DEVLET, DEVLETÇİLİK ve EKONOMİ POLİTİK

DEVLET, DEVLETÇİLİK ve EKONOMİ POLİTİK

İletigönderen Habip Hamza Erdem » Çrş Kas 02, 2016 5:11

DEVLET, DEVLETÇİLİK ve EKONOMİ POLİTİK
Şimdi ‘moda’ olduğu için ‘Avrupamerkezcilik’ eleştirilmekte ya, sanki önce eleştirilen şeyi ‘tanımak’ zorunluluğu yok.
Diyelim liberalizmin ‘serbestiyet ilkesi’ eleştirilecek, hemen ‘Devletçilik’e sarılınmakta.
1930 Devletçiliği falan..
Dünya Savaşı (1914-18) sırasında ‘Devletçilik’ yok muydu?
Alman ve İtalyan ‘birlik’lerinin kurulmasında (1860-80)... ?
Fransız Devrimi’nde (1789)...?
Hepsinde vardı.
Ve tarihin şeridi böylece geriye sarıldığında, kesinlikle bir tür ‘Devletçilik’ bulma olanağı vardır.
Demem o ki, ‘Devletçilik’-mevletçilik deniyor ama ‘Devlet’ten haberimiz var mı acaba?
‘Milletçilik-Milliyetçilik’ deniyor da ‘Millet’ten haberdar mıyız?
‘Ekonomi-mekonomi’ prefesörleri türemiş bulunmakta da, ‘ekonomi politik’ten haberleri var mı acaba?
Yok.
Olmadığını milyon kerre yazdım, bir o kadar daha yazacağım.

Piotr Stolypine (1862-1911)’den Alexandre Douguine’e
Rusya’da 1905 Devrimi’nden sonra Başbakanlığa getirilen (1906) Piotr Stolypine tarımda ‘Devletleştirme’ye (nationalisation) karşıydı ama uyguladığı politik ve sosyal politikalarla Rusya’da ‘yurttaşlık bilinci’nin gelişmesini hızlandırdı.
Devlet’e saygıyı ve yurtseverliği öğretti.
Rus köylüsünü ‘vatandaş’tan ‘yurttaşlığa’ yükselttiği söylenir.
Ve bugün Rusya’da Lenin’den çok sevildiği ileri sürülmektedir.
Putin ve ‘ekononomi kurmayları’ da (Sergueï Glaziev) bir Rus komünistinden çok bir Alman milliyetçisi’nin görüşlerine başvurmaktalar: Freidrich List (1789 – 1846).
Friedrich List’in belirgin özelliği ise, ‘klasik’ denilen ‘İngiliz Ekonomi Politikçileri’ Ricardo, Adam Smith, Malthus’lar ile Fransız Fizyokratları Quasnay, Say ve Sismondi’leri eleştirmesi.
Ekonomi Politiğin Ulusal Sistemi başlıklı çalışmasında, Friedrich List [ Le Système national d'économie politique, (Stuttgart/Tübingen, 1841) Paris,1885], Klasik İngiliz ekonomi politiğinin ‘evrensel serbest-değişim’ ilkesinin babasının Fransız Quesnay olduğunu, bu görüşün en büyük eksiğinin de ‘Ulus’ düşüncesini dikkate almaması olduğunu belirtir.
Yöntemsel olarak, demektedir, gerek Fransız Fizyokratlar ve gerekse İngiliz Klasikler hemen hemen aynı sözcüklerle, ‘bireyin gönencinden tüm insanlığın gönencine’ sıçramaktadırlar.
Kuzey Amerika’da Thomas Cooper (Columbia Koleji başkanı) geri kalır mı?
‘Ulus’ demektedir Thomas Cooper, “Dilbilimsel bir uydurmadır” (une invention grammaticale), “politikacıların kafasında bulunan bir hiçlik” olup sadece anlatılmak isteneni ‘dolayımlamak’ (périphraser)’a yarar.
Sadece ve yalnızca ‘Ey vatandaş’ ya da ‘sevgili ve cesur milletim’ demek içindir.
Sizi temin ederim, o yazıp çizen ve konuşup haykıran ‘ekonomi profesörleri’ bundan daha ileri bir ‘Ulus’ kavrayışına sahip değillerdir.
Nereden mi biliyorum?
Önerdikleri ‘ekonomi politikaları’ndan..
Hiç biri ama içlerinden bir tanesi olsun ‘Devletleştirme’ ile ‘Ulusallaştırma’ arasındaki farkı bilmez.
‘Kamulaştırma’ ile ‘Millileştirme’ arasındaki farkı bilmez.
‘Devlet’i bilmez ki ‘Devletleştirme’yi de bile...
Bilenlere selam olsun deyip devam edecek olursak; bu tür ekonomi profesörleri için “bunlar diyor Friedrich List, Devlet ve yöneticiler tarafından “uygulanan politikalar” üzerine konuşup yazarlar ama “ne zenginliğin kaynağı ve ne de insan soyunun çıkarlarını dikkate almazlar”.
Yani ‘Değer’ konusunu bilmezler demek istiyor List.
[Kitabının yazım tarihinin 1841 olduğu kimi dikkatli okuyucunun gözünden kaçmamıştır diyelim]
Bunların tümüne yakını ‘Değer’i, Klasik ve neo-klasik, post ya da ante ve bilmem ne ‘kuram’larında anlatıldığı biçimiyle bilirler: dolayımlı (périphrasé).
Adam Smith’in biyografisini yayımlayan Dugald Stewart’ın anlatımına göre diyor Friedrich List, “Adam Smith için, Devletin düzenlemeleri kamu gönencinin artırılması için yararlı değildir ve en alt basamaktan en üst basamağa doğru evrilen hiçbir ulus için gerekli de değildir; önemli olan adil ve barışçıl bir yönetim için dayanılabilir bir vergi uygulanmasıdır”.
Şimdi burada Adam Smith’in ‘adalet ve barıştan’ yana olmadığını ileri sürmenin olanağı var mı?
Hatta giderek ‘evrensel barış’tan sözetmediğini ileri sürüp ‘iftira’ mı edelim?
Aynen ve tıpkı günümüz ‘ekonomist’leri gibi.
Ya da ‘Adalet’ ve ‘Kalkınma’ dövizini taşıyan politikacılar gibi..
İşte Friedrich List, bunların ‘evrensel barışı’ diyor, Saint Abbé Pierre’in ‘evrensel barışı’yla aynıdır.
Bizimkiler için de ‘Hz Ömer’in adaleti’ diyelim.
Söylenecek çok şey var aslında.
Kaldı ki bendeniz bir Friedrich List hayranı da değilimdir.
Ne var ki, List hem ‘Alman Ulusalcılığı’nın babası ve hem de ‘Almanyayı Almanya yapan ‘ekonomi politikaları’nın babası sayılmaktadır.
Yanlış anımsamıyorsam kitapları da Bismarck’ın ‘başucu’ kitaplarındandır.
Ve bugün Rus Avrasyacıları da Friedrich List’in görüşlerinden olabildiğince yararlandıklarını söylemektedirler.
Türkiye için benim söyleceklerime gelince, öyle bilir bilmez ‘Otuzların Devletçiliği’ falan demek yerine, o dönem Devletçilik uygulamalarını yapanların okudukları kitapları okuyup, bugün nasıl bir ‘Devletçilik’ uygulanabilir bunları açın da tartışalım.
Sloganla ‘Devletçilik’ olmaz.
Ne de ‘Ulusalcılık’!
Habip Hamza Erdem
Kullanıcı küçük betizi
Habip Hamza Erdem
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 1103
Kayıt: Cum Haz 26, 2009 20:01

Şu dizine dön: Habip Hamza ERDEM

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x