Demokrasiye Sığınıp TSK'ya Vuran İç Tehdit Kim?!

Demokrasiye Sığınıp TSK'ya Vuran İç Tehdit Kim?!

İletigönderen Alp Ergenekon » Sal Oca 26, 2010 14:50

Demokrasiye sığınıp TSK ya vuran İÇ TEHDİT KİM ?!

“Demokrasi,
hak ettiğimizden
daha iyi yönetilmeyeceğimizi
garanti eden bir sistemdir.”

George Bernard Shaw

Hükümet ve şakşakçısı; dinci-solcu liberal köşe dönerlerin sıkça kullandıkları ifade bu…
Son yedi yıllık dönem zarfında daha çok demokratikleşmişiz(!)

Demokrasi vurgusundan kast edilenin ne olduğu tam belirtilmediğinden “acaba ne yapıldı da daha çok demokratikleştik ?” sorusuna ister istemez cevap arıyorsunuz…

Yedi yılın tamamında değil sadece son iki yılda hafızalarda yer eden ve şu anda hatırlayabildiklerimi şöyle bir sıralayayım…
- Cumhurbaşkanı adayı tek bir kişi tarafından belirlendi.
- Bakanlar tek bir kişi tarafından kapı önüne konulmakla tehdit edildi.
- Meclis Başkanına “…görevinizi yapınız” emri tek bir kişi tarafından verildi ve “… siz görevinizi yapmıyorsanız ben yaparım.” şeklinde meclis tek bir kişi tarafından tehdit edildi.
- Sendika başkanı ve işçiler, kullandıkları demokratik hakları nedeniyle tek bir kişi tarafından sorgulandı ve tehdit edildi.

Bu sıraladıklarımın DEMOKRASİ ile bir ilgisi ol-ma-ma-lı.

O halde biraz daha hafızalarımızı yoklayalım…
- Resmi kayıtlara göre işsizlik oranı %13 ler düzeyinde.
- Asgari ücret, açlık sınırı olarak açıklanan ücretin nerede ise yarısı düzeylerinde.
- Özelleştirmenin sosyal ihtiyaçlar gözetilmeden sadece kar amacı ile yapılıyor olması nedeniyle çalışanların huzursuz ve korku içinde olmaları.
- Doğal gazdan ekmeğe kadar her kaleme yüksek oranlarda zam yapılması
- İktidar karşıtı kişilerin tertiplenen malum dava nedeniyle ceza evlerine tıkılmaları ve toplumun bu yolla tepkisizleştirilmeye çalışılması

Ne olduğunu bilmiyorum(!) ama bu sıraladıklarımda DEMOKRASİ nin sonuçları ol-ma-ma-lı.
Ancak birbirinden çok önemli konulara TEK BİR KİŞİNİN KARAR VERİYOR olması durumu, tanımı, TEK KİŞİ YÖNETİMİ şeklinde de yapılabilecek tüm yönetim tarzlarını çağrıştırıyor !

______________________________

Biz konumuza dönelim…
Peki nedir bu DEMOKRASİ !
Oturdum DEMOKRASİ yi öğrenmeye çalıştım !
Konuşanların tonlamalarından çıkarabildiğim kadarı ile İY BİR ŞEY olabileceği sonucuna varmıştım…
Öyle ise, iyi bir şey olmalı şu DEMOKRASi !
İyi de NE ?!

Tuttuğum bir arşivim var özlü sözlerle ilgili…
Önce oraya baktım ve kısa süren bir araştırma sonucunda yazımın başlığına taşıdığım özlü sözü buldum:
“Demokrasi, hak ettiğimizden daha iyi yönetilmeyeceğimizi garanti eden bir sistemdir.”

SONUÇ: Demokrasi hak ettiğimiz ancak duruma göre adı konmamış yönetim sistemidir. Dolayısı ile iyi ya da kötü olması doğrudan bize bağlı!

Bu değerlendirmeden hareketle, başta muhalefet olmak üzere tüm sivil toplum kuruluşlarına çok önemli bir görev düşmektedir :
Lütfen bu konuda halkı bilinçlendirecek projeler üretiniz !

______________________________

Bu tespit sonrası TSK ya yapılan saldırıların neden yapılmış olabileceğini de anlayabilmiştim artık (!)
Saldırı sahiplerinin ifadelerinde belirttikleri gibi DEMOKRASİ nin bir gereği ve doğal sonucu idi bu saldırılar!

Fazla geriye gitmeye gerek yok.
Reşadiye saldırısının TSK nın tertibi olabileceğini ima edecek kadar alçaklaşan küstahlar hatırlandığında TSK nın maruz kaldığı saldırının ne denli büyük olduğu anlaşılacaktır.

_______________________________

Bazı dinci-solcu liberal köşe dönerleri(yazarları) Sn Başbuğ’un konuşmasındaki iç tehditlerden kimleri kast ettiğini sorguluyor ve bu ifadeyi anlamsızlatırmaya çalışıyorlar.

Hiç boşuna uğraşmayın dinci-solcu liberal köşe döneri alçaklar!
Çok mu merak ediyorsunuz bu İÇ TEHDİT ifadesi ile açıklanmaya çalışılanları…


Yaklaşın, yaklaşın da kulaklarınıza fısıldamış olayım:
- Başbuğ’un konuşmasında yüzleri kızaranlar
- Reşadiye saldırısında TSK yı suçlu ilan etmeye çalışanlar
- Ve tabi ki siz dinci-solcu liberal köşe dönerlerisiniz!
Bu memleket, dünyanın beklemediği bir müstesna mevcudiyetin tecellisine sahne oldu. Bu sahne, 7 bin senelik bir Türk Beşiğidir. Beşik tabiatın rüzgârlarıyla sallandı; beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurlarıyla yıkandı, o çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvelâ korkar gibi oldu; sonra onlara alıştı; onları tabiatın babası tanıdı, onların oğlu oldu. Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu, şimşek, yıldırım, güneş oldu. Türk oldu. Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.
ATATÜRK
Kullanıcı küçük betizi
Alp Ergenekon
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 40
Kayıt: Cmt May 02, 2009 14:42
Konum: Ankara

Şu dizine dön: Alp Ergenekon

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x