Cambridge ve Harvard Üniversitelerinden Atatürk'e ve Kurtuluş Savaşımıza Yönelik Yeni Bir İftira Kampanyası / Cengiz ÖZAKINCI

Araştırmacı - Yazar

Cambridge ve Harvard Üniversitelerinden Atatürk'e ve Kurtuluş Savaşımıza Yönelik Yeni Bir İftira Kampanyası / Cengiz ÖZAKINCI

İletigönderen Oğuz Kağan » Pzt Mar 19, 2018 12:46

Cambridge ve Harvard Üniversitelerinden Atatürk'e ve Kurtuluş Savaşımıza Yönelik Yeni Bir İftira KampanyasıResim

Özgeçmişinde İsrail'de Hayfa Üniversitesi'nde tarih profesörü olduğunu belirten Stefan Ihrig, 2012'de İngiltere'de Cambridge Üniversitesi'nde "Nazi Algısında Yeni Türkiye, 1919-1945" (Nazi Perceptions of the New Turkey, 1919-1945)başlıklı "doktora tezi"nde, dünyayı kana bulayan Mussolini ve insanlık düşmanı soykırımcı Hitler'in, düşünce ve eylemlerinde Atatürk'ü ve Türk Kurtuluş Savaşı'nı örnek, rol model olarak aldıklarını savunmuş; ve anılan üniversite, hem bilime aykırı hem Kurtuluş savaşımıza ve Atatürk'e iftira niteliği taşıyan bu "tez" görünümlü "kara propaganda" çalışmasını, yetkili organlarında inceleyip onaylayarak, Ihrig'e doktor (PhD) unvanı vermiştir.

Ardından ABD'de Harvard Üniversitesi, bu "tez"in dünyaya yayılmasını üstlenmiş, yayın haklarını almış; ve 20 Kasım 2014'te ABD'de "Nazi İmgeleminde Atatürk" (Atatürk in the Nazi Imagination) başlığıyla Harvard Üniversitesi Yayını olarak çoğaltıp piyasaya sürmüştür.

320 sayfalık bu İngilizce kitap, ilk kez 24 Kasım 2014'te ABD'de tanıtıldıktan bir kaç gün sonra, 30 Kasım-1 Aralık 2014 tarihleri arasında, Türkiye'de, Atatürk karşıtı yazılarıyla tanınan kimi köşe yazarlarınca övülmeye başlandı.

ResimHarvard yayınevinin tanıtım yazısında özetle: "Adolf Hitler'in esin kaynağı Benito Mussolini olarak bilinir. Ancak Hitler ve Naziler için Mussolini'ye denk önemde bir rol modeli neredeyse tümüyle ihmal edilmiştir: Modern Türkiye'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk,.. Türk hükümetlerinin Naziler'in doğrudan Alman Yahudileri ile karşılaştırdığı Ermeni ve Rum azınlıklarla nasıl acımasız bir şekilde uğraştığı, Hitler'in dikkatinden kaçmadı. Yeni Türkiye'nin Nazilerin görmeyi seçtiği bu yönleri, Hitler'in Polonya'nın işgaline giden yıllardaki plan ve hayalleri için bir model oldu." deniyordu. Arka kapak yazısında, İngiltere Cambridge Üniversitesi Tarih Profesörü Cristopher Clark: "Ermeni katliamlarından Türk Kurtuluş Savaşı'na ve Kemal Atatürk'ün yükselişine kadar, Türk olayları Almanya'da derin ilgi gördü,.. başta aşırı sağ olmak üzere, Türkiye'yi başarılı bir revizyonizm, otoriter egemenlik, laik modernleşme ve soykırımdan siyasal olarak yararlanma için bir model olarak gördüler. Bu pırıl pırıl ve özgün çalışma, Nazizm'in yükselişine ve Nazi ırk politikasının tarihöncesine yeni ışık tutmaktadır." diyordu.

ResimKitabın Türkçesi, Eylül 2015'te "Naziler ve Atatürk" adıyla piyasaya sürüldü.

Yazar, önsözde "Bu kitap... Nazilerin özellikle matbu medyada Türkiye'yi nasıl algıladıklarını ve tasvir ettiklerini yeniden inşa ederek, bizzat Nasyonal Sosyalizm'e bakış açımızı değiştirmeye çalışır." (s.14) diyordu.

- "Naziler Türkiye ile büyüdü ve Türkiye'deki olaylardan ve Almanya'ya potansiyel 'Türk Dersleri'nden, diğer Alman milliyetçilerinden daha fazla heyecanlandı." (s.25) "Daha 1921'de Naziler,.. 'Türkiye Rol Model' başlıklı bir makale yayınladı." (s.30) "Ludendorf ve Hitler, Türkleri harfi harfine örnek alacak, Türk örneğini eyleme tercüme etmeye kalkışacaktı." (s.96) diyen yazar, kitabının "Münih'teki Ankara, Hitler Darbesi ve Türkiye"(s.97) başlıklı bölümünde, Nazilerin 8-9 Kasım 1923'teki başarısız "Birahane Darbesi"ni, Hitler'in Türk Kurtuluş Savaşı'nı ve Atatürk'ü örnek alarak giriştiği bir darbe olarak niteliyordu.

Hitler'in Mussolini'yi örnek aldığını saptayan bütün akademik yayınların eksik ve yanlış olduğunu ileri süren yazar; "Yalnızca Mussolini'nin Naziler üzerindeki etkisinden söz edilir. Ama Atatürk çok daha büyük bir rol oynadı" (...) "Naziler Türkiye ile büyüdü." (s.101) diyerek, Hitler'in Birahane Darbesi'nde Mussolini'yi değil, Atatürk'ü ve Türk Kurtuluş Savaşı'nı örnek aldığını savlıyor ve bu tezin yeni ve kendisine ait özgün bir buluş olduğunu belirtmiş oluyordu.

ResimKitabının "Nazi Basınında Türkiye" (s.102) başlıklı bölümünde yazar, 1920'li yıllarda Nazilerce yayımlanan Völkscher Beobachter ve Heimatland adlı iki gazetede Türk Kurtuluş Savaşı ve Atatürk'le ilgili yazıları taramış, bu iki gazetedeki övgüleri kitabına alarak, bunları Hitler'in ve Nazilerin Atatürk ve Kurtuluş Savaşını örnek aldıkları tezinin kanıtı olarak sunmuştu. "Naziler Türk yöntemlerine, ve çözümlerine aşıktı,.. 'Türk dersleri'nin en ateşli ve değişmez savunucularıydı." (s.114) diyen yazar, Nazilerin haftalık gazetesi Heimatland'ta "Birahane Darbesi" öncesi yayımlanan 6 bölümlük bir yazı dizisini, tezinin en önemli kanıtı olarak gösteriyordu. 1921-1923 arası Anadolu'da bulunmuş Alman Yüzbaşı Hans Tröbst'ün General Ludendorff'un isteği üzerine yazdıklarından oluşan bu dizide, dünya savaşından yenik çıkan ve Sevr Antlaşması'yla yok olmaya itilen Türkiye'nin, Mustafa Kemal önderliğinde toparlanıp başarıya ulaştığı anlatılarak; benzer biçimde, Versay Antlaşmasıyla çok kötü duruma düşen Almanya'nın da Türkiye'nin başarısından ders almak ve aynı yolu izlemekle kurtulabileceği savunulmuştu. Stefan Ihrig, Nazi gazetesinde yayımlanan bu yazı dizisinin Hitler'i etkilediğini ve Hitler'in işte bu etki altında Birahane Darbesi'ne giriştiğini ileri sürüyor ve dahası, Nazilerin soykırımcılığının bile Hitler'in o yazı dizisinde anlatılan Atatürk Türkiyesini örnek almasından kay-naklandığını savlıyordu.

Stefan Ihrig'e göre:

Resim- "(Nazi gazetesinde yayımlanan Tröbst imzalı yazı dizisinin) son paragrafları, Almanya için Türk derslerinin bir özetine ayrılmış-tı. Üç maddelik bir liste.. "aleyhlerine çalışan herkesi acımasızca ve kesin biçimde yok etme",.. "terör",.. Bu bakımdan Türkler örnek öğretmendir." ve "Ulusal arınma" (Etnik temizlik) ile "Rumlar ve Ermenilerin kökleri kazınmalı sayıları 500.000 kadar olan geçmişi yabancı olanların neredeyse tümü muharebe alanlarında ölmeliydi.." (s. 120, 121) "Hitler bu makaleleri okudu ve Türk rol modelinden çok etkilendi" (s.123) "Mustafa Kemal ve Bağımsızlık Savaşı,.. özellikle Nasyonal Sosyalistler (Hitler'in NAZİ Partisi) ve İtalyan Faşistleri (Mussolini'nin Ulusal Faşist Partisi) için de zeitgeist'in (zamanın ruhunun) parçasıydı" (s.148)

ResimGörüldüğü üzere yazar Stefan Ihrig, Hitler'in ve Mussolini'nin bütün insanlık dışı eylemlerinin kaynağı olarak Atatürk'ü ve Türk Kurtuluş Savaşı'nı görmektedir. Atatürk'ün "Türk Führer" (s.207) Mussolini'nin "Milano'nun Ankara'lı Mustafa Kemal'i" (s.18) Hitler'in "Alman Kemal Paşa" (s.127) olarak anıldığından söz eden Ihrig "Eski Türkiye'den Yeni Türkiye'ye azınlık sorunları" (s.252) başlıklı bölümde, "Nazilerin Ermeni soykırımından etkilendiklerini göstermek için alıntıya ihtiyaç yoktur,.. Çünkü Naziler Türkiye ve Türk Bağımsızlık savaşıyla büyüdükleri kadar, Ermeni Soykırımıyla da büyüdüler." (s.255) "Nazi ve Üçüncü Reich metinlerinin tanımladığı şekliyle Atatürk'ün başarısının ön koşulu,.. "Ermenilerin imhası" - "zorlayıcı gereklilik" olmuştu." (s.265) demektedir.

Ihrig özetle, eğer 1915'te Ermeniler yok edilmeseydi, Atatürk'ün önderliğinde girişilen Türk Kurtuluş Savaşı başarıya ulaşamazdı, demekle, Nazilerin Yahudi soykımını da Atatürk'ün başarısından esinlendiklerini ileri sürmektedir.

Kitabın "Hitler'in Karanlıktaki Yıldızı" (s.151) başlıklı bölümünde, 21 Temmuz 1933 günlü Nazi gazetesinde "Türkiye'nin hareketi, Hitler için parlayan bir yıldız olmuştu" sözlerini aktaran S. Ihrig, Hitler'in Atatürk'ü "Karanlıkta Parlayan Yıldız" olarak tanımlamasının, Atatürk'ün Naziler için ikonik rolü bulunduğunu kanıtladığını söylemiştir. (s.160, 161)

Hitler'in doğum yıldönümü dolayısıyla Türkiye'den Almanya'ya giden heyette bulunan Falih Rıfkı Atay'ın, Hitler'le görüşme izlenimlerini sonraki yıllarda "Mustafa Kemal'in Mütareke Defteri" kitabında yayımladığını ve Hitler'in o gün kendilerine "Mustafa Kemal'in birinci öğrencisi Mussolini'dir, ikinci öğrencisi benim" dediğini aktaran S. Ihrig (s.162) bu anlatıyı Hitler'in Atatürk'ü rol model olarak aldığının kanıtlarından biri olarak göstermiştir.

* * *

Atatürk'ü ve Kurtuluş Savaşımızı Hitler ve Mussolini'nin insanlık dışı vahşetlerinin kaynağı olarak gösteren bu iftiraların her birini tek tek ele alıp irdelemek ve belgelerle çürütmek, kitap boyutunda bir çalışmayı gerektirir. Dergideyse yazarın tezlerini çürütücü bir kaç örneğe değinebiliriz. Stefan Ihrig'in kitabında hiç değinmediği; değinilmesi halinde tezini çökertecek önemde gerçeklerden biri, Nazi Partisi programının Hitler tarafından en küçük bir Türk etkisi bulunmaksızın, TBMM'nin kurulmasından ve Türk Kurtuluş Savaşı'nın başarısından çok önce 24 Şubat 1920 günü yayınlanmış olmasıdır.

ResimHitler, Alman İşçi Partisi'nin adını 24 Şubat 1920 günü Nazi (Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi) olarak değiştirmiş ve o gün 25 maddeden oluşan Nazi partisi programı da okunarak kabul edilmiştir. 1945'e dek kesintisiz ve değiştirilmeksizin uygulanan bu Nazi partisi programının konumuzla ilgili maddeleri özetle şöyledir:

(ııı)- Almanya nüfus fazlasını yerleştirmek üzere kolonilere sömürgelere sahip olacaktır.

(ıv)- Alman yurttaşı olmanın koşulu, Alman ırkından olmaktır; Alman ırkından olmak, Alman kanı taşımaktır; Alman kanı taşımayanlar, Alman yurttaşı olamazlar; hiç bir Yahudi Alman yurttaşı değildir.

(v)- Alman kanı taşımayan kimse, Almanya'da yalnız konuk olarak yaşayabilir ve yabancılar yasası uygulanır.

(vı)- Siyasi haklar yalnız Al-man ırkından olanlara tanınır.

(vıı)- Alman kanı taşımayanlar, Almanya'dan atılacaklardır.

(vııı)- Alman ırkından olmayanların Almanya'ya göçü önlenecektir. 2 Ağustos 1914 sonrası Almanya'ya gelenlerden, Alman ırkından olmayanlar, hemen ve zorla sınır dışı edilecektir.

Hitler, işte bu gibi maddeler içeren 24 Şubat 1920 tarihli Nazi Partisi programını, Almanya 1945'te teslim olana dek 25 yıl boyunca uygulamıştır.

Naziler, Yahudi soykırımı, ırkçı katliamlar, toplama kampları gibi suçlarını, Türk Kurtuluş Savaşı'yla, Atatürk'le ve Misak-ı Milli programıyla hiç bir ilgisi bulunmayan 25 maddelik Nazi partisi programı uyarınca işlemişlerdir.

Cambridge, Harvard gibi üniversitelerin, Atatürk'ü ve Kurtuluş Savaşımızı, Mussolini ve Hitler'in insanlık düşmanı soykırım vs. düşünce ve eylemlerinin kaynağı, rol modeli, öğretmeni olarak gösteren kara propagandaları "doktora tezi" etiketiyle piyasaya sürmesi; üzerinde önemle durulması gereken olaydır.

[Not: Her Cumartesi 21:30'da Kanal B'de yayımlanan Tarihin Bilinmeyen Yüzü programının 20 ve 27 Ocak 2018'de yayımlanan 63 ve 64. bölüm-lerinde; Stefan Ihrig'in kitabındaki iftiraları tek tek ele alıp özgün belgelerle çürütmüş bulunuyoruz. Çalışmalarımız kitap olarak yayımlanacak, ancak konuya ilgi duyanlar şimdilik anılan programın Youtube'taki videolarını izleyebilirler: https://www.youtube.com/channel/UCgsOlf ... Spg-l2fUAg]

Cengiz ÖZAKINCI, “Bütün Dünya”, Şubat 2018
cengizozakinci@butundunya.com.tr
cengizozakincibd@gmail.com
PDF
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12175
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Şu dizine dön: Cengiz ÖZAKINCI

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x