DEVLET Mİ DEDİNİZ ? (VI)

Türkiye ve dünya gündemindeki gelişmeler hakkındaki fikirleriniz, yayınladığımız izlencelerin bölümleri hakkındaki düşüncelerinizi paylaşabileceğiniz alan.

DEVLET Mİ DEDİNİZ ? (VI)

İletigönderen Habip Hamza Erdem » Cmt Haz 15, 2019 15:27

DEVLET Mİ DEDİNİZ ? (VI)
Devlet deyince, kuşkusuz hemen akla Parlamento (yani Meclis) ve orada, babaannemin resmi gibi asılı duran « Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir » sözü geliyor olabilir.
Ki, ‘Egemenlik Allahındır’ diyenler de yok değildir.
Ve bunlar sağda solda millet-ümmet, garip greba gibi gevezelikler etseler bile, şimdilerde Türkiye Cumhuriyeti’ni ele geçirmiş ve hem Turkiye ve hem de Türkiye dışına ‘egemen’ olmak için çabalamaktadırlar.
Son tümceden olarak, şu egemenlik (souveraineté), baskınlık (domination) ve hükümranlık (hegemonia) terimlerini açıklamak gerekmektedir.
Çünkü, her konuda olduğu gibi bu konuda da, bir kavram kargaşası ve daha doğrusu bir bilgi yetersizliği sözkonusudur.
Bu sözcüklerin üçü de eski Yunanca’dan türetilmekte olup, domination Xncu yüzyıl, superanus XInci yüzyıl ve hegemonia XIXncu yüzyılda kullanılmaya başlanmıştır.
Hem içerikleri ve hem de uygulanış biçimleri farklı farklıdır.
Şu bizim Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir sözünden başlayalım.
Her ne kadar Orta-Çağ ‘Devletimsi kuruluşları’nın başındakiler suvören, süzeren diye adlandırılıyorsa da, Jean Bodin (1576) tarafından kavramlaştırılmasına çalışılmıştır denilebilir.
Çünkü artık Roma döneminin ‘imparator’undaki gibi salt askerî gücün kumandanı değil ama yönettiği kesimlerin (yani halk- peuple) de benimsediği bir ‘hükûmet etme -gouverner’ biçimine geçilmektedir.
Başka yerlerde kısmen değindiğimiz ‘uluslaşma süreci’ne giriliyor demektir.
Nitekim ‘Egemenlik kayıtsız koşulsuz halkındır’ diyen J.J. Rouseau ve kimi Fransız Devrimcilerine karşın, Mustafa Kemal Atatürk « Egemenlik kayıtsız koşulsuz ulusundur (milletindir) » sözünü benimsemiştir.

Burada halk mı yoksa ulus mu diye bir tartışma konusu ortaya çıkabilir.
‘Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk Milleti’ denir, diyerek burayı da geçelim.
Diyorduk ki, ‘egemenlik’ten önce bir ‘baskınlık’(domination) dönemi vardı.
Bugün nasıl Beşiktaş Galatasaray’a karşı ‘baskın’ oynuyorsa, yani ‘dominan’ olup olup onu ‘domine’ ediyorsa öyle…
En güzel de ‘Baskın basanındır’ sözü o dönemleri anlatıyor diyelim.
‘Hükümranlık’ (hegemonia) ise, deyim yerinde ise, ‘modern’ zamanların kavramı.
Ne var ki, incelemekte olduğumuz Max Weber’in ‘Devlet’ anlayışını, yani o herkesin bilerek veya bilmeyerek dillendirdiği ‘muşru şiddet tekeli’ni, onun tutup tam bin yıl öncesinde kullanılan ‘baskınlık’ (domination) kavramıyla açıklamaya çalıştığını söyleyeceğiz.
Kuşkusuz karizma-marizmayı da ekleyerek, sonuçta ‘atı alan kim Üskudar’a geçmişse’, artık ‘egemelik’ de onun olacaktır.
Dolayısıyla, Meclis’te ‘Egemenlik kayıtsız koşulsuz milletindir’ sözü, doğaldır ki babaannemin resmi gibi asılı duracaktır.
Tıpkı ‘Adalet mülkün temelidir’ tabelası gibi..
Oysa ‘Egemenlik kayıtsız koşulsuz milletindir’ sözünün devamında, egemenliği « ne halkın belli bir kesimi ve ne de herhangi bir kişi uygulamakla yükümlü kılınamaz » denilmektedir.
Eh artık elinizi nerenize isterseniz oraya koyun ve söyleyin bakalım, Türkiye’de bugün ‘egemenlik’ kimin elindedir ?
Zerre kadar utanması olan bir yurttaş bu durumdan utanabilir.
Ancak Türkiye’de ‘utanma’ duygusu kalmış mı kalmamış mı belli değil.
(Sürecek)
Kullanıcı küçük betizi
Habip Hamza Erdem
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 1045
Kayıt: Cum Haz 26, 2009 20:01

Şu dizine dön: Tartışma ve Fikir Meydanı

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x