Ceviz Kabuğu - 14 Ekim 2011 / Osmanlı: Yakılmalı Mı Tapılmalı Mı?

Gazeteci-yazar Hûlki Cevizoğlu; birbirinden seçkin konuklarıyla soruyor, sorguluyor, anlatıyor...

Ceviz Kabuğu - 14 Ekim 2011 / Osmanlı: Yakılmalı Mı Tapılmalı Mı?

İletigönderen Güncel Meydan » Pzt Eki 17, 2011 0:53



GÜNCEL MEYDAN
İzlence Adı: Ceviz Kabuğu
Sunucu - Yayıncı: Hûlki CEVİZOĞLU - Karadeniz TV
Konuk(lar):
Prof. Dr. Ahmet SALTIK
ve
Hizb-üş Meddah Hillevf-i Ekber Mudhak-ı Mashara
Muhteşem Fesad-engiz Kemkadr bin Habbe-i Mısır

Tarih: 14 Ekim 2011
Bilgi: Osmanlı: Yakılmalı Mı Tapılmalı Mı?
GM(K) Ek:
"Herhangi bir tarihi elinize aldığınız zaman, onun
-gerçeğe uygun olup olmadığına güven duymak için-
dayandığı kaynak ve belgeleri araştırılır. Bizim şimdiye
kadar doğru bir millî tarihe sahip olamayışımızın sebebi
tarihlerimizin, gerçek okuyucuların belgelere dayanmaktan
ziyade ya birtakım meddahların veya birtakım kendini
beğenmişlerin gerçek ve mantıktan uzak sözlerinden
başka kaynak bulamamak talihsizliğidir."
Resim:
İndirme İlişimi: http://www.fileserve.com/file/A2Mdjx9




Kullanıcı küçük betizi
Güncel Meydan
Üye
Üye
 
İletiler: 584
Kayıt: Pzr Eki 12, 2008 23:12

Re: Ceviz Kabuğu - 14 Ekim 2011 / Osmanlı: Yakılmalı Mı Tapılmalı Mı?

İletigönderen Balasagun » Pzt Eki 17, 2011 18:40

Osmanlı, tapılmalı mı yoksa yakılmalı mı?

Resim


Hulki Cevizoğlu’nun hazırlayıp sunduğu Ceviz Kabuğu, Karadeniz TV’de yeniden başladı. Usta gazetecinin ele aldığı ilk konu Neo-Osmanlı kavramı oldu

Usta Gazeteci Hulki Cevizoğlu’nun hazırlayıp sunduğu bir televizyon klasiği haline gelen Ceviz Kabuğu programı, iki yıllık zorunlu aranın ardından yeniden başladı. Karadeniz (KRT) Televizyonu’nda ekranlara müthiş bir dönüş yapan Ceviz Kabuğu, izleyicilerin büyük ilgisiyle karşılandı. Yaklaşık dört saat süren programda izleyiciler, özledikleri düzeyli ve içerikli tartışmaya, gönderdikleri yüzlerce soru ve yorumlarıyla katıldılar.

Ceviz Kabuğu’nun KRT’de ele aldığı ilk konu, gündemdeki neo-Osmanlı kavramı oldu. Cevizoğlu’nun son kitabının da adını taşıyan “Osmanlılar: kutlu bir imparatorluk mu, uğursuz bir saltanat mı” başlığı altında yürütülen tartışmada, iki zıt görüşün temsilcisi stüdyo konuğu idi.

Atatürkçü Düşünce Derneği Eski Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Saltık ile Osmanlı taraftarı fikirleri ile öne çıkan “Lozan: Zafer mi Hezimet mi?” kitabının yazan Kadir Mısıroğlu, 4 saat boyunca tartıştılar.


“Devlet-i Muhammediye”

Osmanlıcı yazar Kadir Mısıroğlu, Osmanlı devletinin “Devlet-i Muhammediye” yani “Hz. Muhammed’in Devleti” olduğunu ileri sürdü. “Osmanlı Devleti, Hz. Peygamberin Medine’de kurduğu bir devlettir” diyen Mısıroğlu şöyle konuştu: “Sizi tebrik ediyorum ki ilk programınızda Osmanlı gibi mühim bir mesele ile başlıyorsunuz. Bugünkü dertlerin kaynağı tarihtedir. Osmanlı, 80 sene reddedilmiştir... Kendi tarihimizi yeniden anlamalıyız. Şartlar ondan alınacak dersleri gerektirir durumda. Osmanlı devleti Hz. Peygamber’in Medine’de kurduğu devlettir. Bunu ben demiyorum. Kendileri dediği için diyorum. Vahdettin bile müdafaasında ‘Yavuz Sultan Selim hilafeti alınca saltanatı Muhammediye olmuştur’ diyor.” “Elhamdülillah Osmanlıyım” diyerek kendini ifade eden Mısıroğlu, “Bu devlet ‘Devlet-i Muhammediye’dir. Böyle bir devlete ihanet etmek elbette ki cezasız kalmaz... Bana göre inkâr etmek ihanettir” dedi.


“Fantastik bir tez”

Kadir Mısıroğlu’nun bu değerlendirmesine karşı çıkan Prof. Dr. Ahmet Saltık, “Bu bilimsel bir kanıt değil. Devlet-i Muhammediye oluşu fantastik bir tezdir. Tartışmaya değer mi değmez mi bilmiyorum” diye konuştu. Osmanlı toplumunun bir ümmet toplumu olduğunu kaydeden Saltık şöyle devam etti: “Hz. Muhammed ölmeden önce halife olarak bir temsilci bırakmadı. Arkasından oturup karar verdiler. 4 kişi belirlendi hatta üçü öldürüldü falan... Hz. Muhammed böyle bir vekil bırakmadığı halde zamanla halifelik Tanrı’nın yeryüzündeki gölgesine dönüştü. Tümüyle İslam’a aykırı. Allah hiçbir zaman vekil göndermedi, elçi gönderdi. Buna rağmen elçiden vekile, vekil de Tanrı’nın yeryüzündeki gölgesine dönüştü... Tümüyle amacından sapmıştır.”


Türkiye Orta Doğu maşası mı?

Prof. Dr. Ahmet Saltık, Osmanlıcılık-Neo Osmanlıcılık tartışmalarının gündeme gelmesinin arkasında Batı’nın olduğunu vurguladı. Saltık, Orta Doğu’ya hâkim olma çabasındaki Batılı güçlerin Türkiye’yi Neo Osmanlıcılık ekseninde kullanmak istediğine şu açıklamalarıyla dikkat çekti: “Batı yeniden Neo Osmanlıcılığı ihya etmek suretiyle Orta Doğu’da Türkiye’ye bir tür küçük ağalık vermeye çalışıyor. Anadolu’da yaşayan halkın zedelenmiş bir egosu var. Osmanlıcılığı idealize ederek bölgeyi restore etme çabası içindeler. Orta Doğu’yu Türkiye üzerinden denetlemeye çalışıyorlar.”


“Kapitülasyon doğru bir uygulamaydı”

Kadir Mısıroğlu, Ceviz Kabuğu programında kapitülasyonlar konusunda da şaşırtıcı açıklamalar yaptı. Mısıroğlu, bugün yabancı sermaye gelsin diye yapılanlarla o tarihteki kapitülasyonların aynı olduğunu söyledi: “Kapitülasyonlar bence doğru ama zamanla suiistimal edildi. Kanuni, bütün Avrupa’yı karşısında görmektense Fransa’ya bazı imtiyazlar vererek onu yanına çekmeye çalıştı. Yabancı sermaye gelsin diye ne yapılıyorsa o, kapitülasyonlar da. Yabancı sermaye yatırıma geliyorsa gelsin. Ancak hizmete geliyorsa faydası yok. Türk Telekom’u alacaksa anlamı yok... Japonya da böyle gelişti... Sonraki iş başka, dejenere edildi. Başta bu ihtiyaca karşılık verdi, sonra yanlışlar var.”


Türkiye şiddet ülkesi oldu

Hulki Cevizoğlu, yaşadığı bazı sıkıntılardan Cumhuriyet rejimini sorumlu tutan Mısıroğlu’na şu önemli hatırlatmayı yaptı: “Türkiye üzerinde oynanan oyunları bugün biri, yarın öteki destekliyor. Medyamız bugün kadına şiddeti veriyor mesela. Kardeşim Türkiye şiddet ülkesi olmuş. Kadına şiddetin yanı sıra çocuğa, erkeğe, sanatçıya, aydına ve muhalifleri şiddet uygulanıyor. Biz hep birlik olup şiddete karşı çıkmalıyız. Bu ülkenin sağında solunda hangi aydın varsa, hepsine sahip çıkmak boynumuzun borcu olmalıdır.”


Muhteşem Yüzyıl ihanettir

Kadir Mısıroğlu, “Muhteşem Yüzyıl” dizisinin Osmanlı’ya ihanetin bir çeşidi olduğunu söyledi. “Bir senaristin sözünün, üslûbunun, tasvirinin gerçekmiş gibi algılanarak yorumlanamayacağını” belirten Mısıroğlu, dizinin “Osmanlı karşıtı ve yapılan işin çok yanlış olduğunu” ifade etti. Mısıroğlu diziye karşı çıkma nedenlerini şöyle sıraladı: “Hiçbir devlet memuru köse değilse sakalsız değildir. Kadınlar öyle baş açık dolaşmazdı. Baştan sona ihanet. 8-10 ülkede Arapça’ya çevrilip gösteriliyormuş. Onlara ‘bak gör Osmanlı neymiş’ denmek isteniyor. Kırk tane ilmi yanlışı var.”


“Kardeş katline ferman” tartışması

İslâmiyetin temsilcisi ve savunucusu olarak görülen Osmanlıların İslâmiyete uygun davranıp davranmadığı, özellikle “kardeş katli” konusuyla da ele alındı. Erkek çocuklarını ve kardeşlerini boğduran padişahlar, bu kararlan ile İslamiyet’e uygun davranıyor muydu? Osmanlıcı Yazar Kadir Mısıroğlu “Kanuni oğlunu boğdurttu, oh ne has etti. Fatih, ağzı emzikte beşikteki kardeşini boğdurttu. Alkışlıyorum, kolay iş değil” diyerek padişahların kardeş katline destek verdi. Kadir Mısıroğlu, 600 yıl boyunca bu nedenle öldürülenlerin sayısının 50’yi geçmeyeceğini, bunun da devletin geleceği düşünüldüğünde ciddi bir sayı olmadığını söyledi. “Bu olayların şartlarını değerlendirmek gerekir. 40-50 kişi hanedandan bir o kadar da vezir-i azamdan... Şehzade ve vezirse arkasından gidenler olabilir çünkü. Bu iki zümre için buna cevaz vermişler. Bir de sefer halinde nefere kadar gider bu. Bu iki durum dışında öldürme fetvası verilmez. Bunların isyan ihtimali vardır çünkü. Bunların içinde de çocuk daha tehlikelidir.”


“Onlar katil Padişahlardı”

Prof. Dr. Ahmet Saltık ise kardeş katlinin vahşi ve ilkel bir uygulama olduğunu dile getirdi ve önemli bir noktaya daha işaret etti. “Kine, intikama ve zan’a dayalı katiller bunlar... Osmanlı kamu düzeni bu. 50 değil daha fazla kişi katledildi. Devşirme sistemi ile yabancı çocuklar yetiştirilip, ellerine pala kılıç verilip atalarının üzerine sürüldü. Batı’nın üzerimize gelmesinin nedeni Osmanlı’nın bu yanlış politikası... Osmanlı çok kan döktü. Etik ve ahlak dışı çok fazla iş yapılmış.”


Yeniçağ, 17 Ekim 2011
“Efendiler, aziz milletime şunu tavsiye ederim ki, bağrında yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki aslî cevheri çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an feragat etmesin”
Kullanıcı küçük betizi
Balasagun
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 3524
Kayıt: Cum Eki 17, 2008 13:18

Re: Ceviz Kabuğu - 14 Ekim 2011 / Osmanlı: Yakılmalı Mı Tapılmalı Mı?

İletigönderen kush » Pzt Eki 17, 2011 22:41

Tesekkürler
kalbinizdeki vatan ve bayrak sevgisine selamım olsun!

ya istiklal ya ölüm!

Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!
K. ATATÜRK 20 Ekim 1927
Kullanıcı küçük betizi
kush
Üye
Üye
 
İletiler: 905
Kayıt: Çrş Ara 12, 2007 1:49


Şu dizine dön: Ceviz Kabuğu

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 1 konuk

cron

x