EKONOMİ ve ÖTESİ (II)

Türkiye ve dünya gündemindeki gelişmeler hakkındaki fikirleriniz, yayınladığımız izlencelerin bölümleri hakkındaki düşüncelerinizi paylaşabileceğiniz alan.

EKONOMİ ve ÖTESİ (II)

İletigönderen Habip Hamza Erdem » Çrş Oca 22, 2020 23:45

EKONOMİ ve ÖTESİ (II)
Adet olduğu üzere, önce ‘ekonomi’yi tanımlamamız gerekiyor.
Ancak Joan V. Robinson (1903-1983)’un ‘ulus’ tanımı için dediği gibi, körün fili ellemesi sonucu yapacağı bir tanımlamaktan kaçınmak için, bu tanımı erteleyelim derim.
Yani, fili hortumundan tutup, bu hayvancağız kuyruğundan soluyor demek de var.
Tıpkı, sözde ‘ekonomist’lerin, ekonomiyi tuttukları yere göre tanımlamaları gibi...
Ne var ki, ekonomi, genelde, ‘üretim aygıtı’ (appareil de production) temeli üzerinden tanımlanmaktadır.
O nedenle, son dönemde, Türkiye’de bir ‘üretim ekonomisi’ balonu uçurulmuş ve deyimin tam anlamıyla bir ‘galat-ı meşhur’ yaratılmış bulunmaktadır.
Oysa, üretilen ‘zenginlik’in dağıtım aygıtı olarak, karşımıza ‘politik’ çıkacaktır.
Demek ki, ‘ekonomi’ sözcüğü bir başına değil ama ‘politik’le birlikte olmak zorundadır.
Çünkü, ‘üretelim’ ama kimin için üretelim, değil mi ama?
Hem ‘biz’ kimiz? Demek ki, ‘biz’i de tanımlamak gerekecektir.
Çok daha önemlisi, ‘üretim’ için, dikkat edilirse ‘aygıt’ dedik.
O zaman bu ‘aygıt’ı da tanımlamak gerekecektir.
Demek ki, filimizi körün tuttuğu yere göre değil, ama bütünselliği içinde ve olanağı olduğu ölçüde yüksek bir yere çıkarak tanımlamak gerekmektedir.
‘Üretim aygıtı’, tarihsel, ve aynı anlamda antroplojik olarak ele alınacak olursa, motorunun ‘gereksinme’ olduğu görülecektir.
O zaman ‘gereksinme’nin de tanımı yapılmalıdır.
Ve sözde ‘ekonomist’lerin kabaca ‘talep’ dedikleri şeyde, ‘istek’ (arzu)nun yeri ne kadardır acaba?
Böylece ‘ekonomik’in içine, ‘psikolojik’ de girmiş olacaktır.
Konuyu açıklamaya çalıştıkça karmaşıklaştığını görmemek olanaksız.
İşte sorunu, yani bu ‘karmaşıklığı’ en yalın ve kesine en yakın bir biçimde açıklayabilmek için, önce parçalarına ayırmamız gerekiyordu: çözümleme.
‘Bilgi’sine ulaşılmak istenen her konuda olduğu gibi, şurada burada verilmiş ‘tanım’ları olduğu gibi almadan önce, her tanımın tanıttığı ‘varsayılan’ şeyleri, kendimizin ‘çözümleme’sini yapmamız gerekiyor.
Denildiği gibi, ‘akıl süzgeci’nden geçirmek için, önce onu ‘çözünmüş’ hale getirmekten doğal ne olabilir?
Sonra, ‘üretim’ konusunda, genel kabul gören ‘gereksinmelerin giderilmesi’ için bulunan ‘aygıt’tan önce, insanları bir araya getiren, yani ‘toplum’ olarak örgütlenmelerinin gerisinde acaba başka ‘güdü’ler de olamaz mı?
İşte, antropoloji, daha iyicesi ‘ekonomik antroploji’ bu nedenle gerekli.
Çünkü, günümüz toplumu için ‘değişmez’ olarak alınan bir parametrenin gerçekte insanlık tarihi içinde ‘değişir’liği de mümkündür.
O nedenle, ‘kapitalizm’i inceleyen her gerçek düşünür, ‘kapitalizm-öncesi’ne bakmak zorunda hissetmiştir kendisini.
Örnek olsun, Viyana doğumlu İngiliz-Kanada uyruklu Karl Polanyi (1886-1964)’nin çalışmalarını ele almak gerekecektir.
‘Fransız antropolojisi’nin babası sayılan Marcel Mauss (1872-1950)’a bakmak gerekecektir.
Ki daha önceki dönemde yapılan çalışmalar daha kolay anlaşılabile.
Deyim yerinde ise, bulunduğumuz yerden adım adım geriye giderek, ‘fil’imize bakmaya çalışacağız.
(Sürecek)
Kullanıcı küçük betizi
Habip Hamza Erdem
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 1138
Kayıt: Cum Haz 26, 2009 20:01

Şu dizine dön: Tartışma ve Fikir Meydanı

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 1 konuk

cron

x