. Sonyel, “Sivil Örümceğin Ağında”nın yazarı Mustafa Yıldırım, “Kuşatılmış Türkiye”nin yazarı Merdan Yanardağ, vb vb.

Peki, kaynar kazandan fırlayıp kurtulan akıllı kurbağalar kimler?

Cevabı Doğu Perinçek veriyor:

“E. Jnd. Alb. Atilla Uğur ile E. Yzbş. Hasan Ataman Yıldırım ve üç gün önce Ergenekon’un en kıdemli tutuklusu Mehmet Demirtaş, kurbağa kazanından çıktılar ve İşçi Partisi’ne üye oldular.”

Çocuklara anlatılan kurbağa masalında, prensesin öptüğü kurbağa yeniden prense dönüşüyordu. Doğu Perinçek’in büyüklere anlattığı kurbağa masalında ise, kazandan fırlayan kurbağalar İşçi Partisi’ne girerek mutlu yaşama ulaşıyordu. Öyleyse, bundan böyle, nerede bir kazandan fırlama kurbağa görürseniz, biliniz ki İşçi Partilidir!

Şaka bir yana, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’e göre, toplumuzun gözbebeği ulusalcı şu aydın yazarlarımızın tümü kaynar kazandan dışarı fırlamayı akıl edememiş kurbağalardır:

Metin Aydoğan, Cengiz Özakıncı, Bertan Onaran, Bilal N. Şimşir, Erol Bilbilik, Vural Savaş, Banu Avar, Mustafa Çınkı, M. Emin Değer, Mustafa Yıldırım, Sinan Meydan, Zeki Sarıhan…

Doğu Perinçek’in büyüklere anlattığı kurbağa masalını okuduktan sonra şu soruyu sormak zorundayım:

En saygın ulusalcı aydın yazarlarımızı akılsız kurbağalara benzeterek onları aşağılayan, değersizleştiren ve halkın gözünden düşürmeye çalışan bir siyasi liderin ulusalcılığına, asıl amacının toplumun tüm kesimlerini birleştirme olduğuna inanabilir misiniz?


Yılmaz DİKBAŞ
15 Mayıs 2013
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
http://www.kalinka.com.tr
http://www.dikbas.tv

 
Masonların Yönetimindeki 'ADD', 'Kemâlistleri' Tasfiye Ediyor! / Yılmaz DİKBAŞ PDF Yazdır e-Posta
Salı, 05 Mart 2013 12:13

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD)’nin Isparta Şube Başkanı Mahmut Özyürek, ADD Genel Merkezi’nin kararıyla görevden alındı, üyeliği iptal edildi.

Peki, Mahmut Özyürek nasıl bir suç işlemişti de bu ağır cezaya çarptırılmıştı?

Mahmut Özyürek, günümüzün Hilafetçileri, Padişahçıları ve Şeriatçılarına karşı uzun bir süredir amansız bir savaşım veriyordu. Şeriatı ve şeriatçıları savunan valilerle mahkemelik oluyor, yılmıyordu.

Mahmut Özyürek; ABD vesayetçilerine, AB mandacılarına, özelleştirmecilere ve NATO’culara karşı ulusalcılığın bayrağını açmış, yiğitçe üzerlerine yürüyordu.

Kısacası, ADD Isparta Şube Başkanı Mahmut Özyürek, gerçek bir Kemalist idi.

ADD Genel Merkezi, elbette Mahmut Özyürek’i Kemalist olduğu için cezalandıramazdı, bir bahane bulmak, Mahmut Özyürek’e bir kulp takmak zorundaydı.

O kulpu buldular, Mahmut Özyürek’e bir iftira attılar, Isparta’da bir kadına tacizde bulunduğu yalanını uydurdular.

İftira ve yalan diyorum, çünkü Mahmut Özyürek hakkında herhangi bir kadın tarafından açılmış bir dava yok!

Dava yok, mahkeme yok, yasal karar yok!

Buna halkımız, “yargısız infaz” diyor.

Peki, Mahmut Özyürek’e yargısız infaz uygulayanların başında kim var?

Mahmut Özyürek’e yargısız infaz uygulayanların başı, Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Tansel Çölaşan’dır.

Tansel Çölaşan, Danıştay Eski Başsavcısıdır! Yani o bir hukukçu!

Eski başsavcı, hukukçu Tansel Çölaşan, ADD Isparta Şube Başkanı Mahmut Özyürek’e yargısız infaz uyguluyor!

Sizler, hukuk tanımazlık yalnız Silivri’de mi var sanıyordunuz?

Tansel Çölaşan’ın bir başka yönü daha var.

Tansel Çölaşan, bankada en az 15 milyon doları bulunduğu söylenen[1] gazeteci Mason Emin Çölaşan’ın eşidir.

Masonluk babadan evlatlara geçer, mason erkeklerin eşleri de çoğunlukla masondur.

Masonlar ulusalcı değildir.

Mason locaları Atatürk tarafından 1935 yılında kapattırılmıştır.

Hem mason hem Atatürkçü olunamaz!

Hem mason, hem Ulusalcı olunamaz!

Hem eşi hem de kendisi mason olan ADD Genel Başkanı Tansel Çölaşan, Atatürkçü ve Ulusalcı Mahmut Özyürek’i tasfiye ederek kendisinden beklenen görevi yerine getirmiştir.

Mason Tansel Çölaşan, Mahmut Özyürek’i ADD’den atmakla yetinmemiş, Mahmut Özyürek’in izinden giden ADD Isparta Şubesi Yönetim Kurulu üyelerinin tümünü de görevden almıştır.

ADD Genel Merkez Yönetimini ele geçiren Masonlar, Liyonslar, Rotaryanlar, ABD vesayetçileri, AB Mandacıları, NATO’cular, öyle anlaşılmaktadır ki, yalnız Mahmut Özyürek’in tasfiyesiyle yetinmeyeceklerdir.

Artık hedefte, tüm Kemalist şube başkanları ve yönetim kurulu üyeleri bulunmaktadır! Bunların tümü, ADD’den atılacaklardır!

Nitekim ADD İzmit Şube Başkanı Hasan Kotan da uyduruk bir nedenle, iki gün önce görevden alınmıştır!

Şimdi soruyorum:

ADD’nin Kemalist şube başkanları sessiz kalıp, birer birer kovulmayı mı bekleyecekler?

Önerim şudur:

ADD’nin Kemalist şube başkanları ve yönetim kurulu üyeleri hemen bir araya gelip ayaklanmalı ve başta mason Tansel Çölaşan olmak üzere, emperyalistlerin işbirlikçilerini ADD’nin başından alaşağı etmelidir!

Kemalist çözüm budur!

Yılmaz DİKBAŞ
5 Mart 2013
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
http://www.kalinka.com.tr
http://www.dikbas.tv

 
'Atatürkçüler Yenildi' Okurlarını Bilgilendirme... / Yılmaz DİKBAŞ PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 27 Şubat 2013 11:14

Eylül 2012 tarihinde yayımlanan “ATATÜRKÇÜLER YENİLDİ” adlı kitabımda CHP PM Üyesi ve Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu’nun Mason olduğunu yazmış ve kitabın 498. sayfasında Bülent Kuşoğlu’nun şu sözlerine yer vermiştim:

“Tekke ve zaviyeler yeniden açılsın.

Bugün mühendis, doktor gibi çağdaş bilimleri bitirmiş insanların gidip bu tür kurumlarda (yani Tekke ve Zaviyelerde) mürit olarak bulunmaları gerekmektedir.”

Bülent Kuşoğlu, kendisi hakkında “gerçeğe aykırı, düşünce ve ifade özgürlüğünün sınırlarını aşan isnatlarla” kişilik haklarına saldırdığımı ileri sürerek T.C. İstanbul Başsavcılığı’na hakkımda suç duyurusunda bulundu.

15 Ocak 2013 tarihinde T.C. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nda “şüpheli” sıfatıyla sözlü ve yazılı ifadem alındı.

CHP Milletvekili Bülent Kuşoğlu’nun yazılı şikâyetini ve benim sözlü ve yazılı savunmamı değerlendiren T.C. İstanbul Başsavcılığı 6 Şubat 2013 günü şu kararı verdiğini, her iki tarafa da iadeli-taahhütlü mektupla bildirdi:

“Şüpheli Hakkında Kamu Adına Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Verilmiştir.”

Bu bilgiyi tüm “Atatürkçüler Yenildi” yi okuyanlara iletmeyi bir görev sayıyorum.

Kararın yazılı metnini isteyen okuyucularıma hemen yollayabileceğimi de sözlerime ekliyorum.

Vurgulamak istiyorum:

“Atatürkçüler Yenildi” adlı kitabımda vermiş olduğum bilgilerin tamamı, diğer tüm kitaplarımda olduğu gibi, çok sağlam belgelere ve kaynaklara dayanmaktadır.

Saygılarımla...

Yılmaz DİKBAŞ
27 Şubat 2013
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
http://www.kalinka.com.tr
http://www.dikbas.tv

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 / 6
II. Ulusal Savaşım İçin Yurt Genelinde Yapılanacak Partiler Üstü ve Birleştirici Ulusal Bir Örgüt Kurulursa Katılır mısınız?
 

 

 

 

 

Salık akışlarını görmek için
üstteki sekmeleri tıklayın.

http://www.guncelmeydan.com/anasayfa/images/stories/Karisik/tegmen.png

http://www.guncelmeydan.com/anasayfa/images/stories/Karisik/edga.jpg

http://www.guncelmeydan.com/anasayfa/images/stories/Karisik/dikbastv.jpg

UYARI
Güncel Meydan, en iyi olarak 1440 x 900, en düşük olarak da 1280 x 800 çözünürlüklerinde görüntülenir. Güncel Meydan, en sorunsuz olarak, Ateş Tilkisi (FireFox) tarayacısında görüntülenir.
Bu sayfa geç açılabilir. Sayfa tam olarak açılmadığında sayfayı bir veya iki kez yenilemenizi öneriririz.


Hızlı Sızıntılar
(WikiLeaks)

CIA'ya Bilgi Verenler!
CIA Kontakları!