BATI’LI İSTİHBARAT SERVİSLERİNİN BİR SALDIRI YÖNTEMİ: “AĞ STRATEJİSİ” / MİTHAT AKAR

Üniversiteli Gençler Burada Yazıyor

BATI’LI İSTİHBARAT SERVİSLERİNİN BİR SALDIRI YÖNTEMİ: “AĞ STRATEJİSİ” / MİTHAT AKAR

İletigönderen mithat akar 1923 » Çrş Ara 07, 2016 0:36

İşgal İçin Gerekçe Oluşturma : “Demokrasi İhracı"

Önce kısa bir alıntı. "Sadece 'terör'le savaşılmayacak, DEMOKRASİ de götürülecekti. Amerikan Ulusal İstihbarat Direktörü ( DNI ) Başkanı John Negroponte 27 Ekim 2005 tarihinde AFP'ye ( Fransız Basın Ajansı ) yaptığı açıklamada, demokrasilerin güçlendirilmesi konusunun bundan böyle terörizmle mücadelenin yanında, Amerikan istihbarat servislerinin yeni stratejisi olacağını belirtmişti. " (Fransız Basın Ajansı /AFP - Amerikan İstihbaratının Yeni Stratejisi Demokrasiyi Güçlendirmek - 28 Ekim 2005 )

Resim

"Bu paradigmada, kimlik ve sosyal yapı güvenlik konusu haline getirilerek, seçilen ülkeler AĞ STRATEJİSİ ile dönüştürülmeye ve rejimleri ile oynanmaya başlandı. Ağ stratejisinin temel kurgusu; dışarıdan kurgulanan siyasi, ekonomik ve sosyo - kültürel unsurların ( parti uzantıları, sivil toplum örgütleri, vakıflar, NGO'lar, yönlendirilmiş medya v.b. ) yer aldığı, toplumları içeriden ve dışarıdan ören bir ağ şebekesi ile ulus devleti kontrol altına almak, devlet ile halkı arasına girmek ve egemenliğine ipotek koymaktır."
Sait Yılmaz, “İstihbarat Bilimi” ( sayfa 84 - 85 ) Kripto Yayınları

Yani yazar diyor ki, eğer emperyalizm bir ülkeye müdahale ediyor, o ülkede açık - örtülü operasyonlar düzenliyorsa, bütün bunlardan önce bir gerekçe yaratmalı. Bu gerekçe ya "terörle mücadele etmek" ya da o ülkeye "demokrasi" götürmektir. Müdahale edeceği ülkeyi, önceden yerleştirdiği adamlar ( siyasi parti uzantıları, sivil toplum örgütleri v.s.) aracılığıyla, her yönden kuşatmaya alır.” Kamu diplomasisi” adını verdiği yöntemi kullanarak kendi isteklerini, o ülke halkına “yumuşak güç” kullanarak kabul ettirmeye çalışır. Küresel merkezlerin egemenliği önünde tehlike oluşturuyorsa, o ülkenin ulusal yapısını, milli kimliğini ve o ulusal yapının en üst teşkilat yapısını oluşturan Ulus Devlet yapısını ortadan kaldıracak hamleler yapar. Bunun için kendi ülkesinde planladığı stratejiyi ( ülkelerde iç savaş çıkarmak, “sivil” görünen kitleleri ayaklandırmak, o ülkedeki mevcut terör örgütlerini silahlandırmak, Suriye’de yapmaya çalıştığı gibi etnik kantonlar oluşturmaya çalışmak gibi stratejileri… ) devreye sokar ve tamamen kendi denetiminde bir istikrarsızlık yaratır.

Daha Önce Ne Yaptık, Şimdi Ne Yapmalıyız?

Batılı küresel güç merkezleri öncelikle beyinleri ele geçirmeye çalışır. Zihinlerin işgal edilmediği bir ülkenin toprakları da işgal edilemez. İşgal edilse de, bu işgal süresi tarihsel anlamda uzun sürmez. Örneğin Mondros ve Sevr sürecinden sonra, Türk Ulusal Kurtuluş Savaşı ile birden fazla işgal devletinin yenilgiye uğratılması… ( 1919 – 1923 ) Bu ulusal kurtuluş savaşının devamı olan ve buna göre inşa edilen ekonomik, siyasal, hukuksal ve kültürel yapı. ( 1923 – 1938 )

Tersine verilecek diğer örnek de elimizde mevcut. Atatürk’ün ölümünden beş ay sonra İngiltere ve Fransa ile yapılan anlaşmalar. 1947 Marshall Planı ile ABD’ye ekonomik olarak bağlanmak. Aynı tarihte eğitim sisteminin ABD denetimine verilmesi. 1952 NATO’ya üyelik süreci ve ekonomik olarak bağlandığımız ABD’ye, askeri eksende de bağımlı olmak. 1963 AET’ye üyelik ve 1987 AB’ye tam üyelik için başvuruyla başlayan “Uyum” döneminin başlaması. Adım adım bizi Batı emperyalizmine bağlayan bu kırılma noktaları da “zihinlerin işgal edilme” döneminin ana hatlarına örnek oluşturuyor. Medyanın denetim altına alınması, terör örgütleri PKK, IŞİD ve CIA güdümlü cemaatin desteklenmesi… ( Son günlerde anılan adıyla FETÖ’nün desteklenmesi ) 52 NATO üssünü ve Adana / İncirlik Üssü’nü belirtmeme gerek yok sanırım.

Yukarıda sadece çerçevesini çizdiğimiz tablo, yazının başında alıntıladığım, küresel odakların Türk ulusunu ortadan kaldırmak için tatbik ettiği “AĞ STRATEJİSİ” nin zeminini ve iklimini olgunlaştıran saldırı mevzileridir.

Peki, bu saldırıyı önlemek için ne yapmalı? Batı’nın algı yönetimine karşı uyanık olmalı ve özellikle medya üzerinden yürütülen psikolojik savaş yürütücülüğüne karşı bilinçlenmeliyiz. Onların saldırdığı değerlere sahip çıkmalıyız. Milli kimlik, milli değerler, ulusal zenginlik ve kaynaklar, Türk Devletinin kurucu önderi Atatürk gibi değerleri yaşatmalı. Bu değerleri yaşatmak ve bu değerleri yeniden egemen kılmak için, millete gitmeli, milletle beraber olmalı ve en başta Türk milletine güvenmeliyiz. Şu ya da bu siyasi partiye değil. Bu toprakların işçisine, çiftçinse, köylüsüne, esnafına güvenmeliyiz. Üreticisine ve yoksuluna güvenmeliyiz. Siyasi partiler mi? Onlar da yukarıda anlattığımız “Ağ stratejinsin” ünitelerinden başka bir işleve sahip değil.

Mithat Akar / Gaziantep

https://www.facebook.com/profile.php?id=100006232153226
Kullanıcı küçük betizi
mithat akar 1923
Üye
Üye
 
İletiler: 298
Kayıt: Çrş Ağu 28, 2013 16:18

Re: BATI’LI İSTİHBARAT SERVİSLERİNİN BİR SALDIRI YÖNTEMİ: “AĞ STRATEJİSİ” / MİTHAT AKAR

İletigönderen Gönül Pınar Atacı » Çrş Ara 07, 2016 20:57

Teşekkürler sevgili Mithat.
Kullanıcı küçük betizi
Gönül Pınar Atacı
Üye
Üye
 
İletiler: 673
Kayıt: Sal Ara 01, 2015 9:02

Re: BATI’LI İSTİHBARAT SERVİSLERİNİN BİR SALDIRI YÖNTEMİ: “AĞ STRATEJİSİ” / MİTHAT AKAR

İletigönderen ozdenguncel » Prş Ara 08, 2016 10:34

Emeğine sağlık
Kullanıcı küçük betizi
ozdenguncel
Üye
Üye
 
İletiler: 19
Kayıt: Çrş Kas 23, 2016 9:38


Şu dizine dön: Gençlik Diyor ki

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 2 konuk

x