Buyuk Teklif :"Tekrar Tarih Sahnesine Cikmanin Vakti Gelmistir."

Buyuk Teklif :"Tekrar Tarih Sahnesine Cikmanin Vakti Gelmistir."

İletigönderen II. Anadolu Ihtilali » Sal Ara 11, 2012 3:18

Yukselen dogunun ve Asya'nin gelecegin lideri oldugu bir dunyada, batinin kulturel ve ekonomik cokusunu de unutmadan, Turk Milleti'nin nasil bir jeostrateji ile basarili olabilecegine bir bakalim. Eger Turk Milleti Orta Asyadaki kardesleri ile birlik ve beraberlik icinde yasadigi bir gelecek arzu ediyor ise, NATO'nun ve Bati'nin taseronu olarak Orta Asya'da varlik gosteremeyecegini unutmamalidir. Batinin ve NATO'nun askeri bir uzantisi olan Turkiye'yi gelecegin lideri Asya'li gucler Orta Asya'ya sokmazlar. Bati'nin Turkiye araciligi ile Orta Asya'ya uzanmasi ve bolgeyi karistirmasi Dogu tarafindan siddetle engellenecektir. Peki Turkiye Orta Asya'daki kardesleriyle birlik ve beraberlik icinde yasadigi bir gelecek arzuluyorsa ne yapmalidir?
Turk Milleti ve Turkiye'nin tek yapmasi gereken ozune donmesidir. Ozunde Turk milleti Orta Asya'dan Avrupa'ya Asya'nin etkisini goturen bir millettir, su andaki Bati hizmetkari olarak Bati'nin ve NATO'nun etkisini Orta Asya'ya aktaran Turkiye ozunu ve benligini kaybetmis bir goruntu vermektedir. Turk Milleti ozune dondugunde butun arzularini gerceklestirebilecek bir millettir. Peki o zaman Turk Milleti dogunun lider oldugu Asya'nin hakim oldugu bir dunyada kardesleriyle birlik olabilecek mi?
Bunun cevabi sudur; dunya Asya'nin hakim oldugu bu gelecege dogru yol alirken Turkiye Bati'nin taseronu olarak kalirsa, elbette ki Orta Asya'daki kardesleriyle birlik olmasina izin verilmeyecektir. Fakat Turkiye'nin onunde buyuk firsatlat belirmistir, Turk Milleti bu firsatlari gorebilir ise tarihte hakettigi yeri tekrar alacaktir. Peki nedir bu firsatlar ve Turkiye istedigi gibi bir gelecegi nasil yaratabilir?
Yukselen dogu ruhu, yukselen Asya, Rusya ve emperyalism karsiti ulkeler dunyanin neresinde olursa olsun Bati'nin baskisi altindadir. Asil buyuk oyun Asya'da oynanmaktadir. Bati Cin ve Rusya'yi sikistirmaktadir, cevrelemektedir ve baski altina almaktadir. Rusya ve Cin cikis yollari aramaktadir ve bir dunya savasini bile goze almistir bati tarafindan icine hapsedildigi cikmazdan cikmak icin. Bati imparatorlugu Rusya'yi fuze kalkanlari ile cevrelemekte, Cin'in ekonomik gelisimini engellemek icin Orta Dogu'da ve Afrika'da askeri operasyonlar duzenlemektedir. Gelecegin lideri olacagindan hic suphe olmayan Asya kistirilmistir ve her turlu destege ve yardima ihtiyaci vardir bu cikmazdan kurtulmak icin. Iste bu noktada Turk Milleti'nin Asya'ya, Cin ve Rusya'ya goturebilecegi harika bir isbirligi teklifi vardir. Peki bu oneri ve isbirligi neler icermektedir, Asya'nin eline neler gececektir?
Turkiye , Turk Milleti'nin Orta Asya'daki kardesleriyle birlik olmasina izin verilmesi karsiliginda, Orta Dogu'daki bati cikarlarina ve askeri isgaline karsi hareket edecegini, Islam dunyasindaki bati isgaline karsi koyacagini, Asya'nin etkisini ve isbirligini Orta Dogu'ya ve Afrika'ya yansitmasina yardimci olacagini tahahut edebilir. Cin Orta Dogu'daki ve Afrika'daki atkisini arttirirken buyuk bir Bati operasyonu ile karsilasmistir. Afganistan Orta Dogu ile Asya'nin arasini, karsilikli enerji ve yatirim ticaretini kesmek icin isgal edilmitir. Afganistan Cin'e orta dogudan petrol pompalayan bir kopru olacakken, bu Bati tarafindan engellenmis ve Cin ekonomisi yavaslatilmistir. Cin ayrica Afrika'yi da insa etme planlari yapmaktadir, kaynaklar karsiliginda, fakat Afrika'da da Bati medya operasyonlari ile destekledigi askeri operasyonlarina baslamistir, Afrika'nin kaynaklarini somurmek ve Cin'in etksini azaltmak icin. Rusya'nin da hem fuze kalkanlari tehditiyle hem de Iran ve Suriye operasyonlari ile etkisiz hale getirilmek istendigini gormekteyiz. Ozetle Turkiye'nin koseye sikistirilmis Rusya ve Cin'e goturebilecegi buyuk bir teklifi vardir ve de bu oneri tarih boyunca Hacli Seferlerine karsi koymus ve Asya'yan Avrupa'ya yonelmis bu milletin karakteri, kimligi ve kulturu ile tamamen uyumlu bir tekliftir. Sangay orgutune girelim, birlik olalim, muttefik olalim, nukleer savunma sistemlerimizi gelistirelim, atom bombalarimizi uretelim, ve de Asya birligi icinde Turklerin birlik olmasina izin verelim, karsiliginda da Turk Milleti tekrar Asya'nin gucunu, etkisini ve kulturunu Orta Dogu'ya ve Afrika'ya aktaran bir millet olsun, Rusya ve Cin ile muttefik olarak. Boyle bir olusum ozellikle Cin tarafindan da desteklenecektir cunku boyle bir guc Afrika'yi da kapsadigi icin, Hindistan'i da muttefik olmaya zorlayacak , Hindistan'in Bati tarafindan Asya ve Cin karsiti bir guce donusturulmesi engellenecektir. Rusya zaten hep Akdeniz'e ve sicak denizlere inmeyi arzulamistir. Asya'nin birlik olmasi ve birbirine karsi gruplasmamasi zaten hem bolge icin hem de Turk Milletleri icin cok buyuk onem tasimaktadir, refah ve huzur adina. Yarisindan fazlasi musluman olan Afrika ve cogunlugu musluman olan orta dogunun Bati'nin planlari ile bolunup ates cemberine donusturulmesi engellenmelidir, bunun icin de Cin'in karsilikli ticaret, yatirim ve kalkinma politikasi Afrika icin buyuk bir firsat getirecektir. Rusya'nin askeri ve bilimsel yetenekleri de dogunun bati karsisinda zafer kazanmasinin ve ezilmemesinin garantoru olacaktir. Boyle bir anlasma da en cok kazancli cikacak millet Turk Milleti olacaktir cunku bu Turk Milletlerinin birlik olabilmesinin tek yoludur. Asya asla durdurulamaz, Asya ile ortak olarak ancak Turk Milleti'nin birlik arzulari gerceklesebilir. Orta Dogu'nun bati isgalinden kurtarilmasi zaten Turk Milleti icin tarihsel ve dinsel anlamda esastir. Asya tarafindan askeri ve bilimsel alanda kalkindirilacak bir Turkiye, Turk Milleti, hem Turklerin arzularinin hem de muslumanlarin arzularinin bekcisi olacaktir. Bu teklif su anda bu cikmazdan kurtulmanin yollarini arayan Rusya ve Cin icin buyuk bir sevinc kaynagi olacaktir. Bu teklif karsiliginda Turkiye buyuk bir destek gorucek , nukleer silahlar ve savunma sistemleri gelistirebilecektir. Etkisini, kulturunu Orta Asya'dan, Afrika'ya kadar hissettirebilecektir. Asya icin de tek cikar yol Turkiye'yi ve Turk Milleti'ni bu sekilde insa etmektir. Bati'nin karsisinda Asya'nin zafer kazanmasini garantoru Turk Milleti olacaktir. Aksi halde Cin icin musluman nufusa da sahip dogmakta olan bir Hindistan tehditi olusturulmaktadir. Rusya da Cin gibi taseron devletlerle ve fuze kalkanlari ile sarilmak istenmektedir. Turk Milleti hem Cin icin Hindistan tehditini ortadan kaldirabilir Asya'nin etkisini Afrika'ya kadar ulastirarak ve Hindistan'i cevreleyerek hem de Rusya icin NATO tehditini ortadan kaldirabilir NATO uslerini kapatarak. Boyle bir teklif ile Turk Milleti'nin ve Turkiye'nin kazanacagi cok sey vardir, en azindan Cin ve Rusya'nin da kazanacagi kadar.
Turkiye'nin Bati'nin hegamesinde yokolusa dogru suruklendigini ve de Asya'nin gunu geldiginde kendisine tehdit olan Turkiye'yi ortadan kaldirabilecegini de unutmayalim. Nato'nun nukleer ussu olarak zaten Kuba fuze krizi zamaninda yokedilmenin esigine gelmistik. Komsularimizla aramizin acildigini, kalkinamadigimizi ve en pahali benzine sahip oldugumuzu da hatirlayalim. Ozumuze donmenin ve yokedilmek yerine , tekrar tarih sahnesine cikmanin zamani gelmistir.
Kullanıcı küçük betizi
II. Anadolu Ihtilali
Üye
Üye
 
İletiler: 188
Kayıt: Pzt Haz 04, 2012 21:42

Re: Buyuk Teklif :"Tekrar Tarih Sahnesine Cikmanin Vakti Gelmistir."

İletigönderen II. Anadolu Ihtilali » Sal Ara 11, 2012 19:46

Dunya liderligine dogru ilerleyen Asya, CIA ve NATO uzantisi olarak Asya'yi bolmek ve karistirmak icin hareket eden bir Bati taseronunu Asya'ya sokmaz. Cin ve Rusya'nin onaylamasi gerekeceginden Turkiye biran once NATO'dan cikmaya ve Sangay Orgutu'ne katilmaya calismalidir. Kendisini Asya'ya bir tehdit olmayan, Asya'li bir guc olarak ve hatta tarihi ve karakteri geregi emperyalism ve Bati karsiti bir guc olarak tanimlamalidir. Asya'nin gucunu, etkisini ve dogu kulturunu, gelenkelerini ve goreneklerini, Orta DOgu'ya ve Afrika'ya yansitan ve aktaran bir millet olarak tanimlamalidir kendisini Turk Milleti. Tarihi geregi dogu kulturunu Orta Dogu'da ve Afrika'da temsil etmis ve yayginlastirmis bir millet olarak Turk Milleti'nin bu karakterini vurgulamakta bir yanlis yoktur, hatta buyuk bir dogruluk vardir. Turkiye ozune donerek ve bu kimligini vurgulayarak ancak Orta Asya'daki kardesleriyle, Bati'nin taseronu olmadan ve Asya'yi tehdit etmeden, birlik ve beraberlik yolunu acabilir. Cin ve Rusya'nin Bati tarafindan bir dunya savasi bile goze alinarak sonuna kadar kistirilmaya ve korkutulmaya calisilmasi, Turkiye'nin ve Turk Milleti'nin boyle bir teklifi masaya goturmesinin tam zamani oldugunu gosteriyor. Cin ve Rusya'nin destegiyle insa edilecek bir Turkiye, butun bilimsel ve askeri gelismelerini de tamamlayarak, Bati isgalinin ve cikarlarinin Orta Dogu'dan ve Afrika'dan cikarilmasina yonelik politikalar izleyerek Rusya , Cin, Asya, yukselen dogu milletleri, ve somurulmek istemeyen Cin ile isbirligi icinde kalkinmak isteyen Afrika ve Bati'nin etkisinden kurtulmak isteyen Guney Amerika icin buyuk bir iyilik de yapmis olur. Gelecegin liderleri ve olusumlari arasindaki yerini ve konumunu da saglamlastirmis olur. Kendi yarattigi yukselen dogu ile birlikte yukselerek tekrar tarih sahnesine cikmis olur. Turkiye'nin destek verecegi boyle bir birlik ve beraberlik Hindistan'i da bu grupta yer almaya tesvik edeceginden, Cin icin Bati tarafindan hazirlanan gelecegin rakibi Hindistan sorunu da cozulmus ve Cin de buyuk bir rahatlama yasamis olacaktir. Cin icin inanilmaz bir faydasi olacaktir Turkiye'nin katkisinin, ayrica Rusya Bati'ya karsi Dogu ile birlik bir Turkiye'nin varligi ile cok rahatlayacaktir. Bunun karsiliginda Turk Mileti'nin arzularinin desteklenmesi, muttefikten cekinmedikleri icin Turk Birligi'nin kurulmasi da mumkun olabilecektir. En azindan anlasmanin birinci asamasi Turk ordusunun, teknolojisinin, endustrisinin ve savas sanayinin insa edilmesi olacagindan, Turkiye tam bagimsizligina kavusmus ve Bati'nin emir adami olmaktan da kurtulmus olacaktir. Turkiye Hindistan'i etkileyerek Cin'e cok buyuk bir iyilik yapmis olacaktir ki bu da Turk Birligi'nin kurulmasi icin Cin'den destek alinmasini saglayacaktir. Turk Milleti boyle bir ortakligin sonucu olarak Orta Dogu'da ve Orta Asya'da etkin guclu bir devlet olacagi icin, bu ortakligin ve bu stratejilerin sonu "Yutta Baris Dunya'da baris" olacaktir. Orta Dogu'nun boyle guclu, uyanmis ve ozune donmus bir Turk Milleti varken Bati isgalinda kalmasi da mumkun olmayacaktir. Hacli Seferleri'nin mantigi olan Kudus'un isgali, musluman medeniyetlerin yakilmasi, yikilmasi ve yagmalanmasi da artik tekrar edilmesi mumkun olmayan kanli bir vahset olarak tarihteki yerini alacaktir.
Kullanıcı küçük betizi
II. Anadolu Ihtilali
Üye
Üye
 
İletiler: 188
Kayıt: Pzt Haz 04, 2012 21:42

Re: Buyuk Teklif :"Tekrar Tarih Sahnesine Cikmanin Vakti Gelmistir."

İletigönderen II. Anadolu Ihtilali » Pzr Ara 16, 2012 1:50

Kuresel Cetenin kimler olduguna ve ruh hallerine bakildiginda, kaba bir sekilde planladiklari soyle aciklanabilir. Orta Dogu'nun, yani Islam medeniyetlerinin ve eski Osmanli topraklarinin, aynen yuzyil onceki gibi, bir daha etnik ve dini gruplar arasinda bolunerek ve savastirilarak geri birakilmasi ve kontrol altinda tutulmasi, gerici dinci akimlarla vahsi ve kanli bir bolgeye donusturulerek, boylece Asya'nin ve Orta Dogu'nun isbirliginin ve birlikte kalkinmasinin engellenmesi ve bu iki bolgenin kistirilip sindirilmesi. Orta Dogu'ya Israil'in hakim olmasi ve dunyanin en buyuk zenginliklerine sahip Islam dunyasi'nin gucsuz ve ilkel birakilmasi, boylece istihbarat operasyonlari ile yonlendirilip Asya'ya karsi kullanilmasi. Islam Medeniyetinin darmadagin edilmesi birinci hedef. Irak ve Libya dolari korumak ve altin kaynaklarini yagmalamak icin hemen vuruldu, Iran da dolari tehdit ettigi icin sirada.

Afganistan Asya ve Orta Dogu'nun arasindaki isbirligini ve petrol hatlarini kesmek icin isgal edildi oncelikle. Turkiye'nin de bolunmesi Suriye'nin bolunmesi ile paralel olarak yurutuluyor. En son ve asil hedef Turkiye, cunku bu topraklari yuzyillarca birarada tutmus tek millet Turk Milleti. Buyuk bir hainlik, hirsizlik, yagmacilik, ve katliam yapiliyor Islam dunyasinda ve bunun adi 11 Eylul yalani ile baslatilan Hacli Seferleridir. Tek cozum Turk Milleti'nin Rusya ve Cin ile anlasarak birlikte hareket etmesi ve Asya'nin etkisini orta doguya ve Afrika'ya aktaran bir millet olmasidir bir daha. Bunun karsiliginda da nukleer ve askeri teknolojilerini gelistirmeli, NATO uslerini kapatmali, tam bagimsiz olmali, Asya'daki Turk kardesleriyle birlik olmalidir. Boyle bir Asya ve Turkiye cok guclu olacak ve Turkiye'nin etkisi orta dogu'da da hissedilecektir kacinilmaz olarak, hatta Afrika ve Hindistan'a kadar da hissedilebilir. Batinin Savas Makinasi orta dogu'da ve dunya'da buyuk savaslar planlamakta ve buyuk savaslar cikana kadar yapabildigi kadar hasar yapmaya calismaktadir insanlari bolerek ve savastirarak. Turk Milleti'nin Rusya ve Cin ile anlasarak Turk biriligini kurmasinin ve tekrar Asya'li bir guc olarak tarih sahnesine cikmasinin tam zamanidir.
Kullanıcı küçük betizi
II. Anadolu Ihtilali
Üye
Üye
 
İletiler: 188
Kayıt: Pzt Haz 04, 2012 21:42

Re: Buyuk Teklif :"Tekrar Tarih Sahnesine Cikmanin Vakti Gelmistir."

İletigönderen II. Anadolu Ihtilali » Cum May 02, 2014 6:49

Cin ve Rusya'nin cevrilmesinin ve kistirilmasinin, en onemli nedeni ve sonucu, Orta Dogu'nun nufustan temizlenmesi, kolonilestirilmesi, ve tamamen ele gecirilmesi olacaktir, buyuk savas sirasinda. Cin ve Rusya, orta dogudaki ve bunun sonucu olarak Afrika'daki kanli planlari gerceklestirmek icin kistirilmaktadir. Cin ve Rusya'nin her turlu savasa karsi koyma, mutlak nukleer karsi saldiriya gecme gucu vardir. Cin nukleer savasa karsi savunmada ozellikle cok etkilidir ve karsi saldiriya gecme kapasitesini korumaktadir. Rusya cok etkili cevap verme, aninda karsi saldiriya gecme, ve muthis bir saldiri gucune sahiptir, en guclu roketlere sahiptir. NATO'nun yayilmasi, Cin'in kistirilmasi, Rusya'nin cevrelenmesi, tamamen ve kesinlikle, yeni "kolonize etme", Orta Dogu ve Afrika'yi kontrol altina alma, Hacli Seferleri girisimleridir. 11 Eylul ve terorle savas tiyatrosu ile baslatilan surec budur. Israil yayilan bir irkci, fasist kolonidir. Sovyetlerin cokusu ve Cin'in yukselisi arasinda, eski hesaplar ve planlar tekrar gundeme getirilmistir. Irkciligin ve koloniciligin sona erdigini, batinin medeni oldugunu ve insan haklarini ve demokrasiyi korudugunu dusunmek gulunctur, Irak, Libya, Filistin ve Afganistan'da neler oldugunu bilenler icin, Iran'i seytanlastirma operasyonunu ve tarihini bilenler arasinda. Orta Dogu'nun tamamen kolonilestirilmesi, Afrika'nin tamamen somurgelestirilmesi amaclanmaktadir, ve buyuk savastan sonra butun bu planlar uygulanacaktir. Batinin ruhsal, duygusal, kulturel, sosyal ve politik durumu butun bunlari gerceklestirebilecek kisiliktedir. Bu anlattigim gerceklerin farkedilmemesinin nedeni medya ablukasi ve propagandasidir, ancak dikkatli ve egitimli kesimler internetten gerceklere ulasarak bunlari gorebilecek duzeye gelebilir. Gercekten neler oldugu, toplumlarin nasil isledigi ve yonetildigi, ancak bu medya ve kultur ablukasinin kaldirilmasi ile mumkun olacaktir. Bunun icin de kuresel ceteye hizmet eden medya'nin hedef alinmasi gerekmektedir. Ilk once medya, sonra ekonomi, sonra kultur, egitim,... hersey ulusallastirilmali ve ulusal karakter kazandirilmalidir. Paraya tapan koleler sistemi, kuresel ceteye hizmet eden usaklar sistemi, direk ya da dolayli yoldan, dolari musluman kani ve kaynaklari ile havadan yaratan Savas Makina'sinin kuresel bankerlerine, Amerikan merkez bankasinda dolari altinlari varmis gibi havadan yaratan kuresel Siyonist bankerlere hizmet etmektedir. Dolarin cokusu ile trilyon dolar guc ve zenginlik kaybedecek bu gurup butun planlarini gerceklestirmek icin butun guclerini sonuna kadar kullanacaklardir. Gecmiste yasanan vahsetler cok kucuk kalacaktir gelecekte yasanilacaklar yaninda. Yalanlar ile Irak, Libya, Suriye ve Afganistan'da yapilanlar, yalanlar uzerine kurulan 11 Eylul ve terorle savas propagandasi ve yalani bunlarin kanitidir. Gelinen duzeyin, kan donduran gercekligin kanitidir. Toplumlar medya ablukasi yuzunden bu gercekleri gorememektedir. Amerikan merkez bankasi icindeki canavar herseyi, hukumetleri, medyayi, ordulari... kontrol edebilmektedir. Herkesi satin alabilen parayi yaratmakta ve kontrol etmektedirler.
Kullanıcı küçük betizi
II. Anadolu Ihtilali
Üye
Üye
 
İletiler: 188
Kayıt: Pzt Haz 04, 2012 21:42

Re: Buyuk Teklif :"Tekrar Tarih Sahnesine Cikmanin Vakti Gelmistir."

İletigönderen II. Anadolu Ihtilali » Pzt May 12, 2014 1:58

En muhtemel senaryo, Turkiye ve gelismeler bu sekilde devam ederse. Eger Turkiye 180 derece donmez ve Ataturk'un Turk-Rus iliskileri ve Israil konusundaki fikirlerini uygulamaya koymaz ise. En muhtemel senaryo Turkiye'nin bolunecegi, Israil gibi bir Kurdistan kurulacagi, Turkiye'nin etkisiz hale getirilmesi ve Asya'ya karsi kullanilmasinin sonucu olarak, Orta Asya Turk Devletlerinin de geleceginin tehlikeye girecegi bir gelecek beklemektedir bizleri. Asya'nin, Dogu'nun Bati ile kozlarini paylasacagi bu savasta, Turkiye'yi bolmek isteyen bati icin, Asya'ya karsi konumlanmis bir Turkiye'nin mutlak felaketle karsilacagi ve Orta Asya Turk Devletlerinin gelecegini tehlikeye atacagi jeostratejik bir gercekliktir. Bati'nin zaferi, Hacli Seferlerinin devami ve Turk uzerindeki Bati emellerinin gerceklesmesi anlamina gelmektedir. Dogunun zaferi ise, aldatilmis ve satin alinmis Turklerin dogu tarafindan tarih sahnesinden silinmesine kadar neden olacaktir. Bu savasta Asya'yi bolmek, yukselen doguya karsi tavir almak, affedilemeyecek bir sonuc doguracaktir Turkiye ve Orta Asya Turkleri icin. Orta Asya Turklerinin ne olcude kullanilacagi, onlarin gelecegini tayin edecektir. Orta Dogu Islam medeniyetlerinin yokedildigi, Afrika'nin tekrar kolonize edildigi ve kontrol altina alindigi bir gelecek beklemektedir dunyayi eger bu savastan Bati galip cikar ise. Herturlu yalan ile hacli seferlerini bu yuzyilda bile yurutebilenler, mutlak guce ulastiklarinda, insan aklinin almayacagi katliamlara ve vahsete imza atacaklardir, yalanlar, propaganda, beyin yikima operasyonlari ile destekleyerek hareketlerini. 9/11 ile muslumanlarin seytanlastirildigi bir algi operasyonu baslatilmistir, istihbarat operasyonlari ile desteklenen. Musluman dunyasi etnik ve dini olarak bolunmekte, vahsilestirilmekte, ve medya operasyonlari ile istenmeyen insanlar ve kultur ilan edilmektedir. Buna neden olan, Israil'in dusmanlariyla savasan bu vahsiler Bati'nin istihbaratinin kontrolundedirler, ve bu kontrol insansiz hava araclari saldirilari ve askeri operasyonlar ile pekistirilmektedir. 11 Eylul, Libya, Suriye cok net olarak boyle gerceklestirilmistir. Mosad, Bati istihbarati , Nato olaylari yonlendirebilmekte, istediklerini bu orgutler icinde lider yapmakta, istemediklerini oldurebilmektedirler. Mutlak istihbarat, ve dronelar, cok guclu bir kontrol imkani yaratmaktadir.

Bu buyuk tehlikeye karsi ileri gorusluluk ile hareket edip, Canakkale Savasi'ndaki dehayi bir daha gostermek, ulkemizi yikimin esigine getirmeden, bir daha Canakkale'lerde sehit olmadan, Turkiye'yi Asya'ya askeri, politik, ekonomik olarak entegre etmek, Orta Asya Turk Cumhuriyetleri ile bu cati altinda iliskileri gelistirmek durumundayiz. Bunun sonucunda Turkiye Bati'nin degil, Asya'nin gucunu Orta Dogu'ya ve Afrika'ya aktaran bir guc olmali, Hindistan'i da etkilemeli ve Asya Birligi icinde yer almalidir. Ancak bu sekilde Turkiye uzerindeki, Orta Dogu uzerindeki, Afrika uzerindeki kanli planlara karsi konulabilir. Kuresel Siyonist Hacli Bati Emperyalisminin bankerlerinin kolesi olmaktan Turkiye ve Dunya boyle kurtulabilir. Onurlu ve gururlu bir sekilde tarih sahnesine yeniden cikilmis olur. Canakkale'ler yasanmak zorunda kalinmadan, artik vahsete karsi koyan savasci kararli ve guclu bir millet olarak hareket etmenin zamani gelmistir.

Milli Kurtulus Atilimi ( M.K.A. )
Kullanıcı küçük betizi
II. Anadolu Ihtilali
Üye
Üye
 
İletiler: 188
Kayıt: Pzt Haz 04, 2012 21:42

Re: Buyuk Teklif :"Tekrar Tarih Sahnesine Cikmanin Vakti Gelmistir."

İletigönderen II. Anadolu Ihtilali » Pzr May 18, 2014 7:45

ilk isyan - Serkan Koc - Attila ilhan


https://www.youtube.com/watch?v=AmQTZ44f01U
Kullanıcı küçük betizi
II. Anadolu Ihtilali
Üye
Üye
 
İletiler: 188
Kayıt: Pzt Haz 04, 2012 21:42

Re: Buyuk Teklif :"Tekrar Tarih Sahnesine Cikmanin Vakti Gelmistir."

İletigönderen II. Anadolu Ihtilali » Çrş May 21, 2014 21:07

The Birth of a Eurasian Century
Russia and China Do Pipelineistan
By Pepe Escobar

HONG KONG -- A specter is haunting Washington, an unnerving vision of a Sino-Russian alliance wedded to an expansive symbiosis of trade and commerce across much of the Eurasian land mass -- at the expense of the United States.

And no wonder Washington is anxious. That alliance is already a done deal in a variety of ways: through the BRICS group of emerging powers (Brazil, Russia, India, China, and South Africa); at the Shanghai Cooperation Organization, the Asian counterweight to NATO; inside the G20; and via the 120-member-nation Non-Aligned Movement (NAM). Trade and commerce are just part of the future bargain. Synergies in the development of new military technologies beckon as well. After Russia’s Star Wars-style, ultra-sophisticated S-500 air defense anti-missile system comes online in 2018, Beijing is sure to want a version of it. Meanwhile, Russia is about to sell dozens of state-of-the-art Sukhoi Su-35 jet fighters to the Chinese as Beijing and Moscow move to seal an aviation-industrial partnership.

This week should provide the first real fireworks in the celebration of a new Eurasian century-in-the-making when Russian President Vladimir Putin drops in on Chinese President Xi Jinping in Beijing. You remember “Pipelineistan,” all those crucial oil and gas pipelines crisscrossing Eurasia that make up the true circulatory system for the life of the region. Now, it looks like the ultimate Pipelineistan deal, worth $1 trillion and 10 years in the making, will be inked as well. In it, the giant, state-controlled Russian energy giant Gazprom will agree to supply the giant state-controlled China National Petroleum Corporation (CNPC) with 3.75 billion cubic feet of liquefied natural gas a day for no less than 30 years, starting in 2018. That’s the equivalent of a quarter of Russia’s massive gas exports to all of Europe. China’s current daily gas demand is around 16 billion cubic feet a day, and imports account for 31.6% of total consumption.

Gazprom may still collect the bulk of its profits from Europe, but Asia could turn out to be its Everest. The company will use this mega-deal to boost investment in Eastern Siberia and the whole region will be reconfigured as a privileged gas hub for Japan and South Korea as well. If you want to know why no key country in Asia has been willing to “isolate” Russia in the midst of the Ukrainian crisis -- and in defiance of the Obama administration -- look no further than Pipelineistan.

Exit the Petrodollar, Enter the Gas-o-Yuan

And then, talking about anxiety in Washington, there’s the fate of the petrodollar to consider, or rather the “thermonuclear” possibility that Moscow and Beijing will agree on payment for the Gazprom-CNPC deal not in petrodollars but in Chinese yuan. One can hardly imagine a more tectonic shift, with Pipelineistan intersecting with a growing Sino-Russian political-economic-energy partnership. Along with it goes the future possibility of a push, led again by China and Russia, toward a new international reserve currency -- actually a basket of currencies -- that would supersede the dollar (at least in the optimistic dreams of BRICS members).

Right after the potentially game-changing Sino-Russian summit comes a BRICS summit in Brazil in July. That’s when a $100 billion BRICS development bank, announced in 2012, will officially be born as a potential alternative to the International Monetary Fund (IMF) and the World Bank as a source of project financing for the developing world.

More BRICS cooperation meant to bypass the dollar is reflected in the “Gas-o-yuan,” as in natural gas bought and paid for in Chinese currency. Gazprom is even considering marketing bonds in yuan as part of the financial planning for its expansion. Yuan-backed bonds are already trading in Hong Kong, Singapore, London, and most recently Frankfurt.

Nothing could be more sensible for the new Pipelineistan deal than to have it settled in yuan. Beijing would pay Gazprom in that currency (convertible into rubles); Gazprom would accumulate the yuan; and Russia would then buy myriad made-in-China goods and services in yuan convertible into rubles.

It’s common knowledge that banks in Hong Kong, from Standard Chartered to HSBC -- as well as others closely linked to China via trade deals -- have been diversifying into the yuan, which implies that it could become one of the de facto global reserve currencies even before it’s fully convertible. (Beijing is unofficially working for a fully convertible yuan by 2018.)

The Russia-China gas deal is inextricably tied up with the energy relationship between the European Union (EU) and Russia. After all, the bulk of Russia’s gross domestic product comes from oil and gas sales, as does much of its leverage in the Ukraine crisis. In turn, Germany depends on Russia for a hefty 30% of its natural gas supplies. Yet Washington’s geopolitical imperatives -- spiced up with Polish hysteria -- have meant pushing Brussels to find ways to “punish” Moscow in the future energy sphere (while not imperiling present day energy relationships).

There’s a consistent rumble in Brussels these days about the possible cancellation of the projected 16 billion euro South Stream pipeline, whose construction is to start in June. On completion, it would pump yet more Russian natural gas to Europe -- in this case, underneath the Black Sea (bypassing Ukraine) to Bulgaria, Hungary, Slovenia, Serbia, Croatia, Greece, Italy, and Austria.

Bulgaria, Hungary, and the Czech Republic have already made it clear that they are firmly opposed to any cancellation. And cancellation is probably not in the cards. After all, the only obvious alternative is Caspian Sea gas from Azerbaijan, and that isn’t likely to happen unless the EU can suddenly muster the will and funds for a crash schedule to construct the fabled Baku-Tblisi-Ceyhan (BTC) oil pipeline, conceived during the Clinton years expressly to bypass Russia and Iran.

In any case, Azerbaijan doesn’t have enough capacity to supply the levels of natural gas needed, and other actors like Kazakhstan, plagued with infrastructure problems, or unreliable Turkmenistan, which prefers to sell its gas to China, are already largely out of the picture. And don’t forget that South Stream, coupled with subsidiary energy projects, will create a lot of jobs and investment in many of the most economically devastated EU nations.

Nonetheless, such EU threats, however unrealistic, only serve to accelerate Russia’s increasing symbiosis with Asian markets. For Beijing especially, it’s a win-win situation. After all, between energy supplied across seas policed and controlled by the U.S. Navy and steady, stable land routes out of Siberia, it’s no contest.

Pick Your Own Silk Road

Of course, the U.S. dollar remains the top global reserve currency, involving 33% of global foreign exchange holdings at the end of 2013, according to the IMF. It was, however, at 55% in 2000. Nobody knows the percentage in yuan (and Beijing isn’t talking), but the IMF notes that reserves in “other currencies” in emerging markets have been up 400% since 2003.

The Fed is arguably monetizing 70% of the U.S. government debt in an attempt to keep interest rates from heading skywards. Pentagon adviser Jim Rickards, as well as every Hong Kong-based banker, tends to believe that the Fed is bust (though they won’t say it on the record). No one can even imagine the extent of the possible future deluge the U.S. dollar might experience amid a $1.4 quadrillion Mount Ararat of financial derivatives. Don’t think that this is the death knell of Western capitalism, however, just the faltering of that reigning economic faith, neoliberalism, still the official ideology of the United States, the overwhelming majority of the European Union, and parts of Asia and South America.

As far as what might be called the “authoritarian neoliberalism” of the Middle Kingdom, what’s not to like at the moment? China has proven that there is a result-oriented alternative to the Western “democratic” capitalist model for nations aiming to be successful. It’s building not one, but myriad new Silk Roads, massive webs of high-speed railways, highways, pipelines, ports, and fiber optic networks across huge parts of Eurasia. These include a Southeast Asian road, a Central Asian road, an Indian Ocean “maritime highway” and even a high-speed rail line through Iran and Turkey reaching all the way to Germany.

In April, when President Xi Jinping visited the city of Duisburg on the Rhine River, with the largest inland harbor in the world and right in the heartland of Germany’s Ruhr steel industry, he made an audacious proposal: a new “economic Silk Road” should be built between China and Europe, on the basis of the Chongqing-Xinjiang-Europe railway, which already runs from China to Kazakhstan, then through Russia, Belarus, Poland, and finally Germany. That’s 15 days by train, 20 less than for cargo ships sailing from China’s eastern seaboard. Now that would represent the ultimate geopolitical earthquake in terms of integrating economic growth across Eurasia.

Keep in mind that, if no bubbles burst, China is about to become -- and remain -- the number one global economic power, a position it enjoyed for 18 of the past 20 centuries. But don’t tell London hagiographers; they still believe that U.S. hegemony will last, well, forever.

Take Me to Cold War 2.0

Despite recent serious financial struggles, the BRICS countries have been consciously working to become a counterforce to the original and -- having tossed Russia out in March -- once again Group of 7, or G7. They are eager to create a new global architecture to replace the one first imposed in the wake of World War II, and they see themselves as a potential challenge to the exceptionalist and unipolar world that Washington imagines for our future (with itself as the global robocop and NATO as its robo-police force). Historian and imperialist cheerleader Ian Morris, in his book War! What is it Good For?, defines the U.S. as the ultimate “globocop” and “the last best hope of Earth.” If that globocop “wearies of its role,” he writes, “there is no plan B.”

Well, there is a plan BRICS -- or so the BRICS nations would like to think, at least. And when the BRICS do act in this spirit on the global stage, they quickly conjure up a curious mix of fear, hysteria, and pugnaciousness in the Washington establishment. Take Christopher Hill as an example. The former assistant secretary of state for East Asia and U.S. ambassador to Iraq is now an advisor with the Albright Stonebridge Group, a consulting firm deeply connected to the White House and the State Department. When Russia was down and out, Hill used to dream of a hegemonic American “new world order.” Now that the ungrateful Russians have spurned what “the West has been offering” -- that is, “special status with NATO, a privileged relationship with the European Union, and partnership in international diplomatic endeavors” -- they are, in his view, busy trying to revive the Soviet empire. Translation: if you’re not our vassals, you’re against us. Welcome to Cold War 2.0.

The Pentagon has its own version of this directed not so much at Russia as at China, which, its think tank on future warfare claims, is already at war with Washington in a number of ways. So if it’s not apocalypse now, it’s Armageddon tomorrow. And it goes without saying that whatever’s going wrong, as the Obama administration very publicly “pivots” to Asia and the American media fills with talk about a revival of Cold War-era “containment policy” in the Pacific, it’s all China’s fault.

Embedded in the mad dash toward Cold War 2.0 are some ludicrous facts-on-the-ground: the U.S. government, with $17.5 trillion in national debt and counting, is contemplating a financial showdown with Russia, the largest global energy producer and a major nuclear power, just as it’s also promoting an economically unsustainable military encirclement of its largest creditor, China.

Russia runs a sizeable trade surplus. Humongous Chinese banks will have no trouble helping Russian banks out if Western funds dry up. In terms of inter-BRICS cooperation, few projects beat a $30 billion oil pipeline in the planning stages that will stretch from Russia to India via Northwest China. Chinese companies are already eagerly discussing the possibility of taking part in the creation of a transport corridor from Russia into Crimea, as well as an airport, shipyard, and liquid natural gas terminal there. And there’s another “thermonuclear” gambit in the making: the birth of a natural gas equivalent to the Organization of the Petroleum Exporting Countries that would include Russia, Iran, and reportedly disgruntled U.S. ally Qatar.

The (unstated) BRICS long-term plan involves the creation of an alternative economic system featuring a basket of gold-backed currencies that would bypass the present America-centric global financial system. (No wonder Russia and China are amassing as much gold as they can.) The euro -- a sound currency backed by large liquid bond markets and huge gold reserves -- would be welcomed in as well.

It’s no secret in Hong Kong that the Bank of China has been using a parallel SWIFT network to conduct every kind of trade with Tehran, which is under a heavy U.S. sanctions regime. With Washington wielding Visa and Mastercard as weapons in a growing Cold War-style economic campaign against Russia, Moscow is about to implement an alternative payment and credit card system not controlled by Western finance. An even easier route would be to adopt the Chinese Union Pay system, whose operations have already overtaken American Express in global volume.

I’m Just Pivoting With Myself

No amount of Obama administration “pivoting” to Asia to contain China (and threaten it with U.S. Navy control of the energy sea lanes to that country) is likely to push Beijing far from its Deng Xiaoping-inspired, self-described “peaceful development” strategy meant to turn it into a global powerhouse of trade. Nor are the forward deployment of U.S. or NATO troops in Eastern Europe or other such Cold-War-ish acts likely to deter Moscow from a careful balancing act: ensuring that Russia’s sphere of influence in Ukraine remains strong without compromising trade and commercial, as well as political, ties with the European Union -- above all, with strategic partner Germany. This is Moscow’s Holy Grail; a free-trade zone from Lisbon to Vladivostok, which (not by accident) is mirrored in China’s dream of a new Silk Road to Germany.

Increasingly wary of Washington, Berlin for its part abhors the notion of Europe being caught in the grips of a Cold War 2.0. German leaders have more important fish to fry, including trying to stabilize a wobbly EU while warding off an economic collapse in southern and central Europe and the advance of ever more extreme rightwing parties.

On the other side of the Atlantic, President Obama and his top officials show every sign of becoming entangled in their own pivoting -- to Iran, to China, to Russia’s eastern borderlands, and (under the radar) to Africa. The irony of all these military-first maneuvers is that they are actually helping Moscow, Tehran, and Beijing build up their own strategic depth in Eurasia and elsewhere, as reflected in Syria, or crucially in ever more energy deals. They are also helping cement the growing strategic partnership between China and Iran. The unrelenting Ministry of Truth narrative out of Washington about all these developments now carefully ignores the fact that, without Moscow, the “West” would never have sat down to discuss a final nuclear deal with Iran or gotten a chemical disarmament agreement out of Damascus.

When the disputes between China and its neighbors in the South China Sea and between that country and Japan over the Senkaku/Diaoyou islands meet the Ukraine crisis, the inevitable conclusion will be that both Russia and China consider their borderlands and sea lanes private property and aren’t going to take challenges quietly -- be it via NATO expansion, U.S. military encirclement, or missile shields. Neither Beijing nor Moscow is bent on the usual form of imperialist expansion, despite the version of events now being fed to Western publics. Their “red lines” remain essentially defensive in nature, no matter the bluster sometimes involved in securing them.

Whatever Washington may want or fear or try to prevent, the facts on the ground suggest that, in the years ahead, Beijing, Moscow, and Tehran will only grow closer, slowly but surely creating a new geopolitical axis in Eurasia. Meanwhile, a discombobulated America seems to be aiding and abetting the deconstruction of its own unipolar world order, while offering the BRICS a genuine window of opportunity to try to change the rules of the game.

Russia and China in Pivot Mode

In Washington’s think-tank land, the conviction that the Obama administration should be focused on replaying the Cold War via a new version of containment policy to “limit the development of Russia as a hegemonic power” has taken hold. The recipe: weaponize the neighbors from the Baltic states to Azerbaijan to “contain” Russia. Cold War 2.0 is on because, from the point of view of Washington’s elites, the first one never really left town.

Yet as much as the U.S. may fight the emergence of a multipolar, multi-powered world, economic facts on the ground regularly point to such developments. The question remains: Will the decline of the hegemon be slow and reasonably dignified, or will the whole world be dragged down with it in what has been called “the Samson option”?

While we watch the spectacle unfold, with no end game in sight, keep in mind that a new force is growing in Eurasia, with the Sino-Russian strategic alliance threatening to dominate its heartland along with great stretches of its inner rim. Now, that’s a nightmare of Mackinderesque proportions from Washington’s point of view. Think, for instance, of how Zbigniew Brzezinski, the former national security adviser who became a mentor on global politics to President Obama, would see it.

In his 1997 book The Grand Chessboard, Brzezinski argued that “the struggle for global primacy [would] continue to be played” on the Eurasian “chessboard,” of which “Ukraine was a geopolitical pivot.” “If Moscow regains control over Ukraine,” he wrote at the time, Russia would “automatically regain the wherewithal to become a powerful imperial state, spanning Europe and Asia.”

That remains most of the rationale behind the American imperial containment policy -- from Russia’s European “near abroad” to the South China Sea. Still, with no endgame in sight, keep your eye on Russia pivoting to Asia, China pivoting across the world, and the BRICS hard at work trying to bring about the new Eurasian Century.

Pepe Escobar is the roving correspondent for Asia Times/Hong Kong, an analyst for RT, and a TomDispatch regular. With a chapter on Iran, he is a contributing editor to The Global Obama: Crossroads of Leadership in the 21st Century. Follow him on Facebook.

Follow TomDispatch on Twitter and join us on Facebook and Tumblr. Check out the newest Dispatch Book, Ann Jones’s They Were Soldiers: How the Wounded Return From America’s Wars -- The Untold Story.

Copyright 2014 Pepe Escobar



http://www.4thmedia.org/2014/05/the-bir ... lineistan/


http://www.tomdispatch.com/blog/175845/
Kullanıcı küçük betizi
II. Anadolu Ihtilali
Üye
Üye
 
İletiler: 188
Kayıt: Pzt Haz 04, 2012 21:42

Re: Buyuk Teklif :"Tekrar Tarih Sahnesine Cikmanin Vakti Gelmistir."

İletigönderen II. Anadolu Ihtilali » Cum May 23, 2014 11:06

Reyhanli'da cok fazla sehit verildi, fakat Turkiye'nin Suriye politikasinin degismesi jeostratejik acidan cok onemli gelismelere neden oldu. Bengazi olayinin Amerika'nin ic islerinde cok onemli bir noktayi isaret etmesi gibi, Suriye politikasinin degismesi de Turkiye ic islerinde cok onemli bir asama oldu.

Turkiye'nin Suriye politikasindaki degisiklikler, yuzyil onceki gelismelere paralel olarak degerlendirilse, Canakkale Savasi'nin onemine denk gelmektedir. Kuresel dengelerin degismesinde, jeopolitik olarak buyuk bir rol oynamistir, bu kadar kucuk olarak alginabilecek bu gelisme.

Ruslarin enternasyonale bile almakta tereddut ettigi Turkiye'yi isgal edebilecegini dusunmek cok buyuk bir hata oldu. Eger Dogu Blogu'nda yer alsaydi Turkiye, hem Orta Asya'daki Turk Cumhuriyetleriyle dogu blogu icinde "esitlik, kardeslik" politikasiyla iliskilerini gelistirebilirdi, hem de Ataturk'un Orta Dogu Plani'ni gerceklestirebilirdi.

Bugunku intihar noktasina nasil gelindiginin aciklasi vatanin dolar karsiligi satildigidir, kuresel cetenin yerel isbirlikcileri tarafindan. Turkiye hamlesine karsilik gerceklestirilen Kuba hamlesinde yasanan Fuze Krizi sirasinda hem Kurucev'in, hem de saldiri altindaki bir Rus kaptani'nin nukleer savasi engellemesine ragmen, Amerikan baskani Turkiye'den Moskova'ya atom bombasi tasiyan ucaklarin havalanmasi emrini vermistir. Daha sonra adada Amerika'nin dogu yakasini vurabilecek, Florida'yi aninda ortadan kaldirabilecek fuzelerin, coktan yerlestirilmis oldugu orta cikmisti. Castro bu silahlari ateslemek istemisine ragmen, Krucev izin vermemistir. Fuze Krizinden once bile Kuba'da Amerika'nin Dogu yakasini yoketmeye yetecek kapasitesi olan Rusya'nin boyle bir savas sirasinda Turkiye'de tek bir canli birakacagini dusunmek aptallik olur.

Turkiye'nin gecmisteki bu hatalari tekrarlamamasi icin, mumkun oldugunca Turk Cumhuriyetleriyle iliskilerini ilerleterek Asya'ya askeri, politik, ekonomik olarak entegre olmasi gerekmektedir. Sangay orgutune katilarak, bu orgut icinde yapici rol oynayarak, bu sekilde askeri ve politik olarak buyumesi gerek. Sangay ile birlikte buyumesi gerekiyor Turkiye'nin. Bunun sonunda kacan firsat tekrar dogabilir, ve de Ataturk'un Orta Dogu Plani da gerceklesebilir.

Turkiye'yi bu rotaya sokacak gelismelerin yasanmasi ihtimali vardir. Suriye politikasi degisikligi mucizesi gibi, bircok mucizevi gelisme yasanabilir. Buyuk Savas sirasinda kurallar olmayacaktir, Turkiye'nin yanlis konumlanmasi Turkiye icin felaket olacagi gibi, Orta Asya'daki Turkler icin de cok kotu sonuclar dogurur.

Buyuk Savas sirasinda butun Orta Dogu'nun ve muslumanlarin yokedilmesinin planini yapan Siyonist kontrolundeki bati dunyasi, kulturel ve askeri operasyonlari disinda, 11 Eylul gibi psikolojik operasyonlar da yapmaktadir. Turkiye'nin de hedefe konulmasi amaciyla, Turklerin de icinde yer alacagi bu cesit operasyonlar da yapilabilir. Savas Makinasini ve terorle savas yalanini aklamak icin boyle operasyonlar, hazirlanip, uygulanmaya hazir bekletilmektedir. Dugmeye basilmasiyla harekete gecirilebilecek onlarca, hazirlanmis yuzlerce, hazirlanan binlerce bu cesit psikolojik operasyon hazir bekletilmektedir.

Buyuk Savas sirasinda, tarihine ihanet ederek yanlis konumlanmis satilmis bir Turkiye'nin varolus sorunlari yasayacagi ortadadir, cunku buyuk savaslarda kurallar yoktur. Her turlu bahane ile, yeryuzu istenildigi gibi sekilllendirilir. 3. Dunya Savasi 11 Eylul ile baslatilmistir, istihbarat ve medya operasyonlari ile goturuldugu noktaya kadar goturulecek, tikandiginda da buyuk savas baslatilacaktir. Iran uzerinde atom bombasi kullanilarak, Dogu sindirilerek noktalanmak istenmektedir, Orta Dogu ve Afrika'yi askeri olarak kontrol etmek icin.

2. Dunya Savasi da o zamanin 11 Eylul'u Pearl Harbor ile baslatilmis, ambargo altinda tutulan, petrolu kalmayan Japonya'nin, bogulmadan once nefes alabilmek icin Amerkan donanmasini hedef almaya zorlanmasiyla. Bir tane sivili hedef almamis, teslim olmak uzere olan Japonya'nin atom bombalari ile vurulmasiyla noktalanmistir.
Kullanıcı küçük betizi
II. Anadolu Ihtilali
Üye
Üye
 
İletiler: 188
Kayıt: Pzt Haz 04, 2012 21:42


Şu dizine dön: Sizin Makaleleriniz

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 47 konuk

x