29 Ekim 2007 Cumhuriyet Bayramı Mesajları

Sitemiz hakkında duyurular buradan bildirilecektir..

29 Ekim 2007 Cumhuriyet Bayramı Mesajları

İletigönderen Türk-Kan » Cmt Eki 27, 2007 14:03

[img]http://www.tsk.mil.tr/imagesYENI/alt_banner.jpg[/img]


GENELKURMAY BAŞKANI ORGENERAL YAŞAR BÜYÜKANIT’IN
CUMHURİYET BAYRAMI MESAJI


( 29 Ekim 2007 )


Türk Silahlı Kuvvetlerinin Değerli Mensupları,

Yüce Türk ulusunun kahramanlığına ve Atatürk’ün vurguladığı yüksek Türk kültürüne dayanan Cumhuriyetin kuruluşunun 84’üncü yıl dönümünü kutlamanın engin coşkusunu yaşıyoruz.

Ulus devlet, üniter devlet ve laik devlet yapısı üzerinde yükselen anayasal düzeniyle “kendisine bağlı olanları en ileri zirvelere taşıyan” Cumhuriyet, “ulusal egemenlik ülküsünü en iyi ve en güvenilir biçimde uygulayan devlet şeklidir”. Kurulduğu günden beri Türk ulusunun çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkmasının itici gücü olan Cumhuriyet, hem her alanda ilerleyişin kaynağı hem de çatısı altında toplananları her türlü tehditten koruyarak ulusal birlik ve beraberliğin sağlanmasının en büyük güvencesidir.

Ancak, cumhuriyet bayrağı altında toplanan Türk ulusunun bütünlüğüne zarar verme çabaları ne yazık ki dün olduğu gibi bugün de sürmektedir. Bu çabalar, çağdaş uygarlık hedefine ulaşma hedefimizi engellemekten, bilim ve aklın yol göstericiliğinden uzaklaşarak ulusumuzu karanlık devirlere çekmekten başka bir amaca hizmet etmemektedir.

Bugün, amaçlarına ulaşabilmek için önlerinde en büyük engel olarak gördükleri Cumhuriyet’e ve onun kazanımlarına yönelik saldırılar, yoğunluk kazanmıştır. Bir taraftan bu saldırılarla, diğer taraftan etnik milliyetçiliğe ve irticaya dayalı tehditlere zemin hazırlamaya çalışan çabalarla, devlet yapımıza zarar vermek hedeflenmiştir.

Değişik anlamlar yüklenmek istenen etnik milliyetçiliğe dayalı bölücülüğün yarattığı terörün çirkin yüzü son dönemdeki hain saldırılarla bir kez daha ortaya çıkmış ve tüm ulusumuzu yasa boğmuştur. Bu konuda, hayranlık duyduğumuz ve emrinde bulunduğumuz yüce ulusumuza bir konuyu ifade etmek istiyorum. Son günlerde meydana gelen ve hepimizi çok üzen terörist saldırılardan büyük üzüntü duyuyor, kahraman şehitlerimizin acısını en derinden hissediyoruz. Ancak, bu acılar, bizim mücadele azmimizi artırmaktadır. Unutulmasın ki, bu Cumhuriyeti kuranlar bizden çok daha büyük acılar çekmiştir. Bize bu acıları yaşatanlara, o acıları hayal bile edemeyecekleri bir yoğunlukta yaşatacağız ve bu konuda kararlıyız.

Ülkemizin bölünmez bütünlüğüne kasteden teröristler etkisiz hâle getirilinceye kadar Türk Silahlı Kuvvetlerinin bu mücadeleyi sürdüreceğinden kimsenin kuşkusu olmasın. Türk Silahlı Kuvvetleri taraf olduğu insani ve ulusal değerler üzerinde yükselen Atatürk Milliyetçiliği vasıtası ile etnik milliyetçiliğe dayanan bölücülük karşısında Cumhuriyetin “ulus devlet” yapısının teminatı olmaya devam edecektir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş kazanımlarına kasteden irtica tehdidi karşısında da en büyük dayanağımız laikliktir. Cumhuriyetimizin dayandığı akılcı ve bilimsel tutumun ayrılmaz bir parçası olan laiklikten vazgeçilebileceğini düşünmek, çağdaş uygarlık hedefinden uzaklaşarak karanlıklar içine gömülmeyi arzu etmekle eşdeğerdir. Unutulmamalıdır ki, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel ve vazgeçilmez değeri olan “laiklik” ilkesinin en güçlü savunucusu yine yüce ulusumuzun kendisidir ve biz onun hizmetkârıyız.

Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığına kasteden bütün bu tehditler, kararlı duruşundan asla taviz vermeyecek olan Türk ulusu karşısında başarısızlığa uğramaya mahkumdur. Çünkü, ulusunun güveninden aldığı destek ve Atatürkçü Düşünce Sisteminin yol göstericiliğiyle daima ileri gitmeyi hedefleyen Türk Silahlı Kuvvetleri, büyük bir kararlılıkla Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğüne ve temel değerlerine hizmet etmeye devam edecektir.

Cumhuriyetin erdemine ve temel değerlerine yürekten inanmanın ve Mustafa Kemal Atatürk’ün düşünce ve eylemlerinin anlamını özümsemiş olmanın bilinciyle; en değerli varlığımız Cumhuriyetin kurucusu Ulu Önderimizin, ebediyete intikal etmiş tüm şehitlerimizin ve komutanlarımızın aziz ruhları önünde saygı ile eğilir, kendilerine Tanrı’dan rahmet diler, kahraman gazilerimize ve emekli personelimize şükran ve minnetlerimi sunarım. Türk Silahlı Kuvvetlerinin değerli mensuplarının ve onların kıymetli ailelerinin Cumhuriyet Bayramını kutlar, esenlikler dilerim.

Bu anlamlı günde Ulu Önderimiz Atatürk’ün ifadesini bir kez daha hatırlatmak istiyorum:

“NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.”
Kullanıcı küçük betizi
Türk-Kan
Kuvva-i Milliye
 
İletiler: 6735
Kayıt: Pzt Şub 19, 2007 20:56

İletigönderen Ram » Cmt Eki 27, 2007 16:14

Teşekkürler mirim....

[img]http://www.hizliresim.com/2007/10/27/266.jpg[/img]
[img]http://www.hizliresim.com/2007/10/27/267.jpg[/img]
[img]http://www.hizliresim.com/2007/10/27/270.jpg[/img]
Mevzuubahs olan; millete saltanatını, hâkimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız¿? meselesi değildir. Mesele, zaten emrivâki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemehâl, olacaktır. Burada içtima edenler, Meclis ve herkes meseleyi tabiî görürse, fikrimce muvafık olur. Aksi takdirde, yine hakikat usûlü dairesinde ifade olunacaktır.

Fakat ihtimâl, bazı kafalar kesilecektir!
Kullanıcı küçük betizi
Ram
Zûlme Karşı İsyan!
 
İletiler: 8167
Kayıt: Sal Şub 20, 2007 1:06
Konum: Aç haritaya bak!

İletigönderen |Cansu| » Pzr Eki 28, 2007 10:47

[img]http://symbol.cx/images/MR_SymbolCx_29Ekim.jpg[/img]

Benim naciz vücudum
elbet birgün toprak olacaktır.
Fakat Türkiye Cumhuriyeti
ilelebet payidar kalacaktır.

Mustafa Kemal
ATATÜRK





TÜRKİYE CUMHURİYETİ

Türk oğlu Türk'üz bu vatanda ebediyen
Ürkmeyiz ürkmeyeceğiz kat'iyen.
Rengi al, ay yıldızlı bayrağımız var
Kanla kemikle kutsallaşmış toprağımız var.
İnançlıyız, gururluyuz alnımız açık
Yarınlar bizimdir artık yolumuz açık.
Elinde silâh Mehmetçik nöbet tutar
Cin gibi gözleriyle pusuya yatar.
Umudumuz her şeyimiz gençlerde
Millet, özgürlük, vatan sevgisi hep gönüllerde.
Haydi, uyanın... Artık gidiyoruz aydınlığa
Umudunuzu kaybetmeyin yoksa düşeriz karanlığa.
Rahat uyusun, şehitlerimiz, atalarımız
İnmeyecek gökten yere bayrağımız.
Yorulmak, yılmak yakışmaz bize
Elbette tarih şaşacak azmimize.
Türk'üm, Türk'üz, Türk kalacağız
İlimle, insanlıkla, dünyaya sesimizi duyuracağız.

Ahmet TAŞDELEN
Irak’ta savaşan ABD’li kahraman bay ve bayan askerlere, en az zayiatla ülkelerine mümkün olan en kısa zamanda dönmeleri arzusuyla dua ediyoruz.”
“We further hope and pray that the brave young men and women return home with the lowest possible casualties, and the suffering in Iraq ends as soon as possible.”
By Recep Tayyip Erdogan
The Wall Street Journal
March 31st, 2003
Kullanıcı küçük betizi
|Cansu|
Üye
Üye
 
İletiler: 2689
Kayıt: Cmt Nis 21, 2007 16:43

İletigönderen Türk-Kan » Pzr Eki 28, 2007 19:36

[img]http://www.cankaya.gov.tr/images/headfla.gif[/img]

"Aziz vatandaşlarım,

Bugün Cumhuriyetimizin 84. yıldönümünü kutlamanın gurur ve coşkusunu yaşıyoruz. Bu vesileyle hepinizi muhabbetle selamlıyorum.

Bu anlamlı günde, Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, istiklal savaşı kahramanlarımızı ve aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.

Yine bu vesileyle, ülkesine ve milletine hizmet için büyük fedakarlıklar gösteren, Türkiye Cumhuriyeti'nin yücelmesine katkı sağlamış devlet adamından sanatçısına, işadamından siyasetçisine, işçisinden esnafına, çiftçisine herkesi şükranla anıyorum.

Aziz vatandaşlarım,

Cumhuriyetin ilanı, milletimizin şanlı tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biridir:

- Cumhuriyet, milletimizin bağımsızlık ve hürriyetinden asla taviz vermeyeceğinin ifadesidir.

- Cumhuriyet, milletimizin çağdaş dünyada hak ettiği yeri alma kararlılığının göstergesidir.

- Cumhuriyet, birlik ve beraberlik içinde hareket ettiğimizde olmaz denileni başardığımızın kanıtıdır.

Ne mutlu ki, 84 yıl önce büyük önder Atatürk'ün önümüze koyduğu muasır medeniyetler seviyesine ulaşma? hedefinde büyük mesafeler aldık. Cumhuriyetimizin kuruluş ideali olan hedeflere bugün her zamankinden daha yakınız. Artık hedefimiz, ülkemizi çağdaş dünyanın da ilerisine taşımaktır.


84 yıl önce Cihan Harbi ve İstiklal Savaşı'ndan harap vaziyette çıkan Türkiye, bugün güçlü ekonomisi, insan haklarına dayalı demokratik rejimi, dinamik nüfusu, kuvvetli ordusu ve hepsinden önemlisi devlet ve milleti birbiriyle kaynaştırmayı başaran yönetim anlayışıyla saygın ve güçlü bir ülke haline gelmiştir.

Tarihinin ve coğrafyasının kendisine yüklediği misyonu dikkate almaya ve çağın dinamiklerini doğru okumaya başlayan Türkiye, bölgesi ve ötesindeki gelişmelere yön veren, dostluğu aranan, husumetinden çekinilen bir aktör konumuna yükselmiştir. Bir cazibe merkezi haline gelmiştir.

Gelinen bu nokta, milletimizin her kesiminin sarfettiği ortak gayretin ürünüdür.

Bir zamanlar sorunlarla boğuşan ekonomimiz bugün dünyanın en büyük 20 ekonomisi arasında yer almaktadır. 84 yıl önce bir tarım toplumu olan Türkiye, bugün dünyanın altı kıtasına mal ihraç eden sanayileşmiş bir ülke haline gelmiştir. Türk girişimciler dünyanın dört bir yanında havaalanları, fabrikalar, alışveriş merkezleri inşa etmektedir. Türkiye?nin ekonomide sağladığı başarılar sınırlarımız dışında parmakla gösterilmektedir.

İnsan haklarına saygılı demokratik rejimimiz, açık toplumu teşvik eden yaklaşımımız, bireyi esas alan yönetim anlayışımız pekiştikçe Türkiye daha da güç kazanmaktadır. Nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan bir ülkenin, çağdaş insan hakları ve demokrasi standartlarını yakalayabilmesi, hem bölgemizde hem de geniş bir coğrafyada gıptayla izlenmektedir.

84. yılında Türkiye Cumhuriyeti Avrupa Birliği'nin demokratik standartlarını yakalamış bir ülke olarak görülmekte; buna göre de itibar görmektedir.

yalan

Türk toplumu artık sorunlarını açıkça tartışan, böylece birbirini daha iyi tanıyan ve anlayan bir toplum haline gelmiştir. Bu sayede, beklenmedik gelişmeler karşısında süratle akılcı çözümler bulma refleksimiz gelişmiştir.

Türkiye, edebiyatta, sanatta, sporda, eğitim ve bilimde bir çeşit rönesans yaşayarak, adını dünyaya duyurmaktadır.

Kıymetli vatandaşlarım,

Millet ve devlet olarak 84 yılda ulaştığımız noktaya ilişkin örnekleri artırmak mümkündür. Ancak, bu kazanımlar ve ulaştığımız seviye bizleri asla rehavete düşürmemelidir. Millet ve devlet olarak önümüzde daha katedilecek mesafe ve atmamız gereken adımlar olduğunun bilincindeyiz.

Ülkemizin jeopolitik konumu, komşularımızda süregiden istikrarsızlık, yanıbaşımızdaki yangın ve terör belası her zamankinden daha fazla güçlü olmamızı gerektiriyor.

Ülke ve millet olarak daha da kuvvetli olmak ve karşımıza çıkan engelleri aşabilmek için ihtiyacımız olan en önemli husus, birlik ve beraberliktir. İstiklal mücadelesindeki başarımızı nasıl birlik ve beraberliğimize borçluysak, bugün önümüze çıkabilecek engelleri aşmak için yine birlik ve beraberliğe ihtiyacımız vardır.

Büyük ve güçlü Türkiye tasavvurunda farklı renklerin olması doğaldır. Biz farklılıkları zenginlik olarak gören, ortak tarih bilinciyle yoğrulmuş, ortak hedeflere kitlenme kabiliyeti olan bir milletiz. Tarihimiz, farklılıkların yüzyıllarca nasıl bir arada yaşayabildiğinin somut göstergesidir.

Bugün de önümüze çıkabilecek her türlü engel karşısındaki en büyük değerimiz bu birlik ve beraberlik duygusudur. Bu duyguyu güçlü tuttuğumuz müddetçe aşamayacağımız sorun yoktur. Yakın ve uzak tarihimiz bunun örnekleriyle doludur.

Değerli vatandaşlarım,

Cumhuriyetimizin kazanımlarını pekiştirmek için ihtiyaç duyduğumuz bir diğer husus, Cumhuriyetimizin temel ilkelerinin muhafazasıdır. Anayasamızın değişmez hükümleriyle belirlenmiş olan Cumhuriyetimizin demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti niteliklerini bir bütün olarak savunmalı ve daha da kökleştirmeliyiz.

İnsan hakları ve temel hak ve hürriyetlere saygılı demokrasimizin daha da iyileştirilmesi, ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarabilmek ve devlet - millet kaynaşmasını sağlamlaştırmak için elzemdir.

Devlet, vatandaşlarının mutluluğu, huzuru, refahı ve güvenliği için vardır. Devlet görevini ifa ederken, vatandaşa hizmeti esas almalıdır. Bunlar, insan hakları ve demokraside yüksek standartları yakalamış ülkelerin vazgeçilmez nitelikleridir.

Özellikle son dönemde Avrupa Birliği üyeliği yolunda attığımız adımlarla, insana hizmetin esas alındığı, milletin devletine güven duyduğu, kimseye ayrımcılık yapılmadığı bir ortam ülkemize hakim olmaya başlamıştır. Bu ortamı pekiştirmek hepimizin görevidir.

Yarım asırlık milli bir proje olan Avrupa Birliği?ne tam üyelik hedefimiz de, esasen, demokrasisi güçlü, insanları zengin ve müreffeh, dünyayla her alanda rekabet edebilen bir Türkiye hedefinin parçasıdır.

Değerli vatandaşlarım,

Uzun süredir terörizm belasına karşı milletçe verdiğimiz mücadele bu günlerde daha da kararlılıkla sürdürülmektedir.

Öncelikle, terörle mücadelede şehit olan asker, polis, köy korucusu ve diğer görevlilerimize ve alçakça saldırılarda hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah?tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı ve sabır diliyor, gazilerimizi şükranla anıyorum.

Cumhuriyetimiz kurulurken bu ülkenin dört bir yanından çıkıp bu vatanın bağımsızlığı uğruna cephelerde can veren şehitlerimiz neyse, bu kez Cumhuriyetin bekası için terörle mücadele ederken canlarını feda eden şehitlerimiz de bizler için aynıdır.

Şairin ?Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır? ifadesinde anlamını bulduğu üzere, bu topraklar onların sayesinde vatan hüviyeti kazanmıştır.

Ateş önce düştüğü yeri yakmaktadır. Ancak, şehit ve gazi aileleri hepimizin aileleridir. Kendileri bizlere emanettir. Onlara sahip çıkmanın, dertleriyle dertlenmenin hepimizin borcu olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum.

Değerli vatandaşlarım,

Başta da belirttiğim gibi, Türkiye Cumhuriyeti 84. yılında devlet ve milletiyle el ele vererek muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkma hedefine doğru emin adımlarla süratle ilerlemektedir.

Türk halkı, bugünlere nasıl gelindiğini unutmayacaktır. Şanlı tarihimize, milli benliğimize sahip çıkacak, çağdaş uygarlık yolunda kararlı biçimde yürümeye devam edecektir.

İnsanlarının her bakımdan mutlu olduğu, güçlü, zengin, müreffeh bir Türkiye hedefine ulaşmak için vargücümüzle çalışmayı sürdüreceğiz. Cumhuriyetimiz 100. yılına geldiğinde, güçlü demokrasisi, dev ekonomisi, birlik ve beraberliğini daha da pekiştirmiş, devlet - millet kaynaşmasını artırmış yapısıyla Türkiye'nin dünyada hak ettiği yere geleceğine inanıyorum.

Milli hedeflerimize ulaşmak için ihtiyaç duyduğumuz güç, istiklal mücadelemizi zafere ulaştıran birlik ve beraberlik ruhunda gizlidir.

Bu inanç ve coşkuyla, yurtdışında yaşayanlar da dahil olmak üzere tüm vatandaşlarımın Cumhuriyet Bayramı'nı kutluyor, çocuklara ve gençlerimize sevgilerimi, bizim kuşağımızı yetiştiren büyüklerimize saygılarımı sunuyorum.

Sağlıcakla kalın."

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül


Kaynak



Teşekkürler sayın Cumhurbaşkanı
Kullanıcı küçük betizi
Türk-Kan
Kuvva-i Milliye
 
İletiler: 6735
Kayıt: Pzt Şub 19, 2007 20:56

İletigönderen Türk-Kan » Pzt Eki 29, 2007 11:32

[img]http://www.bbm.gov.tr/images/logo.gif[/img]

CUMHURİYET BAYRAMI MESAJI

“Bugün, Cumhuriyetimizin ilan edilişinin 84. yıldönümünü tam bir duygu birliği ve gururla kutlamanın heyecanını hep birlikte yaşıyoruz.

Bugünkü kutlamaları, bu duygu birliğini daha da derinleştirmek, milletimizin hiç bir ferdini dışarıda bırakmadan birbirimize ve Cumhuriyetimize sadakatimizi en üst düzeyde göstermek için çok anlamlı bir fırsat olarak görüyorum.

Bugün, Atatürk'ün 'en büyük eserim' dediği Cumhuriyet değerlerimiz etrafında her zamankinden daha güçlü bir şekilde kenetlenme günüdür.

Bizi tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek vatan yapan yüksek değerlerimizi daha gür bir sesle yüceltmenin tam zamanıdır.

Bu anlamlı günde aziz Türk Milleti'nin kardeş kavgası çıkarmak için beyhude bir çaba içinde olan şer ve nifak odaklarına bir kez daha en anlamlı cevabı vereceğine inanıyorum.

Bu duygu birliğini koruduğumuz, kışkırtma ve tahrikler karşısında birbirimizden şüphe duymak yerine daha sıkı kenetlendiğimiz sürece bölücü terörün hain saldırıları asla amacına ulaşamayacaktır.

Ben etnik kökeni, inancı, yaşam biçimi ne olursa olsun hiç bir vatandaşımızın devletine, milletine, bayrağına, vatanına ve cumhuriyet değerlerine sadakatinden asla şüphe duymuyorum.

Unutmayalım ki biz, en zor zamanlarında dünyaya sadakat ve vatanseverliğin eşsiz örneklerini göstererek bugünlere gelmiş büyük bir milletiz.

Cumhuriyetimizin en büyük başarısı da bana göre milletimizin bütün fertlerini vatandaşlık temelinde birleştirmiş olmasıdır.

Bugünlerde aziz şehitlerimizin acısını, kahraman gazilerimizin fedakarlıklarını millet olarak derinden hissediyoruz. Bir kez daha ilan etmek istiyorum ki, birlik ve beraberliğimize, anayasal düzenimize kast eden bölücü teröre karşı yürüttüğümüz mücadele, işte bu sağlam zemin üzerinde inanç ve kararlılıkla devam edecektir.

Unutmayalım ki yokluk ve imkansızlıklar içinde bile umutsuzluğa kapılmayan aziz milletimiz, inanç ve kararlılıkla sürdürdüğü Kurtuluş Savaşını zaferle neticelendirmiştir.

Bu eşsiz zafer üzerinde yükselen Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak ebediyen yaşayacaktır.

Devraldığımız bu değerli mirası aynı yüksek ruh ve şuurla her geçen gün daha da güçlendirerek Türkiye’yi, Atatürk'ün işaret ettiği muasır medeniyetlerin ötesine taşımakta kararlıyız. Cumhuriyetimizin kuruluş ideali olan bu hedefe bugün her zamankinden daha yakınız.

Ne mutlu bize ki milletimiz, birlik ve beraberlik içerisinde Cumhuriyetimizi bütün değer ve kurumlarıyla özümsemiş, Türkiye’yi çağdaş dünya devletleri içinde hak ettiği saygın konuma yükseltmek için gerekli olan iradeyi her zaman ortaya koymuştur.

Bugün Türkiye Cumhuriyeti, etrafımızda yaşanan bütün olumsuz gelişmelere rağmen, demokratik gelişme ve ekonomik kalkınmasını birlikte sağlayarak bölgesine istikrar ve refah ihraç eden bir ülke haline gelmiştir. Bunda, son yıllarda yakaladığımız siyasi ve ekonomik istikrarın da büyük payı vardır.

Milletçe, bu güven ve istikrar ortamını koruyarak birlik ve bütünlüğümüze sahip çıkacak, Cumhuriyetimizin temel değerlerini her türlü sosyal ve siyasi tartışmanın üzerinde tutmaya devam edeceğiz.

İnanıyorum ki bundan sonra da, Cumhuriyetimizin çağdaşlaşma hedefleri doğrultusunda çok daha büyük mesafeler kat edecek, çok daha büyük başarılarla Cumhuriyetimizi taçlandıracağız.

Bizi aydınlık geleceğimize taşıyan bu inançla, Cumhuriyetimizin 84. kuruluş yıldönümünü ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı kutluyorum. Bu anlamlı günde, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere İstiklal Savaşımızın bütün kahramanlarını, eşsiz fedakarlıklarıyla milletimizin gönlünde ölümsüzleşen bütün şehit ve gazilerimizi rahmetle, şükranla anıyor, aziz vatandaşlarımı sevgiyle selamlıyorum.”

(28.10.2007)

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan

Kaynak
Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir.

Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Kullanıcı küçük betizi
Türk-Kan
Kuvva-i Milliye
 
İletiler: 6735
Kayıt: Pzt Şub 19, 2007 20:56

İletigönderen |Kuralsız| » Pzt Eki 29, 2007 14:11

Resim

CUMHURİYETİN 10. YILDÖNÜMÜ NEDENİYLE
ATATÜRK'ÜN TÜRK MİLLETİNE SESLENİŞİ

Türk Milleti!

Kurtuluş savaşına başladığımızın 15'inci yılındayız. Bugün
cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu en büyük bayramdır.

Kutlu olsun!

Bu anda büyük Türk milletinin bir ferdi olarak bu kutlu güne kavuşmanın
en derin sevinci ve heyecanı içindeyim.

Yurttaşlarım!

Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, Temeli, Türk
kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyetidir. Bundaki
muvaffakiyeti Türk milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber
olarak azimkarane yürümesine borçluyuz. Fakat yaptıklarımızı asla kafi
göremeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve
azmindeyiz. Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medeni memleketleri
seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah, vasıta ve
kaynaklarına sahip kılacağız. Milli kültürümüzü muasır medeniyet
seviyesinin üstüne çıkaracağız. Bunun için, bizce zaman ölçüsü geçmiş
asırların gevşetici zihniyetine göre değil, asrımızın sürat ve hareket
mefhumuna göre düşünülmelidir. Geçen zamana nispetle, daha çok
çalışacağız. Daha az zamanda, daha büyük işler başaracağız. Bunda da
muvaffak olacağımıza şüphem yoktur. Çünkü, Türk milletinin karakteri
yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir. Çünkü Türk
milleti milli birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve
çünkü, Türk milletinin yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda,
elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet ilimdir.

Şunu da ehemmiyetle tebarüz ettirmeliyim ki, yüksek bir insan cemiyeti
olan Türk milletinin tarihi bir vasfı da, güzel sanatları sevmek ve onda
yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz
çalışkanlığını, fıtri zekasını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara
sevgisini, milli birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve
tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek milli ülkümüzdür. Türk milletine
çok yaraşan bu ülkü, onu, bütün beşeriyete hakiki huzurun temini yolunda,
kendine düşen medeni vazifeyi yapmakta, muvaffak kılacaktır.

Büyük Türk Milleti,

On beş yıldan beri giriştiğimiz işlerde muvaffakiyet vaat eden çok
sözlerimi işittin. Bahtiyarım ki, bu sözlerimin hiçbirinde, milletimin
hakkımdaki itimadını sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım. Bugün, aynı
iman ve katiyetle söylüyorum ki, milli ülküye, tam bir bütünlükle
yürümekte olan Türk milletinin büyük millet olduğunu, bütün medeni alem,
az zamanda bir kere daha tanıyacaktır. Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün
unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki
inkişafıyla, atinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi
doğacaktır.

Türk Milleti!

Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük
şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.

Ne mutlu Türküm diyene!

Ankara, 29 Ekim 1933



Resim
''Hayattaki yegane üstünlüğüm Türk doğmaktır! Muhterem milletime şunu tavsiye ederim ki; sinesinde yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki cevher-i asli'yi çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an feragat etmesin."
Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk

Ruhun Şad, Mekanın Cennet Olsun Türklüğün Yüce Başbuğu ATATÜRK
Kullanıcı küçük betizi
|Kuralsız|
Üye
Üye
 
İletiler: 2244
Kayıt: Pzr Şub 25, 2007 13:25
Konum: Gecenin Kıyısından Karanlığın Tam Ortasından |K@yse®ciyes|


Şu dizine dön: Duyurular

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 1 konuk

x