BAKIŞ /GÖRÜŞ ve GÖRÜNÜŞ

BAKIŞ /GÖRÜŞ ve GÖRÜNÜŞ

İletigönderen Habip Hamza Erdem » Cmt Kas 19, 2016 15:05

BAKIŞ /GÖRÜŞ ve GÖRÜNÜŞ
William James, « Gerçek (hakikat), diyor, bizim inandıklarımızı tanımlayıp ortaya koyabilmemiz için onları destekleyecek şeylere verdiğimiz addır”.
Demek ki, gerçekleri ortaya koyduğumuzu sandığımız zaman, sadece ve yalnızca, bizim bildiğimiz kadarını ortaya koymuş olmaktayız. Ve kuşkusuz, bildiğimiz sözcükler ile bildiğimizi sandığımız terim ve kavramlarla..
“Bana göre” diye başlayan tümcelerin tümü olmasa bile çoğu ‘önyargı’larımızla yüklü. Wilhelm Dilthey’in deyişiyle “tarihsel koşullar ve deneyimler”lerimize bağlı. Ancak olgular karşında ‘konumlandığımız’ yer ve zaman da belirleyici.
Anlamaya başlamak ise, olgular karşısında direnen ya da değişen ‘ön-bilgi’ ya da ‘kanı’ların ayıklanması demek: ‘önyargı’lardan arınmak.
Robert W. Cox (1926- )’la birlikte, demek ki, ‘evrensel gerçeklik’ yoktur denilebilecektir: “Her kuram bir kişiye ve belli bir konuya ait” olacak ve “Her kuramın bir bakış açısı” olacak ve “bu bakış açısı da yer ve zamana göre, özellikle de zaman (tarih) ile politik ve toplumsal alana (ulus ya da sınıf) göre biçimlenecektir”.
O halde, son toplamda diyelim, dünyaya bakış benmerkezci (égocentrique) ve budunmerkezci (éthnocentrique) olmaktan kaçınamayacaktır. Yani kendiliğinden (spontané) bilgi edinme ya da ümmîlik yani özgür ya da ‘özerk’ kişilik olarak ortaya çıkmak bir yanılsama olmanın ötesine geçemeyecektir.
Geriye ya ‘sınıfsal’ ya da ‘ulusal’ bakış açısı kalacak demektir.
En azından ‘dünya düzeni’ ya da ‘uluslararası ilişkiler’ konusunda..
En Sıradanından Başlanacak Olursa
Özellikle ‘uluslararası ilişkiler’ sözkonusu olduğunda, uluorta ortaya atılan ‘görüş’ler ile belli bir ‘dünya görüşü’ne dayandığı varsayılan ‘çözümleme’ (analiz)ler basında olduğu kadar ‘akademik çevreler’ce de dillendirilmekte.
Kimi ‘kuram’ların çürütüldüğü ya da ‘paradigma’ların değiştiği ileri sürülebilmektedir.
Gérard Dussouy’un Uluslararası İlişkiler konusunda Jeopolitik Kuramları (Les théories géopolitiques) ve Devletleraracılık Kuramları (Les théories de l’interétatique) üzerine iki ciltlik çalışması çerçevesinde, hem kullanılan terim ve kavramlar ve hem de günümüz ‘uluslararası ilişkiler’ kuramlarına değineceğiz.
Dikkat edilirse her ‘uluslararası’ terimi ‘devletlerarası’ terimine karşılık gelmemektedir. [en azından Ulus başka Devlet başka şey olmalı] Tam da bu nedenle, sözgelimi ‘Birleşmiş Milletler’ teriminin Türkçe karşılığının ‘Birleşmiş Devletler’ ya da çok daha düzgün bir Türkçe’yle ‘Devletler Birliği’ olarak kullanılması gerektiğini ileri sürmüştüm.
Örnek olsun, 193 üyeli ‘Devletler Birliği’nin üye listesine, ‘Birleşmiş Milletlere üye olan devletler listesi’ deniyor. ‘Devlet’ gitmiş ‘Millet’ler listesine üye olmuş gibi. Ya da Andora, Cibuti, Katar, Kuveyt gibi ‘Millet’ler varmış da ‘Devlet’ kurmuşlarmış..
İşte William James’in “Gerçek (hakikat)” dediği, tam da bu nedenle “bizim inandıklarımızı tanımlayıp ortaya koyabilmemiz için (uydurduğumuz şeyelere) verdiğimiz ad” olmakta.
Tüm dünyanın kabul ettiği bir ‘gerçek’ olarak Katar Ulusal Marşı’na, özde bu ‘Katar Havası’dır demek, gerçekleri alt-üst etmek olacağı için, haydi demeyelim; ama ne yazık ki ‘gerçek’ orada, bizim dışımızda, durarak bizim onu ‘keşfetmemizi’ bekleyecektir.
Vizyon/Paradigma ve “Post-Gerçek”
Açısı var mıdır bilinmez, ama her ‘görüş’ (vizyon), içinde yaşanılan ‘tarihsel dönem’in bir ürünüdür. Tarihsel zemin, ileri sürülecek ‘tez’ (hipotez) ya da ‘kuram’ların ‘hammadesi’dir de denilebilir, onların üzerine oturduğu ‘temel’ de..
‘Görüş’ler belli bir ‘genellik’ kazandığında, ilgili tarihsel dönemin ‘normal bilimi’ ya da ‘paradigma’sını oluşturuyorlar (T. Khun). Sözgelimi, ‘küreselleşme dönemi’nde ‘ulusalcılık görüşü’, çağdışı (çağın gerisinde mi ilerisinde mi olduğu ayrıca tartışılacaktır) ya da ‘paradigma karşıtı’ bir ‘görüş’ olabilecektir.
‘Görüş’e ‘Okuma’ (grille de lecture) da denilmektedir: ‘ben böyle okuyorum, sen şöyle okuyorsun’ denildiği üzere.
Son dönemde gerek İngiltere’nin AB’den ayrılma kararı (Brexit) ya da ABD’de Donald Trump’un seçilmesi de, politika’da ‘Yeni’ bir ‘Görüş’, ‘Bakış’, ‘Okuma’ ve çok daha önemlisi ‘Son Gerçeklik’ ya da “Gerçek Ötesi” (Post-vérite, post-truth) olarak adlandırılmakta.
Kaldı ki, ‘Post-gerçeklik’, Oxford Dictionnary’de şimdiden ‘bir politik yorum biçimi’ olarak yerini almış bulunmaktadır.
Zaten Anglo-sakson ‘yazın’ında bir kez yeralırsa, dünya geneline yayılması ve ‘yeni-paradigma’ olma yolunda ilerlemesi işten bile değildir.
Türkiye’nin ‘yenilik’ heveslisi ama ‘temelsiz entelklektüel’leri tarafından duyulmasının bile o ‘terim’in hızla yaygınlaştırılmasının nedeni olacağı da bir başka ‘gerçek’tir.
Hele ‘Bakış’, ‘Görüş’, ‘Dünya Görüşü’, ‘Paradigma’ ya da tarihsel/külturel öz anlamında Almanca Weltanschauungen gibi terim ve kavramları Batılı aydın ve düşünürlerin ‘kendilerine göre’ yorumlamalarını da dikkate aldığımız zaman, ‘sorun’un nasıl ‘sorunsal’a dönüştüğünü görebiliriz.
İşte bu ‘bol gerçeklik’ler içinde, bir önceki yazıda değindiğimiz, Amerikan’ın ‘Destny manifeste’ine karşılık olarak ‘Rus Yazgı’sına ve o arada ‘Avrasyacılık’ın geçmişine gözatacağız.
Bir ‘Epistemolojik’ çaba da denilebilir.
Ne yeni bir ‘tez’ ya da ‘kuram’; ne bir ‘model’ önerisi ya da eleştirisi.
Bildiklerimiz ya da bildiğimizi sandığımız terim ve kavramların ‘lojik’i.
Etimolojisinden epistemolojisine değin.
Bakalım, uluslararası ilişikler tarih ve coğrafyalarının yanında ne kadar ‘kültürel ve ideolojik’ ve o arada ‘politik’ dolayısyla da ‘Devletlerarası’ ilişkilerdir?
‘Ekonomik’ bu ilişkilerin neresinde yer alıyor?
‘Stratejik’ ne oluyor?
‘Lojik’ ne?
(Sürecek)
Habip Hamza Erdem
Kullanıcı küçük betizi
Habip Hamza Erdem
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 1093
Kayıt: Cum Haz 26, 2009 20:01

Şu dizine dön: Habip Hamza ERDEM

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x