Çanakkale Zaferi Ve Gerçekler

Türkiye ve dünya gündemindeki gelişmeler hakkındaki fikirleriniz, yayınladığımız izlencelerin bölümleri hakkındaki düşüncelerinizi paylaşabileceğiniz alan.

Çanakkale Zaferi Ve Gerçekler

İletigönderen Oğuz Kağan » Cmt Mar 28, 2009 1:01

Çanakkale Zaferi Ve Gerçekler

Çanakkale Savaşı’nı aslında “Kalpaklı Atatürk”ün değil, “Beyaz Sarıklı ve Sakallı Ruhlar”ın kazandığı iddiası, Kur’an’a ve Tarih’e göre “yalan”dır!

Yerel Seçim dolayısıyla, layıkılyla kutlanamadı bu yıl Çanakkale Zaferimiz…

Fakat ben bu konu üzerinde durmayacağım. “Çanakkale Zaferi”nin her yıldönümünde, Halk arasında dolaşan bir “efsane”yi ele almak istiyorum. O da “Çanakkale Savaşı’nı Sarıklıllar’ın / Ruhlar’ın kazandığı” efsanesi…

Adına ister “efsane” deyin, ister “söylenti” deyin, olayın özeti şu:

Çanakkale Savaşı’nda, Düşman Orduları’nı Atatürk ve Mehmetcik değil, sadece düşmana görünen Sarıklılar kazanmış. Zaten Düşman Orduları da “biz Türkler’den değil, o Sarıklılar’dan korktuk / Türkler’e değil, Sarıklılar’a yenildik” derlermiş!

Bunun Türkçesi ise şu:

“Çanakkale Zaferi”nin asıl kahramanları, Atatürk ve Mehmetcik değil, ruhlar aleminden gelen o Sarıklılar…

Yıllardır söylenegelen bu efsane, bazı kitaplara da girmiştir ve Halk arasında yıllardan beri dolaşır durur. Nitekim Çanakkale Zaferi Haftası’nda, televizyonda Çanakkale Savaşı / Zaferi ile ilgili haberleri dinlerken, Halam da hemen öyle dedi: Bu savaşta beyaz sakallı ve sarıklı ruhlardan korkmuş düşmanlar!

Halam’a “ya Hala, bunun aslı-astarı yok, bu yabancıların, büyük ihtimalle de İngilizler’in uydurması” dediğimde çok şaşırmış gözlerle bana baktı “nasıl yani” der gibi… Bunun üzerine anlatmaya devam ettim.


> 300 YIL BOYUNCA BU “SARIKLILAR” NERDEYDİ?

Türkler Çanakkale Savaşı’nı kazandığından geriye bir git. 50 sene, 100 sene geriye… “Kazandık” diyebileceğimiz ciddi bir savaş var mı? Hatta 150 sene 200 sene 300 sene geriye git!... “Kazandık” diyeblieceğimiz ciddi bir savaş var mı? Yok!

Osmanlı İmparatorluğu’nun “Çöküş Dönemi” zaten 200 sene sürdü… Yuvarlak hesap bir de 100 sene küçülme / dağılma dönemini say, etti 300 sene… 300 sene… Yani “3 koca Asır”… Burada sorulması gereken soru şu:

Çanakkale Savaşı’nı kazandığı iddia edilen o “beyaz sarıklı ve sakallı ruhlar” 300 sene nerdeydi? Türkler 300 sene boyunca toprak-mal ve can kaybetti, ortada yoktular! 300 yıl aradan sonra Türkler ciddi anlamda bir zafer elde etti, onu da bu “beyaz sakallı ve sarıklı ruhlar”a bağlıyorlar…

Fakat “300 yıl neredeydiler” sorusana verebelicekleri bir cevap yok!

Ayrıca Çanakkale Savaşı’nda Türk ve Kürt dahil, 300.000 şehit verdiğimiz söyleniyor. 9 ay (1 yıla yakın) süren bu savunma sırasında bu “sarıklılar” neden işi 50-100 bin şehit olduğu sırada bitirmedi? Bunlar hep soru (değil mi?)


> KUR’AN AÇISINDAN HUNEYN ve ÇANAKKALE GÜNÜ!

Peki Allah, gerçekten de böyle “sarıklı ve bayaz sakallı” veya “sarıksız ve sakalsız” bir destek / ordu göndermiş olamaz mı Çanakkale’ye… Olabilir. Çünkü Allah’ın bunu “pek çok savaşta yaptığını” Kur’an-ı Kerim’den anlıyoruz.

Andolsun Allah size birçok yerlerde, Huneyn gününde de yardım etmişti. Hani (o gün) çokluğunuz sizi böbürlendirmişti. Fakat size hiçbir yarar da sağlamamıştı. Bütün genişliğine rağmen yeryüzü başınıza dar gelmişti, nihayet bozularak arkanızı dönmüş(kaçmağa başlamış)tınız. Sonra Allah, Elçisinin ve mü'minlerin üzerine sekinetini (güven veren rahmetini) indirdi, sizin görmediğiniz askerler indirdi ve kafirlere azab etti (onları bozguna uğrattı). İşte kafirlerin cezası budur! (Prof.Dr.Süleyman Ateş Tercümesi / Kur’an-ı Kerim / Tevbe Suresi, 25-26.Ayetler / http://www.kuranmeali.com)

Böyle bir “destek”in olabileceği Kur’an ile de sabitse, içinizden bazılarınız “o zaman senin derdin ne Yatağanbaba” diye sorabilir.

Derdim şu:

Allah neden “Türler’e 300 yıl yardım etmedi”… Gücü mü yetmedi? Bu yazıyı okuyan bütün okuyucuların “hâşa” dediğini duyar gibiyim! E o zaman neden Türkler 300 yıl savaş kazanamadı?

Bütün bunları üst üste koyduğumuzda çıkan sonuç şudur:


> “ALLAH’IN YARDIMI”NIN ŞARTLARI:

Allah her zaman “inananların” yanındadır! “Yanında” olduğuna göre de elbette “kudretinden bir destek gönderir”… Fakat bir de Allah’ın bu Kâinat’a dolayısıyla da o Kâinat’ın içinde yer alan Dünyamız’a koyduğu bazı “kanunlar” vardır! Nedir bunlar?

1- Kulları gayret edecek. Savaş ve savunma planları yapacak… Ayet şöyle:

Onlara karşı, gücünüz yettiğince kuvvet hazırlayın. Ordugâhlarda atlar besleyin. Böylece hem Allah'ın düşmanını hem kendi düşmanınızı hem de bunlardan başkalarını korkutabilirsiniz. (Prof.Dr.Yaşar Nuri Öztürk Tercümesi / Kur’an-ı Kerim / Enfal Suresi 60.Ayeti / http://www.kuranmeali.com)

2- Kulları Osmanlı’nın 300 yıl sürecek bir “çöküş ve dağılması”na sebep olacak olan “Hıristiyan ve Yahudiler’i ‘gönül dostu’ edinip / onları bilir kişi kabul edip, onların boyundurluğuna girmeyecek… İnsani yani sosyal ve siyasi ilişkilerini elbette devam ettirecek ama “tedbiri” elden bırakıp da “onların istedikleri gibi” davranmayacak… Ayet şöyle:

Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları gönül dostları edinmeyin. Onlar birbirlerinin gönül dostlarıdır. Sizden kim onları gönül dostu edinirse o, onlardandır. Allah, zalimler toplumunu doğruya ve güzele kılavuzlamaz. (Prof.Dr.Yaşar Nuri Öztürk Tercümesi / Kur’an-ı Kerim / Mâide Suresi 51.Ayeti / http://www.kuranmeali.com)

Bu şartları –son 300 yılında layıkıyla- yerine getirmeyen / işi savsaklayan Osmanlı’ya Allah’ın yardımı gelmemiş ve koca bir İmparatorluk Tarih’e karışmıştır.

Demek istediğim şu:

Her Çanakkale Zaferi yıldönümünde “bu savaşı Atatürk değil, Allah’ın gönderdiği Ordu (beyaz sarıklı ve sakallı ruhlar) kazandı” diyerek, Atatürk ve Mehmetcik’i “Halk’ın gözünden düşürmeye yönelik” bu bilinçli yürütülen söylenti, bu şekilde ele alınmalıdır. Böyle ele alınırsa bu şu anlama gelir:


> “İLAHİ YARDIM”IN SEBEBİ; “ANTİ EMPERYALİST DURUŞ”TUR!

Çanakkale Zaferi, elbette “Allah’ın izni ile” kazanıldı. “Allah’ın yardımı veya izni olmadan” zaten bu mümkün değildi. Zafer kazanıldığına göre, demek ki Allah, “plan yapan, Emperyalist Güçler’e (Hıristiyan ve Yahudiler’e) Osmanlı Padişahları’nın bazıları gibi “teslim olmayan” Atatürk’ü destekledi ve bu “Görünmeyen Orduları’nı” gönderdi. Ve böylece de -Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu yılları göz önünde bulundurursak- “Yahudi ve Hıristiyanlar’a / Emperyalizm’e boyun eğmeden” ilk defa bir “Devlet” kuruldu! Onun da mimarı Atatürk…

Bu böyle okunur / yorumlanırsa, -ki Tarih ve mantık böyle okumayı gerektirir- o zaman dünya-alem şunu bilecek:

Cumhuriyetimiz’in Kurucusu, Atamız Atatürk, “Allah’ın sevdiği bir kulu”ydu! Öyleydi ki, “300 yıl aradan sonra, sadece O’na yardım etti!” Ve böylece Türlkler 3 Asır sonra ‘”düşman karşısında zafer”le tanıştı!...


> “SARIKLI RUHLAR” ve “KALPAKLI ATATÜRK”…

Bu “Yatağanbabavari Yorum” da, “Türklerin Tarihleri boyunca kazandıkları en büyük zaferi” olan “Çanakkale Zaferi”ni “Kalpaklı Atatürk ve yırtık elbiseli-botlu Mehmetcik”e değil de “beyaz sarıklı ve sakallı Ruhlar”a mâl etmeye çalışanlara “KAPAK” olsun!

Aslına bakarsanız “keramet / hikmet / başarı” ne Atatürk’ün giydiği “Kalpak”ta, ne de Ruhlar’ın giydiği rivayet edilen “Sarık”ta… Keramet / hikmet / başarı, yukarıdaki iki ayette anlattığımız şartların yerine getirilmesinde, en önemlisi de, Atatürk’ün Emperyalizm’e boyun eğmemesinde… “Maide 51” böyle okunmazsa, bu “Çanakkale Savaşı’nı Atatürk ve Mehmetcik değil sarıklı ve sakallı Ruhlar kazandı” yalanı devam edecektir!

300 yıl “Allah’tan yardım gelmemesi” ile sabittir ki, bu savaşı -Allah’ın Kâinat’a koyduğu kanunları yerine getiren- “Kalpaklı Atatürk” ve “Sarıklı Ruhlar” ya “beraber” kazanmıştır ya da bu “zafer” sadece Atatürk ve Mehmetcik’indir!

“Ya”ların hangisi doğru olursa olsun, “değişmeyen” sonuç şu: Allah o “yardımı” 300 yıl aradan sonra Mustafa Kemâl Atatürk’e yaptı.

--------

Halkın Yükselişi Partisi Denizli İl Başkanı Yatağanbaba olarak, “Çanakkale Zaferi’nin ‘asıl sahipleri’nin Atatürk ve Mehmetcik olduğu”, “Allah’ın 300 yıl aradan sonra sadece onlara yardım ettiği” ve de “Türkler’in bugün gene Emperyalist güçlerin güdümüne girdiği, bu durumda da Allah’ın Türkler’e kaç yüzyıl geçerse geçsin yardım etmeyeceği” konularnda, diyeceklerim ve “duruşum” budur, Aziz Milletimiz’e “Allah’ın yardım ettiği Atatürk ve Mehmetcikleri şükran ve rahmetle anarak” saygıyla duyuruyorum!


Kaynak
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 7854
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

İletigönderen özgürtürk » Çrş Nis 01, 2009 16:10

Ana fikir olarak söylediklerinize katılıyor olmakla birlikte Türkçe olarak Kur-anı baştan sona iki kez okumuş ve "anlamış" olduğunu düşünen biri olarak bazı eklenti ve itiraz noktalarım olacak;
Doğrudur, Allah iman edenlere yardım elini uzatmıştır ve uzatacaktır.. Ancak, yine Allahın koyduğu temel kurallar çerçevesinde (sünnetullah).... Başka türlüsü mümkün değildir. Kur-anda açıkça anlatılan bir kaç mucizevi olay dışında Allah hiç bir topluma hiç bir "kayırma" yapmamıştır. Aksi takdirde emperyalist batının zaferlerini ve bugünkü başarılarını izah edebilmeniz için Onun adaletinden şüphe etmeniz gerekecektir.
Çanakkalede yaşananlar, askeri tarihe geçecek kadar önemli ve akıllıca kurgulanmış bir taktik/stratejik mücadele eseridir. Askerin yoğun ve cansiperane mücadelesi bu planın tuzu biberi olmuştur. O kadar ki; bildiğim kadarıyla savaş tarihinde savunma planından başarıya ulaşılarak kazanılmış tek harp Çanakkale'dir.. Savaş içindeki kişisel mücadeleler ise başlılaşlarına birer tarihtir.
Bunları yok sayarak, tüm savaşı sarıklı "bedensiz varlıkların" eseri olarak görmek ya da tanımlamak hıyanet değilse en hafifinden ahmaklık ve cehalettir. Bununla birlikte kanımca bir şekilde ve bir tarafından bu savaşa göksel ilintiler kurmak bizi tarihsel gerçeklerimizden ve kanımızdaki kahramanlık ve akıl mayasını görmekten uzaklaştıracaktır..
Saygılarımla,
Kullanıcı küçük betizi
özgürtürk
Üye
Üye
 
İletiler: 84
Kayıt: Sal Mar 31, 2009 15:19


Şu dizine dön: Tartışma ve Fikir Meydanı

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x