DEVLET Mİ DEDİNİZ ? (XIII)

Türkiye ve dünya gündemindeki gelişmeler hakkındaki fikirleriniz, yayınladığımız izlencelerin bölümleri hakkındaki düşüncelerinizi paylaşabileceğiniz alan.

DEVLET Mİ DEDİNİZ ? (XIII)

İletigönderen Habip Hamza Erdem » Çrş Haz 26, 2019 15:03

DEVLET Mİ DEDİNİZ ? (XIII)
Bu yazı dizisini sonlandırırken, amacımızın ‘Devlet’ konusunda ‘eleştirel’ ve aynı anlama gelmek üzere ‘ussal’ bir yaklaşım geliştirmek olduğunu yineleyelim.
Yani, ‘ben bu Devlet için canımı dahi verebilirim’ türü ‘us-dışı’ yaklaşımların ‘usa davet’i amaçlanmıştır.
Somuta bakıldığında, Türkiye’de varolan ‘Devlet’ten hareketle bir ‘Devlet kavramı’, eski deyişle ‘mevhumu’ çıkarmanın olanağı kuşkusuz ki yok.
Orada, sadece ve yalnızca, bir ‘fetiş’, bir ‘yanılsama’ ve bir ‘yabancılaşma’nın olduğu apaçıktır.
Demokrasi’ye gelince, Jacques Rencière’in deyişiyle “demokrasi ancak yeni gelen kuşakların değişim isteklerini dile getirmeleriye” başlamaktadır.
Biz de, ‘Devlet’ ve ‘Demokrasi’, eksiksiz bir tanımlama ya da ‘ontolijik’ bir gerçeklik değil, ya da bir başka deyişle ‘ideal’ değil ama ‘idéelle’ bir kavramdır diyeceğiz.
‘Oturmuş’ bir ‘Devlet’ ve ‘Demokrasi’ yoktur da denilebilir.
Gelişen ve geliştirilen dir ‘Devlet’ ve ‘Demokrasi’ anlayışı vardır.
Nitekim, ‘oturmuş’ varsayılan Fransız demokrasisinde son yedi aydır yaşanan ‘Sarı Yelekliler Hareketi’ bunun somut bir örneği olarak görülebilir.
Tıpkı Türkiye’deki ‘Gezi Hareketi’ gibi.
Bu söylenenler ‘kurumsal yapı’nın, yani ‘masa’nın o arada ‘masa başındakiler’in (bürokrasi) ‘yetkinlik’ ve ‘çağa uyum’unun, ‘keyfî’ ve ‘oynak’ olması gerektiği anlamına kesinlikle gelmemelidir.
Politikaya gelince, sözgelişi ‘Partili Milletvekili’ olmak kadar bir ‘çağdışılık’ düşünülemez bile.
Taa 1789’larda tartışılan ‘Milletvekilliği’ tüm ülkeyi, ya da tüm ulusun ‘temsilciliği’ olarak düşünülmüş değil midir?
Türkiye’de bu ‘anlayış’, en azından başlangıçta kabul edilmiş ve benimsenmiş idi.
Oysa bugün ‘Partili Cumhurbaşkanı’ noktasına gelinmiş bulunmaktadır.
İşte, ‘Devlet’ ve ‘Demokrasi’ anlayışı ancak bu kadar deforme edilmiş, formsuzlaştırılmış, bozulmuş, dejenere edilmiş, çarpıtılmış, çarpıklaştırılmış olabilir.
Hâlâ ‘ben bu ‘Devlet’ için canımı dahi verebilirim’ diyen varsa, bir an önce Ulus ya da Kızılay Meydan’na çıkıp kendisini yakmasında yarar vardır.
Bundan ne ‘Ülke’nin ve ne de ‘Millet’in zerre kadar zararı olmaz.
Dahası bir ‘böcek’ eksilmiş olur.
‘Demokrasi’ye giden yoldan bir ‘çakıl taşı’ eksilmiş olur.
Ve ‘Tarihin tekerleği’ çok daha rahat dönmeye başlayabilir.
(Bitti)
Kullanıcı küçük betizi
Habip Hamza Erdem
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 1045
Kayıt: Cum Haz 26, 2009 20:01

Şu dizine dön: Tartışma ve Fikir Meydanı

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x