60 yıl sonra aynı senaryo / Savaş SÜZAL

60 yıl sonra aynı senaryo / Savaş SÜZAL

İletigönderen Oğuz Kağan » Sal Nis 23, 2019 11:51

60 yıl sonra aynı senaryo

Bugün planda başka bir konu üzerine yazı yazmak vardı ama Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırı bu planı bozdu. Konumuz bir siyasi parti liderine Türkiye’de saldırı. Yabancı bir ülkede büyük olay ama anlaşılan bizim siyaset sahnesinin olağan bir parçası. Bu saldırı ne ifade eder? Sonuçları ne olur? Bunu yazmaya daha sonra 60 sene sonra ne oldu onu anlatmaya çalışacağım.

Genç ve balık hafızalı milletime bundan 60 yıl önceki bir olayı hatırlatmak istiyorum, işe yarar mı bilmiyorum. İnanmayacaksınız ama hemen hemen her şey aynı 60 yıl öncesi. Sonuçları benzeyecek mi bakacağız.

Yıl 1959. Aylardan şimdiki gibi Nisan ve ayın 30’u. Zamanın muhalefet lideri İsmet İnönü, şimdikiler gibi siyasette gemi azıya alan Demokrat Parti’nin yaptıklarını anlatmak daha doğrusu halka şikâyet etmek üzere Demokrat Parti’nin güçlü olduğu Ege’ye Uşak’a gitmiştir. Aracı tren istasyondan kent merkezine giderken partililer otomobile bardak fırlatmış, Mustafa Kemal ile birlikte milli mücadele yıllarında Yunan Ordu komutanı Tripolis’i teslim alıp başkomutana devrettiği bir evi iktidardaki ziyareti engellenmiş. Ve son olarak 1 Mayıs 1959’de kentten ayrılışı sırasında tren istasyonunda taş atılan İnönü başından yaralanmış.

Şimdi 60 yıl önceki ve yeni olay arasındaki benzerliklere bir bir bakalım. İnönü’nün Uşak ziyareti öncesi zamanın İçişleri Bakanı başına bir şeyler gelir diye İnönü’yü uyarmış, gitme demiş. Sebep son yapılan seçimlerde Uşak’ta Halk Partisi Demokrat Parti'ye nal toplatmış. Vali kentte halkın İnönü’ye lehte tezahürat yaptığı sıralarda Emniyet Müdürüne ve Jandarma Komutanına CHP genel başkanını vurmaları talimatı vermiş. Her iki yetkilide bu talimata uymayı reddedince, Vali bu kez şoförüne İnönü’yü vurup vuramayacağını sormuş. Şoför “vururum ama silahım yok” deyince de vali jandarmanın belindeki tabancayı alıp şoföre vermiş. Şoför tabancayı alıp kalabalığa karışmış ama Jandarma eri komutanına durumu anlatmış komutan da halk arasına dalıp şoförü bularak silahı elinden almış bir faciayı önlemiş.

Uşak tren istasyonunda İnönü’ye saldıranlar çevre kasaba ve köylerden Demokrat Parti'nin getirdiği kişilermiş. Demokrat Parti son yapılan seçimlerde Uşak içinde seçimi kaybettiği için çevreden adam toplayıp getirerek durumu sağlamlaştırmak istemiş. Tüm bu anlattıklarım mahkeme kayıtlarındaki zamanın yetkililerinin, Yassıada ifadelerinden çıkarılan notlar. Biliyorsunuz herkes Menderes hükümetinin siyasi hayatında neler yaptığını unuttu. Ha askeri darbeyle mi devrilmesi gerekirdi? O zaman resim bir de gördüğünüz gibi bu adamlar seçimi kaybetmelerine rağmen gitmiyorlar ki savunması ortaya çıkıyor.

Şimdi anlatacaklarım daha çok hayretinizi çekecek. İnönü’ye taş ve bardak atan kişilerle Kılıçdaroğlu’na yumruk atan kişinin benzerliği. Yahu 60 yılda bu kafa hiç mi evrim geçirmez veya saldırganlar akrabamı ki bu kadar benzerler? Anlaşılır gibi değil. Aradaki tek fark, başına taş yiyen İnönü, bir ara yere düşmesine rağmen kalkmış ve önünü kendisi açarak trene kadar kendisine tepki gösterenler arasından korkmadan yürümüş. Bu da savaş kazanmış bir askerle sivil bir siyasetçi arasındaki fark.

Bu arada Hulusi Akar’ın üniforma giymesine karşılık, hayatının hiç evresinde asker olamadığını biz biliyorduk ama kendisi bir türlü idrak edemedi. Saldırı sonrası yaptığı konuşma akıllara seza. Kurduğu cümlelerin her bir kelimesi demokrasi ve insanlık dışı. Burada tekrarı bile doğru değil. Peki ya İçişleri Bakanı sıfatını üzerine oturtamayan Soylu’nun cenazeler konusundaki açıklamaları? Müslüman desem, cenaze namazında bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? Akıllı desem, bu kanıyı terk edeli çok oldu.

Ya olay sonrası Bahçeli denen Türkeş’in bile ajan olduğunu anladığı kişinin zekâ kıvılcımı taşımayan sözleri? Önlem alacakmış siyasi parti lideri. Sanırsın ülkeyi CHP yönetiyor. AKP’liler ise hepsi birer harika. Mesela Adalet Bakanı, İçişleri Bakanı, Külliye’nin küllerinde yeniden doğran Kalın sözcü, ülkenin nadide Dışişleri Bakanı ister inanın ister inanmayın kınadılar. Reis hala ağır takılıyor en son o bir kelam edecek ve herkesin gözleri yaşaracak, “hikmetinden sual olunmaz” diye. Ben yazıyı yazarken hazret hala ağzını açmamıştı.

Yalnız ben herkesin tersine bu olaya üzülmedim. Daha doğrusu ülkedeki siyasilerin aynı oyunları yıllar boyunca oynamasına ülkem adına üzüldüm üzülmesine ama gelecek konusundaki umutlarım yeşerdi. Menderes hükümetinin İnönü’ye saldırı sonrası ömrü tam bir yıl oldu. Hani Reis diyor ya arkadaşlar kimse bize dokunamaz daha üç yıldan daha fazla ülkeyi biz yöneteceğiz diye. Bak işte o iş öyle olmamış geçmişte, sizinki de öyle olmasın?

Bu yazımı başarılı Reis yönetiminin başarılı ekonomi kaptanın Washington maceralarından biriyle kapatmak istiyorum. Damat kendisine yeteri kadar Amerikalı yatırımcıların ilgi göstermemesi üzerine kapı kulu Lobi şirketlerine, “Tez bana ABD Senatosundan çok sayıda kişiden randevu alın” talimatı vermiş. Adamlar koştur koşturmasına ama kimse bu yeni yetme damatla görüşmek istememiş. Neyse iki senatör bulmuşlar görüşmek üzere ama Kongre’ye gidişte güvenlikten geçerken aranmasını bahane eden damat bu görüşmelere gitmekten vazgeçmiş. ABD Kongre kurallarına göre ancak yabancı ülke cumhurbaşkanı, Başbakan ve Dışişleri Bakanları kontrol edilmeden Kongre’ye sokulurmuş.

Son bir önemli nokta. Damat, Kalın ve Sarayın paşası Akar’ın konuştuğu ATC geleneksel toplantısının yapıldığı Trump otelinin de toplantı kirasını kim vermiş bilin bakalım. Aydın Doğan’ın damadı Mehmet Ali Yalçındağ. Şu damatlarda muhteşeme falan demeyin. Yani Aydın Doğan’ın hala parası kaldı mı bilemem ama burada herkes bu parayı Türk hükümetinin verdiğini söylüyor.

Savaş SÜZAL, 22 Nisan 2019
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 11800
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Şu dizine dön: Gazete Köşe Yazarları

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x