ABDULHAMİT SEVDASI (III)

ABDULHAMİT SEVDASI (III)

İletigönderen Habip Hamza Erdem » Pzt Eyl 26, 2016 16:32

ABDULHAMİT SEVDASI (III)
Silk-i sekim-i iştirakiyun
Abdulhamit Sevdası'na devam ediyoruz ya; bugün ‘Dil Bayramı’ymış, buradan ‘Osmalıca Sevdalıları’na bir selam gönderebiliriz.
Hemen çevrenize bakıp size küfür edildiğini sanmayınız.
Şemsettin Sami bey, Abdulhamit’in ‘sansür’ü dolayısıyla, ‘sosyalizm’i böyle tanımlamış Fransızca Sözlüğü (Kamus-i fransevi)’nde; sosyalistlerin yanlış yolu.. olarak (1).
Sosyalizm düşmanı mıymış?
Belki değil belki öyle, çok da önemli değil.
Ancak Şemsettin Sami bey, ‘Cumhuriyet’i nasıl açıklamış sözlüğünde?
“Cümhuriyet; bir res-i müntehabın taht-ı riyasetinde bulunan bir hey’et”.
“Yani seçilmiş bir şefin başkanlığındaki bir heyet”.
Sanki bugünkü ‘Türkiye’ Büyük Millet Meclisi.
Başında da İsmail Kahramanosmanoğulları.
Dr Recep yönetmindeki ‘Boynukalınlar heyeti’ de denilebilir, ama öyle demeyelim; hem ayıp olur hem de ‘tehlikeli’..
‘Millet’ var mı Şemsettin Sami Bey’efendimizde?
Olmaz olur mu?
Daha doğrusu, Fransızca ‘nation’ teriminin karşılığı nasıl açıklanmış?
“kavm-ü ümmet”.
Hayır öyle değil, ‘nation’ teriminin karşılığında aynen “millet, kavim” yazıyor diyenler olacaktır kuşkusuz.
Ancak, böyle diyecek olanların, “nationaliser” terimine bakmalarında yarar var.
Ve Şemsettin Sami’de ulusalcılık (haydi milliyetçilik diyelim) “nationalisme” ve ulusalcı (milliyetçi) “nationaliste” yok.
Ama emperyalist (impérialiste) var; “İmparatorluk taraftarı”.
Gelelim “Libérté” terimine.. Neymiş? “Serbestlik, ihtiyar”.
Ama ‘politik anlamı’yla ‘özgürlük’ var mı? Yok.
Aşağı serbestî yukarı serbesti..
‘Başıboşluk’ dese belki daha iyi olacak.
Tam da, bugün ‘genel olarak’ kullanılan anlamı olurdu, değil mi ama?
Çünkü “Libéral”in karşılığı “Cömerd, Kerim, Sehi”.
Benzer biçimde, “Tyran” terimi de dar anlamıyla açıklanmış; “gaddar, şedid”.
Hükümdar, ‘souverain’ anlamı gizlenmiş.
Ancak, “Amerika’ya mahsus incir kuşu” anlamına değinilmeden edilmemiş.
“Tyran”, yani “Ameika’ya mahsus incir kuşu”!
Küçüğü, yani “tyranneau” ise “Amerika’ya mahsus iskete kuşu”.
Kamil Paşa Abdulhamit için ne diyordu?
“Çırağan duvarlarına tünemiş baykuş”.
Peki Şemsettin Sami bey bu sözcüklerin ‘politik’ anlamlarını bilmiyor muydu?
Biliyordu.
Ama “Çırağan duvarlarına tünemiş baykuş” yüzünden, onun koyduğu ‘sansür’ yüzünden ya-za-mı-yor-du.
Tam da bu nedenle, Türkiye’de bugün bile kimi terimlerin anlamları tam bilinmez.
Hep bir ‘kavram kargaşası’ndan sözedilir.
Kaynağı ve kökeni, Osmanlıca olduğu kadar Osmanlıca’nın da ‘kasıtlı kullanımı’dır.
Tam da bugün ‘Meclis duvarlarına tünemiş karga’lar yüzünden.
Ne kargası olduğuna da okuyucu karar versin.
(Sürecek)
Habip Hamza Erdem

(1) Louis Bazin, “Censure ottomane et lexicorgraphie: Le Kamus-i fransevi de Sami Bey”, in CNRS, Economie et Sociétés Dans l’Empire Ottoman, Actes de colloque de Strasbourg (1-5 Juillet 1980), 1983, ss:203-206
Kullanıcı küçük betizi
Habip Hamza Erdem
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 1094
Kayıt: Cum Haz 26, 2009 20:01

Şu dizine dön: Habip Hamza ERDEM

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x