30 AĞUSTOSA MİNNET-SAYGI, YAŞADIĞIMIZ GÜNLERE KAYGI İLE…Dr.Noyan UMRUK

Genel & Güncel Konular

30 AĞUSTOSA MİNNET-SAYGI, YAŞADIĞIMIZ GÜNLERE KAYGI İLE…Dr.Noyan UMRUK

İletigönderen Noyan Umruk » Sal Ağu 27, 2019 12:18

30 AĞUSTOSA MİNNET-SAYGI, YAŞADIĞIMIZ GÜNLERE KAYGI İLE…Dr.Noyan UMRUK

Evet, 26 Ağustosda başlayan “Büyük Taarruz” 30 Ağustos zaferi ile taçlanıyor…

Yakın tarihimizin dönüm noktası…

Makus talihimizin” yenildiği, diğer bir deyişle emperyalizmin çanına ot tıkandığı gün…

“Kuvayı Milliye Destanını” küçümsetmeye çalışanları nafile çabalarıyla baş başa bırakıp, sözü büyük Ozan’a bırakalım; eşsiz dizeleriyle büyük utkuyu, daha içten anlatan çıkmadı çünki…

Ateşi ve ihaneti gördük

Dayandık her yanda,

dayandık İzmir’de, Aydın’da

Adana’da dayandık,

Dayandık, Urfa’da, Maraş’ta, Antep’te


Sarışın bir kurt: Başkumandan…

Dağlarda tek tek
ateşler yanıyordu.
ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki
şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
güzel, rahat günlere inanıyordu
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
birdenbire beş adım sağında O’nu gördü.
paşalar onun arkasındaydılar.
O, saatı sordu.
paşalar : «üç,» dediler.
sarışın bir kurda benziyordu.
ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
bıraksalar,
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
kocatepe’den afyon ovası’na atlıyacaktı.

Dünyanın hiç bir ordusunda bir nöbetçi, şairinin ağzından, dizeleri inci taneleri gibi dizerek, başkumandanını bu denli sade, derin ve de yürekten bir sevgi ile anlatamadı…

Sarışın Kurt’un Memetçikleri…

saat 3.30.
izmirli ali onbaşı ve de mangası

karanlıkta göz yordamıyla
sanki onları bir daha görmeyecekmiş gibi
baktı manga efradına birer birer :
sağda birinci nefer
sarışındı.
ikinci esmer.
üçüncü kekemeydi
fakat bölükte
yoktu onun üstüne şarkı söyleyen.
dördüncünün yine mutlak bulamaç istiyordu canı.
beşinci, vuracaktı amcasını vuranı
tezkere alıp Urfa’ya girdiği akşam.
altıncı, inanılmıyacak kadar büyük ayaklı bir adam,
memlekette toprağını ve tek öküzünü
ihtiyar bir muhacir karısına bıraktığı için
kardeşleri onu mahkemeye verdiler
ve bölükte arkadaşlarının yerine nöbete kalktığı için
ona «deli erzurumlu» derdiler.
yedinci, mehmet oğlu osman’dı.
çanakkale’de, inönü’nde, sakarya’da yaralandı
ve gözünü kırpmadan
daha bir hayli yara alabilir,
yine de dimdik ayakta kalabilir.


Ya Süleymaniyeli şoför Ahmet…


lastik hava kaçırıyor.
derdine deva bulmazsak eğer...
dur bakalım babacafer...

üç numrolu kamyonet durdu.
karanlık.
kriko.
pompa.
eller.
küfreden ve küfrettiğine kızan elleri
lastikte ve ihtiyar tekerlekte dolaşırken

sen süleymaniyelisin oğlum ahmet,
sana tek başına verilmiştir üç numrolu kamyonet.
hem, hani bir koyun varmış,
kendi bacağından asılan bir koyun.
süleymaniyeli şoför ahmet
soyun...

soyundu.
ceket, külot, pantol, don, gömlek ve kalpak
ve kırmızı kuşak,

ahmet'i postallarının üstünde çırılçıplak
bırakarak
dış lastiğin içine girdiler,
şişirdiler.


Karayılan’ı kim unutabilir…

karayılan «karayılan» olmazdan önce
umurunda değildi karayılan'ın
kıyamete dek düşmana verseler Antep'i.
çünkü onu düşünmeğe alıştırmadılar.

karayılan olmazdan önce
kara yılanın encâmını görünce
haykırdı avaz avaz
ömrünün ilk düşüncesini .
«ibret al, deli gönlüm,
demir sandıkta saklansan bulur seni,

ak taş ardında kara yılanı bulan ölüm.»
...Sonra;
«karayılan der ki : harbe oturak,
kilis yollarından kelle getirek,
nerde düşman varsa orda bitirek,
vurun ha yiğitler namus günüdür...»

Memetçik böyledir işte... Sesi, sedası çıkmaz; böbürlenmeyi pek beceremez. Düşünürsünüz, düşündürür sizi...Acaba bu işleri bilerek mi yapıyor, yoksa ayırdında değil mi Pek de anlayamazsınız...Ancak, sonucu görürsünüz...Kıbrıs Barış Harekatında da, ateş altında, bir elinde karpuz dilimi ya da üzüm salkımı, pikniğe gider gibi düşman üzerine gittiği görülmüştür… Yeter ki başında adam gibi bir komutanı olsun…

Hülasa Memetçik ruhunu üç kuruşa öldürmemek lazım…

Çünkü Memetçik hepimize lazım…

Ve sonra, imparatorluğun küllerinden doğan, tüm “mazlum milletlere” örnek, yurttaşlarına kıvanç veren, genç, gürbüz, bağımsız, saygın bir Cumhuriyet …

Ve sonra, 60 yılda, özellikle amcaları ile birlikte ülkeyi yönetenlerce son 10 yılda bakın ne hale getiridi Türkiye…

-Tüm okulları, imam-hatip okulları yapma şansını yakalayarak”, “sabileri” sefil eden alt üst edilmiş bir milli eğitim sistemi, tarikatlara, cemaatlara teslim edilmiş binlerce çocuk,

-Cari açık, dış borç, “ne idüğü belirsiz” net-hata noksana dayanan bir ödemeler dengesi ile kağıttan kaplan, yeterince üretmeyen, teknolojik zaafiyet içinde krizlerle boğuşan ekonomik yapı,

- Zorunlu tüketim üzerinden toplanan dolaylı vergilere dayanan adaletsiz bir mali sistem veson derece eşitsiz bir gelir dağılımı,
- Her tarafına yerleştirdikleri, tıkıştırdıkları Fetö’nün “ak çocukları” ve “yeşil zeytin kılıklı hainleri “ile son Türk devletini allak bullak eden ne idüğü belirsiz, melanetinin ayrıntıları zamanla açıklığa kavuşacak kökü dışarıda bir darbe denemesi…

-El birliğiyle moral ve yönetimsel olarak kritik bir duruma getirilmiş, ama yine kuvvacı omurgası ile herşeye rağmen etkinliğini gösterebilen bir ordu,

-Açıla saçıla, Doğu Akdeniz’den, Kıbrıs ve Türk dünyasına ve Pekin, Moskova, Erivan, Tahran, Bağdat, Şam altıgenine değin tüm komşu ülkeleri ciddi tehdit haline getirip, Habur-Oslo-Şemdinli-G.Antep sürecinde PKK’nın da bu konjonktüre eklemlenmesine göz yumulması ile iflas etmiş güvenlik ve dış politika süreci,

-Yüz verilince astarını isteyen FETÖ, PKK, İŞİD gibi mel’un terör örgütlerinin istedikleri yeri hallaç pamuğu gibi attıkları bir ülke…

Sonuç:

“Bir türlü kendilerine saygın ve şükran duyulamayan” Cumhuriyet kurucularınca emanet edilen Mısak-ı Milli’nin, ülkenin “bekası”nın ciddi tehdit altında sokulması…Şaşkın, tüm politik tercihlerinde, kararlarında yanılmış, “kandırılmış” bir iktidar…Darbe girişimine karşı milyonları meydanlara toplayan, bin bir bahane yaratılarak kutlanması diğer ulusal bayramlar gibi kadük edilen bir 30 Ağustos…Ülkenin namus, haysiyet günü…

Aman kutlanacak neyi kaldı demeyin. Yaşadığımız karanlık günler bu büyük ulusun, bu halkın okyanusları andıran tarihinde sadece bir virgül…Küllerinden doğmaya alışıktır bu millet…
Kullanıcı küçük betizi
Noyan Umruk
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 762
Kayıt: Pzr Mar 08, 2009 13:39

Re: 30 AĞUSTOSA MİNNET-SAYGI, YAŞADIĞIMIZ GÜNLERE KAYGI İLE…Dr.Noyan UMRUK

İletigönderen Gönül Pınar Atacı » Cum Ağu 30, 2019 14:50

Dahi insan ve ebedi başkomutan Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK önderliğinde kazanılmış kutsal, yüce ve ulusal 30 AGÜSTOS UTKUSU'nun, bütün yurda ve ulusa, sevgili Noyan'a ve tüm dostlara, çok değerli GÜNCEL MEYDAN'a ve milyonlarca okura kutlu olması dileklerimle ben Gönül'den bir ithaf :

BUNLAR,YÜCE 30 AĞUSTOS UTKUSU’NA BİLE DÜŞMAN BOP’CULAR

Bunlar,bu kutsal, yüce ve en ulusal 30 Ağustos Utkusu’na bile düşman BOP’cular.
Bunlar,tüm ulusu emperyal odaklarla elele verip ezmek isteyen Beşinci Kol’cular.

Bunlar,bütün ulusal değerleri ve kazanımları pazarlayarak ve satarak yok edenler.
Bunlar,kanlı bir iç ve dış savaş çıkararak herkesi bir birine kırdrmayı düşleyenler.

Bunların o doğrudan ve dolaylı suçları ve günahları dağlar kadar çoktur.
Bunları yenmeden hiçbir kimseye barış, huzur, genlik ve gönenç yoktur.

Bunlar,tek ve en geniş bir Hak, Vatan Ve Halk Cephesi’nce yenilecektir.
Bunlar,tarihin en pis çöplüğüne,er ya da geç ama mutlaka dökülecektir.

Gönül Pınar Atacı, 30.Ağustos.2019
En son Gönül Pınar Atacı tarafından Sal Eyl 03, 2019 23:34 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kez düzenlendi.
Kullanıcı küçük betizi
Gönül Pınar Atacı
Üye
Üye
 
İletiler: 541
Kayıt: Sal Ara 01, 2015 9:02

Re: 30 AĞUSTOSA MİNNET-SAYGI, YAŞADIĞIMIZ GÜNLERE KAYGI İLE…Dr.Noyan UMRUK

İletigönderen Noyan Umruk » Pzt Eyl 02, 2019 14:00

Selam ve iyi dileklerimle...
Kullanıcı küçük betizi
Noyan Umruk
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 762
Kayıt: Pzr Mar 08, 2009 13:39


Şu dizine dön: Genel - Güncel Konular

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x