GM Anımsatıcı

Bakım sürmektedir; üyelerimize duyurulur.

Acısı içine çöken Türk, yeniden ateşle sınanırken, yeniden kurtuluşa varmak için aklını her zamankinden daha çok korumalıdır. Vatan uğruna canını verenlere kurtuluş borcumuzu ödemek zorundayız.

Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Yazarlar, soyadlarının baş harflerine göre sıralanmıştır; -önceki dizilişte olduğu gibi- abece sırasına göre olan dizilişler, önem veya değer belirtmez.

Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Çizelgeler, en düzgün biçimde Ateş Tilkisi tarayıcısında gözükmektedir.

Araştırmacı-Yazar Cengiz ÖZAKINCI'nın "Bütün Dünya" Dergisinde Yayımlanan Yazılarına Bu Satıra Tıklayarak Ulaşabilirsiniz

28 Şubat'a Farklı Bir Bakış - Cengiz ÖZAKINCI



Bugün Tayyip Erdoğan İçin Ne Yaptınız? / Tuncay ÖZKAN

Bugün Tayyip Erdoğan İçin Ne Yaptınız? / Tuncay ÖZKAN

Mesajgönderen TÜRKK » Cmt Tem 31, 2010 21:54

Bugün Tayyip Erdoğan İçin Ne Yaptınız?

Bugün birlik, güven ve dayanışma içinde cehaletin karanlığının yenilmesi için çalışma günüdür. Türkiye aşkı ile vicdan sahibi yurttaşlar el ele, gönül gönüle 12 Eylül’de hayırlı günleri getirecektir. 13 Eylül günü hayırlı günlerin aydınlığı, Türkiye’nin üzerinde bir sevda güneşi gibi parlayacaktır.


Tuncay ÖZKAN Yeni Parti Genel Başkanı


Hükümdar” Tayyip Erdoğan’ı dinledim gözlerim kapalı. Silivri’de sıcak, rutubet, zindan bir de Recep Tayyip Erdoğan... Ulu hükümdara gözü açık katlanamadım. Diyor ki:

Ben her şeyi yapıyorum, siz de ey muhalefet ne düşünüyorsanız getirin bana söyleyin, ne öyle televizyonda orada burada boş boş konuşuyorsunuz. Konuşturuyorsunuz...


Anlamak mümkün değil

Gerçi Erdoğan’ın ardından ne demek istediğini anlatmak için onlarca “Erdoğan’ı anlama kılavuzu” devreye girip; “Aslında”, “Kastı”, “Demek istedi ki” gibi başlangıçlarla her şeyi bilen hükümdarı bize anlatıyorlar. Yoksa anlamak mümkün değil.

Muhalifi olduğum için Recep Tayyip Erdoğan tarafından zindanda, Silivri esir kampında tutulan biri olarak, bundan sonra iktidarın başına katkımı her sabah sorgulayacağım.

Silivri’de onun zulmüyle yattığımı unutup, ayna karşısına geçip soracağım kendime:

“Bugün Recep Tayyip Erdoğan için ne yaptım? Terör sorununu çözmesi için proje ürettim mi? Ekonomik bataklıktan hükümdarı çıkarmak için ne yapacağız?

İşsizlik için önerim ne? Finansman açığını nasıl kapatacak? Et, süt, tahıl, ziraat, çiftçi, işçi, memur, açlık, yokluk, yoksulluk sorunları nasıl çözülecek? Yolsuzluk ve çürümüşlükten nasıl sıyıracaklar? Dış politika bataklığından ne yapıp çıkacaklar? Dokunulmazlıkları ömür boyu nasıl devam edebilir?

Bu ve benzeri konularda Tayyip Erdoğan’ı kurtarmak için ne yaptım?”



Tayyip Erdoğan ne istiyor?

Hazret öyle istiyor. Bütün muhalifleri; onun, partisinin, iktidarının danışma kolları gibi olacağız. Bu rejimin adı da demokrasi olacak!

Tayyip Erdoğan, 12 Eylül referandumunda “Evet” diyeceksiniz, böylece daha özgür ve demokrat olacaksınız, diyor.

Yani topluca her sabah ayna karşısında kendimize “Bugün Recep Tayyip Erdoğan için ne yaptım” diye sorma, projelerinizi kendisine sunma özgürlüğü ve demokrasisi içinde yaşayacaksınız.

Ama “Hayır” derseniz, muhalefet ederseniz Ergenekon’a dahil olursunuz. Cehennemlik olursunuz.

Yarışma meşhur. Eskiden iki kelime ile yapılıyordu: “Evet” ve “Hayır”.

12 Eylül’de sandık ortaya konunca; hükümdar oyundan “Hayır” kelimesini çıkarmak istiyor. Soruyor:

- AKP iktidarının ve böylece istikrarın korunmasına, büyük Türkiye’nin yaratılmasına 12 Eylül’de ne diyeceksiniz?

AKP’li yüksek zevat bağırıyor:
“Evet.”

- Daha özgür, demokrat, millet iradesinin emrindeki hukuk yapılanmasına 12 Eylül’de ne diyeceksiniz?
“Evet.”

- 12 Eylül’de “Evet” demezseniz bunca yaptığımız yüzünüze, gözünüze dursun.
“Evet.”


Başefendi rahatlayacak

Türkiye’nin dinamosu muhalefeti olmuştur. Bugün bir yere geldiysek Cumhuriyet’in muhalefet etme, “Hayır” deme, karşı çıkma hakkı sayesinde geldik.

Şimdi hayır demeyi yok eden, iktidara hep evet diyen, danışman muhalefeti yaratmaya çalışanları alkışlayacağız. Onlara “Evet” diyeceğiz.

İktidarın başının istediği herkesin sallabaş olması.

Topluca “Evet” diyeceğiz. Başefendi rahatlayacak. Toplumun aklı, vicdanı, sorumluluğu, bilgeliği; cehaletin iktidarına ve cüretine teslim edilecek ve Türkiye, Anadolu buna “Evet” diyecek! Öyle mi?

Türkiye 12 Eylül 1980’de itildiği karanlığa da, bugün sürüklendiği bataklığa da var gücüyle en büyük çığlığıyla “Hayır” diyecektir.

Herkes, “Bugün Türkiye için ne yaptım?” diye soracak, kapı kapı dolaşacak, AKP’ye oy veren değerli yurttaşımıza gidecek, felaketi anlatacak, onlarla kucaklaşıp 12 Eylül’de “Hayır” diyerek 13 Eylül’de, hayırlı günlerin gelmesine, başlamasına neden olacaktır.

Bugün birlik, güven ve dayanışma içinde cehaletin karanlığının yenilmesi için çalışma günüdür. Türkiye aşkı ile vicdan sahibi yurttaşlar el ele, gönül gönüle 12 Eylül’de hayırlı günleri getirecektir. 13 Eylül günü hayırlı günlerin aydınlığı, Türkiye’nin üzerinde bir sevda güneşi gibi parlayacaktır.


TUNCAY ÖZKAN, Cumhuriyet, 31 TEMMUZ 2010
http://www.hakimiyetimilliye.org/index. ... ozkan.html


"...Aşağılık insanların para ile yaptırdıkları basın mücadeleleri vardır. En adi yalanları yaymada basının kullanıldığı olmuştur...Basının para ile satın alınabilmesi, uluslararası yüksek para aleminin basın üzerinde gizli tesiri veyahut sadece yabancı devletlerin örtülü ödeneklerinin etkisi, işte bunların kamuoyunu kandırma ve yanıltmasından tamamıyla korkulur..." ATATÜRK, 1930

Resim
Kullanıcı avatarı
TÜRKK
Site Yetkilisi
Site Yetkilisi
 
Mesajlar: 88
Kayıt: Sal Mar 09, 2010 20:44

Dön Halk Oylaması Yazıları

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir