Beyaz Saray Müslümanları ve AKP Siyaseti !

Beyaz Saray Müslümanları ve AKP Siyaseti !

İletigönderen Alp Ergenekon » Çrş Kas 10, 2010 18:51

Beyaz Saray Müslümanları ve AKP Siyaseti!

Toplumsal etkisi büyük olabilecek projeleri sosyolojiyi göz ardı ederek hayata geçiremezsiniz.

Hele bu yapmak istediğiniz siyasi bir manevra ise sosyolojiyi yalayıp yutmak ve ondan sonuna kadar yararlanmanız gerekir.

Ancak çok fazla detaylarla uğraşmak istemiyor ve sizi daha çok sonuç ilgilendiriyor ise Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi Teorisi size yardımcı olabilecek kaynakların belki de başında gelir ve bunu bilmeniz de yeterli olacaktır.

Küresel efendilerin güdümündeki Beyaz Saray Müslümanları kendilerine verilen Türk Milletini başkalaştırma ya da başka bir değişle Türk Milletini inisiye etme görevini yerine getirirken bu teoriden sonuna kadar yararlandırıldı.

Bunun nasıl olduğuna geçmeden önce Yahudi Abraham Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi Teorisinin olduğunu hatırlayalım.

Maslow, bu teorisinde uzun yıllar yaptığı araştırma sonucu olarak; insanların, ırk ve din farkına bakılmaksızın statülerine göre kategorize edilebileceklerini öngörmüş ve şu şekilde izah etmiştir.

1 - Fizyolojik İhtiyaçlar;
Yeme, içme, barınma, hayatı devam ettirme.
2 - Güvenlik İhtiyaçları;
Hastalık, yaşlılık vb. gibi hallerde geleceği garantiye almak
3 - Ait Olma ve Sevgi İhtiyaçları;
Kendi kendini anlama, şefkat...vb.
4 - Değer İhtiyaçları;
Prestij, başarı, saygı görme...vb.
5 - Kendini Gerçekleştirme İhtiyaçları;
Yapma tamamlama arzusu, kişisel tatmin, kişisel başarı, bilimsel buluşlar.

Bu teoriye göre her bir madde de belirtilen ihtiyaçların ortaya çıkma şartı bir önceki madde de belirtilenlerin gerçekleşmesine bağlıdır.

Biraz açmak gerekirse;

Fizyolojik İhtiyaçlar: İnsanların öncelikli hedefinin yeme, içme, barınma ve bu temelde hayatı devam ettirmeye yönelik olduğu ve tüm bunları gerçekleştirip sağlama almadan bir sonraki küme olan Güvenlik İhtiyaçlarını düşünemeyeceği savunulmaktadır.
Gerçekte de öyle değil midir. Karnı aç olan insan karnını doyurmadan başka ne düşünebilir ki !

Güvenlik İhtiyaçları: Fizyolojik ihtiyaçlarını ancak kendi imkanları ile karşılayabilen insanların bir sonraki adımda ihtiyacını duyabilecekleri; hastalık ve yaşlılık gibi halleri garanti altına alınması, çalışma hayatının garanti altına alınması gibi ihtiyaçlardır. Burada kritik olan husus, Fizyolojik ihtiyaçlarını ancak kendi imkanları ile karşılayabilen insan kümesinin ancak bu tarz bir ihtiyacı duyabilecek olmasıdır.
Yani Fizyolojik ihtiyaçları başkası tarafından karşılanan insanlar güvenlik ihtiyacı hisseder ama bunu da başkaları tarafından karşılanabileceğini öngörerek Güvenlik İhtiyaçlarını nasıl karşılayacaklarını düşünmezler bile !


Ait Olma ve Sevgi İhtiyaçları: Güvenlik ihtiyaçlarını ancak kendi imkanları ile karşılayabilen insanların bir sonraki adımda ihtiyacını duyabilecekleri; Ait Olma ve Sevgi İhtiyaçlarıdır. İşte insanları sosyal varlık olmaya hazırlayan ihtiyaç kümesi Ait Olma ve Sevgi İhtiyaç kümesidir. Yine burada da kritik olan husus, Güvenlik ihtiyaçlarını ancak kendi imkanları ile karşılayabilen insan kümesinin ancak bu tarz bir ihtiyacı duyabilecek olmasıdır.
İşte tam burada şu soruya cevap aramak lazım: Yaşadığımız toplumun oran olarak ne kadarı bu grupta toplanabilir ! Fizyolojik ve Güvenlik İhtiyaçlarını kendi imkanları ile karşılayabilen insan oranı ne kadarsa Ait Olma ve Sevgi İhtiyacını elde etmeye, başka bir değişle Sosyal Birey olmaya çalışan insan sayısı da o kadar olacaktır. Yazık hem de çok yazık !

Bu gruba ilişkin kısa açıklama sonrasında 4 ve 5. Gruplar olan Değer İhtiyaçları ile Kendini Gerçekleştirme İhtiyaçlarına ilişkin açıklamaların yersiz ve gereksiz olduğunu düşünerek teoriye ilişkin açıklamalarımı burada kesip Beyaz Saray Müslümanlarının bu teoriden nasıl yararlandırıldıklarına geçmek istiyorum !

Ama önce gelin yaşadığımız toplumu bu teorinin açıklamaya çalıştığım ilk üç maddesine göre yerleştirmeye çalışalım.

İşsiz sayısı On iki milyonlarla, açlık ve yoksulluk sınırı altında olanlarının ise daha yüksek rakamlarla ifade edildiği ülkemizi, bu tabloya yerleştirmeye kalktığımızda ezici çoğunluğun, birinci grup ile ikinci grupta yoğunlaşacağını söyleyebiliriz.

Teorinin doğruluğunu kendi sosyal statünüzü dikkate alarak da anlamaya çalışabilirsiniz. (Karı-Koca çalışan ve ortalama 2.500 YTl maaş alan evli çiftler dahi en fazla üçüncü grupta yer alabilir.)

Bu toplumsal gerçeği artık AKP ve siyaseti ile ilişiklendirmek mümkün olacaktır.

Günümüz siyasetinin sosyolojik gerçeklere rağmen yapılmayacağının farkında olarak Türk Siyasetinde pozisyon aldırılmış Beyaz Saray Müslümanları ile AKP ve Genel Başkanının “…Sekiz milyon aileye kömür yardımı yaptık” söyleminin arkasında yatan toplumsal acı gerçek işte budur !

AKP Genel Başkanının ikide bir vatandaşa “…Garip, gureba” diye seslenmesinin ardında yatan toplumsal acı gerçek işte budur!

Devlet bütçesinde yardım amaçlı kalemlerle yer alan milyonlarca TL lik rakamların arkasındaki sosyolojik gerçek işte budur!


Çalışmak ve çalışarak başarmak ve kazanmak yerine dua ederek elde etmeyi uman ve bunu kayıtsız kabul eden bir toplum oluşturmanın arkasındaki teori Yahudi Abraham Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi Teorisidir!

Sadaka yaklaşımı ile 2002 başlarından itibaren dağıtılan bu sözde yardımlar 2010 yılında Başbakanlık Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü’nün yapmış olduğu araştırmada bakınız nasıl tanımlanıyor : “Kır ile organik bağları kopmuş ve şu ya da bu nedenle piyasalarda da organik bir bağ kuramamış bireyler ve aileler, hiçbir dönemde olmadığı kadar, devletin koruyuculuğuna muhtaç duruma gelmiştir”

Başbakanlığa bağlı kurum tarafından yapılan bu açıklamaya göre büyürken yoksullaşmışız !

Bu noktada Erbakan’ın RTE için kullandığı “Siyonist Veznedar” yakıştırması sizce de hani bir deyim vardır ya CUK oturmuyor mu ?

Sonuç olarak: Türk Milleti tüm bu gerçeklerle dış güçlerin hedefledikleri doğrultuda makyavelist AKP idaresi altında inisiye edilmeye çalışılmaktadır.


Yüce Türk Milletinin bu değişikliğe ses çıkarmaması halinde yapılmak istenen inisiyasyon tamamlanmış demektir.

Yani Beyaz Saray Müslümanları, AKP ve makyavelist siyaseti doludizgin devam ediyor !

Peki ya MUHALEFET !
Bu memleket, dünyanın beklemediği bir müstesna mevcudiyetin tecellisine sahne oldu. Bu sahne, 7 bin senelik bir Türk Beşiğidir. Beşik tabiatın rüzgârlarıyla sallandı; beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurlarıyla yıkandı, o çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvelâ korkar gibi oldu; sonra onlara alıştı; onları tabiatın babası tanıdı, onların oğlu oldu. Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu, şimşek, yıldırım, güneş oldu. Türk oldu. Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.
ATATÜRK
Kullanıcı küçük betizi
Alp Ergenekon
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 38
Kayıt: Cmt May 02, 2009 14:42
Konum: Ankara

Şu dizine dön: Alp Ergenekon

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x