Çocuklara Karşı İşlenen Suçlar

Çocuklara Karşı İşlenen Suçlar

İletigönderen zafer atun » Pzt Nis 01, 2019 15:54

Toplumsal çürümüşlük ve kokuşmuşluk günümüzde had safhada. Medyadan taciz ve tecavüzler ile ilgili her gün mide bulandırıcı haberler peşi sıra gündeme düşüyor. En son 16 yaşında bir çocuğa 4 yıl önce taciz ve tecavüz haberi Adana Pozantı Akçatekir mahallesinden geldi. 15 şüpheliden 13’ü tutuklandı ikisi halen aranıyor. İnsanın aklı almıyor. Beyni duruyor. Geleceğimizin güvencesi ve teminatı olan çocuklarımızı neden bu sapıklardan koruyamıyoruz. Toplum nereye gidiyor. Neden bu sapkınlıkların üzeri örtülüp yayın yasağı getiriliyor. Suçlu adli kontrol şartı ile serbest bırakılıyor. O küçük çocuk bu olay sonrası intihar teşebbüsünde bulunuyor. Hastanede yapılan müdahale ile hayata döndürülüyor. Dava 25 Nisan tarihine erteleniyor. Adliyede 500 kişi hakim istifa sloganları atıyor. Sosyo ekonomik açıdan incelenirse toplumun dengesi ne kadar bozuk ve iyileşme olasılığı nedir? Bunlar konuşulması tartışılması incelenmesi gereken konular. Bu tip konular bir tabu haline getirilip üstü örtülmemeli. Olanları duymaz, görmez ve üstünü örtersek ne ahlâkımız ne de düzgün ve iyi vasıflarımız kalır.

1950’lerden beri ülkemiz göç alıyor. İyisiyle kötüsüyle binlerce insan bu topraklara akın etti. Kimi soydaş kimi değil. Kiminin kültüründe bu olaylar belki de normal. Ancak bizim kültürümüzde ve bizim topraklarımızda normal değil, asla da normal olmadı hele alışılagelmiş hiç değil. Düşünün daha öncede 11-12 yaşlarında küçücük bir kız çocuğu tecavüze uğruyor. Fail yakalanıyor işin sonrası adli vakâ. Fakat duruşma gününde o biçare çocuğun kalbi bu olayı kaldıramıyor ve tecavüzcüsü ile karşılaşacağı için korkudan kalbi durup meleklerin yanına gidiyor. Bunun sorumlusu ve suçlusu kim.

Bu akan irinin birçok insan farkında bu tür olaylar ile ilgili ÇİM (Çocuk İzlem Merkezleri) kuruldu. Psikologlar ellerinden geleni rehber öğretmenler gene ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar. Peki ya toplum? Sizler bizler komşular tanıdıklar onlar nasıl bakıyor olaya.
Şundan eminim duyduklarında iğrenerek tiksinerek tepki veriyor. Kendi çoluk çocuklarının başına gelmediği için şükrediyorlar. Ama tepkiler bu olmamalı bu tip olaylara toplumsal tepkiler verilmeli bu tip olay duruşmalarına gidilip kamuoyu tepkisi yaratılmalı ve bunu yapan sapıklar en ağır cezayı alıp 3-5 sene sonra toplumun içine karışamamalı. Toplumun içine karışan sapıklar için ise yurtdışında olduğu gibi oturacakları evin 5 km yarı çapında yaşayan aile ve okullar bilgilendirilmeli bu yaratıklar sürekli bir kontrol ve denetime tâbi olmalıdırlar.
Çünkü bu eylem bir hastalık değildir. Sapkınlıktır. Tedavi ile geçmez suçlu veya sapkın bu eylemini bir müddet sonra mutlaka tekrar edecektir. Bunun için insanlar sürekli uyanık olmalı gerektiğinde de müdahil olmalıdırlar.

Biliyor musunuz suçlu bu eyleme verilen cezanın 3/4’ünü yatıyor, hâkimin inisiyatifi ile cezanın 1/6’sı iyi hal indiriminden düşülüyor. Yani 12 yıl ceza alan bir sapkın 10 yıl sonra aramıza dönebiliyor. Sıkı durun bu sapkınlığın en üst ceza limiti 30 yıl. TCK.61/7 fıkrası uyarınca ceza otuz yıldan fazla olamıyor. Kanuni olarak durum maalesef böyle.

Bir toplum ne kadar cahilleşir ve bencilleşir etik değerlerini ahlâkını ve özünü kaybeder ise o kadar erken yeryüzünden silinir. Türk toplumu ve Türk halkı üzerinde senelerdir bir çok oyun oynanıyor, ülke bir laboratuvar gibi birçok deneme yapılıyor. Amaç Türk’ün özünün kaybolması ve yeryüzünden silinmesi. Bugün size olmadı ancak yarın olmayacağının herhangi bir garantisi var mı?

Tekrar olacak ama geleceğimiz bu çocuklarımızdır. Tüm anne babaların tek derdi çocuğuna güzel bir gelecek yaratmak onun kendisinden daha ileriye gitmesini kendinden daha iyi olmasını sağlamaya çalışmaktır. Sadece kendi çocuğunuza değil diğer çocuklara da sahip çıkıp kol kanat germeliyiz. Onlar da bizim çocuklarımız gibi davranmalıyız. Olan oluşan bu iğrenç taciz olaylarına karşın da tek vücut tek ses olabilmeli, tepkimizi çok sert, katı ve kesin koymalıyız.
Toplumsal bilinçlenme ve unutmamak adına bu konuyla ilgili yazılmış bir kitap önermek istiyorum. Kardeşini doğurmak – Büşra Sanay yazmış. Doğan kitaptan 15’ci baskısı yapılmış. Okuyun ve elden geldiğince okutun. Görmemek ve duymamak ile bu iğrençlikler bitmiyor ve bitmeyecek. İşte bu yüzden duymalı, görmeli ve tepki göstermeliyiz.
Daha güzel yarınlara hep birlikte.

Zafer Atun
28/03/2019
zaferatun.wordpress.com
Kullanıcı küçük betizi
zafer atun
Üye
Üye
 
İletiler: 72
Kayıt: Pzr Ara 09, 2012 15:26

Şu dizine dön: Sizin Makaleleriniz

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x