Bu Film Defalarca İzlenmemiş Miydi? Onurlu Bayramlara... / Dr. Noyan UMRUK

Bu Film Defalarca İzlenmemiş Miydi? Onurlu Bayramlara... / Dr. Noyan UMRUK

İletigönderen Noyan Umruk » Pzr Ağu 19, 2012 12:28

YÜREKTEN BİR BAYRAM TEBRİĞİ
Komşularımızla savaşmayacağımız,
Batılı güçlerin oyuncağı olmayacağımız,
Yiğitlerimizin şerefsiz tuzaklara düşmeyeceği ve şehit edilemeyeceği,
Çocuklarımızın özgür ve bağımsız ülkenin yurttaşı olmanın onur ve gururunu taşıyacağı,
Din simsarlarınca kutsal duyguların siyasi ve ekonomik çıkarlara âlet edilmediği,
Adaletin kör testerelerle kesilip çöpe atılmadığı,
Kadınlarımızın, kızlarımızın geleneklerimizde olduğu gibi erkeklerinin yanında dimdik durduğu,
Bağrımızdan çıkan ordumuzun, üniversiteli, emekçi halk çocuklarının,aydınların aşağılanıp,tutsak edilip,hapisanelerde çürütülmediği
Ülke şeref ve haysiyetinin diğer ülkeler önünde dimdik tutulduğu.
Bayrağımızın yurdumuzun her milimetre karesinde iftiharla dalgalandığı
günlerin bir daha gitmemek üzere geri gelmesini dileyerek,
Şeker Bayramı'nızı saygı,sevgi ve iyi dileklerimizle kutlarız
Semra-Noyan UMRUK


BU FİLM DEFALARCA İZLENMEMİŞ MİYDİ?… :turkiye:

Dr. Noyan UMRUK

Hollywood’un basmakalıp konuları vardır. Bazı Hollywood filmlerini izlerken, aslında o filmi izlememiş olsanız da, oyuncuları farklı da olsa, filmi izlediğiniz sanısına kapılırsınız.

KLASİK YÖNTEM…

Propaganda amaçlı adam kaçırma, terör örgütlerinin klasik yöntemlerinden biri. Buna “yumuşak güç kullanımlı” propaganda da denilebilir. İyice gerilmiş, nefret duyguları yoğunlaşmakta olan kitlelerde, duygu sömürüsü ile olumlu imge yaratma çabaları…

Bu çabaların, hergün kınalı yavrularını sehit vermekte olan bir toplumda etkili olabileceği nasıl düşünülebiliyorsa…

Ancak, kamuoyunda, kaçırılanların bu işe “teşne” olduğu algısı uyanıyorsa, tam tersine tepkilerin oluşması da kaçınılmaz.

1990’lı yılları anımsayınız. Daha ziyade A.B.ülkeleri vatandaşlarından oluşan yabancı bir grup, yine Nuh’un gemisini aramak üzere Ağrı dağına tırmanmaya çalışırken, PKK tarafından kaçırılmıştı. Makul bir süre sonra serbest bırakıldıklarında “büyük bir hüsn-ü kabul gördüklerini”, kendileri yürürken onları eşeklere bindirdiklerini, yıkanacak suları yokken hergün banyo imkanı sağladıklarını falan söylemişlerdi. Kimsenin aklına, peki, o zaman sizleri niye kaçırdılar diye sormak gelmedi…Serbest bırakıldıktan sonra grubun niyeti, İstanbul ya da Ankara’ya getirilmelerini müteakip, ülkelerine dönerken dünya medyasına alayişli, halaylı basın açıklamaları yapmaktı. Türk yetkilileri de kendilerine bu olanağı sağlamak üzere hızla hazırlıklara girişmişken, sözkonusu grubun içinde kendi vatandaşlarının da bulunduğu bir A.B.ülkesinin Türkiye ile olumlu ilişkilere önem veren deneyimli büyük elçisisi, böyle bir gösterinin Türk toplumu üzerine yaratacağı duyarlığı sezerek yetkilileri uyarmış, bu kişilerin mahreçlerinden-İstanbul ya da Ankara da indirilmeden- ülkelerine gönderilmelerini sağlamıştı.

ÖZENLE HAZIRLANMIŞ BİR KONUŞMA…

-“Ülkenin saygılı gençlerince” kaçırılınca ormanı ile, cennet misali “şırıl şırıl akan suları” ile Dersim dağlarını özlemiş olduğunu söylemek,
-Kendisini kaçıran“pırıl pırıl gençler” için “keşke üniversitede okusalardı” arzusunu beslemek,
-Siyasi propagandaya yönelik eyleme onay verircesine, onlar tarafından tanınmış olmakla ve kendisine zor kullanılmadığı ile övünmek,
-Mensup olduğu parti yerine, bağımsız siyaset yapma öğüdünü (belki de tehdidini), özgür iradesi ile değerlendireceğini söylemek,
- Serbest bırakılırken,“Burada bulunan kardeşlerini unutma, abi” diyenlerle sarılıp, koklaşıp, öpüşerek ayrılmak,
-Tam da, terör ve Suriye olaylarını değerlendirmek üzere TBMM'deki olağanüstü toplantı günü serbest bırakılıp, “tarihi konuşmasını” yaparak partisini ofsayta düşürmek,
-Ve de sözü “bakın, izleyin bundan sonra yeni partimde neler olacak” şeklinde bitirmek,

Bütün bunlar, köyün gençlerince muziplik olsun diye kaçırılırmış gibi yapılıp, pikniğe götürülen bir ağabey tarafından söylense gayet insani, güzel söz ve izlenimler…

Lakin, bu sözler, silahı bırakıp dağdan indiklerinde, her şeyin tartışılıp konuşulabileceği bir “toplumsal konsensus” haline gelmişken, çıkarlarına uygun düştüğünde her türlü melanete hizmet sunabilen, ülkenin her tarafını yangın yerine döndüren, her Allahın günü ülkenin gençlerini acımasızca katleden eli kanlı teröristler için söyleniyor.

Eğer bu söylem tehdit ve şantajla dikte edilmemişse, Allah akıl ve izan versin…

Maalesef “Muhabbet Tellalları” haklı çıkmış görünüyorlar… Öyle bir metin verilmiştir ki, ellerine, kullan kullan bitmez…

Yazık oluyor, Cumhuriyetin “banisi” ve “hamisi” partiye…

Olayların ışık hızı ile geliştiği bir dünyada yaşıyoruz, artık… Kısa bir süre önce yenilen hurmalar, hemen…etkisini göstermeye başlıyor.

AYDINLIK g.; 19.08.2012
Kullanıcı küçük betizi
Noyan Umruk
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 758
Kayıt: Pzr Mar 08, 2009 13:39

Şu dizine dön: Dr. Noyan UMRUK

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x