Avrupa Füze Kalkanı ve Kürecik Radarı / Halûk DURAL

İzlem (Strateji) - Bazen barışın, bazen de savaşın sanatı...

Avrupa Füze Kalkanı ve Kürecik Radarı / Halûk DURAL

İletigönderen Güncel Meydan » Prş Haz 07, 2012 7:44

ABD-NATO Avrupa Füze Kalkanı
ve
İhanet Hançeri Kürecik Radarı


Haluk DURAL
Ulusal Strateji Merkezi – USMER İstanbul Başkanı, 22.05.2012


ÖZET

Amerika, kendi anavatanını özellikle Rusya ve Çin’den gelebilecek nükleer başlıklı kıtalararası balistik füze tehdidine karşı korumak için erken uyarı uyduları, karasal radar ağı ve bunları desteklemek için kara ve denizde konuşlu füzesavar sisteminden oluşan bir balistik füze savunması (Balistic Missile Defense-BMD) kurmuştur.

İlk savunma kademesini Rusya’nın sınırlarına yakın yerleştirmek için Avrupa’ya bir Füze Kalkanı kurulması projesi geliştirip, bunu NATO kapsamında yaygınlaştırma başlamıştır.

NATO’nun 19-20 Kasım 2010 tarihlerinde Lizbon’da yapılan Devlet ve Hükümet Başkanları zirvesinde kabul edilen Yeni Stratejik Konsept çalışmasında “NATO, ittifakın ana görevi olarak bölgesel füze savunmasını kabul etmelidir. Bu bağlamda, NATO, bir bölgesel füze savunma sisteminin komuta ve kontrol merkezi kurmak için kendi Aktif Kademeli Harekât Balistik Füze Savunma Sistemini genişletmeyi kabul etmelidir.” şeklinde bir karara varılmıştır.

Sözümona Iran’dan ABD ve Avrupa’ya atılacağı iddia edilen balistik füzelere karşı Avrupa Füze Kalkanı kapsamında Rusya’nın çevrelenmesi için Polonya ve Romanya’ya karada konuşlu füzesavarlar, Çek Cumhuriyeti’ne bir erken uyarı radarı (European Midcourse Radar-EMR) ve Türkiye’ye bir seyyar cephe radarı (forward-based x-band radar-FXB) ve Baltık Denizi, Akdeniz ve mümkün olursa Karadeniz’e Aegis füzesavar deniz gücü yerleştirilmesi öngörülmektedir.

Obama yönetimi bu planı daha ayrıntılı hale getirerek, Avrupa Kademeli Uyum Yaklaşımı (European Phased Adaptive Approach-EPAA) programını AB ve NATO ülkelerine dikte etti.

Bu yazımızda, yukarıda açıklanan süreç irdelenmekte ve ABD liderliğindeki batı emperyalist bloğunun ana hedefinin Rusya’yı kuşatmak, Büyük Ortadoğu Projesi-BOP kapsamında ilan edilecek kuzey Irak Kürt devleti ile Türkiye’nin güneydoğusunu birleştirip, Suriye işgal edilerek Akdeniz ile Hazar Denizi arasında bir enerji koridorunun açılması ve bu nedenle Türkiye’nin komşularıyla düşman haline getirilip, yerli işbirlikçilerinin çabalarıyla parçalanması, Avrupa Füze Kalkanı projesinin yan hedef olarak belirlendiği açıklanmaya çalışılacaktır.



2007 Şubat Münih Güvenlik Zirvesi


Münih’te 10 Şubat 2007’de yapılan 43. Güvenlik Zirvesi toplantısında Rusya Devlet Başkanı V. Putin, Bush'un Orta Avrupa ve özellikle Polonya'da kurmayı planladığı füze kalkanı projesine dair kriz konusunda da taviz vermeyeceğini belirterek, füze kalkanı kurma nedenlerinin ikna edici olmadığını, NATO'nun Doğu'ya genişlemesinin de "tehdit" olarak algılandığını belirtti. Ayrıca, aynı toplantıda Rusya Savunma Bakanı Sergey Ivanov, Balistik her füze izlenip ilk fırlatılma anında vurulabilir. ABD neden sistemlerini Irak, Afganistan ya da Türkiye'ye kurmuyor demiştir.


2007 Haziran G-8 Zirvesi


Almanya’da 7 Haziran 2007 tarihinde toplanan 33. G-8 zirvesinde George W. Bush ve Vladimir Putin arasında yapılan doğrudan görüşmelerde Rusya devlet başkanı Amerikalılara, Asya’dan ve özellikle İran yönünden atılacak füzelerin kontrolü için Rus radarlarının ortak kullanımını teklif etti ve böylece doğu Avrupa’ya kurulacak Amerikan anti-balistik füze savunma sistemine gerek kalmayacağını belirtti.

ABD’nin Çek Cumhuriyetine yerleştirmeyi düşündüğü radarın İran’dan ABD’ye doğru atılacak olan balistik füzeleri izleyeceğini konusundaki ısrarı üzerine Putin, radarın döner antenli olması nedeniyle ana amacının Rusya’nın batı bölgesini izleyeceğini belirtmiş, eğer Amerika İran konusunda samimiyse, Rusya’nın Azerbaycan’daki Gabala ve Kuzey Kafkasya’daki Armavir radarlarını ortak işletmeyi teklif etmiştir.


Gabala Radarı

ResimResim


Gabala radarı, Baku’dan 200 km uzakta, Azerbaycan’ın İran sınırına yakın Qebele kentine 9 km uzaktadır. Bistatik radarın alıcı (40°52’14.6”K ve 47°48’09.6”D) ve verici antenleri (40,8682K ve 47,7958D) birbirinden 1,5 km uzaklıktadır. Daryal (batı isimlendirmesinde Pechora) modeli faz-dizili (phased array), çalışma frekansı 150-200 MHz (VHF bandı) olan bir radardır. Verici anten alanı 30x40 m ve alıcı anten alanı 80x80 m’dir [1] . Gücü 350 MW, sabit antenli olup, yatay tarama alanı (Azimuth) 162° ve menzili 6.000 km’dir. Güney yarım küreden atılacak balistik veya seyir füzelerini izleyebilir. Tarama alanı Afganistan, Hindistan, İran, Türkiye, Pakistan ve Çin’in bazı bölgeleri olmak üzere Hint Okyanusundaki ABD nükleer denizaltılarından atılabilecek kıtalar arası balistik ve seyir füzeleri izlemek üzere inşa edilmiştir. Gabala radarı hergün 10.000 cıvarındaki nesneyi izleme kapasitesine sahiptir. 1991 Körfez savaşı sırasında kullanılan Amerikan seyir ve Irak’ın Scud füzeleri hakkında gayet hassas veri sağlamıştır [2] .


Armavir Radarı

Resim
Krasnador bölgesinde Armavir kentinin 12 km güneybatısında Glubokiy’deki eski Baranovski hava üssünde yeralan (44°55’59”K, 40°59’24”D, rakım: 256 m) Voronezh-DM tipi bir radardır. Menzili 4.000-6.000 km, Gücü 0,7 MW’tır. Bu radar, Akdeniz ve Kuzey Afrika’dan Rusya’ya doğru atılacak balistik ve seyir füzelerine karşı görev yapmaktadır. Radarın çalışma frekansı 300 MHz (UHF bandı), dalga boyu 0,1 m’dir. Voronezh-M (VHF bandı, dalga boyu 1-10 m, St. Petersburg yakınındaki) konik başlıklardan yansıyan sinyallerin maksimize ederken, muhtemelen 10-15 metreden küçük hedeflerde detay çözümleme yapamaz [3] .

Eğer Putin’in önerisi Amerika tarafından desteklenseydi, Gabala ve Armavir radarlarınca izlenen konik başlıklar ile yanıltıcı objeler (decoy) arasından gerçek savaş başlığını belirleyeceği için İran sınırına yakın, tercihan Kafkaslar veya Türkiye’ye yerleştirilecek 8-10,5 GHz frekansta çalışacak bir Amerikan X-bandı cephe radarı (AN/TPY-2), 2-3,5 cm düzeyinde yapacağı çözümleme ile İran’dan atılacağı varsayılan balistik füze tehdidini azaltacaktı. Ancak Amerikan tarafı, Putin’in önerisini reddetti. Çünkü İran tehdidi aslında Amerikanın Rusya’yı çevreleme operasyonunun bir kamuflajıdır.




ABD’nin Avrupa Füze Kalkanı Brifingleri


Rusya’nın bu itirazlarına kulak tıkayan ABD, NATO ve AB üyesi devletlerin her kademedeki yetkililerini ikna turlarına başlayarak çeşitli tarihlerde üst düzey brifingler tertiplemeye başladı.

ABD Savunma Bakanlığı Füze Savunma Dairesi Müdürü Hv. Korgeral Trey Obering, Ulusal Savunma Sanayi Birliği toplantısında yaptığı 5 Mart 2007 tarihli sunumda [4]  Füze Savunma Programı hakkında çeşitli bilgiler vererek, projenin kapsamındaki üç bileşeni şöyle belirlemiştir;

- Doğu Avrupaya
10 kadar silo-yerleşik
uzun menzilli
füzesavar konuşlandırmak
(2011-2013),










- Halen Pasifikteki
deneme alanında
kullanılmakta olan
dar-huzmeli
orta-yörünge
izleme radarını merkezi
Avrupaya taşımak (2011),












- İRAN tehditine odaklanmış
bir tanımlama
radarını tespit,
tanımlama ve
izleme verileri
derleyecek şekilde
cepheye yerleştirmek.











Benzer bir brifing ABD Savunma Bakanlığı Füze Savunma Dairesi Sistem Mühendisliği ve Entegrasyon Müdürü Dennis Mays tarafından 2007 Mayıs ayında yapılan sunumda da dile getirildi.

Hep aynı görsel malzemelerin kullanılan benzer birifinglerde, İran’ın 2.000 km menzilli Şahap-3 balistik füzelerinin Avrupayı tehdit ettiği anlatılarak (gerçekte menzil en fazla Romanya’ya uzandığı halde) Avrupa Füze Kalkanının İran tehdidine karşı önemli bir koruma sağlayacağı çeşitli haritalar üzerinde gösterilmektedir.

Ancak dikkat edilirse, yandaki(aşağıdaki) haritada Avrupa Füze Kalkanı tarafından korunacak bölgeleri gösteren açık mavi taralı alanların içinde Türkiye’nin olmadığı net olarak görülebilir. Çeşitli seviyelerde buna benzer brifingler alan AKP Hükümet yetkilileri ve üst düzey askerler kurulacak olan Avrupa Füze Kalkanının Türkiye’yi dışladığını, halkımızdan saklamaktadırlar.
































Rusya Avrupa Füze Kalkanına neden karşı?

Rusya’nın tüm itirazlarına karşın, Amerika, Avrupa’ya bir NATO Füze Kalkanı kurma girişimlerine devam ederek, projeyi; Çek Cumhuriyetine bir X-bandında çalışan erken uyarı radarı (European Midcourse Radar-EMR), Polonya’da Ustka-Wicko üssüne siloda-konuşlu 10 cıvarında iki-kademeli karasal füzesavarları ve İran sınırına yakın (Türkiye’ye) bir seyyar cephe radarı olan AN/TPY-2 X-bandı radarı yerleştirmek şeklinde planlamaya başladı.

ABD Savunma Bakanlığı, yukarıda açıklanan üç bileşenli Avrupa Füze Kalkanı mimarisi için 1 Ekim 2007 tarihinde bir Görev Deneme Kavramı yayınladı [5] .

ABD Savunma Bakanlığı
EUROPEAN GMD (Ground-based Midcourse Defense) MISSION TEST CONCEPT, October 1, 2007
Amerika Doğu ve Batı Sahillerine yönelik İRAN Balistik Füzeleri
Optimum Uçuş Rotaları

Resim




























Bu çalışmada, İran’dan ABD’nin doğu ve batı sahillerindeki önemli hedeflere atılacak (Avrupa’ya değil!) balistik füzelerin optimum uçuş rotaları ve bunları izlemek için kurulacak radarlar ve füzesavar senaryoları irdelenmektedir.

Bu çalışmalardaki en önemli husus, Avrupa için bir İran balistik füze tehdidi dikkate alınmaz iken, esas tehdidin uzun vadede Amerika’ya yönelik olduğu ve nedenle sadece Amerika’nın kendi topraklarını savunmayı amaçladığıdır. İran’ın şu anda elindeki en gelişmiş Şahap-3 füzesinin menzili 2.000 km’dir ve Avrupa’ya ulaşmamaktadır. Ayrıca İran’ın Avrupa’da herhangi bir ülkeyle düşmanlığı yoktur.

Geliştirilmekte olan Şahap-4 ve -5 ile menzilin 3.500 km’ye çıkacağı tahmin edilmektedir. Ancak bu gelişmiş füzelerin ABD’ye erişmesi mümkün değildir. Buna rağmen ABD yönetimi, tüm NATO müttefiklerine ve AB yetkililerine İran’dan gelecek füze tehdidi yalanını söylemekte, bu yetkililer de kendi halklarını aynı yalanla beslemektedirler.


Şimdi, Avrupa Füze Kalkanının üç bileşenini sırasıyla irdeleyelim:

1- Çek Cumhuriyeti’ne yarleştirilecek radar (European Midcourse Radar-EMR):

ÇEK Cumhuriyeti’ne yerleştirilecek olan Radar [6] , halen Marshall Adaları Kwajalein Atolündeki Amerikan Bucholz Askeri Hava Üssünde görev yapmaktadır.
















































Gücü 30 kW olan bu X-bandı radarı (çalışma frekansı 8-10,5 GHz (Giga Heartz: Saniyede milyar kere titreşen dalga ve dalga boyu 2,5-3 cm) batı Rusya’yı izleyecek şekilde tadil edilecek olup, radar anteninin tarama alanı yatayda ±178°, dikeyde 90°’dir. Yani, radar döner kaideye monteli olduğundan yatay tarama alanı 360°’dir. Yapılacak tadilatla radarın anten alanı 105’ten 123 m²’ye ve üzerindeki yarı-iletken alıcı-verici modülü sayısı 16.896’dan 78.848 adede yükseltilip çözünürlüğü arttırılarak, menzili 2.000’den 5.000 km’ye çıkarılacaktır [7] .

Radarın geliştirilecek özelliklerine rağmen, İran’dan atılacak balistik füzelerin başlıklarını tanımlamasına teknik olarak imkan yoktur. Bu konular ABD’deki Massachusetts Institute of Technology-MIT’de görevli Bilim, Teknoloji ve Ulusal Güvenlik Politikası Güvenlik Çalışmaları Programı hocası Prof. Theodore A. Postol tarafından ayrıntılı olarak araştırılmıştır [8] . Çalışmanın ana bulgularına göre;

    a) Avrupa Orta-yörünge Radarı (EMR) ayrıştırma işlemi yapamaz, savaş başlıklarına karşı yeterli tespit menzili yoktur.

    b) EMR’nin bu işlevi esas itibariyle, Norveç’in Vardo kentindeki Amerikan Gobus-II radarı tarafından yerine getirilecektir.


Çünkü, savaş başlıklarının Radar Kesit Alanı-RKA (Radar Cross Section-RCS) X-bandında çalışan radarlarda bir çekirgeden en fazla 10 misli büyük görünür. Ayrıca, atmosfere yeniden giren savaş başlığının (Re-entry Vehickle-RV) yönlenmesi ve/veya üzerine kaplanmış olan radar sinyallerini emen malzemeler (Radar Absorbing Material-RAM) nedeniyle savaş başlığının radar kesit alanı-RKA çok zaman bir çekirgeden daha küçüktür.

Avrupa üzerinden ABD’ye doğru seyredecek balistik füzelerle ilgili tüm izleme/işaretleme İngiltere-Fylingdales’deki alçak frekans erken uyarı radarı tarafından yerine getirilecektir. Fylingdales erken uyarı radarı (54°21’42,02”K, 0°40’11,18”B, rakım 270 m) 36 metre yükseklikte, üçgen bir kesik piramit şeklindedir. Her yüzdeki antende faz dizili ve yarı-iletken 2.560 adet alıcı/verici (transmit/receive-TR) modülü vardır. Her modülün maksimum 340 W çıkış gücü vardır ve radarın toplam max. anten çıkış gücü 2,5 MW dolayındadır. Radar, aralarında 900 m olan 0,5 m² boyutundaki cisimleri ayrıştırabilir ve aynı anda 800 cismi izleyebilmektedir [9] .


Çap25,6 m
Anten Alanı3 x 515 m²
Tarama Açısı360°
Güç2,5 MW
Menzil5.000 km
Bu radar dahi 0,3 m uzunluğundaki bir tel ile gerçek bir savaş başlığı arasındaki farkı söyleyebilecek çözünürlüğe sahip değildir. Aluminyum kaplı, yarım kg 0,3 metrelik cam teller yüzbinlerce sahte radar hedefi üretebilir ve gerçek savaş başlıklarından ayırt edilemez [10] .








Bu nedenle, füzenin savaş başlığı esas olarak ABD’nin Norveç’in Vardo kentine yerleştirdiği Globus-II radarı tarafından çözümlenecek ve İngiltere’nin Fylingdales hava üssündeki erken uyarı radarları tarafından takip edilecektir. Yandaki(aşağıdaki) resimden [11]  de görüleceği gibi, gerek Çek Cumhuriyetine yerleştirilecek EMR radarı ve gerekse Türkiye’ye yerleştirilen X-bandı cephe radarının (Forward Based X-band radar-FBX) 0,01 m² = 10x10 cm’lik çözünürlükteki menzilleri Vardo’daki Globus-II radarıyla kıyaslanamayacak kadar küçüktür.































GLOBUS-II Radarı

Resim
Resim
Norveç’in Vardo kentinde (rakım 63 m, 70°22’1,56”K, 31°7’37,56”D) bulunan GLOBUS II radarı, ABD tarafından uzaydaki 400.000 çöpü izlemek için yerleştirilmiştir. Ancak, 1999’da rüzgar kılıfı yırtıldığında, radar çanağının Rusya’ya dünük olduğu bir gazetecinin fotoğraflamasıyla ortaya çıkmıştır. ABD, Norveç Parlamentosuna yalan beyanda bulunmuştur. Böylece Norveç, Rusya’nın İskender füzelerinin birinci derecede hedefine oturtulmuştur.



Çanak Çapı27 m
Alt Reflektör Çapı3,15 m
Anten Alanı570 m²
Güç150 kW, maks. 200 kW
Kapsama Alanı30°B - 90°D
FrekansX-band, 9,5-10,5 GHz
Dalga Boyu2,5 – 3 cm
Işın Eni< 0,1°
Menzil+ 40.000 km



Görüldüğü üzere, Vardo Globus-II radarı çok hassas ve uzun menzilli (40.000 km mesaden bir tenis topu boyundaki bir cismi tanımlayabilmektedir) bir radardır ve açıklanan görev tanımının dışında esas olarak Rusya’nın balistik füze sistemlerini izlemektedir.


Bütün sayılan güçlü özelliklerine rağmen bu radarın da bir zafiyeti vardır. Radar, dünyanın yuvarlaklığı nedeniyle ufuk çizgisinin altında kalan bölgeleri göremez. Rusya’nın stratejik sabit füze üsleri Ural dağları ile Moskova’nın batısı arasındaki bölgede yeralmaktadır ve buralar Vardo radarı için kör alanlardır.














































ResimBugün Rusya Stratejik Füze Kuvvetleri (RVSN) üç ordudan oluşmaktadır. Bunlar 27., 31. ve 33. Muhafız füze ordularıdır.

RVSN’nin komuta merkezi Moskova’nın güneybatı köşesinde, yedek savaş merkezi ise Ural’lardaki Kosvinsky dağındadır.

Bu üç ordudan yedisi hareketli ve dördü siloda konuşlu olup, toplam 11 Kıtalararası Balistik Füze tümeni bulunmaktadır.

Uralların batısındakiler; Vypolzovo, Kozelsk, Teykovo, Yoskar Ola, Tatischkovo ve doğudakiler ise Nishny Tagil, Domborovskiy, Novosibirsk, Barnaul, Uzhur ve Irkutsk’tur [12] .

Avrupa Füze Kalkanı kapsamında Çek Cumhuriyeti’ne EMR radarı yerleştirilmek istenmesinin asıl sebebi, Norveç-Vardo’daki Globus-II radarının kör alanında bulunan batı Rusya’daki Rus stratejik füzelerini kontrol etmektir.

ResimSoldaki resimden de [13]  görüleceği üzere, Çek Cumhuriyetine yerleştirilecek Avrupa Erken Uyarı Radarı (EMR), radar Kesit alanı (RCS) 1 m² olan cisimleri tanıyacak çözünürlükte çalıştırıldığında, Rusya’nın batı bölgelerinden ABD hedeflerine doğru ateşlenecek olan balistik füzeleri henüz atmosfer dışına çıkmadan ve ayrıca Vardo’daki Globus-II ve İngiltere’deki Fylingdales erken uyarı radarlarının görüş alanlarına girmeden önce izlemeye imkan verecektir. Radarın esas görevi budur.

NATO’nun Avrupa Füze Kalkanının gerçek amacını değerlendiren Rusya, alacağı karşı önlemleri, Kasım 2008’de devlet başkanı Dimitri Medvedev’in ağzından “eğer Avrupa’ya beklenen füze savunma sistemi yerleştirilirse, cevaben kısa menzilli taktik nükleer başlık taşıyan İskender füzelerini Kaliningrad’a yerleştirecekleri” şeklinde kamuoyuna duyurdu [14] .

2- Polonya ve Romanya’ya yerleştirilecek füzesavarlar:

ABD ve Polonya 20 Ağustos 2008’de Polonya’ya siloda-konuşlu 10 adet füzesavar füzesi yerleştirmek üzere bir anlaşma imzaladılar [15] . Öngörülen sistemdeki füzesavarlar Minotaur, Taurus ve Pegasus gibi uzaya çıkabilen iticilerden türetilmiş siloda-konuşlu herbiri 20 tondan daha ağır büyük roketlerden oluşmaktaydı. Bazı Rus yetkililer bunları, nükleer başlıklı saldırı füzelerine dönüştürülme potansiyeli dolayısıyla, tehdit olarak tanımladılar.

Nitekim Rusya’nın NATO temsilcisi Büyükelçi Dimitri Rogozin “Gürcistan’daki durum üzerine ABD ve Rusya arasındaki ilişkiler çok gerilmişken, hızla Polonya-ABD arasında böyle bir anlaşma imzalanması, füze savunma sisteminin İran’a değil ama Rusya’nın stratejik potansiyeline karşı olduğunun göstergesidir.” demiştir.

Ayrıca Rusya Federasyonu Genel Kurmay Başkan yardımcısı Anatoli Nogovitsin, üzerine basa basa “ülkesine füzesavarları yerleştirecek olan Polonya kendisini yüzde yüz vurulacak hedef yapmıştır” diyerek tepkisini dile getirmiştir [16] .

ABD’nin çeşitli düzeylerde Rusya’yı ikna çabaları, Polonya’ya yerleştirilecek RIM-161 Standard Missile-3 (SM-3) füzesavarlarının teknik özelliklerinin, Rusya’nın stratejik güçleri arasındaki modern kıtalararası balistik füzelerine bir tehdit olamayacağı yönünde anlattıkları masallar kimseyi ikna etmemiştir.

Rus devlet yatkilileri bu endişelerinde haksız değildir. Aşağıdaki tabloda görüldüğü üzere RIM 161 SM-3 Blok IA füzesavarın hızı Rus füzelerini yakalamaya yetmez.


Rus Balistik Füzeleri
Hız
Menzil
Uçuş Tavanı
SS-18 : P-36 (2 kademeli)
7,9 km/san
16.000 km
+600 km
SS-25 : RT-2PM Topol (3 kademeli)
7,0 km/san
10.500 km
+600 km
SS-27 : RT-2UTTKh-Topol M (3 kademeli)
7,3 km/san
11.000 km
+600 km
Amerikan Füzesavar Füzesi
_
_
_
RIM 161, SM-3 Blok IA (3 kademeli)
2,7 km/san
500 km
+160 km
Pegasus OBV (3 kademeli)
8,5 km/san
2.000 km
+160 km
Orion GBI (2 kademeli)
8,7 km/san
2.000 km
+160 km
 [17] ,  [18] ,  [19] ,  [20] ,  [21] ,  [22] 

ResimResim


Ancak, Rusya bir şekilde ikna edilir ve Polonya’ya füzesavarlar yerleştirilirse, ABD düşük hızlı SM-3 füzesavarları daha hızlı ve uzun menzilli Minotaur, Taurus, Pegasus ve Orion GBI gibi roketlerle değiştirecektir. Bu 15-20 m büyüklükteki hızlı füzeler Rusya’nın kıtalararası balistik füzelerini kolaylıkla yakalama kapasitesine sahiptir.

Rus SS-18/19’un aşağıdaki uçuş profili incelendiğinde, füzenin 2. Kademe yakıtının, füze ateşlendikten yaklaşık 340 saniye sonra tükendiği (burn-out) ve savaş başlığını taşıyan yeniden giriş aracının (re-entry vehickle-RV) atış noktasından 670 km uzaklığa ve 400 km irtifaya ve atmosfer dışında maksimum hızına (tahminen 7,9 km/sn) eriştiği görülür [23] .


Resim














































Rus SS-25’in aşağıdaki uçuş profili incelendiğinde ise füzenin, 3. Kademe yakıtının füze ateşlendikten yaklaşık 170 saniye sonra tükendiği (burn-out) ve savaş başlığını taşıyan yeniden giriş aracının (re-entry vehickle-RV) atış noktasından 800 km uzaklığa ve 420 km irtifaya ve atmosfer dışında maksimum hızına (tahminen 7,0 km/sn) eriştiği görülür [24] .


Resim

Resim








































Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, Amerika’nın NATO şemsiyesi altında gerçekleştirmeye çalıştığı Avrupa Füze Kalkanı projesi aslında Rusya’yı kuşatmayı, Rusya’nın stratejik kuvvetlerini etkisizleştirmeyi amaçlamaktadır. Ancak Rusya’nın çok sert tepkisi karşısında projede fazla yol alınamamaktadır. Bu projenin detaylarının ortaya saçılmış olması üzerine yeni ABD yönetimi manevra alanını değiştirmiştir.

Obama yönetimi, selefi Bush’un Çek Cumhuriyetine büyük bir radar ve Polonya’ya yerde konuşlu güçlü füzesavarlar yerleştirilmesini öngören Avrupa Füze Savunma Girişimini terketmiştir. Yönetim 17 Eylül 2009’da, on misli daha küçük SM-3 füzesavarları kullanacak daha esnek Avrupa Kademeli Uyum Yaklaşım’ı (European Phased Adaptive Approach-PAA) önerdi [25] . Bu yeni yaklaşıma göre; bugünkü füzesavarlar (SM-3’ler) birkaç bin kilometrelik menzil içinde füzeleri yakalayabilecek şekilde tasarlanmıştır. Önümüzdeki onyılda ABD ve NATO, İran’dan atılacak balistik füzelere karşı Avrupa’yı korumak için çevresine daha uzun menzilli yeni nesil deniz ve karada konuşlu SM-3 füzesavarları yerleştirmek üzere çalışmaktadırlar. Kademeli uyum yaklaşımı-PAA dört aşamalıdır:


    • Aşama Bir (2011 sonuna kadar)

    Mevcut denenmiş füzesavar sistemlerine dahil denizdeki Aegis Silah sistemleri, SM-3 (Blok IA) füzesavarları ve AN/TPY-2 gibi bir radarın personel ve aileleriyle birlikte Avrupa için balistik füze tehdidi olan bölgelere yerleştirilmesi.


    • Aşama İki (2015 sonuna kadar)

    Olumlu sonuç alınan denemelerden sonra, SM-3 füzesavarların daha gelişmiş deniz ve karada konuşlu modellerini (Blok IB) ve daha gelişmiş radarları, kısa ve orta menzilli balistik füze tehditine maruz bölgelere genişletmek.


    • Aşama Üç (2018 sonuna kadar)

    Halen geliştirme aşamasında olan SM-3 füzesavarlarının daha ileri modellerini (Blok IIA) geliştirme ve denemeleri tamamlandıktan sonra kısa, orta ve ara-menzil füze tehdidine karşı yerleştirmek.


    • Aşama Dört (2020 sonuna kadar)

    Orta ve ara-menzil füzeler ve ABD’ye yönelik potansiyel Kıtalararası Balistik Füze tehdidine karşı, geliştirme ve denemeler tamamlandıktan sonra SM-3 (Blok IIB) füzesavarlarını yerleştirmek.


Obama’nın yayınladığı talimatta Avrupa füze savunması için önerilen kademeli uyum yaklaşımının amaçları şöyle belirlenmiştir:

    • Uzun menzilli balistik füze tehdidine karşı Amerikan anavatanının savunmasını sürdürmek.

    • Iran’ın yakın vadedeki füze tehdidine karşı yerleştirilmiş ABD kuvvetlerinin, onlara eşlik eden ailelerinin korunmasını hızlandırmak.

    Tüm NATO müttefiklerinin halklarını ve memleketlerini korumayı sağlamak ve arttırmak.

    • Mevcut tehditleri karşılamak için sınanmış yetenek ve teknolojileri sağlamak.

    Bu mimariyi yükseltmek ve ayarlamak için esneklik sağlamak.


Obama’nın sözümona Avrupa’yı, olmayan bir İran balistik füze tehdidine karşı korumak için kurulacağını söylediği Aşamalı Uyum Yaklaşımı-PAA diye adlandırılan Avrupa Füze Kalkanının esas amacının Amerikayı ve Amerikan vatandaşlarını korumak olduğu çok net idafe edilmektedir. Bütün NATO ülkeleri hükümetleri bu gerçeği kendi halklarından saklayarak, hattâ tam tersi yalanlar söyleyerek Amerikan planlarına hizmet etmektedirler.


NATO Lizbon Zirvesi


NATO’nun Nisan 2009’da Strasbourg zirvesinde alınan karar üzerine eski ABD Dışişleri Bakanı Madeleine K. Albright başkanlığında toplanan on NATO üyesi ülkenin daha önce NATO’da görev yapmış büyükelçilerinden oluşan uzmanlar gurubu, hazırladığı raporu 17 Mayıs 2010 tarihinde “NATO 2020: Pekiştirilmiş Güvenlik; Dinamik Yükümlülük NATO için Yeni Stratejik Kavram üzerine Uzmanlar Gurubunun Tahlil ve Tavsiyeleri [26]  adıyla yayınlandı. NATO’nun Lizbon zirvesi 19-20 Kasım 2010 tarihlerinde yaptığı toplantıda NATO’nun Yeni Stratejik Konsept’i kabul edildi.

NATO’nun 19-20 Kasım 2010 tarihlerinde Lizbon’da yapılan Devlet ve Hükümet Başkanları zirvesinde kabul edilen Yeni Stratejik Konsept çalışmasında “NATO, ittifakın ana görevi olarak bölgesel füze savunmasını kabul etmelidir. Bu bağlamda, NATO, bir bölgesel füze savunma sisteminin komuta ve kontrol merkezi kurmak için kendi Aktif Kademeli Harekât Balistik Füze Savunma Sistemini genişletmeyi kabul etmelidir.” şeklinde bir karara varmıştır.

Bu yeni konsept belgesinin 6. sayfasında “Füze Savunmasının Yeni Görevi” başlıklı paragrafında İran’dan gelecek muhtemel balistik füze tehdidine karşı olduğu açıkça belirtilmektedir [27] .

Aynı belgenin 27 inci sayfasında “Balistik füze savunması” başlığı altında ise; “Müttefikler ortaya çıkan balistik füze tehdidi ile mücadelede tamamlayıcı role sahip olmalıdırlar. ABD’nin tamamladığı yeni balistik füze savunması yaklaşımı, halkların ve kuvvetlerin savunulmasına eklenebilecek NATO çapında etkin bir stratejinin geliştirilmesi için bir fırsat sağlayacaktır. Yerleştirilecek olan ABD sistemi, Körfez’den Avrupa’ya yönelecek balistik füzelere karşı, daha önce öngörülenden çok daha tesirli olacaktır. Bunlar Rusya’ya karşı yönlenmeyecekler, Rusya’nın nükleer caydırıcılığını tehdit etmeyeceklerdir. NATO füze savunma sistemi, sorumluluğun Atlantik ötesi paylaşımını ve caydırıcılığını arttıracak, güvenliğin bölünmezliği prensibini güclendirecek ve Rusya ile sağlam güvenlik işbirliğine izin verecektir.” dendikten sonra, “Tavsiyeler” başlığı altında “NATO, karasal füze savunmasını İttifakın asli görevi olarak tanır. Son tahlilde NATO, karasal füze savunma sisteminin merkezi komuta ve kontrol kabiliyetini teminen Aktif Kademeli Harekât Balistik Füze Savunma Sistemini (Active Layered Theatre Ballistic Missile Defence System) genişletmeyi kabul etmelidir. [28]  önerisi yapılmıştır.

Diğer bir deyişle NATO uzmanlar gurubunun hazırladığı ve Lizbon zirvesinde onaylanan Yeni NATO Stratejik Konsept belgesinde;

    o Avrupa ülkelerine balistik füze tehdidinin Körfez’den ve ismen de İran’dan geleceğini,

    o Balistik füze tehdidine karşı, ABD’nin geliştirdiği Aktif Kademeli Harekât Balistik Füze Savunma Sistemi’nin kabul edilmesi gerektiğini,

    o Bu füze kalkanı sisteminin tüm NATO ülkelerine yaygınlaştırılacağı net olarak ifade edilmektedir.


Kademeli Uyum Yaklaşımı-PAA çerçevesinde SM-3 tipi füzesavarların geliştirilmesi çalışmalarında özellikle bu füzelerin hızlarının arttırılması ve balistik füzeleri atmosfer dışında tahrip edecek olan başlıkların gücünün (Kill Warhead-KW) ve bu başlıkların yönlendirilme aparatlarının etkinleştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu nedenle ilk nesil olan Blok IA/B füzelerinin boy ve çapları, Blok IIA/B füzelerinde büyütülmektedir. SM-3 IA/B füzeleri Boy: 5,79 m, Çap: 0,34 m, SM-3 IIA/B füzeleri Boy: 6,70 m, Çap: 0,53 m [29] .

Böylece Blok II’de çapı büyütülen füzelerin ilk kademesini oluşturan MK 72 İtici motoru (boy: 1,4 m ve çap: 0,53 m [30] ) füzelere ilk ateşlemede çok daha fazla bir hız sağlayarak, son kademenin yakıtı bittiğinde (burnout) füzesavarı 6 km/saniye’lik bir hıza eriştirecektir.


Resim


Bu kadar yüksek hızlı füzesavarlar, yukarıda belirtilen Rus SS-18/19, SS-25/27 gibi nükleer başlık taşıyan kıtalararası balistik füzeleri daha yakıtları bitip, son hızlarına ulaşmadan, daha alçak irtifalarda vurabilecek yeteneğe sahip olmaktadırlar.

Rusya Federasyonu Başkanı Dimitri Medvedev, bu açmaz hakkında görüşlerini 25 Ocak 2011’de şöyle dile getirdi: “Biz NATO ile belli ilkelerde anlaşırız veya anlaşamayız, yakın gelecekte bir nükleer saldırı grubumuzu konuşlandırmakla ilgili bir seri arzu edilmeyen uygulamalara zorlanabiliriz… [31] . Geçtiğimiz iki sene boyunca, Kademeli Uyumlu Yaklaşım-PAA planlarının analizleri ve detayları ortaya çıktıkça Rus yetkililer, Rus stratejik caydırıcı kuvvetlerine karşı kurulan bu sistemin kapsam ve uygulamaları için seslerini yükseltmeye başladılar [32] .


Aegis Balistik Füze Savunma Programı


Kademeli Uyum Yaklaşımı-PAA çerçevesinde kurulacak olan Avrupa Füze Kalkanı projesi artık sadece SM-3 türü füzesavarlara dayandırıldığı için bu füzesavarların kullanımı, denizde ve karada olmak üzere iki ayrı konumda değerlendirilmeye alınmıştır.

Amerikan Savunma Bakanlığı Füze Savunma Dairesi (Missile Defense Agency-MDA) büyük ölçüde İsrail’den gelen özel talep üzerine SM-3 füzesavarlarının karada-konuşlu modellerini değerlendirme kapsamına aldı. İsrail’in kendi yapımı karada-konuşlu Arrow-2 (Ok-2) füzesavarlarını yenilerken SM-3 yerine Arrow-3 ile devam etme kararı, ABD yönetiminin SM-3 için karada-konuşlu modelleri gelişmesi kararı almasına neden oldu. 2009 yılında bu yönde bir karar alınmasındaki diğer neden ise Rusya’nın, Polonya’ya yerleştirilmesi düşünülen Minotaur, Taurus ve Pegasus gibi uzaya çıkabilen iticilerden türetilmiş siloda-konuşlu roketlerin nükleer başlıklı saldırı füzelerine dönüştürülme potansiyelini tehdit olarak tanımlayıp, büyük tepki göstermeleridir [33] .

Böylece, Amerikan Füze Savunma Dairesi-MDA ve ABD Deniz Kuvvetleri Balistik Füze Savunmasını (Balistic Missile Defese-BMD) Aegis programı olarak birlikte yürütmeye başladılar (Aegis, Atinalı Aşil’in Truvalı Hektoru yendiği döğüşte kullandığı mitolojik kalkanın adıdır).

Amerikan Deniz Kuvvetlerinde 1970’den itibaren kullanılmaya başlanan Aegis kalkan sistemi pekçok değişiklikten sonra 1983’de bugünkü füze savunma sisteminin bir parçası haline geldi. Aegis gemileri Ticonderoga (CG-47) sınıfı kruvazörler ve Arleigh Burke (DDG-51) sınıfı destroyerlerden oluşur.

Ticonderoga (CG-47) Sınıfı Aegis Kruvazörleri: İlki 1983’de hizmete giren bu sınıfta 1994 yılı sonuna kadar üretilen gemilerin sayısı 27 olup, 5 tanesi hizmet dışına çıkartılmış olup, halen görevdeki 22 tanesi 35 yaşına kadar hizmette kalacaktır.

Arleigh Burke (DDG-51) Sınıfı Aegis Destroyerler : İlki 1991’de hizmete giren bu sınıf gemilerden toplam 62 adet üretilmiştir. Grup I/II DDG-51 model olan ilk 28 gemi 35 yaşına kadar, Grup IIA DDG-51 modeli diğer 34 gemi 40 yaşına kadar hizmette kalacaktır. 2017’ye kadar bu gemilerden 12 ve 2031 yılına kadarki programa göre 22 gemi daha alınması planlanmaktadır [34] .

20 Ağustos 2008 tarihinde ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ve Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski Varşova’da imzaladıkları anlaşmayla 2018 sonuna kadar ile Polonya’ya karada-konuşlu balistik füze savunma füzesavarları yerleştirilmesi konusunda bir anlaşmaya vardılar [35] .

13 Eylül 2011 tarihinde ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ile Romanya Dışişleri Bakanı Teodor Baconschi, Romanya’ya karada konuşlu SM-3 balistik füze savunma sisteminin yerleştirilmesi için bir anlaşma imzaladılar [36] . Bu anlaşma çerçevesinde 2015 sonuna kadar Deveselo Hava Üssüne bir adet SPY-1 radarı, 24 adet SM-3 füzesi ile dikine atış sistemi (Vertical Launch System-VLS) yerleştirilecektir [37] .

5 Ekim 2011 tarihinde İspanya Başbakanı Luis Zapatero, ABD Savunma Bakanı Leon Panette imzaladıkları anlaşmayla Aegis balistik füze kalkanı sistemine sahip 4 Amerikan donanma gemisi ve 1.100 Amerikan askerinin aileleriyle birlikte, İspanya'nın Atlantik sahilindeki Rota deniz üssüne yerleştirilmesi kararlaştırıldı [38] .

Avrupa Kademeli Uyum Yaklaşımı-EPAA kapsamında resmen ilk Aegis kruvazörü CG-61 borda numaralı Monterey kruvazörü altı aylık görev için 7 Mart 2011 tarihinde Norfolk’taki ana üssünden ayrılarak Akdeniz’e doğru yola çıkmıştır. Monterey 12 Haziran 2012’de Karadeniz’e çıktı, Romanya limanlarına yaptığı ziyaret sonrasında Ukrayna ile Sea Breez 2011 ortak tatbikatına katıldıktan sonra Gürcistan’ın Batum limanına uğrayıp, tekrar Akdeniz’e çıkan gemi Girit’teki Suda deniz üssünde konuşlandı [39] .


3- Seyyar Cephe Radarı AN/TPY-2 Kürecik-Malatya:

NATO’nun Lizbon kararı çerçevesinde ilk uygulama olarak, Kürecik’e yerleştirilecek radar ile ilgili olarak 12 Eylül 2011 günü Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ve Amerikan Büyükelçisi Francis J. Ricciardone arasında bir mutabakat zaptı imzalandı ve radar Malatya, Kürecik’teki askeri üsse, anayasaya [40]  ve yasalara [41]  aykırı şekilde yerleştirildi.

Aynı tarih itibariyle ABD ile Romanya arasında Romanya’ya füzesavar füzelerinin konuşlandırılması anlaşması imzalandı. Anlaşmaya Romanya Dışişleri Bakanı Teodor Baconsçi ile imza koyan ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Romanya'daki bir hava üssüne füze kalkanını yaklaşık 4 yıl içinde (2015 sonuna kadar) konuşlandırmayı beklediklerini söyledi. Anlaşma, ABD’nin Romanya'nın güneyindeki Deveselu Hava Üssü'nde bir tesis inşa etmesi ve tesisi idare etmesini öngörmektedir.

Bu durumda, 4 yıl sonra Romanya’ya yerleştirilecek füzesavarlarla bütünleşik olarak çalışacak olan seyyar radar neden apar topar Türkiye’ye yerleştirilip, 2011 sonuna kadar aktif hale getirilmiştir? Bu sorunun cevabı sadece “İsrail’e koruma sağlayacak” diye basitçe açıklanamaz. Çünkü, ABD gibi dünya imparatorluğu hayali kuran bir emperyalist devlet, milyarlarca dolar harcayarak ürettiği füze kalkanı silahlarını, Avrupa’ya füze kalkanı kurmak için verdiği uğraşları, İsrail’i korumak için Türkiye’ye bir seyyar radar yerleştirmek amacını kamuflaj olarak kullanmaz. Bu kadar büyük bir proje için bu hedef çok küçüktür. Eğer sadece İsrail’i korumayı amaçlasaydı, bu seyyar radarı, işgal altında tuttuğu Irak’ın kuzeyinde Kürt bölgelerinde Erbil’deki hava üssü veya Süleymaniye’ye veya aynen İsrail’deki gibi Katar, Bahreyn gibi yarı Amerikan sömürgelerine, kolaylıkla yerleştirebilirdi. Dolayısıyla, yukarıdaki soruya cevap aranırken, Türkiye’ye yerleştirilen bu radar ile ilgili bilgileri derinlemesine araştırmak gereklidir [42] .

ResimMalatya-Kürecik’e yerleştirilen 1 adet cephe radarı olan AN/TPY-2 radarı (Army Navy/Transportable Radar Surveillance) Amerikan Reytheon firmasınca üretilmiş uzun menzilli seyyar bir radardır [43] . Arama, belirleme, izleme ve tanımlama işlevlerini yerine getirebilen gelişmiş yazılımlara sahip bu radar, radar tayfının X-bandında [44]  çalışır.

Bu radar Faz Dizini (Phased Array) antene sahip olup, 72 adet yarı iletken teknolojisiyle üretilmiş Gönderici/Alıcı (Transmit/Receive) modülünde, galyumnitrürden (GaN) yapılmış yarı-iletken 25.344 adet X-bandı elemanı vardır ve toplam anten alanı 9,2 m²’dir. Anten çıkış gücü 150 kW ve çeşitli kaynaklarda açıklanan menzili 2000 km’dir.

Radarın tarama açısı yatayda maksimum 120°, dikeyde ise 85°’dir. Anten durağan (statik) olmakla beraber, anteni taşıyan kamyon yön değiştirdiğinde radarın gözetlediği coğrafya istenen şekilde 360° değiştirilebilir.

Bu radarın dört çeşit işlevi vardır; 1)- Arama (search), 2)- Hedef Tespiti (acquisition), 3)- İzleme (tracking) ve 4)- Ayrıştırma/tanımlama (discrimination). Radarın menzili; işlevine, anten çıkış gücüne, izlenen cismin radar kesit alanına (cismin radar ışınlarına dik durumdaki kesit alanı) göre değişir [45] .


Arama (Search) Menzili, (füze, uçak vb büyük hedefler için):

    Radar Kesit Alanı-RKA (radar cross section-RCS) = 1 m² = 100 cm x 100 cm

    Menzil : 2.000 km


Hedef Tespit (Acquition) Menzili (konik savaş başlıkları için): [46] 

    Saniyedeki Darbe Sayısı (pulse per second, saniyedeki ışıma sayısı) S/N = 100,

    Hedefin ışın demeti içinde kalma süresi (dwell time) = 0,1 saniye

    Radar Kesit Alanı-RKA (radar cross section-RCS) = 0,1 m² = 10 dm² = 31,16 x 31,16 cm

    Menzil = 1.300 km.

    Radar Kesit Alanı (radar cross section) = 0,01 m² = 1 dm² = 10 cm x 10 cm

    Menzil = 600 - 700 km’dir.

    Radar Kesit Alanı-RKA (radar cross section-RCS) = 0,001 m² = 10 cm² = 3,16 x 3,16 cm

    Menzil = 300 - 400 km’dir.


İzleme (Tracking) Menzili (konik savaş başlıkları için):

    Radar Kesit Alanı-RKA (radar cross section-RCS) = 0,01 m²,

    Saniyedeki Darbe Sayısı (pulse per second) S/N = 20,

    Hedefin ışın demeti içinde kalma süresi (dwell time) = 0,1 saniye

    Menzil = 730 km’dir.


Ayrıştırma (Discrimination) Menzili (konik savaş başlıkları için):

    Radar Kesit Alanı-RKA (radar cross section-RCS) = 0,01 m² = 1 dm² = 10 cm x 10 cm

    Saniyedeki Darbe Sayısı (pulse per second, saniyedeki ışıma sayısı) S/N = 100,

    Hedefin ışın demeti içinde kalma süresi (dwell time) = 0,1 saniye

    Menzil = 490 km’dir.





































Bu menzil bilgilerine dikkat edilirse Kürecik’teki Amerikan radarı, Rusya’nın güneyi ve İran’ın batısındaki bütün seyir halindeki füze ve uçakları arama, hedef tespit ve izleme yeteneğine sahiptir. Bölgede bu görevi yapabilecek hiçbir Amerikan radarı bulunmamaktadır. Bu nedenle radar, iki komşu ülke için stratejik bir tehdit oluşturmaktadır.

Rusya’nın güney bölgesinde seyyar veya sabit stratejik kıtalararası balistik füzeleri bulunmamaktadır. Ancak, Rusya’nın bu bölgede önemli hava üsleri mevcuttur. Bunlar [47] :

Rusya 4. Hava ve Hava Savunma Kuvvetler Komutanlığı-Güney Askeri Bölgesi (Rostov-Don) (eski 4. ve 5. VVS-Sovyet Hava Kuvvetleri ve PVO-Sovyet Hava Savunma Kuvvetleri Orduları) bünyesinde bulunan hava üsleri ve hava savunma kuvvetleridir:


NoHava ÜssüBölgeEnlem, KBoylam, DPist kmRakım mUçaklar, tip, sayı
7Hava-Uzay SavunmaRostov-Don_____
3624ErebuniErmenistan40°07’32”44°28’12”389818 Mig-29
6970MorozovskRostov-Don48°18’54”41°47’00”2,511324 Su-24, 30 Su-24M
6971BudyannovskStavropol Krai44°49’45”44°00’47”2,517837 Su-25, 7 Su-24MR, 6 Su-25SM
6972KrymskKrasnodar Krai44°57’50”38°00’12”2,51336 Su-27, 6 Su-27UB, 20 Mi-24, 16 Mi-8, 4 Ka-27, 3 Mi-28, 2 Su-30MZ
6972Primorsko-AkhtarskKrasnodar Krai46°06’30”38°14’31”2,5231 Su-25, Mig-29
6972MillerovoRostov-Don48°57’17”40°17’48”314636 Mig-29, 6 Mig-29UB
6972229. Hava İkmalRostov-Don47°15’33”39°48’52”2,588Mi-26(T), Mi-8AMTSh(TM)
6972MarinovkaVolgogradskaya48°38’16”43°47’13”2,57124 Su-24MR
6974KorenovskKrasnodar Krai45°26’52”39°24’55”_4839 Mi-24, 15 Mi-7, Mi-28N
6974EgorlykRostov-Don45°05’05”38°56’32”2,52810 Mi-26, 16 Mi-8


Bu sayılan üslerden hareket eden tüm hava araçları Kürecik’teki Amerikan AN/TPY-2 radarı tarafından izlenmektedir. Bu durum Kürecik radarını ve dolayısıyla Türkiye’yi Rus ordusunun birinci derecede hedefi haline getirmiştir.


Rusya karşı önlemleri almaya başladı

Avrupa’ya kurulacak ABD-NATO füze kalkanının Rusya’nın kuşatılarak, stratejik balistik füzelerini etkisizleştirmesine yönelik olduğu netlik kazanınca, Rusya karşı önlemlerini uygulamaya başlamıştır.

24 Kasım 2011 tarihinde, Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev Rus televizyonundan yayınlanan, Kremlin Sarayı’ndan yaptığı açıklamada, NATO’nun füze kalkanı projesiyle ilgili çekincelerinin sürdüğünü sert sözlerle anlattı. Rusya’nın İran ve Suriye’ye yönelik daha sert yaptırımlara karşı çıktığı bir dönemde, NATO’nun İran’a karşı olduğu söylenen, ancak Moskova’yı tatmin etmeyen füze kalkanı projesini yeniden gündeme getiren Medvedev şöyle konuştu: “ABD yönetimiyle füze kalkanı görüşmeleri, endişelerimizi gideren bir çözümün bulunmasıyla sonuçlanmaz ise biz de kendi güvenliğimizi temin edecek adımlar atarız. Samimiyetim ve tüm ciddiyetimle söylüyorum: Kalkan projesi sınırlarımıza ilerlemeye devam ederse, Stratejik Silahların Sınırlandırılması (START) anlaşmasından tek taraflı çıkacağımız gibi, kalkanı delecek yeni nükleer başlıklar geliştirmeye de başlarız. ABD füze kalkanı konusunda Polonya, Romanya, Türkiye ve İspanya ile anlaşmalar yaparak bizi oldu-bitti karşısında bırakıyor. Bunu kabul edemeyiz. Füze kalkanına ev sahipliği yapan Rusya çevresindeki ülkeler, taktik İskender füzelerinin menzilinde olacak. Güç dengesini bozdurmayız.” Rusya Savunma Bakanlığı’nın açıklamasına göre 500 km. menzilli İskender füzeleri sadece Avrupa’nın göbeğinde yer alan ve Polonya’daki füzesavarları da vurabilecek olan Kaliningrad bölgesini değil, radarın kurulacağı Malatya Kürecik’i de menziline alacak. Rusya bu amaçla Karadeniz kıyısındaki Krasnodar ilinin Kuban bölgesine füze yerleştirecek [48] .

29 Kasım 2011 günü, Rusya devlet başkanı Dimitri Medvedev’in ziyareti sırasında, Kaliningrad-Pionerkoya’daki eski Dunayevka Hava Üssüne kurulan Voronezh-DM modeli 6.000 km menzilli erken uyarı radarının faaliyete geçirildi. Yapılan resmî açılışta Başkan Medvedev radarın “savaş görevine başlaması” emrini verdi [49] . Medvedev yaptığı konuşmada “... eğer bu radarın sinyali görmezden gelinirse, bir saldırı grubumuzu ve daha katı karşı önlemlerimizi içeren diğer savunma araçlarımızı konuşlandıracağız. Karadan-karaya seyyar Scud füzelerinin modern türü olan İskender füzelerini Kaliningrad’a yerleştireceğiz” dedi [50] .

Üç değişik modeli bulunan İskender füzeleri
9K720 (SS-26 Stone) taktik balistik füzeler olup,
K modeli seyir füzesidir ve menzili daha uzundur.
İskender füzeleri taktik nükleer başlık taşıyabilmektedir.

İskender-M, Menzil = 400 km

İskender-E, Menzil = 280 km (ihraç ürünü)

İskender-K, Menzil = 2.000 km (seyir füzesi)


Rusya’nın taktik nükleer silahlar kullanabileceği yönündeki açıklamaları [51] , Haziran 1999’da yapılan Zapad-99 askerî manevraları senaryosunda, konvansiyonel silahlarla yapılan NATO saldırılarını püskürtemeyen Rusya’nın taktik nükleer silah kullanması ile desteklenmiştir [52] .

3 Mayıs 2012 tarihinde Moskova’da düzenlenen ve aralarında Amerikan ve NATO üst düzey yetkililerinin de hazır bulunduğu 50 ülkeden katılım olan iki günlük “Füze Savunma Konferansı” sırasında Rusya, gelişmiş bir radar merkezini katılımcılara açarak, Avrupa ve Rusya’ya yönelik bir füze saldırısının bilgisayar simülasyonunu izletti. Güney yarım küreden ama nereden ateşlendiği belirsiz üçü Avrupa ve biri Rusya’yı hedefleyen dört füzeden birine karşı bir Rus füzesavarı fırlatıldığında, bunun Avrupa füze savunma sistemi tarafından yok edilebileceği gösterildi [53] .

Rusya Genelkurmay Başkanı Nikolay Makarov konferansın son gününde yaptığı açıklamada, “Avrupa’da kurulacak NATO Füze Kalkanı sisteminin stratejik dengeleri bozucu karakteri dikkate alındığında, gerilimin yükseldiği dönemde tahrip edici ‘önleyici kuvvet kullanma’ (pre-emptive strike) kararı alınabileceğini” belirtti. Ayrıca Rusya Savunma Bakanı Anatoli Serdyukov Moskova ve Vaşington arasında bu konuda sürdürülen görüşmelerin “ölümcül sona yakın olduğunu” ifade etti [54] .

ResimAnılan konferansın en önemli sonucu, Rusya’nın, Avrupa füze Kalkanı bünyesinde yer alacak olan Polonya ve Romanya’ya konuşlanacak karasal füzesavarlar (SM-3) ile İspanya’nın Rota deniz üssünde üslenecek olan Amerikan Aegis füze gemileri, Rusya’nın stratejik nükleer kıtalararası balistik füzelerini etkisiz hale getirebileceğinden, Rusya’nın bu noktaları ve füzesavarlara bilgi sağlayacak olan Çek Cumhuriyeti’ne yerleştirilecek Avrupa Erken Uyarı Radarı-EMR ile Malatya-Kürecik’e yerleştirilip, çalışır hale getirilmiş olan AN/TPY-2 cephe radarını “önleyici-darbe” doktrini uyarınca, taktik nükleer başlıklarla donanmış füzelerle yok edeceğini açıklanmış olmasıdır.


İhanet hançeri Kürecik radarı

Kürecik Amerikan radarının Türkiye’nin başına açtığı belâ ülkemizi Rusya ve İran’ın hedefi haline getirmekle sınırlı değildir.

10 Şubat 2012, Cuma günü Amerikan ve İsrail ordusunun ortak tatbikatında Amerikan füzesavar gemi sistemi Aegis ile İsrail’in füze savunma sistemi Arrow-4’e veri sağlayan 2 adet Amerikan AN/TPY-2 radarı (birisi İsrail’in Keren Dağındaki ABD radar üssünde, diğeri Malatya Kürecik’te bulunan) ile İsrail’in EL/M-2080 Super Green Pine radarı ortaklaşa olarak, doğu Akdeniz üzerinde bir F-15 savaş uçağından atılan Rafael Blue Sparrow-2 füzesini (sanki İran’dan atılmış bir füze gibi) “savaş şartları altında” izlemişlerdir [55] .

ABD, İsrail ve Yunanistan deniz ve hava kuvvetleri Meis adasının güneyinde 26 Mart’ta başlayıp 5 Nisana kadar süren Noble Dina isimli bir ortak tatbikat yapmışlardır [56] . Bu tatbikata ABD’den; Aegis füzesavar sistemine dahil Ticonderoga sınıfı CG-72 borda numaralı VellaGulf füze krüvazörü ve Arleigh Burke sınıfı DDG-68 borda numaralı The Sullivans füze destroyeri, Yunanistan’dan; MEKO-200HN sınıfı F455 borda numaralı Salamis fırkateyni, Tip 209AIP sınıfı S112 borda numaralı Triton denizaltısı ve Girit’teki Suda hava üssünde konuşlu 343. filoya bağlı 4 adet F-16 C/D Block 52+ model savaş uçağı ve İsrail’den; iki adet Sa’ar 5 sınıfı korvet ve bir adet Dolphin denizaltısı katılmıştır [57] . Yunan Ta Nea gazetesinde yayınlanan tatbikat senaryosuna göre; düşmanın doğu Akdeniz’deki doğalgaz üretim kuyularına yapacağı bir deniz+hava taarruzuna karşı önlemler denenmiş, düşman olarak Türkiye telaffuz edilmiştir.

Tatbikat sırasında Kürecik’teki Amerikan AN/TPY-2 radarından elde edilen bilgiler, tatbikata katılan ABD Aegis füzesavar gemilerine aktarılmıştır.

Daha önce sadece Orta Anadolu semalarında gerçekleşen ve Konya 3. Ana Jet Üssü’ndeki muharip unsurlarının yanı sıra İncirlik Hava Üssü’ndeki NATO’ya tahsisli unsurların katılımıyla (2 -13) Nisan tarihleri arasında icra edilen Anadolu Kartalı tatbikatı bu yıl genişletilerek, tarihinde ilk kez Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurlarının da katılımıyla Akdeniz’de de yapılmıştır.

Tatbikatın ilk 3 günü (2-4) Nisan günleri, ABD, İsrail ve Yunanistan deniz ve hava kuvvetlerinin Meis adasının güneyinde 26 Mart’ta başlayıp 5 Nisana kadar süren Noble Dina isimli bir ortak tatbikatının son 3 günüyle çakışmıştır. Anadolu Kartalı tatbikatının 2-4 Nisan günlerinde icra edilen bölümündeki Konya 3. Ana Jet üssümüz ve İncirlik üssünden kalkan savaş uçaklarımızın savaş taktikleri, manevraları Kürecik’teki ABD’nin AN/TPY-2 radarı tarafından izlenmiş ve bu bilgiler, Türkiye’nin düşman olarak kabul edildiği Nobel Dina tatbikatına katılan Amerikan Aegis füzesavar gemilerine ve belki de Yunan ve İsrail ordusuna aktarılmıştır.

ResimAnten yönü İran’a dönükken, bu radarın esas izleyeceği unsurlar, radarın kapsama alanına giren Türk Hava Kuvvetleri’nin Malatya-Erhaç 7. ve Diyarbakır’daki 8. ana jet üsleri ile Muş hava üssü ve Batman İnsansız Hava Araçları üslerindeki uçaklarımız olacaktır.

Eğer anten batıya dönerse; Merzifon, İncirlik, Konya, Ankara-Mürted, Eskişehir, Afyon, Balıkesir, İzmir-Çiğli hava üslerimizdeki bütün savaş uçaklarımızın hareketleri tüm ayrıntısıyla bu radar tarafından izlenebilmektedir.

Radarın komuta merkezi Almanya-Ramstein’daki Amerikan üssünde olduğundan, bütün bilgiler uydu aracılığıyla buradaki Amerikalılara aktarılmaktadır.


Sonuç


Avrupa’ya kurulmaya başlanan ABD-NATO Füze Kalkanının esas amacı, Amerikanın kendi vatanını korumaktır.

ABD bu amacına ulaşmak için, kendisi için tehdit oluşturan Rus ve Çin kıtalararası balistik füzelerini izlemek amacıyla, Rusya’dan batı yönünde veya Sibirya’dan ve Çin’den doğu yönünde atılacak bu füzelerin ABD’ye ulaşabileceği en kısa güzergâhlar üzerine kuzey yarımkürede bir dizi erken uyarı ve izleme radar ağı kurmuştur.

Bunlara ek olarak, önemli şehirleri ve sinir merkezleri etrafında da daha kısa menzilli çeşitli sayı ve tipte ikincil bir radar ağı mevcuttur. Hedeflerin etrafında ise yine çeşitli tip ve menzillerde füzesavar bataryaları yerleştirmiştir. Ancak, tehdidi Amerikan ana kıtasından daha uzakta, tehdit alanlarına yakın yerlerde karşılayarak, kademeli bir savunma oluşturma yoluna gitmiştir. Bu nedenle, Avrupa Füze Kalkanı projesi geliştirilmiş, AB ve NATO üyesi ülkelerin kamuoylarını ikna etmek için İran’dan Avrupa’ya atılacak füze yalanı uydurulmuştur. Bu yalana bu ülkelerin yönetimleri de ortak olmuşlar ve kamuoylarını kandırmaya devam etmişlerdir. Ancak mızrak çuvala sığmamış, her geçen gün gerçek bütün çıplaklığıyla ortaya çıkmaya başlamıştır.

Avrupa Füze Kalkanının;

    Ana hedefi Rusya’dır.

    Tali hedefi İran’dır.

    Gizli hedefi Türkiye’dir.

    Yan fayda sağlayacak olan İsrail’dir.



Eğer Türkiye, ABD planlarına uygun olarak ya, AKP+(BDP+PKK)+YCHP+MHP ortaklığıyla hazırlanmakta olan “Yeni Bölücü Anayasa” marifetiyle veya Suriye’ye saldırtılarak veya çıkartılacak bir iç kargaşa sonrasında bölünme ile karşılaşırsa, ABD+Barzani destekli ayrılıkçı hareket bölgede bugüne kadar pek çok kez provaları yapılmış olan bir “Kalkışma” başlatılacak ve buna ABD destekli Barzani fiilen katılacaktır. Bu saldırılara müdahale edecek olan Türk uçakları karşısında Kürecik radarı tarafından beslenen Patriot uçaksavar füzelerini bulacaktır. Ancak, Türk halkı ve Ordusu ülkemizin işgal ve bölünmesini amaçlayan bu hayâsız emperyalist saldırıya karşı vatanın bölünmez bütünlüğünü korumaktan asla vazgeçmeyecek ve geçmişte olduğu gibi “medeniyet denilen emperyalist canavarın kalmış olan son dişini” bir daha çıkmamak üzere sökecektir.


 [1]  Pavel Podvik, History and the Current Status of the Russian Early-Warning System, s. 24, 34

 [2]  Gabala radar for both Russia and US? March 12, 2009, http://rt.com/politics/gabala-radar-for-both-russia-and-us/

 [3]  George N. Lewis and Theodore A. Postol, Target Russia?, 10.09.2004, s. 53

 [4]  http://www.ndia.org/Divisions/Divisions/MissileDefense/Documents/Content/ContentGroups/Divisions1/Missile_Defense/Obering%20presentation%203-5-07.pdf

 [5]  Department of Defense EUROPEAN GMD MISSION TEST CONCEPT, October 1, 2007, http://www.fas.org/man/eprint/euro-gmd.pdf

 [6]  Radar resmi için http://xlterrestrials.org/plog/wp-content/uploads/2007/11/191526-Kwajalein.jpg

 [7]  George N. Lewis, Theodore A. Postol, The European Missile Defense Folly, http://bos.sagepub.com/content/64/2/32.full

 [8]  Theodore A. Postol, Professor of Science, Technology, and National Security Policy Security Studies Program, Massachusetts Institute of Technology, “Why US National Intelligence Estimates Predict that the European Missile Defense System Will Fail Technological Issues Relevant to Policy”, Plenary Lecture German Physical Society, Berlin, Germany, February 29, 2008

 [9]  http://www.subbrit.org.uk/rsg/sites/f/fylingdales/

 [10]  Theodore A. Postol, a.g.e. [18]

 [11]  Theodore A. Postol, a.g.e. [18]

 [12]  http://www.ausairpower.net/APA-RVSN-Analysis.html#mozTocId843435

 [13]  Theodore A. Postol, a.g.e. [18]

 [14]  Devlet Başkanı Dimitri Medvedev, Rusya Federasyonu Federal Meclis Konuşması, 5 Kasım 2008

 [15]  Ballistic Missile Defense Agreement Between the United States of America and the Republic of Poland, http://2001-2009.state.gov/r/pa/prs/ps/2008/aug/108659.htm

 [16]  http://armscontrolcenter.org/policy/missiledefense/articles/082008_russia_looms_us-poland_missile_defense/

 [17]  SS-18, P-36 http://en.wikipedia.org/wiki/R-36_(missile), http://www.fas.org/nuke/guide/russia/icbm/r-36m.htm

 [18]  SS-25 : RT-2PM Topol, http://en.wikipedia.org/wiki/RT-2PM_Topol

 [19]  http://en.wikipedia.org/wiki/RT-2UTTKh_Topol-M

 [20]  RIM-161 SM-3, http://www.globalsecurity.org/space/systems/sm3.htm, http://en.wikipedia.org/wiki/RIM-161_Standard_Missile_3

 [21]  Pegasus OBV, http://www.orbital.com/search/search.asp?zoom_query=orion&zoom_page=4&zoom_per_page=10&zoom_and=0&zoom_sort=1

 [22]  Orion GBI, http://www.orbital.com/NewsInfo/release.asp?prid=736

 [23]  Theodore A. Postol, a.g.e. [18]

 [24]  Theodore A. Postol, a.g.e. [18]

 [25]  Fact Sheet on U.S. Missile Defense Policy, A "Phased, Adaptive Approach" for Missile Defense in Europe, THE WHITE HOUSE, http://www.whitehouse.gov/the_press_office/FACT-SHEET-US-Missile-Defense-Policy-A-Phased-Adaptive-Approach-for-Missile-Defense-in-Europe/

 [26]  NATO 2020: Assured Security; Dynamic Engagement Analysis and Recommendations of the Group of Experts on a New Strategic Concept for NATO

 [27]  The New Mission of Missile Defence. Defending against the threat of a possible ballistic missile attack from Iran has given birth to what has become, for NATO, an essential military mission. President Obama’s decision to deploy a phased adaptive missile defence will provide more effective, rapid and reliable coverage than earlier proposals. It also puts missile defence fully within a NATO context, with participation open to all Allies and all Allies to be protected. Missile defence is most effective when it is a joint enterprise and so cooperation throughout the Alliance and between NATO and its partners (especially Russia) is highly desirable.”

 [28]  Recommendation: NATO should recognize territorial missile defence as an essential mission of the Alliance. To that end, NATO should agree to expand its Active Layered Theatre Ballistic Missile Defence System to provide the core command and control capability of a NATO territorial missile defence system.

 [29]  Theodor A. Postol, The Security Implications of Missile Defese – A Policy Perspective, Tsinghua University Beijing, China 17 Mart 2011, s. 70

 [30]  Mk-72 Booster, http://www.dtic.mil/cgi-bin/GetTRDoc?AD=ADA320272

 [31]  [ ]:“Russia demands role in NATO missile shield: otherwise will deploy nuclear weapons,” Nuclear News, January 2011. http://nuclear-news.net/2011/01/25/russia-demands-role-in-nato-missileshield-otherwise-will-deploy-nuclear-weapons/

 [32]  YOUSAF BUTT and THEODORE POSTOL, FAS Special Report No. 1, September 2011
http://www.fas.org/pubs/_docs/2011%20Missile%20Defense%20Report.pdf


 [33]  BMD, in from the Sea: SM-3 Missiles Going Ashore, http://www.defenseindustrydaily.com/Land-Based-SM-3s-for-Israel-04986/

 [34]  Ronald O'Rourke, Navy Aegis Ballistic Missile Defense (BMD) Program: Background and Issues for Congress, Congressional Research Center, November 29, 2011, s. 1-2

 [35]  http://2001-2009.state.gov/r/pa/prs/ps/2008/aug/108659.htm

 [36]  http://blogs.state.gov/index.php/site/entry/missile_defense_agreement_romania

 [37]  Ronald O’Rourke, a.g.e. s.6, [43]

 [38]  http://www.defense.gov/news/newsarticle.aspx?id=65568

 [39]  http://en.wikipedia.org/wiki/USS_Monterey_(CG-61)

 [40]  1982 TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI
Kanun no: 2709, Kabul Tarihi: 7 Kasım 1982, Resmî Gazete, 9.11.1982, Sayı 17863 (Mükerrer)
Düstur, Tertip 5, Cilt 22, s.3.
F. Savaş hali ilânı ve silahlı kuvvet kullanılmasına izin verme
MADDE 92.– Milletlerarası hukukun meşrû saydığı hallerde savaş hali ilânına ve Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası andlaşmaların veya milletlerarası nezaket kurallarının gerektirdiği haller dışında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine veya yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunmasına izin verme yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinindir.


 [41]  MİLLETLERARASI ANDLAŞMALARIN YAPILMASI, YÜRÜRLÜĞÜ VE YAYINLANMASI İLE BAZI ANDLAŞMALARIN YAPILMASI İÇİN BAKANLAR KURULUNA YETKİ VERİLMESİ HAKKINDA KANUN
Kanun Numarası: 244, Kabul Tarihi: 31/5/1963, Resmî Gazete: 11/6/1963, Sayı : 11425
Madde 2- Milletlerarası andlaşmaları onaylama veya bu andlaşmalara katılma, onaylama veya katılmanın bir kanunla uygun bulunmasına bağlıdır.


 [42]  Haluk Dural, ABD-NATO Füze Kalkanı Radarı, yalanlar ve gerçekler, TEORİ, Kasım 2011, sayfa 61.

 [43]  Reytheon AN/TPY radar Model 2 fact sheet

 [44]  Frekans aralığı 8-10,5 GHz (Giga Heartz: Saniyede milyar kere titreşen dalga) ve dalga boyu 2,5-3 cm olan ve Uluslararası Elektrik ve Elektronik Mühendisler Federasyonu (IEEF) standardına göre tanımlı bant. www.radartutorial.eu

 [45]  Theodore A. Postol, Professor of Science, Technology, and National Security Policy Security Studies Program, Massachusetts Institute of Technology, “Why US National Intelligence Estimates Predict that the European Missile Defense System Will Fail Technological Issues Relevant to Policy”, Plenary Lecture German Physical Society Berlin, Germany, February 29, 2008

 [46]  Theodore A. Postol, Professor of Science, Technology, and National Security Policy Science Technology and Society Program, Massachusetts Institute of Technology, “The Security Implications of Missile Defense-A Policy Perspective”, Tsinghua, University Beijing, China, March 17, 2011

 [47]  Southern Military District - OSC SOUTH, http://warfare.ru/?linkid=2227&catid=321

 [48]  http://www.dha.com.tr/haberdetay.asp?Newsid=236759

 [49]  http://rt.com/politics/opens-kaliningrad-radar-station-459/

 [50]  http://www.defence.pk/forums/world-affairs/143762-voronezh-dm-russia-activates-6000-km-range-missile-early-warning-radar.html

 [51]  Pavel Povdig, Ifri Security Studies Center “Russian Nulear Forces: Between Disarmament and Modernization”, Spring 2011, s. 22.

 [52]  http://en.wikipedia.org/wiki/Exercise_Zapad-99

 [53]  Russian general raises idea of pre-emptive strike against missile shield,
http://edition.cnn.com/2012/05/05/world/europe/russia-us-missile-defense/


 [54]  Russian military ups the ante on missile defense, http://washingtonexaminer.com/news/world/2012/05/russian-military-ups-ante-missile-defense/567781

 [55]  Debkafile Executive Report, 10 Şubat 2012, http://atimetobetray.com/blog/successful-us-israel-radar-test-launches-us-missile-shields-operational-phase/

 [56]  “Nobel Dina”, http://www.jewishvirtuallibrary.org/jsource/Society_&_Culture/nobledina.html

 [57]  http://turkishnavy.net/2012/03/29/noble-dina-2012/



Kullanıcı küçük betizi
Güncel Meydan
Üye
Üye
 
İletiler: 584
Kayıt: Pzr Eki 12, 2008 23:12

Şu dizine dön: İzlem (Strateji)

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

cron

x