Beyler bu vatan size neyledi? / Ahmet ŞAFAK

Beyler bu vatan size neyledi? / Ahmet ŞAFAK

İletigönderen Başkomutan » Cum Mar 19, 2010 16:04

Beyler bu vatan size neyledi?








Başbakan Erdoğan'ın PKK açılımını sanatçılarla kamuoyu oluşturma çabasına
Ülkücü sanatçı Ahmet Şafak'tan tepki geldi.

Ülkücü sanatçı Ahmet Şafak yıkım projesi olarak nitelediği açılımı protesto ettiğini söyledi.

Sanatçıların haklarını aramayan bir zihniyetin bir proje için sanatçılarla bir araya gelmesini reddettiğini belirtti.

Ülkücü Sanatçı Ahmet Şafak açıklamasında;

"Türkiye'nin bölünme riskini politikaya dönüştüren ve bin yıllık Anadolu Türk varlığımızı hiçe sayan
davranışları protesto ediyorum.

Sanatın ve kültürün en temel haklarını dile getirmeyen, ilgili kanunları çıkarmayan bir hükümetin
yıkım projesi olarak rahatlıkla adlandırılabilecek bir proje için sanatçılarla bir araya gelme girişimini reddediyorum.

Bu nedenle Başbakan ile sanatçıların toplanma tarihi olan bugün, 20 Şubat'ta yeni albümün yepyeni eseri olan
"Beyler bu vatan size neyledi?" şarkımı Başbakan'a ve AKP'lilere dinlemelerini istiyorum". dedi.

"Beyler bu vatan size neyledi?" adlı şarkının sözleri;



Bağrımıza talan girdi canım ey..
Beyler bizi bize düşman eyledi..
Bağrımıza yılan girdi canım ey
Beyler bu vatan size neyledi
Doktoruz dediniz candan ettiniz
İmamız dediniz dinden ettiniz
Yarından bugünden dünden ettiniz
Beyler bu vatan size neyledi..
Günü gelir kara kitap açılır
Haram helal orta yere saçılır
Anadan yardan serden geçilir
Beyler bu vatan size neyledi
Besledi büyüttü adam eyledi
Sanmayın halk son sözünü söyledi..

Sırtımızda yedi düvel belası
Kalmadın artık bu işin ortası..
Samsuna çıkmanın tam da sırası..
Beyler bu vatan size neyledi..
Doktoruz dediniz candan ettiniz
İmamız dediniz dinden ettiniz
Yarından bugünden dünden ettiniz
Beyler bu vatan size neyledi..
Günü gelir kara kitap açılır
Haram helal orta yere saçılır
Anadan yardan serden geçilir
Beyler bu vatan size neyledi
Besledi büyüttü adam eyledi
Sanmayın halk son sözünü söyledi..

Beyler!! Burası Türkiye bin yıllık devlet
Selçuklu Osmanlı ve Cumhuriyet hepimiz kardeşiz hepimiz Mehmet
Beyler!! bu vatan size neyledi derdimiz ekmekti derdimiz aştı..
Haram saltanatı kurdunuz sabrımız taştı duymadınız sesimizi arşa ulaştı..
Beyler!! Bu vatan size neyledi..Türkün başına bela elaleme yoldaş oldunuz
Haine zalime yoldaş gardaş oldunuz milletin bağrında kara bir taş oldunuz
Beyler!! Bu vatan size neyledi...
Doktoruz dediniz candan ettiniz İmamız dediniz Dinden ettiniz
Yarından bugünden dünden ettiniz..
BEYLER BU VATAN SİZE NEYLEDİ…


hareket2023.com

Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler!

Eğer bir milletin kurtarıcıya gereksinimi yoksa artık millet olmuştur
Sakın kurtarıcı bekleme‚ yoksa sana karşı olan vazifemi yapamadım sayarım

Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır

Beni hatırlayınız
Kullanıcı küçük betizi
Başkomutan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 2167
Kayıt: Pzt Eki 12, 2009 23:24

Re: Beyler bu vatan size neyledi? / Ahmet ŞAFAK

İletigönderen Başkomutan » Çrş Mar 31, 2010 16:46

Ahmet Şafak ve “Beyler Bu Vatan Size Neyledi”



Arka arkaya açıklanan açılım paketlerinin Türkiye gündemine oturduğu, şu günlerde Sanatçı Ahmet Şafak “Beyler Bu Vatan Size Neyledi” diyerek Türkiye’yi ucu görünmeyen bir karmaşanın içine sürüklemeye çalışanları ne yaptıklarının farkına varmaya çağırıyor.

Sanatçı Ahmet Şafak’a, “Beyler Bu Vatan Size Neyledi”nin çıkış noktasını ve “Demokratik Açılım” süreci konusundaki fikirlerini sorduk.

•Hilal Turgut: “Beyler Bu Vatan Size Neyledi” adlı eserinizi internet sitemizde de yayınladık. İnternet kullanıcıları tarafından binlerce kez görüntülenen eserinizin çıkış noktası nedir?

•Ahmet Şafak: Bugünkü sürecin gözümüzün önüne getirdiği sanatçı tablosunun aksine sanatçılar kötü gidişatı tıpkı bir doktor gibi teşhis eden ve bu yolda toplumsal algı oluşturarak çözüme katkı yapan sosyal tiplerdir. Kendilerini toplumsal oyunun oyuncağı gibi görenlere inat bizler tıpkı Kaygusuz Abdal, Köroğlu, Dadaloğlu, Pir Sultan, Dede Korkut, Aşık Veysel, Aşık Seyrani,Şenlik Baba gibi muhteşem örneklerde olduğu gibi milletin birlik ruhunda buluşan işler yapmalıyız.Varlığımızı şöhrete değil,millete emanet etmeli ve buna göre bir sorumluluk taşımalıyız.Ben BEYLER BU VATAN SİZE NEYLEDİ isimli eserimle milletimden aldığım ilhamı yine milletimle paylaşmış oldum.Ama bu paylaşım şair,ozan atalarımın bende dirilen manevi varlıkları sayesinde gerçekleşmiştir ,denilebilir.

•Hilal Turgut: Her geçen gün bir yenisine tanık olduğumuz açılımlar süreci “Demokratik Açılım”la başladı. Hükümetin bu girişimini nasıl değerlendiriyorsun?

•Ahmet Şafak: Her şeyden önce bu süreci olumlu bulmadığımı belirtmek isterim. Çünkü bu süreci Türkiye’nin milli bütünlüğü acısından zararlı görüyorum. Neyazık ki, Hükümetin bu konuda Türkiye’nin mevcut hassasiyetlerini göz önünde bulundurmadığını düşünüyorum. Türkiye’nin son 30 yıldır yaşadığı problemleri daha farklı milli birliktelik ve bütünlükten yana daha doğru politikalarla gidermesi mümkünken, Hükümet ne yazık ki, Türkiye Cumhuriyeti’nin ana omurgasını zedeleyecek bir yola sapmıştır. Hükümet, bu gayesini eski solcu yeni liberal tipler ve şekilsiz aydınlar eliyle batıya endeksli çıkar çevreleriyle gerçekleştirme kararlılığındadır. Türkiye’nin milli bütünlüğü konusunda hiçbir Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin uygulamadığı yöntemleri hayata geçirme kararlılığı bu ülkenin geleceği konusundaki kaygıları artırmaktadır.

•Hilal Turgut: Başbakanın, “Demokratik Açılım” çalışmalarına sanatçılardan destek alma girişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

•Ahmet Şafak: Sayın Başbakanın, sanatçıları, “Demokratik Açılım” konusunda destek vermeleri için toplantıya çağırması, aslında bu açılım projesinin Türk Milleti’nin mukavemetiyle karşılaştığının kanıtıdır.

Ne yazık ki Türkiye’de halkın gündeminden çıkan sanatçılar Başbakan’ın gündemine girmiştir. Halk indinde artık eski şaşalı devirlerini yitiren sanatçılar Başbakanın açılım enstrümanına çevrilmiştir. Bu yöntemin tutmayacağını her iki tarafa da öğütlemek boynumuzun borcudur. Bunun için başta TRT olmak üzere diğer özel TV ekranlarına bakmaları ve sanatın televizyonlarda ki konumunu izlemelerini tavsiye ederim. Türkiye de popüler kültürün bu kadar gerilediği, popüler kültürün sembollerinin erozyona uğradığı bir aşamada hangi halk sanatçıya bakarak geleceğini şekillendirmek ister. Son otuz yıldır televole kültürü ve sağdan saysanız sekiz soldan saysanız sekiz anlayışıyla oluşan star sistemi halkı bunaltmış ve pop kültür artık geçerliliğini yitirmiştir. Sanatçılar güven duyulan değil sadece izlenen bir figüre dönüştürülmüşlerdir. Açılım gibi, milli koordinatları yırtmayı amaçlayan, bir proje için kendisini eğlendiren figürlere millet bakarak yol haritasını çizebilir mi? Hayatları boyunca bir şehit türküsü yapmamış, bir şehit annesinin omzuna başını dayamamış,otuz yıldır süren ayrılıkçı terör olaylarına kafa yormamış bir sanatçı kitlesini kim dinleyecek?Kendisine “bu bir kardeşlik projesidir” dendiğinde bu millet de “ kardeş kardeşi otuz yıldır pusuya mı düşürür,diye sormayacak mı?Analar ağlamasın diyenlere,anaların ağlamaması için vatanın bölünmez bütünlüğünü hiçe mi sayalım,demeyecek mi? Sanatçı arkadaşlarımın bu tutumlarını yeniden gözden geçirmelerini diliyorum.Sanatçı arkadaşlarımın başbakanın karşısında yaşadıkları hayranlık sendromu dikkat çekicidir.Sanatçılar siyasi erk tarafından sırtlarının sıvazlanması karşısında yaşadıkları hayranlık psikolojisi ile sorumlu aydın profiline değil Platon’un çocuk metaforuna haklılık kazandırmışlardır.Bir sanatçının bir politikacı karşısındaki tutumu her şeyden evvel eleştirel olmalı iken bu denli teslimiyet içine girmelerini şaşılacak derecede tuhaf bulduğumu belirtmeliyim.

•Hilal Turgut : “Demokratik Açılım” toplantısına çağrılan sanatçılardan biri olsaydınız tavrınız ne olurdu?

•Ahmet Şafak: Öncelikle bu toplantıya katılırdım. Özellikle Türkiye’nin milli hassasiyetleri konusunda bilgisi olmayan, Türk toplumunun bir ulusal bütünlük içinde neredeyse bir asra yaklaşan cumhuriyet gerçeğinden habersiz bu siyasi anlayışa ve bilgisiz sanatçı arkadaşlarımıza Türkiye’nin gerçeklerini anlatırdım. Ve Türkiye’nin yaklaşık bin yıldır meydana getirmiş olduğu kardeşlik temelini zorlayan, atomize etmeye çalışan; kimilerine göre politika, kimilerine göre fantazya olan bu projeyi bütün yönleriyle anlatarak, doğru kamuoyu oluşturmanın yollarını anlatırdım. Bu projenin şaşılacak bir şekilde uluslar arası projelerle ilişkili olduğu üzerine görüşlerimi anlatırdım. Graham Fuller’in Yeni Türkiye isimli kitabından örnekler verir ve Yeni Ortadoğu Projesi ile açılım projesi arasında ki ilişkiyi sadece bir akıl yürütmesi tarzında ifade ederdim.

Biz sanatçıyız; bizim işimiz öncelikle duygu merkezli hareket etmektir. Ama unutulmasın ki burası Türkiye. Bırakın sanatçıları bu ülkenin hiçbir ferdi kendisini milletinin geleceğinden soyutlayamaz. Ve Türkiye’nin sanatçıları bu derece liberal bir başıboşluk içinde kendi nefs çukurlarında bocalayamazlar. Bilmiyorlarsa öğrenecekler, yanlış biliyorlarsa düzeltecekler. Aksi durumda toplumun karşısına çıkma sorumluluğu taşıyamazlar. Hem bilmiyorum hem de toplumu ben idare ederim tarzı yaklaşım komik, hadbilmezlik ve cehalet olur. Bu ülkenin kaderi milli devlettir. Bizim yapacağımız şey milli devlet formunda daha adil, daha demokratik ve daha üretken bir kurumlaşmayla fukaralığa ve cehalete karşı hep birlikte mücadele etmek olmalıdır.

•Hilal Turgut : “Demokratik Açılım”, çabaları Türkiye’yi nereye götürüyor?

•Ahmet Şafak: Türkiye’nin temel sorunu çağdaş sosyal hukuk devletini güçlendirmek ve katılımcı demokrasiyi oluşturmaktır.

Dünyada hiç bir demokrasi etnik temeller üzerinde kurulamaz. Yurttaşlık hakkı bireysel haklar üzerinden gelişir. Etnik temel üzerinden gelişen haklar büyük Türk milletinin bin yılda oluşturmuş olduğu kardeşliği ve bu kardeşliğin büyük çatısı olan Türkiye Cumhuriyeti’ni zaafa uğratır. Bu kafa tanzimatçı kafadır. Bu kafa Osmanlı İmparatorluğu’nu “Sevr” aşamasına taşımıştır. 1838’deki “Tanzimat Fermanı” aynen böyle bir atmosferde gerçekleşmiş “Tanzimat Fermanı’nın” açtığı kapıdan “Islahat Fermanı” girmiştir. Islahat fermanı bir domino hareketiyle Osmanlı İmparatorluğu, İngiltere’nin Rusya’nın, Fransa’nın vesayetine sokmuştur. Ben Türkiye’de herkesin özellikle aydınların ve sanatçıların 1699 dan günümüze kadar yaşanan süreci bir özet halinde yeniden okuması gerektiğini düşünüyorum. Dünyaya şöhretin penceresinden bakan sanatçıları biraz tarih okumaya çağırıyorum. 1915 yılında yaşanılan süreci soykırım olarak nitelendiren bazı sanatçıların açılıma verdikleri destekle yeni bir rövanş duygusu taşıdığına inanıyorum. “Ermenilerden özür diliyoruz” kampanyasını oluşturup imza atan bazı sanatçılarla açılım toplantısı yapan sayın Başbakan’ında en azından bu konuda ki kendi çıkışlarını yeniden hatırlamasını ve hangi tavrın milli olduğu konusunda bir oto didaktik tavır geliştirmesini bekliyorum. Türkiye bu tartışmalarla bir psikasteni sürecine itilmek istenmektedir. Korku nöbetleri içinde ne yapacağını bilmez halde geleceği noktasında karar vermeye zorlanmaktadır. Oysa kanatlarını açıp uçması gerekmektedir. Türkiye bin yıllık kardeşliğinden iki büyük imparatorluk bir büyük Cumhuriyet oluşturmuştur. Şimdi bu kardeşlik ,Türkiye dediğimiz aşkımızın yani mevcudiyetimizin son kalesi olan ülkemizin balkanlaşma diye tabir edilen bir etnik kutuplaşma ile iddiasını yitirme aşaması ile karşı karşıya getirilmesi demektir.Hayır aslında biz şimdi kardeşlik zeminini güçlendiriyoruz diyen çevrelere şunu hatırlatırız.Siz bir şeyin adını böylesine büyük bir enerji ile koyar,kimlik üzerinden ötekileşmeyi güçlendirirseniz,parlattığınız kimlik siyasal talebini güçlendirecek milletlerarası partner bulmakta gecikmez.Tarihte böyle olmuştur.Alın Mora isyanı,alın Arnavutluk isyanı,Alın Sırp isyanı,alın Ermeni isyanı..Bunların her biri önce ıslahat ve reform talebiyle başlamış ardından siyasal ayrılıkçı terör ardından uluslar arası bir destekle kopuş yaşanmıştır.Bu eşyanın tabi serüvenidir.Aksi bir durumun yaşandığı görünmemiştir.

•Hilal Turgut : Değerli fikirlerinizi ve hassas sanatçı bakışınızı bizlerle paylaştığınız için teşekkür ediyoruz


Röportaj: Hilal Turgut


haberiniz.com
Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler!

Eğer bir milletin kurtarıcıya gereksinimi yoksa artık millet olmuştur
Sakın kurtarıcı bekleme‚ yoksa sana karşı olan vazifemi yapamadım sayarım

Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır

Beni hatırlayınız
Kullanıcı küçük betizi
Başkomutan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 2167
Kayıt: Pzt Eki 12, 2009 23:24


Şu dizine dön: Diğer Görüntüler

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x