Basın / Yayın

Basın / Yayın

İletigönderen Son İktidar » Prş Haz 02, 2011 0:11

BASIN / YAYIN
Son İktidar




Türkiye'de 2011 yılında dergi okuma oranı % 4
Kitap okuma oranı % 4,5
Gazete okuma oranı % 22
Radyo dinleme oranı %25
Televizyon izleme oranı %94


Türkiye'de ulusal düzeyde dağıtılan günlük gazetelerin toplam tirajı 4,5 milyon ile 5,5 milyon arasında değişiyor. Önemli olaylar, günler yaşandığında 5,5 milyona çıkıyor, sıradan günlerde ise 4,5 milyona düşüyor.
Dünya genelinde geri kalmış ya da gelişmekte olan ülkelerde televizyon izleme oranları gelişmiş ülkelere göre çok yüksek,
Aşırı televizyon izlemek yapılan bütün araştırmalara göre toplumun hareketlerini ve tavırlarını büyük oranda etkilemekte ve belirlemekte.

Televizyonlarda neredeyse her sektörden mevki sahibi olarak lanse edilen kişilerin jüri yapılmasıyla insanlar farklı yarışmalar ve şovlarla milyonların önünde aşağılandı, hakaretlere uğradı, yeri geldi mahkum edildi, salt doğruymuş gibi topluma değer yargıları dayatıldı.

Televizyonlarda devamlı olarak aynı kişiler sözde uzman sıfatlarıyla çoğunlukla haber kanalları olmak üzere günlerce, haftalarca, aylarca hatta yıllarca tartıştırıldı.
Bu programların çoğunda hakaret, kavga, ne istendiği tam olarak bir türlü anlaşılamayan yuvarlak ve yabancı sözcükler dışında halkın bilgisinde net hiçbir şey oluşturulamadı.
Dünyada dizi süre ortalaması bölüm başına 45 dakika iken;
Türkiye'de televizyonlarda gösterilen bir yerli dizinin süresi 90 dakika,
Bu 1,5 saat en çok televizyon izlenen saatlerde reklamlarla 2 – 2,5 saat.

Televizyon için dizi yapan yaklaşık olarak 15 bin civarında dizi çalışanı var. Türkiye'de bu alanda örgütlenme zayıf olduğu için çalışanların çoğu sosyal güvencesiz çalışıyor.
Çalışma yasasına göre haftalık çalışma süresi 45 saat ama dizilerin 90 dakika sürmesi sebebi ile çalışanlarının çalışma süreleri günde 15-16 saate dayanmış durumda.
Set işçileri bölümlerin yetişmesi için haftada yedi gün, sette yatıp kalkan ışıkçıdan makyöze, senaristten yönetmene bütün dizi seti emekçileri, yemek yemeye, uyumaya hatta yıkanmaya bile zaman bulamıyorlar.
Bütün bunlardan sonra dizi eğer reyting almazsa yayından kaldırılıyor. Senaristinden oyuncusuna yönetmene, set işçisine yaklaşık 60-70 kişi işsiz kalıyor.
Hükümetin 2003'te imza koyduğu AB anlaşmasına göre dizi süreleri 48 dakikası dizi, 12 dakikası reklam olmak üzere, 60 dakikayı geçmemesi gerekiyor.
31 Mart 2011 tarihi itibarıyla görevlerinden dolayı ve çeşitli iddialarla tutuklu gazeteci sayısı 47, soruşturma sayısı 4.000.

Türkiye Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün yayımladığı “2010 Dünya Basın Özgürlüğü Sıralaması”nda 138. sırada
Freedom House raporuna göre ise Moritanya ve Nijerya'nın gerisinde kalarak 122. sırada.

1. sırada Türkiye'de tirajı en yüksek gazete olan Zaman gazetesinin Mayıs 2011'in ilk haftasında 1.009.150'lik tirajının 986.717'si abone satışı,
Bayi satışı 22.434,
Zaman gazetesinin toplam satışının sadece yüzde 2,3'ü bayi satışı, geri kalanın yüzde 97,7 abone satışı.

1.000.000 tirajla hesaplandığında Zaman gazetesi her gün Doğan Grubu'na ait Yay-Sat gazete dağıtım şirketine okuruna ulaşabilmesi için 160.000 tl veriyor.
Kendi araştırmalarına göre okurların yüzde 73’ü erkek, 37’si kadın.

Aynı hafta 2. sıradaki gazete Posta'nın tirajı: 476.541

Aynı hafta 3. sıradaki gazete Hürriyet'in tirajı: 453.193
Ergenekon soruşturması kapsamında hükümete muhalif yayın yapan televizyon kanalları Ulusal Kanal, Avrasya Tv ve Kanal B'nin yayın binaları, gazete ve dergi olarak ta Cumhuriyet ve Aydınlık'ın terör örgütüyle bağlantılı oldukları gerekçesiyle arandı, belge belge ve bilgilerine el konuldu.
Muhalif Kanaltürk televizyonu ve kendisine reklam veren firmalar defalarca Maliye tarafından yeri geldi haftada 3 kere ziyaret edildi, cezalar kesildi.

Kanaltürk televizyonu Mayıs 2008'de hükümete yakınlığıyla bilinen Koza İpek grubuna satıldı.

Koza İpek Holding, medya dünyasına 2005 yılında Bugün Gazetesi'ni satın alarak atılmıştı.

1948 yılında Ali İpek tarafından kurulan Koza Davetiye, davetiye, tebrik, duyuru kartları kartvizit, kartpostal, bloknot, takvim, ajanda, defter vb ürünlerin imalatı ve yurtiçi, yurtdışı satışı konularında faaliyet gösteriyor.
Kanaltürk'ün satılmasında sonra Tuncay Özkan'ın kurduğu KanalBiz televizyonu Ergenekon soruşturması kapsamında arandı, Tuncay Özkan Eylül 2008'de tutuklandı.
Muhalif yazar Nihat Genç Akşam gazetesinden istifa etti.
Skytürk Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Serdar Akinan`ın muhalif yazar Nihat Genç'le kanalın en yüksek rating getiren programlarından birini yapmalarına rağmen kanal yönetimi ilk önce programı 2008 yılında geçici olarak yayından kaldırdı.
`Ne Var Ne Yok` adlı programın eylülde yeniden başlaması beklenirken kanal yönetimi programın yeniden başlatılmaması yönünde karar aldı.

Nihat Genç bu olay üzerine;
"Ben konuştukça patronum kaybediyor. Sayın Karamehmet buralara kolay gelmedi. Bu grupta binlerce insan çalışıyor. Ben konuştukça patronum milyonlarca dolar kaybediyor. Bu durumda programa devam etmemenin doğru olacağını düşündük"

İletişim Yayınları, Nihat Genç ile yazdığı bir yazı sebebiyle ilişkilerini kesme ve kitaplarını yayınlamama kararı aldı.

Nihat Genç şu anda Leman dergisinde yazıyor ve Art televizyonundan para almadan program yapıyor.

Araştırmacı yazar Banu Avar'ın 2008 yılında TRT'de 4 yıldır sürmekte olan ´Sınırlar Arasında´ programı yayını gece yarısına alındı.
TRT 2´de cumartesi sabahları yapılan tekrar da kaldırıldı, yerine ´Alan Razı Satan Razı' adlı yapım konuldu.

Sınırlar Arasında´nın 17 Eylül´de yayınlanacak olan HANGİ AVRUPA belgeseli de ´derleme´ olduğu gerekçesiyle yayına alınmadı yerine tekrar bölümü konuldu.
Banu Avar'ın ABD; İngiliz ve İsrail elçiliklerinin baskısı sonucu 4 yıldır yayınlanmakta olan TRT’deki programı “Sınırlar Arasında” yayından kaldırıldı.

Banu Avar TRT’den nasıl kovulduğunu anlatırken;

“Montaj sırasında senin 15 gün önce işine son verildi denilince şaşırdım. Sonra TRT’nin 2.Adamına giderek bunu sebebini sormak istedim. Bu kişi bana ne yapalım Banu Hanım her gün bir büyükelçi bizi arıyor ve şikâyetlerin bildiriyor’ dedi. Meğer ABD, İngiltere, İsrail gibi ülkelerin elçilerinin isteği ile işime son verilmiş"

Banu Avar sadece yazdığı kitapların satışından geçimini sağlıyor.

Aydın Doğan'ın holdingi Doğan Yayın Holding medyanın yüzde 40’ına;
Kanal D, Star ve CNN Türk gibi izlenme oranları günlük ortalama yüzde 20’leri bulan ve Posta, Hürriyet, Milliyet, Radikal, Referans, Fanatik ve Gözcü’nün de içinde bulunduğu toplam tirajı da 1 milyon 200 bini aşan yedi gazeteye sahip.

Doğan Yayın holding’in yüzde 25’lik hissesi 25 Aralık 2006 tarihinde Alman Exel şirketine satıldı.

10 Mayıs 2007’de Maliye Bakanlığı Doğan holding' e bağlı Petrol Ofisi’nin borçlarını, 1.2 milyar liradan 275 milyon liraya indirdi.

Hürriyet'te çalışırken genel yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök köşe yazarlığı yapan Emin Çölaşan'a
"patronla aranı iyi tut, bir yazar patronun çizgisi dışında yazı yazamaz"

Aydın Doğan;
"Arada sırada hükümeti öv. Niye senin yüzünden durup dururken iktidarla kavga edeyim. Ben hükümetin ekonomik programını destekliyorum. Özelleştirme, Ab bunlardan yanayım. Döviz düşük, kağıdı, mürekkebi ucuza getiriyoruz. Yazılarını değiştireceksin, burada benim sözüm geçer."

22 Temmuz seçimlerinde Akp %47 ile tek başına ikinci kere iktidar oldu.

Emin Çölaşan'ın 15 Ağustos 2007'de Doğan Holding'ten kovulmasından sonra gazetenin muhalif ve en çok okunan yazarlarından Bekir Çoşkun, Tufan Türenç, Necati Doğru, Oktay Ekşi de Doğan Holding'ten çeşitli gerekçeler ileri sürülerek ayrıldılar.

2008 yılında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan belediye başkanıyken Aydın Doğan'ın Hilton Oteli konusunda kendisinden isteklerde bulunduğunu, bu isteklerin yerine getirilmediğini söyledi.

2008 yılında Maliye Bakanlığı Gelirler Kontrolörleri Doğan Holding'e toplam 3.76 milyar liralık Cumhuriyet tarihinin en büyük vergi cezasını kesti;
"1 milyar 877 milyon 454 bin 85 TL tutarında vergi ziyaı cezası, 60 bin TL tutarında usulsüzlük cezası ve 282 bin 173 TL özel usulsüzlük cezası"
Verginin aslı 1.8 milyar lira.

2011 yılında Milliyet Gazetesi'ni Aydın Doğan'dan alan Ali Karacan - Demirören ortaklığının ilk icraatı ergenekon soruşturmasıyla tutuklanan hakkındaki suçlamalar dahi belli olmayan Nedim Şener'in görevine son vermek oldu.
Doğan Holding'den Mayıs 2011 itibariyle bazı davalara ilişkin uzlaşmalar kapsamında 200 milyon lira civarında bir tahsilât yapıldı.
Maliye’nin 3.752.584, 91 TL vergi cezasında 700 milyon liraya anlaşılacak.
Maliye'nin kasasına DYH ile ilgili olarak gecikme cezaları ve geçmişteki tahsilâtlar eklendiğinde toplamda 1 milyar liraya yakın bir rakamın gireceği hesaplanıyor.

17 yıldır Hürriyet'te köşe yazarlığı yapan Bekir Coşkun Eylül 2009'da Hürriyet gazetesinden ayrıldı.


Almanya Frankfurt Savcılığı Deniz Feneri Derneği için toplanan 16 milyon euronun yarısının Kanal 7’ye aktarıldığını ifade etti.
Devletin ajansı TRT, Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu evinde televizyon seyrederken evinin arandığını ve gözaltına alınacağını yazdı. Savcı ve güvenlik güçleri, bu yayından tam 6 saat sonra Kanadoğlu'nun evine geldi.

Özel olarak çıkarılan bir yasa ile “soruşturmanın gizliliğini ihlal ve adil yargıyı etkileme” suçlarını işleyenlere af getirildi.
Vakit Gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez 14 yaşında bir kız çocuğuna defalarca cinsel tacizde bulunduğu iddiasiyla tutuklandı, tutuklu kaldı, ve yargılandı. Dava sonucunda 13 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı.

Vakit Gazetesi yazarı Duran Kömürcü;
"Bugün de Hüseyin Üzmez'e yöneltilen isnattan dolayı bütün Müslümanlar üzülmektedir. Çünkü günahın ispatını Allah: "Bir de dört şahit getirmeleri gerekmez miydi? Mademki bu şahitleri getirmediler. O halde onlar Allah nezdinde yalancıların ta kendileridir" (Nur Suresi 13) buyurarak, dört şahitle tespit edilmeyen zina suçlamasına yalancı olarak beyan etmektedir.

4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde verilen 13 yıl 1,5 ay hapis cezası Yargıtay’da usulden bozulan Hüseyin Üzmez 09.03.2011 tarihinde tahliye kararıyla serbest kaldı. Duruşmaya B.Ç'nin babası Bekir Ç. katıldı. Tutuksuz yargılanan anne Livaze Ç. ise rahatsızlığı nedeniyle duruşmaya gelmedi.

Hüseyin Üzmez serbest kaldıktan sonra;

“Allah'a şükürler olsun. Beni bundan sonra gazete ve televizyonlarda bol bol izlersiniz”




ÖZELLEŞTİRME

TMSF'ye devredilen Atv- Sabah ihale şartnamesini 25 firma inceler, sekiz firma şartnameyi satın alır, üç firmaya ön yeterlilik verilir. Sadece Çalık Holding ihaleye girer.

Çalık Holding'in bünyesinde bulunan Turkuvaz Radyo Televizyon Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş Atv-Sabah ihalesini 1,1 milyar dolarlık bedelle satın aldı.

Paranın 375 milyon dolarını bir kamu bankası olan Halk Bankası verdi.
375 milyon dolar aynı yıl bankanın yeniden yapılandırdığı 3.378 firmanın toplam borcuna eşit. Halk Bankası'nın yine aynı yıl 7.969 firmaya kullandırdığı kredi tutarı 1.3 milyar TL.

Sabah-atv grubunda çalışan sayısı 1.100. Borcu yapılandırılan şirketlerde ortalama 20 kişi varsayıldığı halde, bu paranın KOBİ'ler için kullandırılması halinde yaklaşık 70 bin kişilik bir istihdam katkısı daha yapmak mümkün olacaktı.

Halk Bankası yönetimi bankanın görevinin küçük ve orta ölçekli işletmeleri desteklemek olduğunu açıkladı.

Paranın diğer 375 milyon dolarlık kısmını başka bir kamu bankası olan Vakıf Bankası verdi.
Bu rakam Vakıfbank tarihinin bu en büyük kredi talebi oldu.
Kredi talebinin görüşülmesi aşamasında, Banka Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Çekinmez; “kredi talep eden firmanın maddi durumu standartlara uymamaktadır, alınan ipotekler yeterli değildir, bu kredinin dönüşü risklidir” diyerek, kredinin verilmesine karşı çıktı ve muhalefet şerhi koydu.
Yine de şerh dikkate alınmadan, başvurudan onyedi gün sonra çıkarılarak Vakıfbank tarihinin en hızlı çıkarılan kredisi olarak tarihe geçti.
Teminat olarak kredinin kullanılacağı Atv – Sabah gösterildi.

Böylece iki kamu bankasının desteğiyle ATV ve Sabah Gazetesinin % 68’lik kısmı olan 750 milyon dolarlık kısım ödendi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdulah Gül'ün bizzat Katar'a gidip yüz yüze görüştükleri Katar Yatırım İdaresi'nin şirketi Al Wasaeel Media yüzde 25 pay ile Çalık Holding'le ortaklık yapmaya ikna oldu. Katarlı şirket yüzde 25 hisse karşılığı 350 milyon dolar verdi.

1.1 milyar dolarlık toplam bedel bu şekilde ödendi.

Diğer alacaklılara ödenecek para için hesaplanan yaklaşık 50 milyon dolar KDV ve işletme sermayesi için 100 milyon dolar; toplam 150 milyon dolar da Çalık Holding'den çıktı.

Çalık Holding bu şekilde bir ödeme ile atv Televizyonu, Radyo City, Sabah, Takvim, Günaydın, Yeni Asır ve Pas Fotomaç gazeteleri, Bebeğim ve Biz, Sinema, Sofra, Home Art, Şamdan Plus, Yeni Aktüel, Para, Global Enerji, Transport, Hukuki Perspektifler dergileri ile Turkuvaz Dağıtım'ın sahibi oldu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın damadı Berat Albayrak'ın müdür olduğu Çalık Holding'de aynı zamanda;

Ağabeyi Serhat Albayrak Atv – Sabah ihalesini alan holding bünyesindeki Turkuvaz'ın hem yüzde 1 oranında ortağı, hem de üst düzey yöneticisi konumunda bulunuyor.



Selma Aliye Kavaf - Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı

"Türk aile yapısıyla örtüşmeyen programlar için şifre uygulanacak"
"O görüntülerin eylemleri ve söylemlerin olduğu her neyse işte yayınların bir şifresi vardır. Onu seyretmek isteyenler o şifreyi satın alırlar ve seyrederler. "
Radyo Televizyon Üst Kurulu, yasal ve teknik olarak şifrenin mümkün olmadığını belirtti.
“Dizilerdeki erotizmden irrite oluyorum”

“Bizim çocukluğumuzda evlerde radyo dinlenirdi. Başbakanların, liderlerin konuşmaları dinlenirken evde çıt çıkmazdı. Televizyon, ben ilkokul üçüncü sınıftayken Denizli’ye geldi.”

Aşkı Memnu dizisindeki öpüşme sahneleri için;
“Avrupa’da, Amerika’da o tip programlar kontrollü yayınlanır. şifresi vardır, isteyen satın alır” demiştim. “Sansürcü bakan şifre istedi” diye çarmıha gerdiler. Reyting kaygısıyla böyle kontrolsüz bir yayıncılık anlayışını doğru bulmuyorum. O sahne 45-50 yaşındakiler için önemli olmayabilir dejenerasyon anlamında. Ama 4-10 yaşındakilerde farklı etki yaratabilir. Ben Kurtlar Vadisi’ni seyrediyorum sadece. Doğru yanlış bilemem ama verilen mesajlar ilgimi çekiyor.

Egemen Bağış
"Türkiye'de basın özgürlüğünü biz herkesten çok önemsiyoruz, çünkü basının özgür olmadığı bir ülkede demokrasi olmaz. Demokrasinin olmadığı bir ülkenin Ab sürecinde bir ciddi talebi olamaz. Ama basın mensubu olmak da kimseye suç işleme özgürlüğünü vermez"

Akif Beki - Başbakanlık Sözcülüğü ve Danışmanlığından sonra Radikal gazetesinde yazmaya başladı.

Radikal yazarı Yıldırım Türker gazetede "radikale iliştirilmiş elden düşme danışman" diye kendisini tarif etti.
Yazdığı köşesinden;
Lirik delikanlı sesine alışmış kulaklar için demek ki biraz irkiltici gelmiş Erdoğan’ın dramatik delikanlı sedası.
Fakat tasalanmayın, keyifler yerinde. Avrupalılar da tok delikanlı sesinden daha çok zevk almaya başlayacaklardır zamanla."
Abdullah Gül;

Ahmet Şık'ın kitap taslağının toplatılmasıyla ilgili, “Bütün bunlar herhalde O gazeteciler ve bahsedilen kitaplar için en büyük PR çalışmaları olmuş oldu. Herhalde 10 bin satacak kitabı şimdi yüzbinlerce sattıracaklar”

'Tokat'ta 9 gazete 10 televizyon kanalı var, basın özgür olmasa bunların hiçbiri olmazdı''
Recep Tayyip Erdoğan;

Gazeteler için boykot çağrısı yaptı;
“Bu gazeteleri okumayın, okutmayın”

“Köşe yazarları az yazarsa ülke huzur bulur”

Terörist olduğu Bm tarafından ilan edilen El Kadı'yı eleştiren muhalefet üyeleri ve gazetecilere;
"Onları hoplatacağım."

Aydın Doğan'ı kastederek;
"Benim o kadar köşe yazarım, silahşörüm yok"
Kullanıcı küçük betizi
Son İktidar
Üye
Üye
 
İletiler: 23
Kayıt: Pzt May 30, 2011 16:53

Şu dizine dön: Son İktidar - Ulusal ÖZDEMİR

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

cron

x