Ceviz Kabuğu - 18-19 Mayıs 2012 / Sinan MEYDAN

Gazeteci-yazar Hûlki Cevizoğlu; birbirinden seçkin konuklarıyla soruyor, sorguluyor, anlatıyor...

Ceviz Kabuğu - 18-19 Mayıs 2012 / Sinan MEYDAN

İletigönderen Güncel Meydan » Cmt May 19, 2012 18:59



GÜNCEL MEYDAN
İzlence Adı: Ceviz Kabuğu
Sunucu - Yayıncı: Hûlki CEVİZOĞLU - Karadeniz TV
Konuk(lar):
Tarihçi-Yazar Sinan MEYDAN
Tarih: 18-19 Mayıs 2012
Bilgi: "Mustafa Kemâl ATATÜRK"
Resim:
İndirme İlişimi: https://rapidshare.com/files/613996568/CK-180512.avi

Kullanıcı küçük betizi
Güncel Meydan
Üye
Üye
 
İletiler: 584
Kayıt: Pzr Eki 12, 2008 23:12

Re: Ceviz Kabuğu - 18-19 Mayıs 2012 / Sinan MEYDAN

İletigönderen Balasagun » Pzt May 21, 2012 10:24

“19 Mayıs”ın 93. senesinde hilafet arzusu!

Ceviz Kabuğu programına katılan TİYEMDER Genel Başkanı Selahattin Yazıcı “Türkiye’ye hilafet” istedi!

Usta gazeteci Hulki Cevizoğlu’nun KRT’de canlı yayımlanan programına katılan Yazıcı, AKP’nin Türkiye’yi dönüştürme çabalarının geldiği boyutu da gözler önüne serdi. Dünya liderliği için hilafetin şart olduğunu savunan Yazıcı, “Atatürk’ün gönlünde de hilafet vardı” iddiasını ortaya attı.

“Hilafet canlandırılmalı...”
19 Mayıs’ın 93. yılında Türkiye’de büyük değişimler yaşanırken, Ceviz Kabuğu’nda yapılan şok açıklamalar bu değişimin boyutunu gözler önüne serdi. TİYEMDER Genel Başkanı Selahattin Yazıcı, Türkiye’ye hilafetin gelmesini istedi. Türkiye’nin dünyada lider olması için bunun şart olduğunu söyleyen Yazıcı, “Atatürk’ün gönlünde de hilafet vardı” iddiasını ortaya attı.

Duayen Gazeteci Hulki Cevizoğlu’nun, 19 Mayıs’ın 93 yıldönümüne denk düşen Ceviz Kabuğu programında, AKP İktidarının kaldırdığı “resmi törenler” ve Atatürk’ün akıllı projeleri ele alındı. Televizyon ekranlarında “19 Mayıs’ı kutlamaktan utanç duyulduğu”, “Hilâfetin geri getirilmesi gerektiği”, “19 Mayıs kutlanacaksa Atatürk ile Vahidetin’in birlikte kutlanması gerektiği”, “Milli Mücadeleyi Atatürk’ün değil, ihanet eden Çerkez Ethem’in başlattığı” gibi birbirinden tutarsız fikirler ileri sürüldü.

“19 MAYIS RUHUNU KAYBETTİ”
Hulki Cevizoğlu: Sayın Meydan, ne dersiniz Cumhuriyetin 100. yılını göremeden 93. yılında 19 Mayıs törenleri yavaş yavaş kaldırılıyor mu?

Sinan Meydan: 19 Mayıs törenlerinin statlarda kutlanmasının yasaklanması konusuna takıldık. Bana göre asıl üzerinde tartışmamız gereken mesele 19 Mayıs’ın ruhu? Ne zamandan beri ruhunu kaybetti 19 Mayıs, bunu konuşmak gerekiyor. Statlarda o hareketlerin yapılmasının bir anlamı var. Ama Atatürk’ün ölümünden sonra 19 Mayıs ruhunu kaybetmeye başladı. Nedir 19 Mayıs’ın ruhu? Tam bağımsızlıktır. 1930’dan sonra Türkiye’nin bağımlı bir ülke haline gelmeye başladığını görüyoruz. Tarihsel süreç bunu ispatlıyor. Türkiye tam bağımsızlıktan tavizler verdi. Dolayısıyla 19 Mayıs’ı kutlasanız ne olur, kutlamasanız ne olur bu açıdan? Mustafa Kemal’in Anadolu’ya geçiş amacını unuttuysanız, stadyumlarda kutlamanın bir anlamı yok...

Hulki Cevizoğlu: Stadyumda da kutlansın, başka şekilde de kutlansın. Her kentte kutlansın, vatandaş gücünü kuvvetini görsün, gururlansın. Başka türlü de kutlamanıza engel mi var? Bir aksama varsa, toptan kaldıralım mantığı nereden çıktı? Biz izleyicimiz, “Yağmur çamur demeden stadyumlarda maçlara giden gençler, 19 Mayıs kutlamalarında mı üşüyor” diyor.

Sinan Meydan: Bu işin bahanesi. 19 mayıs törenlerine kafayı taktıysanız buna bir bahane bulabilirsiniz. Bu ilk bakışta da mantıklı gelir.

“19 MAYIS BACAK BAYRAMI!”
Hulki Cevizoğlu: Telefon hattımızda bir telefon konuğumuz var. Sayın Selahattin Yazıcı... TİYEMDER (Tüm İlahiyat ve Yüksek İslam Enstitüleri Mezunları Derneği) Genel Başkanı... Daha önce yaptığımız bir programda “Bizim çocukluğumuzda 19 Mayıs’a bacak bayramı denirdi” demiştiniz. Mehmet Şevket Eygi’nin de bir yazısı var. “19 Mayıs tümden kaldırılmalıdır” diyor. Birçok insan bu görüşte diyor. Siz de o görüşte misiniz?

Selahattin Yazıcı: Bir kere bu benim görüşüm değil. Bu Türkiye’de 19 Mayıs’a takılmış bir yafta. Türkiye’de halk 19 Mayıs’la ilgili bir böyle bir değer yargısına sahip. İşin bu boyutu bir tarafa 19 Mayıs’ın öncesi ve sonrası var. Öncesinde bir Osmanlı Paşası olarak Mustafa Kemal var. Osmanlı’ya, padişaha sıkı sıkıya bağlı bir Paşa var. Osmanlı’nın yetiştirdiği bir Mustafa Kemal var. Ve 19 Mayıs öncesi o büyük işgal sırasında Sultan Vahdettin tarafından Mustafa Kemal görevlendiriliyor. Ona bir büyük gemi tahsis ediyor. Yanına korumalar veriyor, askerler veriyor ve Anadolu’ya çıkıp kurtuluş savaşını başlatmasını istiyor.

Sinan Meydan: Bunun bir yalan olduğunu biliyoruz. Bu bir palavra... Bu cumhuriyet yalanlarını benim olduğum programda tekrarlamayın. “Git vatanı kurtar” diye mi gönderdi yoksa, İngiliz emperyalizminin merhametine sığınırsak kurtuluruz düşüncesini Anadolu’ya yaysın diye mi gönderdi?
Yıllardır söylediğiniz bu yalan çürüdü, çürüttük. Hâlâ aynı şeyi tekrarlıyorsunuz. İngiliz Carltrop, Vahdettin’e “direnişi durdur” talimatı verdi. Vahdettin de, Atatürk’ü bunun için gönderdi. Evet, Atatürk’ü Vahdettin gönderdi ama niye gönderdi diye sorun.

Selahattin Yazıcı: Vahdettin’le ilgili okumalarınız eksik kalmış... Necip Fazıl’dan da okuyun. Bir Osmanlı padişahının nasıl fakru zaruret için de öldüğünü...

Sinan Meydan: Allah büyük tabi... Vatanı satanların fakru zaruret içinde ölmesi beni üzmez. Anadolu’da Mehmetçik süpürge sapı yiyerek şehit olmuş. Ona üzülürüm. Vatanı satarsanız cenazeniz tabii kokar yurtdışında. Bu sonu ona layık gören Mustafa Kemal değil, Allah’tır. Biri sefil perişandır, biri dünyanın parmakla gösterdiği bir liderdir.

Selahattin Yazıcı: Benim bu söylediğim sözü sadece ben seslendirmiyorum.

Sinan Meydan: 19 Mayıs’ta ben o gencin kalbine bakarken, sen bacağına bakıyorsun. 19 Mayıs’a bacak bayramı diyeceksin, sonra Vahdettin’i kahraman ilan edeceksin!

Selahattin Yazıcı: Türk milletinin yaftası var bu konuda...

Sinan Meydan: Hangi millet? Türk halkı bu kadar ahlakını kaybetti mi?

Selahattin Yazıcı: Türkiye’de sahte çağdaşlaşma adına kızlarımızı meydanlara döken bir anlayış var. Türkiye’yi Batı’ya çağdaş gösterme çabası. Hani onlar emperyalistti? Hani onlar Türkiye’yi işgal etmeye çalışan düşmandı, küffardı?

Sinan Meydan: Beyefendi, bu bayram 12 Mayıs 1916’dan beri kutlanıyor. Hangi bilgi ile buradasınız? 12 Mayıs 1916 İdman Şenlikleri adında Papazın Çayırı’nda yapılmadı mı beyefendi? Kızlarımız da katılıyordu. 12 Mayıs 1916’da Osmanlı İmparatorluğu vardı.

Selahattin Yazıcı: 19 Mayıs’ın Cumhuriyet döneminde kutlanma gerekçesi ile Osmanlı dönemindeki kutlama anlayışı aynı değil... Farklı farklıdır.

“19 MAYIS TÖRENLERİNDEN UTANIYORUM, İNANCIMIZA KÜFREDİLİYOR GİBİ”
Hulki Cevizoğlu: Selahattin Bey kızlarımızın meydanlara gitmesindeki sakınca ne? Onu öğrenebilir miyiz?

Selahattin Yazıcı: Kılık kıyafet itibarıyla bana çok ahlaki gelmiyor. Kendi inancım adına ben o fotoğraftan utanç duyuyorum. Bu kutlamalar 19 Mayıs’ın ruhunu yansıtmıyor... 19 Mayıs ve diğer törenler tamamen statükocu bir anlayışla kutlanan törenlerdir. Hiç biri maksadına uygun kutlanmıyor. Hiçbirinin diğerinden farkı olmaksızın kutlanıyor Türkiye’deki bütün bayramlar. Şekilcilik olarak da yanlıştır. Bizim inanç temellerimize adeta küfredilir şekilde kutlanıyor.
Bizim itirazımız 19 Mayısın ruhuna aykırı bir uygulama yapılmasıdır. Başka bir şey değil.

Hulki Cevizoğlu: 19 Mayıs kutlamalarına engel mi bu Selahattin Bey?... “Sahte çağdaşlaşma adına kızlarımızın, bu kıyafetlerle meydanlara dökülmesine karşıyım” dediniz. Peki, kıyafetleri değişik olsaydı evet diyecek miydiniz? Öğrencilerimiz buraya mecburi mi gidiyor gönüllü mü? Mecburi gidiyorsa, gönüllü olursa itirazınız olacak mı yine?

“1924’TEN SONRAKİ M.KEMAL’E İTİRAZIMIZ VAR”
Selahattin Yazıcı: 19 Mayıs törenleri ile ilgili bizim sorunumuz yok. Bunu anlamanızı isterim. 19 Mayıs’ın kutlanması da dâhil olmak üzere 1924 Anayasası’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde imzalanmasına kadar birim hiçbir şeye itirazımız olmadı. İtirazımız ondan sonra başlar. Mustafa Kemal Paşa’ya itirazımız, Cumhuriyet Halk Fırkasının başına geçmesinden ve Türkiye’yi Batılılaştırma, yeni medeni kanunun, ticaret kanunun, ceza kanunun kabulünden başlar, kıyafet kanunundan başlar.
Sivas ve Erzurum kongreleri Kur’an okunarak başlayan ve biten kongrelerdir. Emperyalizme karşı yapılıyor bunlar ve tam bağımsız Türkiye için bu kararlar alınıyor. Bu aşamalarda bir itirazımız söz konusu değil. Cumhuriyet Halk Fırka’sının kurulmasından sonrasına itirazlarımız ve itirazlarımız siyasidir. Kurtuluş Savaşı ile karşılaştırılmasın. Kurtuluş Savaşı’nda Sütçü İmamlar var, Mehmet Akifler var... Herkesin, bütün dindarların olduğu bir dönemdir. O döneme kimse leke süremez. Çünkü o dönemde kimsenin kıyafetine bakılmıyordu. Ama bugün gelinen noktada 19 Mayıs törenlerindeki görüntüden utanıyorum. Bu normal bir şey değil mi? Ben sizin gibi düşünmek zorunda mıyım?

Hulki Cevizoğlu: Demek ki sizin itirazınız sadece genç kızların stadyumlardaki kıyafetlerine? Bu değiştirilse sorun kalmayacak yani.

Selahattin Yazıcı: Evet, o görüntü... Burada Kurtuluş mücadelesinin başlangıcına vurgu yapmak önemliydi. Kurtuluş mücadelesine itiraz olur mu? Ben de orada olsaydım, ben de Mustafa Kemal’le birlikte hareket ederdim.

“HİLAFET’İN YENİDEN CANLANDIRILMASI GEREKİR!”
Hulki Cevizoğlu: Mustafa Kemal’i Vahdettin’in Anadolu’ya gönderdiğini söylüyorsunuz. Sizin kafanızdaki düşünceye göre kızların kılık kıyafet sorunu da çözülse, statlardaki kutlamalarda Vahdettin’le Atatürk’ü bir arada aynı fotoğraf içinde mi düşünüyorsunuz?

Selahattin Yazıcı: Elbette... Türkiye büyük bir ülke olmak istiyorsa Osmanlı ile bağlarını güçlendirilmeli. Türkiye damdan düşen bir ülke değil. Bizim ecdadımız, atalarımız Osmanlıdır. Bunu böyle kabul etmemek çok absürt bir durum olur.Benim daha radikal görüşlerim var. Bana kalırsa hilafetin de yeniden canlandırılması lazım.
“Halleri değiştirip dönüştüren Allah’ım halimizi hallerin en güzeline dönüştür”. Bizim duamız budur. Bir gün Cenabı Hak yeniden bu topraklara hilafeti nasip ederse de, bu bizim için büyük bir nimet olur. Bütün dünya, iki milyarlık İslam dünyası yenden İstanbul’a Türkiye’ye bağlanmış olur.
(...) Atatürk’ün saklanan ikinci vasiyetinde İslam’a dönüşün sinyallerini verdiğini düşünüyorum. Mustafa Kemal Paşa Hilafet’i kaldırırken “Hilafet TBBMM bünyesinde mündemiçtir” diye bir cümle düştü.

“KARŞI DEVRİM KENDİ TARİHİNİ YAZIYOR!”
Sinan Meydan: Yabancılar bunu kullanıp yeniden İslam dünyasının üstüne çullanmasın diye Atatürk’ün dahiyane bir planıdır bu. Halifelik TBMM’nin bünyesinde saklıdır evet ama buna niye diye soramıyorsunuz. Sizin çarptığınız gibi yeniden halifelik gelecek diye değil bu.(...)
Karşı devrim kendi tarihini yazıyor... Devrimler birilerine sorularak yapılmaz. Bu bir devrimdir. Atatürk’ün kimseye bir şey söylediği yok. Gençliğinden beri devrim var Atatürk’ün kafasında...

“AVRUPA BİRLİĞİ AYETLERE AYKIRIDIR!”
Hulki Cevizoğlu: Tam bağımsızlığı savunurken, bugünkü Avrupa Birliği’ne ne diyorsunuz?

Selahattin Yazıcı: Türkiye’nin Avrupa Birliği talebi Kuran’ın ayetlerine ve Hz Peygamberin bütün sözlerine aykırı bir durumdur.

Hulki Cevizoğlu: Yani AKP hükümeti Kuran’a aykırı mı davranıyor?

Selahattin Yazıcı: Evet, Avrupa Birliği talebi tamamen aykırıdır. Tamamen kendi dışındaki bir dünya ile bir zamanlar Türkiye’yi işgal eden, şimdi de kültürel olarak işgal edenlerle işbirliğine girmesi dini yönden hiçbir şekilde izah edilemez. İnsanı boyutuyla da peygamberî boyutuyla da izah edilemez.

Hulki Cevizoğlu: Kuran’a aykırı davranmanın adına “günah” deniyor. Yani, AKP, AB konusunda günah mı işliyor?

Selahattin Yazıcı: Evet, günah işliyor.


Yeniçağ, 21 Mayıs 2012
“Efendiler, aziz milletime şunu tavsiye ederim ki, bağrında yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki aslî cevheri çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an feragat etmesin”
Kullanıcı küçük betizi
Balasagun
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 3524
Kayıt: Cum Eki 17, 2008 13:18

Re: Ceviz Kabuğu - 18-19 Mayıs 2012 / Sinan MEYDAN

İletigönderen GODOT » Cum May 25, 2012 22:03

Teşekkürler.
Kullanıcı küçük betizi
GODOT
Üye
Üye
 
İletiler: 71
Kayıt: Pzt May 21, 2012 16:52


Şu dizine dön: Ceviz Kabuğu

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x