18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Zaferi ve Unutulmaz Kahramanlar / Cengiz ÖZAKINCI

Araştırmacı - Yazar

18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Zaferi ve Unutulmaz Kahramanlar / Cengiz ÖZAKINCI

İletigönderen Balasagun » Sal Oca 05, 2016 11:44

18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Zaferi ve Unutulmaz Kahramanlar


ResimBirinci Dünya Savaşı’nda İngiliz Donanma Bakanı Churchill’in tasarısı; Çanakkale Boğazı’nı savaş gemileriyle kolayca geçip İstanbul’u işgal etmekti.

Buna göre, İngiliz zırhlıları boğaza girmeksizin, uzaktan top atışlarıyla boğazın iki yanında bulunan Türk top bataryalarını vurup etkisizleştirecek; daha sonra gemiler boğazdan geçip İstanbul’u ele geçirecekti. 1807 yılında İngiliz donanması, Çanakkale Boğazı’nı böyle geçmiş ve İstanbul’a ulaşmıştı. [1]  İngiliz savaş gemileri, bu olayın 108. yıldönümüne denk gelen 19 Şubat 1915 günü boğaz girişinden attıkları mermilerle Türk bataryalarını vurmaya başlamışlardı. O tarihte ABD Büyükelçisi olarak İstanbul’da bulunan Henry Morgentau, 15 Mart 1915 günü Çanakkale Boğazı’na gitmiş; bombardımanın sonuçlarını yerinde görmüştü.

Morgenthau’ya göre: İngiliz savaş gemilerinin boğazın dışından fırlattığı mermiler, boğazın iki yanındaki Türk top bataryalarına çok zarar vermişti. Boğazın kuzeyinde Türklerin bir kaç topu vardı, ama bunlar 1878 modeldi. Nara Burnu’nda bulunan iki Türk bataryası da 1835’ten kalmaydı. Bu eski topların menzilleri kısa olduğu gibi, kullandıkları mermilerin zırh delme özelliği yoktu ve cephaneleri de çok azdı. Türkler boğaza mayın döşemişlerdi, ancak İngiliz mayın temizleme gemileri, onları toplayabilirdi. Başkent İstanbul’da gerek halk gerekse devlet adamları panik içerisindeydi; İtilaf donanmasının Çanakkale’de durdurulabileceğine neredeyse hiç kimse inanmıyordu. Öyle ki hükümet, İngiliz Fransız savaş gemileri Çanakkale’yi geçtiği anda İstanbul’dan Anadolu’ya taşınmak üzere tüm ulaşım araçlarını hazır bekletiyordu.

Resim Resim

Resimİtilâf donanması, ABD Büyükelçisi Morgenthau’nun bu bilgileri aktarmasından bir kaç gün sonra, 18 Mart sabahı son saldırıya geçti, İngilizler bir gece önce mayın taraması yaptıkları halde, Nusrat gemisinin on gün önce döşediği mayınları görememişlerdi.

Bu mayınlara çarpan ve kıyıdaki bataryalardan atılan top mermileriyle vurulan Irresistable, Ocean, Bouvet zırhlıları batmış; Inflexible, Agamemnon, Goulois, Souffren ise ağır yara alarak saf dışı kalmıştı. Sonunda tüm gemilere geri çekilme emri verilecek ve Churchill’in Boğazı donanmayla geçme tasarısı büyük bir yenilgiyle son bulacaktı.

Resimİngiltere’de yayınlanan gazeteler yenilgiyi anlatırken; İstanbul’da yayınlanan Harp Mecmuası, Seyit Onbaşı’yı sırtında mermiyle gösteren fotoğrafı kapağa basmıştı.

18 Mart günü İtilaf donanması Çanakkale boğazında Rumeli Mecidiye tabyasını bombalamış; tabyada görevli bir çok asker şehit olurken, topun 200 kilodan ağır mermileri taşımada kullanılan vinci de kırılmıştı. Bombardımandan sağ kurtulan Seyit, mermiyi sırtında taşıyarak topa yerleştirmiş; boğazdaki gemilere ateş etmeyi sürdürmüştü.

18 Mart Çanakkale Deniz Savaşı Zaferi, yıllarca hep Nusrat mayın gemisi ve Seyit onbaşıyla birlikte anımsandı. Harp Mecmuası’ndaki kapak fotoğrafında, Seyit onbaşının arkasında duran askerin kim olduğu 1934’e dek bilinmiyordu. O, ilk kez 18 Mart 1934 günü, zaferin 19. yıldönümünde, Çanakkale Halkevi’nce düzenlenen törene [2]  katılacak ve Cemal Çavuş adı, ilk kez bu törenle ilgili gazete haberlerinde duyulacaktı. [3] 

Resim Resim

Cumhuriyet gazetesinin “18 Mart’ın kahramanları -24’lük mermileri göğsünde taşıyan Cemal Çavuş Çanakkale’de yapılan törende hazır bulundu” başlıklı haberi [4]  şöyleydi: Çanakkale Halkevi 18 Mart Çanakkale Zaferi dolayısıyla büyük bir anma töreni düzenlemiştir. Program gereğince o gün Cumhuriyet meydanında toplanılmış ve saat 16’da Cumhuriyet marşı söylenerek törene başlanmıştır. Marştan sonra Halkevi reisi Halil Bey, 19’uncu yıldönümünü anmak üzere toplanılan bu büyük günün anılarını tümüyle somutlaştıran çok canlı ve coşkulu bir söylev vermiştir. Söylevin sonunda şehitlerimizin ruhlarına saygı için orada bulunanlar bir dakika sessizliğe davet edilmiştir. Çanakkale harbinde Mecidiye kalesinde askerlik eden ve yirmi dörtlük topun vinci kırılması üzerine mermileri göğsünde taşıyarak topa süren Cemal Çavuş da törende hazır bulundurularak halka sunulmuş, bu kahraman Türk şiddetle alkışlanmıştır. Bunun ardından yüzbaşı Ali Bey 18 Mart savaşının evrelerini, zaferin nedenlerini çok canlı bir biçimde anlatmış ve alkışlanmıştır. Bundan sonra Vilâyet Maarif müdürü bir söylev vermiş ve orta mektepten bir hanım Türk askerine seslenen çok güzel bir şiir okumuş ve alkışlanmıştır. Söylevler bittikten sonra asker ve okul öğrencileri kumandan ve Vali Bey’in önünden geçerek parlak bir geçit töreni yapmışlar, anma törenine bu biçimde son verilmiştir.

Resim Resim

Cemal Çavuş, 18 Mart 1915 günü olanları şöyle anlatıyordu:

“Mart sabahı şafakla beraber düşman 17 parça gemiyle boğazı zorlamaya haşladı. Belki daha fazla idi ama bize öyle demişlerdi. Yüzbaşı Hilmi Bey, batarya kumandanımızdı. Ateşe başladık. Daha ilk partide bizden üç yaralı, arkadan da üç şehit verdik. Topun son nişangahı da kırılınca kötü duruma düştük. Fakat ateşe devam ediyorduk. Düşman mermileri sürekli üzerimize çullanıyor ve gemiler de gittikçe yaklaşıyordu. O sırada ufak bir mermi gelip, topun matafora kolunu (vinç kolu) götürdü. Bu durumda topumuz artık sustu. Çünkü mermileri topun ağzına kaldıracak alet kalmamıştı. Bu sırada yüzbaşı gözlerini Seyit Hüseyin ile bana dikti.

“Nasıl” dedi “kendinize güveniyor musunuz?”

ResimEdremitli pehlivan kollarını sıvadı ve yerde duran 220 kilogramlık gülleyi sırtladı, topun ağzına kadar götürdü. O benden daha kuvvetli bir delikanlıydı ama ben bunu kendime yediremedim ve ikinci gülleyi de ben sırtladım. Topumuzun bir tane cansız vinci vardı, şimdi ise iki tane canlı matafora kazanmıştı. Hiç unutmam, dördüncü mermiyi kaldırıp da topa koymuş ve sallamıştık ki dürbünle düşmanı seyreden yüzbaşı sevinçle bağırdı,

‘Bouvet gidiyor arkadaşlar, Gayret.’

Biz daha fazla gayrete geldik. Öteki bataryalardan da müthiş bir yaylım başlamıştı. Akşam olup düşmanın boğazdan çıktığını görünce biz de bir oh çektik.”
 [5] 

18 Mart Çanakkale Deniz Savaşı Zaferi; teknik bakımından çok güçlü düşmana karşı, yurdunu savunmak için canını ortaya koyan Mehmetçiğin, inancın zaferidir.

* * *

[Not: Çanakkale Savaşlarıyla ilgili olarak, “Atatürk 1934” imzasıyla anıtlara kazınan “Bizim için (işgalci) Johnnyler ile Mehmetçikler arasında fark yoktur...” vs. sözlerin, Şükrü Kaya tarafından, Çanakkale Deniz Savaşı Zaferi’nin 19. yıldönümü dolayısıyla, 18 Mart 1934 günü, Çanakkale’de, Mehmetçik Anıtı başında söylendiği ileri sürülmektedir. [6]  Oysa, gazeteler 18 Mart 1934 günü Çanakkale’de gerçekleştirilen törene kimlerin katıldığını ve kimlerin söylev verdiğini ayrıntısıyla aktarmışlardır. Bu törende Şükrü Kaya yoktur.]


Dipçe:
 [1]  Sir Julian Corbett, “Royal Navy - Naval Operations”, vol.2: “February 19 slill held as the day the attack was to commence. The choice was full of omen, for it was the anniversary of the day on which Admiral Duckworth had rushed the Straits in 1807. (online history of WW1. http://www.naval-history.net/WW1Book-RN2a.htm#IX
 [2]  Milliyet gazetesi, 20 Mart 1934: “18 Mart Zaferi’nin Tes’idi”. Çanakkale, 18 (AA.) - Çanakkale Halkevi 18 Mart 1915 Deniz Zaferi’ni tesit için büyük bir toplantı yapmıştır. Şehir bu münasebetle donanmıştır. Düşman donanmasının o günkü müthiş zorlamayı kafi görerek boğaza yaptığı hücumlar ve oradaki inhizam bir kere daha hatırlanmıştır.
 [3]  Hakimiyeti Milliye gazetesi, 31 Mart 1934: “18 Mart Zaferi. Çanakkale, (Hususi) – Halkevi 18 Mart 1915 Boğaz Harbi zaferini çok büyük bir ihtifal ile tesit etti. Saat 16’da bando ile birlikte umum tarafından yüksek ve heyecanlı bir sesle cumhuriyet marşı söylenerek merasime başlandı. Marştan sonra Halkevi reisi tercüman Halil Bey kürsiye gelerek 19. yıldönümünü yadetmek için toplanılan bu büyük günün millî hatıralarını tamamiyle teressüm ettiren çok canlı bir nutuk söylendi. Boğaz harbında Mecidiye kalesinde askerlik etmiş ve yirmi dört santimetrelik topun vinci kırılması üzerine mermiyi göğsünde topun namlısına yerleştirmiş olan Cemal Çavuş da merasimde hazırdı. Bu kahraman, halka takdim edilmiş akılların kabul etmiyeceği yüksek bir hatıranın sahibi olan bu türk evladı çok alkışlanmıştır. Bundan sonra Yüzbaşı Ali Bey kürsüye gelerek 18 Mart Harbi’nin safhalarını, zaferin sebeplerini çok canlı bir surette anlatmıştır.”
 [4]  Cumhuriyet Gazetesi, 26 Mart 1934.
 [5]  Cumhuriyet gazetesi, 01.08.1936.
 [6]  Utkan Kocatürk “Doğumundan ölümüne kadar kaynakçalı Atatürk günlüğü” Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi 1 Oca 1999 [1. basımı 1988 (İş. Kültür-432 s.) 2. basımı 1992 (İş Kültür-432 s.) 3. basımı 1999.] “18 Mart 1934: İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’nın, Çanakkale Şehitleri için yapılan törende, hayatlarını kaybeden diğer millet askerlerine de hitap edilmek üzere Atatürk’ün yazdırdığı söylevi okuması: “.. Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın topraklarındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlâtlarını harbe gönderen analar! Göz yaşlarınızı dindiriniz, evlâtlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlâtlarımız olmuşlardır” (Atatürk ve Anzaklar., s.6; Dünya g. 10.XI.1953). (Kaynaklarda bu olayın yılı belirtilmesine rağmen ayı ve günü gösterilmemiştir. 1934 yılına ait gazetelerde de -Şükrü Kaya’nın başka bir görevle Gelibolu’ya gidişi dışında-açıklayıcı bir bilgi bulunmamaktadır. Biz, gerçek tarih tesbit edilinceye kadar bu konuşma tarihini -ihtiyatla- 18 Mart 1934 olarak kabul ediyoruz). “Bu sözler, aynı yazarın 1973’te “Atatürk ve Türk Devrimi Kronolojisi” adıyla yayınlanıp daha sonra “Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Kronolojisi” adıyla iki basım yapan (1. basım 1983, 2.basım 1988) kitabında yoktur.


Cengiz ÖZAKINCI, “Bütün Dünya”, Ocak 2016
cengizozakinci@butundunya.com.tr
PDF
“Efendiler, aziz milletime şunu tavsiye ederim ki, bağrında yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki aslî cevheri çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an feragat etmesin”
Kullanıcı küçük betizi
Balasagun
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 3524
Kayıt: Cum Eki 17, 2008 13:18

Şu dizine dön: Cengiz ÖZAKINCI

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x