“Eşkıyanın Bu Gece Ne Yapacağı Belli Olmaz…” / Ali ERALP

“Eşkıyanın Bu Gece Ne Yapacağı Belli Olmaz…” / Ali ERALP

İletigönderen Gamze Okur » Cmt Eyl 07, 2019 16:04

“Eşkıyanın Bu Gece Ne Yapacağı Belli Olmaz…”

Yıl 1966. 6 Mayısı 7 Mayısa bağlayan gece. Gece yarısı, saat 2 suları… Sivil, resmi giyimli polisler TBMM’sinde arama yapıyorlar.

Adalet Partisi (AP) dışındaki tüm milletvekillerinin odaları didik didik aranıyor.

İktidarda Süleyman Demirel’in partisi AP var. NATO’ya, CENTO’ya, ABD’ye bağlı. Emri veren İçişleri Bakanı Faruk Sükan.

Arama nedeni: “TBMM’de, NATO’ya ve Adalet Partisi’ne karşı yasa dışı bildiriler çoğaltıldığı” ihbarı alınmış...

Meclis güvenliği, milletvekili dokunulmazlığı ayaklar altında…

Aramada hiçbir şey çıkmıyor.

Baskın gecesinin ertesi günü olayı haber alan İsmet İnönü, tarihe geçecek o ünlü sözünü söylüyor: “Eşkıyanın bu gece ne yapacağı belli olmaz…”

53 yıl aradan sonra ülkemiz yine aynı yere geldi, aynı olaylar yaşanıyor. İşin daha da kötü yanı “Atanmışlar”, “Seçilmişleri” görevlerinden almakla tehdit ediyor.

Seçimle gelen belediye başkanlarının koltuğuna “Kayyumlar” oturmaya başladı bile.

İki kez halkın oyları ile seçilen, bulunduğu makamı bileğinin hakkı ile alan İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da saldırı altında…

İşin daha kötü yanı, bugün meclis de milletvekilleri de partiler de söz sahibi değil artık. Olaylara müdahale edemiyorlar. Sadece seyrediyorlar. Türkiye’nin yönetimi tek adama bırakılmış…

Türkiye’nin geleceği ve kaderi tek adamın iki dudağı arasından çıkacak sözlere bağlı.

Ama Tek Adamın partisi dağılıyor. Parti ve parti yöneticileri perişan. Şaşkın.

Genel merkez ve tüm il, ilçe teşkilatlarındaki kurucu kadronun büyük bir çoğunluğu partiden ayrılmış durumda. Partinin politikasını, gidişatını beğenmeyenler isyan bayrağı açmış.

Yeni partiler kuruluyor…

Bu siyasal karmaşanın ve dağılmanın yanında sanayi, tarım da gerileme dönemine girmiş… Her sene ekonomi biraz daha küçüldüğü için üretim yapılamıyor, işsizlik en yüksek düzeyine çıkmış. İşletmeler birbiri ardına kapanıyor.

Memleket kan ağlıyor, mutfakta yangın var. Memura, emekliye verilen yüzde 4’lük maaş artışı enflasyon alevini yangına çevirmiş.

Enflasyon canavarı dur – durak bilmiyor, halka saldırıyor.

Devlet, sistem çöküyor. İşsizlik oranı yüzde 14, enflasyon yüzde 16,95. Dünyada doğalgaz fiyatları yüzde 50 azalırken ülkemizde yüz 50 fazlalaştı.

İnsanlarımız perişan… İktidara ve yönetenlere ateş püskürüyorlar…


İktidar şaşkın. Perişan. Akıl, mantık saf dışı. Çareyi, çözümü baskıda, şiddette, özgürlüğü kısıtlamada arıyor.

Devlet adamlarını eleştirenler, yargılayanlar soluğu mahkemelerde, hapishanelerde alıyorlar.

Şimdi AKP’lilerin bir tek kaygısı, düşündüğü bir tek şey var: İktidarını, koltuğunu koruyup, saltanatını devam ettirebilmek… Bunun için her şeyi yapabilirler. Yapamayacakları şey yoktur.

Çünkü iktidardan düştüğü anda mağdur edilenlerle birlikte, bugün emri altında olan tüm mahkemeler, yargı elemanları karşılarına geçecek, hesap soracaklardır.

Çünkü işledikleri suçlar boylarını aştı. Anayasa, yasa, yargı kararları onlara oyun gibi geliyor, önemsemiyorlar ve hiçbir yasaya uymuyorlar…

Bütün bunları bildiklerinden, mevcut durumlarını korumak, koruyabilmek için her çeşit yönteme, saldırıya, baskıya, uygulamaya başvuracaklardır…

Bu nedenle 7 yıl önce atılan twitler gündeme çıkmaya başladı. İstanbul CHP il Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na 9 yıl 8 ay hapis cezası verdiler.

Adama sormazlar mı, “Peki, 7 yıldan beri neden işlem başlatmadınız, neredeydiniz?”

Bir de bu kararı ayakta alkışlayan yandan çarklı Atatürkçüler, devrimciler var. Neymiş efendim, Kaftancıoğlu yıllar önce attığı twitlerle suç işlemiş… Olabilir, suç işleyebilir. Senin görüşlerine aykırı şeyler söyleyebilir. Sana yanlış gelen, ona doğru gelebilir…

Bu durumda her söz söyleyeni, her düşüncesini açıklayanı içeri mi atacaksın? Hapishaneleri mi dolduracaksın? Yıllar önce yazılmış Nazım hikmet şiirlerini suç unsuru mu sayacaksın?

Kırk yıllık köşe yazarları mı yargılayacaksın? Peki, hani demokrasi? Hani siz demokrat insanlardınız… Ne oldu?

Ama tarikatlara, küçücük çocuklara tecavüz eden mollalara; satılan topraklara, fabrikalara, yakılan ormanlara, haksız hukuksuz kayyum atamalarına, duvarlardan indirilen Atatürk posterlerine, “Keşke Yunan galip gelseydi” diyenleri hastanelerde ziyaret eden politikacılara, görevlilere tek söz söylemiyor, onlara ceza verilmesini istemiyorsunuz?

Bu saatten sonra iktidarın dikiş tutması mümkün değildir. AKP uzatmaları oynamaktadır. Çünkü büyük kentlerdeki para muslukları, altın yumurtlayan tavuk kesilmiştir.

Üretim durmuştur. Ekonomi tepetaklak olmuştur. Borç gırtlağa gelip dayanmıştır.

Yani filmin sonuna yaklaşılmıştır.

Zamanı gelince, onun yandaşları da onunla birlikte tarihin çöp kutusunda yerlerini alacaklardır…

(alieralp37@gmail.com)
Kullanıcı küçük betizi
Gamze Okur
Üye
Üye
 
İletiler: 168
Kayıt: Cmt Tem 07, 2018 10:48

Re: “Eşkıyanın Bu Gece Ne Yapacağı Belli Olmaz…” / Ali ERALP

İletigönderen Gönül Pınar Atacı » Pzr Eyl 08, 2019 18:31

İstisnasız her cümlesi ve kelimesi NESNEL ve SOMUT, derin BİLİMSEL ve gerçek VATANSEVER, baştan sona MUHTEŞEM VE MÜKEMMEL bu irdeleme ve genelleme için sevgili Ali’ye en uzun bir ömür boyu her dem sağlık ve esenlik, mutluluk ve başarı dileklerimle ben Gönül’den özel bir ithaf :

EN ERTELENMEZ İLAHİ, İNSANİ,VATANİ VE MİLLİ BİR GÖREV VE EN KUTSAL BİR ÖDEV

Bunlarda
Allah ve Kur’an korkusu,
Din,iman,vicdan duygusu,
Muhammed ve Ali sevgisi ve saygısı,
İnsan ve vatan, halk ve millet aşkı,
Hukuk ve adalet,
Ahlak ve fazilet
Yoktu, yoktur ve hiçbir zaman olmamış ve olmayacaktır.
Bunlarda
Haram kar,haksız rant ve kara para,
Rüşvet,iltimas,hakaret ve karalama,
Açık ve gizli ajan ve provokatör,
Kiralık ve satılık aktrist ve aktör,
Örtülü ve en örtüsüz hizmetci,
Doğrudan ve dolaylı destekci
Çoktu, çoktur ve bir an bile durmamış ve durmayacaktır.

Bunlar
Tüm ulusal sınırları kevgire döndürmüş Beşinci Kol’cular,
Bunlar
Bütün ülkeyi yol geçen hanına çevirmiş o malum yolcular,
Bunlar
Tam yedi milyon yabancı kaçkını yurdun başına kara bela edenler,
Bunlar
Onlara kırk milyar dolar yetim hakkını ve kamu malını yedirenler,
Bunlar
Tüm vatansever subaylara ve aydınlara o en kahpe kumpasları kuranlar,
Bunlar
Kendieri ve sülaleleri dışındaki her kadını ve erkeği ihanetle suçlayanlar,
Bunlar
Binlerce bebe,çocuk,anne,lohusa ve hamile hapseden zalimler.
Bunlar
Türk ve Türkçe, Atatürk ve Türkiye düşmanlığı yapan hayinler.

Bunlara karşı,
Tek ve en geniş bir Hak,Vatan Ve Halk Cephesi’nde el ele savaşmak,
En ertelenemez bir ilahi, insani, vatani, milli, siyasi ve askeri görev.
Ve de bunları,
Bu vatan topraklarından kovup cehennemin en dipsiz dibine tıkmak,
En kutsal ve en ulu bir toplumsal ve evrensel hukuki ve ahlaki ödev.

Gönül Pınar Atacı, 7.Eylül.2019
Kullanıcı küçük betizi
Gönül Pınar Atacı
Üye
Üye
 
İletiler: 568
Kayıt: Sal Ara 01, 2015 9:02

Re: “Eşkıyanın Bu Gece Ne Yapacağı Belli Olmaz…” / Ali ERALP

İletigönderen Ali Eralp » Pzt Eyl 09, 2019 16:09

Teşekkürler Gönül. Kalemine, yüreğine sağlık.

Çarpıcı dizelerini buraya alıyorum:


"Bunlara karşı,
Tek ve en geniş bir Hak,Vatan Ve Halk Cephesi’nde el ele savaşmak,
En ertelenemez bir ilahi, insani, vatani, milli, siyasi ve askeri görev.
Ve de bunları,
Bu vatan topraklarından kovup cehennemin en dipsiz dibine tıkmak,
En kutsal ve en ulu bir toplumsal ve evrensel hukuki ve ahlaki ödev."
Kullanıcı küçük betizi
Ali Eralp
Üye
Üye
 
İletiler: 81
Kayıt: Prş Ağu 16, 2018 18:02


Şu dizine dön: Ali ERALP

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 1 konuk

x