ANTİ EMPERYALİZM ve ÖNYARGILAR / Mithat AKAR

Üniversiteli Gençler Burada Yazıyor

ANTİ EMPERYALİZM ve ÖNYARGILAR / Mithat AKAR

İletigönderen mithat akar 1923 » Sal Tem 17, 2018 20:07

6. Filo ve Anti Emperyalizm ve Önyargılarımız

Bugün 17 Temmuz... 1969 yılında Türkiye’ye gelen ABD 6.Filosu'na karşı kitlesel tepki eylemlerinin gerçekleştiği günün yıldönümü. Burada 6.Filo'ya karşı gerçekleştirilen eylemleri kimlerin üstlendiğini ve KMD adı altında örgütlenen gerici grubun 6.Filo'ya karşı eylem yapan gençlere neden saldırdığı üzerinde durmayacağım. Bu konuyu geçmişte çokça tartışan oldu çünkü. Ancak 6.Filo eylemleri ile ilgili ifade etmek istediğim farklı bir konu var: Anti emperyalizm.
Resim

Anti emperyalizm konusunda, özellikle Soğuk Savaş döneminin algısı üzerine konumlanan ve bu algı üzerinden günümüzü değerlendirmeye kalkan kimi birey ve çevrelerin beni anlamakta zorlanacağını biliyorum. Kimi kavramların, sadece belli görüşe sahip çevrelerce onaylandığı veya kimi kavramlara ise belli çevrelerin karşı çıkabileceğini öne süren, "koşullanmış yargılardan" kurtulamayan çok sayıda çevrenin olduğu günümüzde, belli konuları işlemek kimi zaman "risk" içerebiliyor. . Toplumsal kutuplaşmaya dönük "mühendislik" çalışmalarının, belli bir proje kapsamında, değişik vasıtalarla küresel merkezler tarafından Türk ulusuna karşı pompalandığı günümüzde, kullandığımız bir kavram, söylemlerimiz, hatta giyim tarzımız birileri tarafından bizim "etiketlenmemize" neden olabiliyor.

"Milliyetçilik" dediğimizde "Sağcı"; "Halkçılık" dediğimizde "Solcu" olarak yaftalanmak; NATO'ya karşı çıkınca "Rusçu" olmakla suçlanmak özellikle partiler üstü mücadele anlayışını savunan benim gibi insanların sürekli karşılaştığı bir sorun oluyor. Yukarıda "Soğuk Savaş döneminin algısına göre konumlanma" derken tam olarak bundan bahsediyordum. O dönem "Amerika’ya karşı çıkan komünisttir" şeklinde bildiriler dağıtarak ABD'nin Türkiye'ye dönük egemen olma planlarını manüpile etme çabaları olduğu gibi, Sovyet Rusya'nın gerçekleştirdiği işgallere karşı çıkanlar "Çinci" ya da "Amerikancı" olarak hedef gösterilebiliyordu. 1945'ten sonra vücut bulan Soğuk Savaş 1991'de sona erdi. Yıl 2018…Ama hala 1945 ile 1991 arasında kalan insanlar var maalesef.

Bu kalıplaşmış yargıları ve bakış açısını kırmak, Batı'nın Türk ulusuna yönelik tasarladığı kutuplaşma projesini büyük oranda engelleyecektir. Bu konuda benim kendi adıma örnek aldığım büyüklerimizden biri Attila İlhan'dır. Kimilerinin "Türkçüye bak, Sosyalist bir yazarı örnek alıyor." dediğini duyar gibiyim. Peki, o sosyalist yazar Türkçülük hakkında ne düşünüyor gelin birlikte okuyalım:

"Şimdi pek çok insanın unuttuğu ve hatırlamak istemediği bir gerçek var. Kuvayı Milliye'yi ve Müdafaa-i Hukuk'u örgütleyenler Türkçülerdir. Onlar daha önce Türkçü hareketin içindedirler. Türkçü ne demektir? Türkçü, Batı emperyalizmine karşı ayağa kalkan ve ona karşı çıkan demektir. Türkçü, Türk kimliğini açığa çıkarıp, Batılının ona karşı baskısına karşı koyan adam demektir. Türkçü tam bağımsızlıktan yana olan kişidir." Attila İlhan, "Hangi Atatürk?" sayfa 370, Türkiye İş Bankası Yayınları
Resim

Büyük Türkçü Ziya Gökalp'ın "Toplumları birbirine düşüren emperyalizm ve kapitalizmdir." cümlesini, kaynak belirtmeden aktardığımda, bu ifadenin bir "Solcu" ya ait olduğunu düşünen insan sayısı az değil. Peki, şu ifadeler: "Yok, başaramayacaklar! Türk bu sefer de İslami Doğu'yu müdafaa edecek. Ataletlere, ihanetlere rağmen başarıyla müdafaa edecek ve bu müdafaa sayesinde yalnız İslami Doğu değil, bütün Doğu, bütün mağdur memleketler Batı'nın mezaliminden kurtulacak. Belki Batı, kendisi bile bir avuç zalimin elinden kurtulacak." Bu ifadeler bir "İslamcı" düşünüre ait değil tabi ki. 1921 yılında Sebilürreşat adlı dergide yayınlanan Yusuf Akçura'ya ait ifadeler bunlar. Türkçü bir teorisyen olan Akçura, toplumlar tarihini diyalektik açıdan incelerken, ulusların sosyolojik gerçeğini çok iyi okumuştur. Akçura'nın, Batı'nın "İslami Doğu" üzerine planlarına o dönem yaptığı vurgu, günümüzde de Batı emperyalizminin Ortadoğu ve K.Afrika'daki niyetini ortaya koyar nitelikte bir öngörü içermektedir.

Gelelim günümüze... Politik / ideolojik mücadele en başta gerçekçi bir anlayışa sahip olmayı gerektirir. Tarihin takibi üzerinden bugünü yorumlamaya çalışırken içinde bulunmuş olduğumuz dönemin sosyal, kültürel, iktisadi koşullarını; topraklarımızın jeopolitik konumunu, bölgesel ve uluslararası ilişkilerin konumlanmasını doğru analiz etmek ve buna uygun bir programla düşünmek ise esastır. Bu düşünme yöntemi, bilimsel disipline bağlı olarak fikir üretmeyi gerekli kılar. Bilim ise önyargıları kabul etmez.

Bunlara bağlı olarak, birinin Türk topraklarındaki NATO üslerine karşı çıkması, onun "Rusçu" olduğu anlamına gelmez. ABD'nin bölgesel planlarına karşı çıkmak ise kişiyi BAAS ya da Esad, Saddam yanlısı yapmaz. Çünkü Türk ulusuna ve tam bağımsızlıktan yana olan güçlere on yıllardır açık / örtülü operasyonlar gerçekleştiren, ulusak dinamiklerimizi ve ulusal kaynaklarımızı yağmalayan, Türkiye'nin temel sorunlarından birinin öznesi olan PKK'ya yıllardır aktif destek veren NATO ülkelerine ve ABD'ye karşı olmak için şucu / bucu olmaya gerek yok. Ancak anti emperyalist olmaya gerek var!
Resim

Anti emperyalist olmak, sadece bir devlete ya da bir bloğa karşı çıkmak değildir. Bağımsızlığımızı ve egemenliğimizi ortadan kaldıran / kaldırma planı yapan her türlü yabancı devlet egemenliğine karşı çıkmaktır anti emperyalizm.

İtalyanlara karşı Libya'nın bağımsızlığı için savaşan Ömer Muhtar anti emperyalisttir. Fransa'nın Cezayir'i işgaline karşı bağımsızlık savaşı veren Emir Ahmet ve Emir Abdülkadir de... Vietnam, Fransa ve ABD'ye karşı bir ulusal kurtuluş savaşı vermiştir. Ve tabi Türk ulusunun bağımsızlığını kazanmasını sağlayan Gazi Kemal Atatürk, başarıya ulaşan ilk anti emperyalist ulusal kurtuluş savaşının önder ismidir.

Yani anti emperyalizm, bir ulusun tam bağımsızlık savaşına ait bir kavramdır. Anti emperyalist olmak için (tam bağımsızlıktan yana olmak için) "Sağcı", "Solcu", ya da başka bir "şey" olmamıza gerek yok. Çünkü bir ulusun bağımsızlığını savunmak için, kişinin o ulusa mensup olması, kendisini dilde, kültürde, duyguda, düşüncede o ulusa ait hissetmesi yeterlidir.

Türkiye'de milliyetçilik, halkçılık kimsenin tasdik yetkisi altında değildir. Farklı bir ifadeyle, kişinin ne olduğuna / ne olmadığına karar verecek bir "Noter makamı" bulunmamaktadır. Bu yüzden bir Türkçünün, toplumculuğun gereği olarak özelleştirmeler karşı kamulaştırmaları ve halkçılığı savunması ne kadar doğalsa; bir sosyalistin de milliyetçilik ekseninde tam bağımsızlığı savunması o kadar doğal olmalı.

İşte biz Müdafaa-i Hukuk derken, tam olarak yukarıda özetlediğim durumdan bahsediyoruz. Ön yargılardan uzak, ayrılıkları değil, ortak paydaları öne çıkaran, asgari müşterekte bir araya gelmek zor değil. Yeter ki ortak kaygımız partiler, dernekler değil; VATAN olsun.

6. Filo sürecini incelerken "Sağcı" ya da "Solcu" arkadaşların bu gerçeği göz önünde bulundurmasını ve yaşananlardan ders çıkarmamızı umuyorum. Günümüzdeki ABD emperyalizminin Türkiye’ye karşı yaptığı planları ve projeleri ancak bu anlayışla daha net görebiliriz.


Mithat AKAR
Kullanıcı küçük betizi
mithat akar 1923
Üye
Üye
 
İletiler: 298
Kayıt: Çrş Ağu 28, 2013 16:18

Şu dizine dön: Gençlik Diyor ki

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 1 konuk

x