Fetullahçılar, Kadiriler ile el ele...

Türkiye ve dünya gündemindeki gelişmeler hakkındaki fikirleriniz, yayınladığımız izlencelerin bölümleri hakkındaki düşüncelerinizi paylaşabileceğiniz alan.

Fetullahçılar, Kadiriler ile el ele...

İletigönderen Ram » Cum Ara 28, 2007 0:25

Kurtlar Vadisi Pusu’da, Teşkilat tetikte

Kurtlar Vadisi; Irak, Terör ve Pusu serileriyle devam etti. Türk halkı tarafından çok sevildi. Bu filmlerin yapımcısı Pana Film şimdi de, Selman Kayabaşı tarafından yazılan ve günümüz olaylarıyla da birebir örtüşen ‘Teşkilat’ romanını takibe aldı. Timaş Yayınları’ndan çıkan politik kurguda,

Selçuklu’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne kadar olan Türk devletlerinde, devletin devamlılığı ve çıkarlarını koruyan bir teşkilattan söz ediliyor. Türkiye-İsrail ilişkileri, Ortadoğu’daki gelişmeler, PKK, Kürt meselesi ve Kuzey Irak bu kitabın konuları arasında yer alıyor.

Türkiye, İsrail Cumhurbaşkanı Simon Peres’in ziyaretinde savunma sistemleriyle ilgili bir anlaşma imzaladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Haremüşşerif’te kazı yapan İsrail hükümetini sert bir dille uyardı. PKK, Türkiye, ABD, Talabani ve Barzani’nin anlaşmasıyla köşeye sıkıştı. Bu, birbirinden bağımsız olarak gerçekleşen üç olay, henüz meydana gelmeden önce bir kitapta yer alıyordu. Gazeteci-yazar Selman Kayabaşı’nın ‘Teşkilat’ isimli politik kurgu romanı, bundan bir ay önce Timaş Yayınları’ndan çıktı. Konu ettiği gelişmeler nedeniyle dikkat çeken kitap, Kurtlar Vadisi’nin yapımcısı Pana Film’den film teklifi de aldı. Selçuklu’dan Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti’ne kadar var olan ve devletlerin geleceğine yön veren derin bir teşkilatın varlığı üzerine kurulu romanın yazarı Kayabaşı, romanın filme aktarılmasının iyi bir hizmet olacağını düşünüyor: “Bu filmin çekilmesiyle Türkiye Cumhuriyeti’nin Osmanlı Devleti ile bağı ve ilişkisi açıkça anlatılmış olur. Sultan Vahdettin’in hain olmadığı ve Mustafa Kemal ile arasında geçen olaylar sinema diliyle anlatılırsa belki tarih kitaplarından daha fazla etkili bir şekilde insanlarımızın zihnine yerleşebilir.”

Ram Not I: Vahdettin hainini, şirin göstereme çabaları boşadır. Hele hele Mustafa Kemâl ATATÜRK üzerinden kullanma taktiği, çok çok "sevgi kelebekleri" olarak tabir ettiğim Fetullahçı gençlerin Atatürk'e öfkesini az da olsa dindirir. Nasıl olsa Atatürk'ü daha sonra yine kötüleriz diyorlardır, varsın uğraşsınlar. Kulun bir hesabı varsa, Allah'ın da bir hesabı vardır...

Kasım ayı başında piyasaya çıkan romanda, henüz gerçekleşmemiş üç olaya dikkat çekiliyordu. İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’in, geçtiğimiz günlerde yaptığı Türkiye ziyareti sürerken; ajanslar iki ülkenin Türkiye’ye Arrow füze savunma sistemi ve Ofek casus uydusunun satılmasına ilişkin üst düzey görüşmeler yaptıklarını duyurdu. Oysa Peres’in ziyaretinden önce dağıtıma çıkan kitapta bu bilgi vardı. Kitapta, Pentagon yetkilileri İran’dan İsrail’e atılacak olan füzelerin, ancak İsrail sınırına girdikleri zaman vurulabildiğini belirterek kimyasal başlık taşıyan füzeleri İsrail’e ulaşmadan durdurmak için, “Türkiye ile anlaşmak ve Arrow savunma sistemini Hakkâri’de kurmak zorundayız.’’ ifadeleri kullanılıyor.

Kitapta önceden yer verilen diğer bir konu da PKK ile ilgili. Avukatlar aracılığıyla örgütün komuta kademesine iletilen mektupta Türkiye-ABD işbirliğinden, Talabani ve Barzani’nin PKK’yı sattığından bahsedilerek, Kuzey’deki yönetimle bağlantıya geçenlerin cezalandırılması isteniyor. Örgütte infazlar başlıyor, liderlerin de içinde bulunduğu pek çok kişi infaz ediliyor. Cemil Bayık’ın geçtiğimiz hafta gazete manşetlerine çıkan panik açıklamaları kitaptaki metinlerle örtüşüyor. Kendilerinden şartsız ve zamansız ateşkes ilan edilmesinin ve silahların bırakılmasının beklendiğini belirten Bayık, “Bizi kurbanlık koyun yapmaya çalışıyorlar.” sözleriyle feveran etmişti. Bayık, “Türkiye ve ABD, PKK’nın tasfiyesi için anlaştı. Kuzey Irak’taki Kürt yönetimi de PKK’yı silah bırakmaya ve teslim olmaya zorluyor.” demişti.

Bir diğer olay da İsrail hükümetinin Haramüşşerif’te yürüttüğü kazı çalışmasıyla ilgili. Kitapta MİT ile birlikte çalışan bir profesör, kazılarla ilgili başbakana bilgi veriyor. Başbakan duydukları karşısında sinirlerine hakim olamıyor. Gerçekten de Başbakan Erdoğan, o günlerde Türkiye’de bulunan İsrail heyetini kazılar konusunda sert bir dille uyarmıştı.

Ram Not II: O kazılar, asla ve katha durdurulmadı. Tayyip efendi, sadece ses verdi, İsrail de kazmayı Tayyip'e verdi. Şimdi sadece Haremüşşerif'te değil, Türkiye Cumhuriyeti'nde kuyu kazılıyor!

Sungur Fırat, Gül’ü cumhurbaşkanı yapan isim

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz ay gerçekleşen ABD gezisine katılan Genelkurmay İkinci Başkanı, İlker Başbuğ da kitaptaki karakterlerden biri. İsmi geçmeyen general, planlanan İran müdahalesinde Türkiye’nin ABD ile hareket etmeyeceğini belli etmesinin ardından öldürülüyor. Türkiye’nin İran’la arasının bozulması için işlenen cinayet, MİT içindeki Amerikancı yapı ‘Hüccetiye’ mekanizması tarafından gerçekleştiriliyor. Öldürülen kişi aynı zamanda 2 bin 300 yıldan beri devleti korumakla görevli gizli Teşkilat’ın başkanıdır. Cenazeye katılan Dışişleri Bakanı Ahmet Koç, JİTEM Başkanı Faik, Emniyet Genel Müdürü Ahmet Altun, Bağdat Büyükelçisi Samet Karadağ, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı İsmail Nedim, yazar Handan Elmas, ünlü işadamı Ersin Akman ise Teşkilat’ın Anadolu hücresine kayıtlı. Dışişleri Bakanı Ahmet Koç’un aslında eski Dışişleri Bakanı Abdullah Gül olduğu iddia ediliyor. Başkan öldüğü için Teşkilat’ın üzerinde beş köşeli yıldız bulunan sancağı gizli bir törenle Sungur Fırat’a teslim ediliyor. Kitabın yazarı Selman Kayabaşı, 69 yaşındaki Sungur Fırat’ın gerçek hayatta kimi temsil ettiğini söylemiyor. Kayabaşı, cumhurbaşkanlığı adayının açıklanacağı saatlerde Başbakan Tayyip Erdoğan ile görüşen ve‚ “Cumhurbaşkanı Gül olsun.” diyen kişinin Sungur Fırat olduğunu iddia ediyor. e.dolmaci@zaman.com.tr

Ram Not III: Fantezinin de bir sınırı var yahu, Musa'nın Gül'ü derin ötesi çıktı. E o zaman Teşkilât'ın başı Suud Kralı ABDullah... Bunu okuyan süzme Fetullahçı veledler ne yapsın, yazık...

DÜNDEN BUGÜNE TEŞKİLAT

Atatürk ve Turgut Özal’ın da yer aldığı söylenen Teşkilat, kitapta şöyle tarif ediliyor: “Bu teşkilat, 1060 yılına kadar Tuğrul Bey’in kardeşi Çağrı Bey tarafından idare edildi. Çağrı Bey döneminde, Teşkilat-ı Mahsusa, bin yıllık devlet geleneğimizin mirasıdır beyler! Bu miras; Oğuz Kağan’dan gelir, Alparslan’a uzanır, Sultan Fatih’le devam eder ve Abdülhamit’ten bize geçer. Bilge Kağan’ın, kardeşi Kül Tigin’i doğuya gönderirken; Ertuğrul Gazi’nin, Osman Bey’i Söğüt’e yolcu ederken teslim ettiği hazine, Teşkilat-ı Mahsusa’nın harcını oluşturur. Bugün, mirasın korunduğu sandık bende, sandığın anahtarı Abdülhamit’tedir! Teşkilat; Trablusgarp, Hicaz-ı Arabistan, Bağdat, Kafkasya ve Hindistan hücrelerinden oluşuyordu.”

Ram Not IV: Yaşasın Amerikan Turanı...

POLİS OLACAKTI, TERÖRİST OLDU

Kitapta polis olmak isteyen; ancak daha sonra dağa çıkan bir Kürt gencinin hikâyesi de yer alıyor. Yazar Kayabaşı’nın “Hepsi gerçek.” dediği hikâye şöyle: “74’te, Türk Ordusu’nda Rumlara karşı savaşan amcam, son yıllarında Mahzun’u dağa çıkarmak için çok uğraştı. Mahzun, babasını tersleyip benim peşimden İstanbul’a geldi. Okumak istiyordu. Mahzun, baskılara kulak tıkadı, dağa çıkmayı kabul etmedi. Liseyi bitirip polislik sınavını kazandı. Okula yazılamadı. Ama dağa da çıkmadı. 2004’ün Mayıs ayında, Beşiktaş’ta, Barbaros Bulvarı’ndaki altgeçit inşaatında çalışmaya başladı. Mayıs’ın yirminci gününde, şantiye şefinin parası çalınmış. Muhtemelen parayı çalan o iki çocuk, ağız birliği edip, ‘İçimizde tek Kürt Mahzun’dur, parayı da o çalmıştır.’ demişler. Usta, çocukları ciddiye almamış ama Mahzun kendisine söyleneni çok ciddiye almış.

EMİNE DOLMACI
Kaynak->Pazar ZAMAN - Fetoş


Başta Mustafa Kemâl ATATÜRK'e olmak üzere, Eşref Sencer ve Süleyman Askeri gibi değerlere büyük saygısızlık ediyorlar. Fetullah'ın ve kelebeklerinin kirli siyaseti, bu değerler üzerinden de iş yapamayacak!
Mevzuubahs olan; millete saltanatını, hâkimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız¿? meselesi değildir. Mesele, zaten emrivâki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemehâl, olacaktır. Burada içtima edenler, Meclis ve herkes meseleyi tabiî görürse, fikrimce muvafık olur. Aksi takdirde, yine hakikat usûlü dairesinde ifade olunacaktır.

Fakat ihtimâl, bazı kafalar kesilecektir!
Kullanıcı küçük betizi
Ram
Zûlme Karşı İsyan!
 
İletiler: 8168
Kayıt: Sal Şub 20, 2007 1:06
Konum: Aç haritaya bak!

İletigönderen CessA » Cum Ara 28, 2007 1:16

şu notlara bayıldım diyebilirim , çok yerinde çok gerçekci...
Resim
Kullanıcı küçük betizi
CessA
Üye
Üye
 
İletiler: 1164
Kayıt: Prş Nis 26, 2007 14:50
Konum: Rohan

İletigönderen Ram » Prş Oca 03, 2008 14:12

Kitabın çıktığı TİMAŞ yayınlarına şöyle bir göz attım, Tarih VAKFI ile doğrudan bağlantılı. Hani şu, dünyanın en karanlık isimlerinin yönettiği Rockefeller Vakfı'nın akçaladığı (finanse ettiği), Soros-pu çocukları... Süzme Fetullahçılardan oluşmuş bir TİMAŞ. Birçok Fetullahçı yazarın kibanı çıkarıyorlar. Dahası, ABD'li sözde Osmanlı tarihçilerinin kitaplarını da...

Caroline Finkel, Rabia Broadbeck, Bülent Orakoğlu, Ömer Lütfi Mete, Mahir Kaynak, Selman Kayabaşı, Mustafa Armağan, Nurdan Damla, Senai Demirci, Metin Özdamarlar vesaire...

Timaş Yönetim Kurulu Başkanı: :arrow: Osman Nuri Öztürk

İsteyen çok daha fazlasını bulur, bağlantı hakkında küçük örnek aşağıda.

Gazeteci–yazar Nevval Sevindi, Fethullah Gülen ile yaptığı röportajdan yola çıkarak yazdığı, "Global Hoşgörü ve New York Sohbeti" isimli yeni kitabını Dedeman Otel'de gerçekleştirilen kokteylde tanıttı.

Sevindi, Fethullah Gülen'in hoşgörü konusundaki görüşlerinin Türkiye sınırlarını aşan bir öneme sahip olduğu söyledi. Timaş Yayınları'nın 1997 yılında basılan New York Sohbeti isimli kitabını yeniden basmayı istemesi üzerine 11 Eylül saldırılarından sonra hiçbir gazetecinin sorularını cevaplamayan Fethullah Gülen'den kitap için bir önsöz istediğini belirten Sevindi, "Sayın Gülen'in global anlamda yepyeni özgün yorumlar içeren yanıtlar vermesi benim için hoş bir sürpriz oldu." dedi.

Gülen'in global hoşgörü konusundaki düşüncelerinin Türkiye'yi aşan bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Sevindi, "Çünkü İslam ve terör tartışmaları, modern Batı dünyasının ön plana çıkardığı 'Birey, insan hakları ve yaşam kutsallığı' açısından ele alıyor ve özlü bir İslam anlayışı bu konuda söyleyecek çok şey olduğunu ortaya koyuyor." şeklinde konuştu.

Sevindi, Gülen'in verdiği cevaplarda globalleşmenin getirdiği yoksulluk uçurumuna dikkat çekmesi ve yalnızca kuvvete dayalı bir sistemin kaosa yol açacağı üzerinde durduğunu söyledi. Türkiye'deki pek çok çevrenin 11 Eylül terörünü kınamada isteksiz ve yetersiz kalmasına karşın, Gülen'in 'Müslüman terörist olamaz' diyerek net şekilde tanımlama yaptığını belirten Sevindi, "Gülen'in global köyde huzurun farklılıklara saygıdan geçtiğini vurgulaması Batı'yla eşdeğer çıkmayı hedefleyen global İslam'ın iddiasını sergiliyor." şeklinde konuştu.

Kitabı yayınlayan Timaş Yayınları'nın Yönetim Kurulu Başkanı Osman Nuri Öztürk de, bu eserle Türkiye'deki farklı düşünceleri geniş bir yelpaze içinde okurlarıyla buluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Fethullah Gülen ile yapılan söyleşinin günümüz şartları açısından çok büyük öneme sahip olduğunu belirten Öztürk, 'Bu kitabı Türkiye'nin yeniden yapılanmasının harcı olarak görüyoruz." dedi.


Merak edenler, araştıracağım diyenler; Tarih Vakfı yönetici ve yetkililerinin isimlerini araştırarak, daha da ilginç bağlantılara ulaşacaktır...

GİRİŞİM KURULU VE MÜTEVELLİLER

Girişim Kurulu

Prof. Dr. Korkut Boratav, Yiğit Gülöksüz, Şükran Ketenci, Dr. Haldun Özen, Ülkü Özen, Orhan Silier, Sönmez Taner, Prof. Dr. İlhan Tekeli, Prof. Dr. Zafer Toprak, Prof. Dr. Zafer Tunaya, Prof. Dr. Mete Tunçay ve Prof. Dr. Zafer Üskül

Kurucu Üyeler

Kafiye Abdik, Özgen Acar, Serhan Ada, Prof. Dr. Fikret Adanır, Mustafa Kemal Ağaoğlu, Tektaş Ağaoğlu, Prof. Dr. Engin D.Akarlı, Prof. Dr.Asaf Savaş Akat, Gökhan Akçura, Önder Aker, Prof. Dr.Öztin Akgüç, Murad Akıncılar, Ayşe Akman, Üstün Akmen, Mehmet Aközer, Atilla Aksoy, Erdem Aksoy, Prof. Dr. Sina Akşin, A. Teoman Aktürel, Doç. Dr. Mehmet Ö. Alkan, Tülin Alpman, Munise Aren, Prof. Dr. Sadun Aren, Tülin Aren, Haluk Arığ, Dr. Cengiz Arın, Suha Arın, Prof. Dr. Tülay Arın, Dr. Ersin Arıoğlu, İhsan Atar, Nusret Avcı, Mehmet Ali Aybar, Orhan Aydın, Halis Aydıntaşbaş, Ayşe Semiha Baban, Prof. Dr. Raci Bademli, Prof. Dr.Zafer Başak, Prof. Dr. Veysel Batmaz, Prof. Dr. Afife Batur, İsmail Bayer, Erduhan Bayındır, Prof. Dr. Jale Baysal, Cengiz Bektaş, Prof. Dr. Fatmagül Berktay, Doç. Dr. Halil Berktay, Ferhat Boratav, Prof. Dr. Korkut Boratav, Mehmet Bozışık, Rıdvan Budak, Prof. Dr. Ayşe Buğra, Halim Bulutoğlu, Duygu Büke, Uğur Büke, Dr. Hülya Canbakal, Atila Candır, Hasan Cemal, Adnan Cemgil, Nazife Cemgil, Prof. Dr. Yavuz Cezar, Ali Faik Cihan, Dr. Arif Çağlar, Ayşe Çağlar, İbrahim Çağlar, Nail Çakırhan, Prof. Dr. Halet Çambel, Dr. Tevfik Çavdar, Halit Çelenk, Murtaza Çelikel, Yavuz Çizmeci, Aslı Davaz Mardin, Ahmet Demirel, Yücel Demirel, Yücel Demirer, Erdoğan Demirören, Metin Deniz, Şemsi Denizer, Prof. Dr. Selim Deringil, Ahmet Hamdi Dinler, Abidin Dino, Güzin Dino, Prof. Dr. Sencer Divitçioğlu, Prof. Dr. Hayri Domaniç, Prof. Dr. Alan Duben, Salih Ecer, Doç. Dr. Mehmet Ecevit, Prof. Dr. Edhem Eldem, Güner Eliçin, Dr. Atilla Eralp, Gülsevil Erdem, Tarhan Erdem, Dr. Necat Erder, Prof. Dr. Sema Erder, Muzaffer lhan Erdost, Müşfik Erem, Dr. Ferdan Ergut, Hüseyin Ergün, Osman Erk, Doç. Dr. Büşra Ersanlı, Prof. Dr. Selçuk Esenbel, Prof. Dr. Nihat Falay, Latife Fegan, Prof. Dr.Gürhan Fişek, Prof. Dr. Fatma Gök, Turgut Gökdere, Dr. Ergun Göknel, Prof. Dr. Nilüfer Göle, Prof. Dr. Güney Gönenç, Prof. Dr. Korel Göymen, Doç. Dr. Tony Greenwood, Prof. Dr. Mesut Gülmez, Yiğit Gülöksüz, Doç. Dr. Mehmet Fatih Gümüş, Prof. Dr. Seyfettin Gürsel, Yücel Gürsel, Prof. Dr. Gençay Gürsoy, Fadıl Güvenç, Aylin Güzelbeyoğlu, Algan Hacaloğlu, Prof. Dr. Ümit Hassan, Uğur Hüküm, Rasih Nuri İleri, Ari İnan, Prof. Dr. Nurkut İnan, Prof. Dr. Erdal İnönü, Hayri İnönü, Sevinç İnönü, Fatma Hikmet İşmen, Erhan İşözen, İlkay İzer, Alpay Kabacalı, Dr. Mehmet Kabasakal, Hasan Karacal, Necmettin Karaerkek, Prof. Dr. Nihal Karaincioğlu, Dr. Yavuz Selim Karakışla, M. Asım Karaömerlioğlu, Osman Kavala, Prof. Dr. Raşit Kaya, Aslı Kayabal, Arslan Kaynardağ, Cahit Kayra, Prof. Dr. Haydar Kazgan, Prof. Dr. Yakup Kepenek, Prof. Dr. Naci Kepkep, Özcan Kesgeç, Şükran Ketenci, Prof. Dr. Çağlar Keyder, Prof. Dr. Uygur Kocabaşoğlu, Doç. Dr. Cemil Koçak, Dr. Orhan Koloğlu, Prof. Dr. Emre Kongar, Dr. Levent Köker, Asaf Köksal, Tavit Köletavitoğlu, Cevdet Kösemen, Prof. Doğan Kuban, Cevdet Kudret, Şükran Kurdakul, Doç. Dr. Orhan Kurmuş, Aydil Kurtkaya, Prof. Dr. Bilsay Kuruç, Doç. Dr. Gün Kut, Prof. Dr. Şule Kut, Dr. Sacit Kutlu, Sait Maden, Faruk Malhan, Betül Mardin, Dr. Herkül Millas, Ziya Müezzinoğlu, Kemal Nebioğlu, Aziz Nesin, Ali H. Neyzi, Burhan Oğuz, Prof. Dr. İlber Ortaylı, Prof. Dr. Oğuz Oyan, Prof. Dr. Ayla Ödekan, T. Yılmaz Öğüt, Dr. Selim Ölçer, Ersin Önsel, Prof. Dr. Salih Özbaran, Prof. Dr. Ferhunde Özbay, Müfit Özdeş, Prof. Dr. Günay Göksu Özdoğan, Prof. Dr. Mehmet Emin Özel, Dr. Soli Özel, Haldun Özen, Ülkü Özen, Ali Özgentürk, Prof. Dr. Yılmaz Özkan, Atilla Özkirimli, Doç. Dr. Güntaç Özler, Beşir Özmen, Dr. Kenan Öztürk, Orhan Pamuk, Prof. Dr. Şevket Pamuk, Prof. Dr. Fazıl Sağlam, Uğraş Salman, Y. Doç. Dr. Yasemin Saner Gönen, Nilgün Saraçoğlu, Kemali Saybaşılı, Doç. Dr. Yücel Sayman, Leslie Meral Schick, Hakkı Sevand, İzzettin Silier, Orhan Silier, Kenan Somer, Şükran Soner, Gün Soysal, İlhami Soysal, Prof. Dr. Nurettin Sözen, Lokman Şahin, Prof. Dr. Gencay Şaylan, Prof. Dr. Burhan Şenatalar, Cemal Şener, Prof. Dr. Cahit Talas, Özkan Taner, Sönmez Taner, Bülent Tanör, Tunç Tayanç, Lale Tayla, Melek Taylan Ulagay, Prof. Dr. İlhan Tekeli, Prof. Dr. Şirin Tekeli, Şahin Tekgündüz, Naki Turan Tekinsav, Prof. Dr. İnci Tezcan, Sevim Tezcan, Prof. Dr. Taner Timur, Fikret Toksöz, Dr. Meltem Toksöz, Prof. Dr. Mehmet Tomanbay, Prof. Dr. Ahmet Tonak, Prof. Dr. Zafer Toprak, Füruzan Hüsrev Tökin, İsmail Hüsrev Tökin, Nurten Tuç, Melahat Tunaya, Tarık Zafer Tunaya, Prof. Dr. Mete Tunçay, Prof. Dr. Şerafettin Turan, Ali Turgan, Vedat Türkali, Dr. Gürel Tüzün, Osman Ulagay, Emine Uşaklıgil, Işıl Uyar, Doç. Dr. Tanay Uyar, Emel Uygur, Erol Üçer, Hasibe Ünçe, Prof. Dr. Zafer Üskül, Prof. Dr. Füsun Üstel, Prof. Dr. İşaya Üşür, Dr. Oktay Varlier, Prof. Dr. Tolga Yarman, Prof. Dr. Erdal Yavuz, Hilmi Yavuz, Marianna Yerasimos, Stefanos Yersimos, Selahattin Yıldırım, İzzet Şener Yunusoğlu, Bahattin Yücel, Ragip Zarakolu, Yavuz Zeytinoğlu.

Mütevelliler

Panayot Abacı, Prof. Dr. Nermin Abadan Unat, Kafiye Abdik, Erhan Acar, Özgen Acar, Aclan Acar, Serhan Ada, Prof. Dr. Fikret Adanır, Adalet Ağaoğlu, Tektaş Ağaoğlu, Prof. Dr. Zeynep Ahunbay, Ö. Lütfi Akad, Prof. Dr. Engin D. Akarlı, Prof. Dr. Asaf Savaş Akat, Prof. Dr. Ali Akay, Gökhan Akçura, Önder Aker, Prof. Dr. Öztin Akgüç, Prof. Dr. Mustafa Akgül, Prof. Dr. Seçil Akgün, Prof. Dr. Günkut Akın, Murad Akıncılar, Ayşe Akman, Üstün Akmen, Mehmet Aközer, Atilla Aksoy, Suay Aksoy, Prof. Dr. Sina Akşin, Prof. Dr. Bahattin Akşit, Prof. Dr. Ayhan Aktar, İsmail Aktaş, A. Teoman Aktürel, Doç. Dr. Mehmet Ö. Alkan, Prof. Dr. Ayhan Alkış, Tülin Alpman, Atila Alpöge, Doç. Dr. Özcan Altaban, Engin Altaş, Sadık Selçuk Alten, İsmail Altınöz, Ayşen Anadol, Çağatay Anadol, Köksal Anadol, Prof. Dr. Metin And, Çetinkaya Apatay, Dr. Caner Arabacı, Şener Aral, Ahmet Asım Arar, Prof. Dr. Ayda Arel, Munise Aren, Prof. Dr. Sadun Aren, Tülin Aren, Haluk Arığ, Dr. Cengiz Arın, Prof. Dr. Tülay Arın, Dr. Ersin Arıoğlu, Prof. Dr. Mehmet İhsan Arman, Osman Saffet Arolat, Prof. Dr. Tülay Artan, Ali Artun, Dr. Nuşin Asgari, Dr. Şükrü Aslanyürek, Prof. Dr. Alaeddin Asna, Prof. Dr. Tomur Atagök, Reşat Atalar, İhsan Atar, Prof. Dr. Nurhan Atasoy, Akın Atauz, Nusret Avcı, Zeynep Avcı, Güllü Aybar, Prof. Dr. Ergun Aybars, Dr. Suavi Aydın, Orhan Aydın, Halis Aydıntaşbaş, Prof. Dr. Ülkü Azrak, Ayşe Semiha Baban, Raif Bakova, Mustafa Balcı, Prof. Dr. Nur Balkan Atlı, Sevil Barlas, Yrd. Doç. Dr. Ayfer Bartu, Prof. Dr. Zafer Başak, Soner Başbuğ, Nezih Başgelen, Prof. Dr. İlhan Başgöz, Celal Başlangıç, Prof. Dr. Veysel Batmaz, Prof. Dr. Afife Batur, Enis Batur, Oya Baydar, Yavuz Baydar, İsmail Bayer, Prof. Dr. Mehmet Bayhan, Erduhan Bayındır, Dr. Serçin, Baykal, Prof. Dr. Tuncer Baykara, Prof. Dr. Jale Baysal, Cengiz Bektaş, Prof. Dr. Murat Belge, Dr. Albrecht Berger, Prof. Dr. Nihat Berker, Mehmet Ali Berkman, Prof. Dr. Taner Berksoy, Prof. Dr. Fatmagül Berktay, Doç. Dr. Halil Berktay, Prof. Dr. Engin Bermek, İbrahim Betil, Prof. Dr. İhsan, Bilgin, Çelen Birkan, Osman Birsen, Prof. Dr. Faruk Birtek, Prof. Dr. Korkut Borotav, Ferhat Borotav, Prof. Dr. Sibel Bozdoğan, Sula Bozis, Prof. Dr. Fuat Bozkurt, Rıdvan Budak, Prof. Dr. Ayşe Buğra, Halim Bulutoğlu, Orhan Bursalı, Duygu Büke, Uğur Büke, Dr. Hülya Canbakal, Can Candan, Atilla Candır, Yavuz Canevi, Murat Cano, İsmail Cem, Hasan Cemal, Eser Ceyhan, Prof. Dr. Yavuz Cezar, Ergin Cinmen, Dr. Etienne Copeaux, Doç. Dr. Nevin Coşar, Prof. Dr. Musa Çadırcı, Can Çağdaş, Dr. Arif Çağlar, Ayşe Çağlar, İbrahim Çağlar, Filiz Çağman, Dr. Serpil Çakır, Nail Çakırhan, Ekrem Çakıroğlu, İpek Çalışlar, Talha Çamaş, Prof. Dr. Halet Çambel, Raşit Çavaş, Prof. Dr. Ayhan Çavdar, Dr. Tevfik Çavdar, Yunus Çavdar, Halit Çelenk, Murtaza Çelikel, İzzet Çetin, Cem Çetintürk, Turgut Çeviker, Yavuz Çizmeci, Nuri Çolakoğlu, Doç. Dr. Esra Danacıoğu, Doç. Dr. Günhan Danışman, Mehmet Daraoğlu, Aslı Davaz Mardin, Zeynep Davran, Prof. Dr. Melek Delilbaşı, Ahmet Demirel, Yücel Demirel, Yücel Demirer, Erdoğan Demirören, Metin Deniz, Eşref Denizhan, Prof. Dr. Selim Deringil, Murat Dilmen, Ahmet Hamdi Dinler, Güzin Dino, Prof. Dr. Sencer Divitçioğlu, Prof. Dr. Halime Doğru, Necati Doğru, Prof. Dr. Fatma Doğruel, Prof. Dr. Suut Doğruel, Prof. Dr. Hayri Domaniç, Hulusi Dosdoğru, Haldun Dostoğlu, Prof. Dr. Emre Dölen, Prof. Dr. Alan Duben, Prof. Dr. Paul Dumont, Refik Durbaş, Can Dündar, Koray Düzgören, Ayperi Ecer, Salih Ecer, Doç. Dr. Mehmet Ecevit, Faruk Eczacıbaşı, Oktay Ekinci, Dr. Tarık Ziya Ekinci, Aykut Ekzen, Prof. Dr. Edhem Eldem, Güner Eliçin, Haluk Elver, Münevver Eminoğlu, Dr. Atilla Eralp, Prof. Dr. Mehmet Erbudak, Gülsevil Erdem, Halit Erdem, Tarhan Erdem, Dr. Yücel Erdem, Prof. Dr. Cevat Erder, Dr. Necat Erder, Prof. Dr. Sema Erder, Ali Erdilek, Muzaffer İlhan Erdost, Müşfik Erem, Nüket Eren, Selçuk Erez, Yrd. Doç. Dr. Rıfat Ergeç, Prof. Dr. Özer Ergenç, Prof. Dr. Gürbüz Erginer, Dr. Kudsi Ergüner, Dr. Ferdan Ergut, Hüseyin Ergün, Refet Erim, Osman Erk, Bülent Erkmen, İlkin Erkutun, Didem Erpulat, Doç. Dr. Büşra Ersanlı, Doç. Dr. Hasan Ersel, Tuncer Ertem, İsmail Erten, Dr. Füsun Ertuğ, Prof. Dr. Ayşe Erzan, Prof. Dr. Adile Jale Erzen, Aydın Esen, Prof. Dr. Selçuk Esenbel, Prof. Dr. Ufuk Esin, Burçak Evren, Prof. Dr. Semavi Eyice, Doç. Dr. Ercan Eyüboğlu, Prof. Dr. Nihat Falay, Sülün Falay, Esra Fanuscu Özden, Suraiya Faroqhi, Latife Fegan, Prof. Dr. Carter V. Findley, Dr. Caroline Finkel, Prof. Dr. Gürhan Fişek, Prof. Dr. Cornell Fleischer, Nilüfer Gatenyo, Dr. Mehmet Genç, Prof. Dr. François Georgeon, Prof. Dr. Cevat Geray, Prof. Dr. Fatma Gök, Prof. Dr. Tamer Gök, Prof. Dr. Altan Gökalp, Oryal Gökdemir, Yrd. Doç. Dr. Oktay Gökdemir, Turgut Gökdere, Dr. Ergun Göknel, Prof. Dr. Nilüfer Göle, Prof. Dr. Güney Gönenç, Prof. Dr. Korel Göymen, Doç. Dr. İştar Gözaydın, Doç. Dr. Tony Greenwood, Ara Güler, Prof. Dr. Mesut Gülmez, Yiğit Gülöksüz, Doç Dr. Mehmet Fatih Gümüş, Korhan Gümüş, Prof. Dr. İhsan Güneş, Gamze Güngörmüş Kona, Uğur Güracar, Erhan Gürcan, Prof. Dr. Seyfettin Gürsel, Yücel Gürsel, Prof. Dr. Akile Gürsoy, Prof. Dr. Emine Gürsoy, Prof. Dr. Gençay Gürsoy, Kadir Raşit Gürtan, Prof. Dr. Bozkurt Güvenç, Doç. Dr. Murat H. Güvenç, Fadıl Güvenç, Prof. Dr. Orhan Güvenen, Aylin Güzelbeyoğlu, Algan Hacaloğlu, Gülden Hacaloğlu, Prof. Dr. Talat Halman, Prof. Dr. Ümit Hassan, Güney Haştemoğlu, Doç. Dr. Muhsine Helimoğlu Yavuz, Prof. Dr. Ian Hodder, Uğur Hüküm, Dr. Deniz Ilgaz, Prof. Dr. Alpaslan Işıklı, Ekrem Işın, Rasih Nuri İleri, Selim İlkin, Doç. Dr. Aynur İlyasoğlu, Prof. Dr. Halil İnalcık, Arı İnan, Prof. Dr. Nurkut İnan, Gül İnanç Barkay, Türkan İnce, Prof. Dr. Erdal İnönü, Hayri İnönü, Sevinç İnönü, Prof. Dr. Huricihan İslamoğlu, Fatma Hikmet İşmen, Erhan İşözen, İlkay İzer, Alpay Kabacalı, Cengiz Kabaoğlu, Dr. Mehmet Kabasakal, Prof. Dr. Cemal Kafadar, Doç. Dr. Gülru Kafadar, Hasan Bülent Kahraman, Dilara Kahyaoğlu, Jak Kamhi, Doç. Dr. Aykut Kansu, Faruk Kaptan, Doç. Dr. Haydar Karabey, Zafer Karaca, Hasan Karacal, Ali İhsan Karacan, Necmettin Karaerkek, Prof. Dr. Nihal Kara-İncioğlu, Ercan Karakaş, Dr. Yavuz Selim Karakışla, Yılmaz Karakoyunlu, Gülsün Karamustafa, Sadık Karamustafa, Atilla Karaosmanoğlu, M. Asım Karaömerlioğlu, Prof. Dr. Reşat Kasaba, Osman Kavala, Prof. Dr. Raşit Kaya, Dr. Gül Kaya, Hayrettin Kaya, Aslı Kayabal, Ömer Kaymakçalan, Arslan Kaynardağ, Cahit Kayra, Dr. Ali Kazancıgil, Prof. Dr. Haydar Kazgan, Prof. Dr. Ruşen Keleş, Yaşar Kemal, Prof. Dr. Yakup Kepenek, Prof. Dr. Naci Kepkep, Özcan Kesgeç, Arif Keskiner, Prof. Dr. Çağlar Keyder, Prof. Dr. Mübeccel Kıray, Mustafa Kırcı, Kubilay Kırman, Prof. Dr. Uygur Kocabaşoğlu, Ömer M. Koç, Doç Dr. Cemil Koçak, Prof. Dr. Hüsamettin Koçan, Dr. Orhan Koloğlu, Prof. Dr. Emre Kongar, Dr. Murat Koraltürk, Prof. Dr. Meral Korzay, Cem Kozlu, Mehmet Kök, Dr. Levent Köker, Asaf Köksal, Tavit Köletavitoğlu, Prof. Dr. Oya Köymen, Prof. Dr. Klaus Kreiser, Prof. Dr. Doğan Kuban, Prof. Dr. İoanna Kuçuradi, İhsan Kudret, Sinan Kuneralp, Prof. Dr. Nedret Kuran Burçoğlu, Doç. Dr. Orhan Kurmuş, İsmail Hakkı Kurt, Hasan Kurt, Aydil Kurtkaya, Prof. Dr. Bilsay Kuruç, Doç. Dr. Gün Kut, Prof. Dr. Şule Kut, Prof. Dr. Metin Kutal, Dr. Sacit Kutlu, Nilüfer Kuyaş, Salih Kuyaş, Ary Kuyumcuyan, Zafer Kültürlü, Sait Maden, Ömer Madra, Burçak Madran, Faruk Malhan, Dr. Andrew Mango, Betül Mardin, Prof. Dr. Şerif Mardin, Nadire Mater, Gökhan Menteş, Prof. Dr. Özcan Mert, İlhami Mısırlıoğlu, Dr. Herkül Milas, Dr. Daryo Mizrahi, Ziya Müezzinoğlu, Prof. Dr. Ünal Nalbantoğlu, Adnan Nas, Kemal Nebioğlu, Prof. Dr. Nevra Necipoğlu, Prof. Dr. Ali Nesin, Yrd. Doç. Dr. Christoph Neumann, Ali Halim Neyzi, Yrd. Doç. Dr. Leyla Neyzi, Prof. Dr. Ahmet Yaşar Ocak, Burhan Oğuz, Prof. Dr. Yusuf Oğuzoğlu, Saim Oğuzülken, Selçuk Tayfun Ok, Prof. Dr. Cemil Oktay, Prof. Dr. Bekir Onur, Zeynep Oral, Mukaddes Orçun, Prof. Dr. İlber Ortaylı, İkbal Orundaş, Dr. Nur Otaran, Prof. Dr. Oğuz Oyan, Prof. Dr. Ayla Ödekan, T. Yılmaz Öğüt, Dr. Selim Ölçer, Dr. Nazan Ölçer, Doç. Dr. Şebnem Önal, Prof. Dr. İzzettin Önder, Prof. Dr. Gönül Öney, Ersin Önsel, İsmail Özay, Prof. Dr. Salih Özbaran, Prof. Dr. Ferhunde Özbay, Bülent Özden, Müfit Özdeş, Doç. Dr. Aslı Özdoğan, Prof. Dr. Günay Göksu Özdoğan, Prof. Dr. Mehmet Özdoğan, Prof. Dr. Mehmet Emin Özel, İpek Özel, Dr. Soli Özel, Ülkü Özen, Engin Özendes, Ali Özgentürk, Doğan Özgüden, Ersin Özince, Prof. Dr. Süha Özkan, Prof. Dr. Yılmaz Özkan, Atilla Özkırımlı, Prof. Dr. Doğan Özlem, Doç. Dr. Güntaç Özler, Beşir Özmen, Nazar Özsahakyan, Ziya Öztan, Muzaffer Öztan, Dr. Kenan Öztürk, Doç. Dr. Ali Osman Öztürk, Mutlu Öztürk, Dr. Arzu Öztürkmen, Dr. Gönül Paçacı, Prof. Dr. Namık Kemal Pak, Orhan Pamuk, Prof. Dr. Şevket Pamuk, Daniel Panzac, Prof. Dr. Taha Parla, Prof. Dr. Fersun Paykoç, Prof. Dr. Yüksel Pazarkaya, Prof. Dr. Leslie Pierce, Sema Pişkinsüt, Raffi Portakal, Josephine Powell, Prof. Dr. Günsel Renda, Ayşegül Safkan, Prof. Dr. Fazıl Sağlam, Prof. Dr. Gülsün Sağlamer, Fikri Sağlar, Prof. Dr. Halil Sahiloğlu, Necdet Sakaoğlu, Enis Rıza Sakızlı, Ersin Salman, Uğraş Salman, Prof. Dr. Ayla Salman Görüney, Özdem Sanberk, Yrd. Doç. Dr. Yasemin Saner Gönen, Nilgün Saraçoğlu, Prof. Dr. Nephan Saran, Prof. Dr. Ali Yaşar Sarıbay, Doç. Dr. Ayşen Savaş, Timuçin Savaş, Vecdi Sayar, Doç. Dr. Yücel Sayman, Leslie Meral Schick, Doç. Dr. Yıldız Sertel, Hakkı Sevand, Prof. Dr. Veli Sevin, Prof. Dr. Yıldız Sey, Doç. Dr. Ülker Seymen, Prof. Dr. Stanford J. Shaw, Şen Sahir Sılan, Doç. Dr. Amy Singer, İzzettin Silier, Orhan Silier, Dr. Akşin Somel, Kenan Somer, Yrd. Doç. Dr. Semra Somersan, Şükran Soner, Alev Soysal, Gün Soysal, İsmail Soysal, Mustafa Sönmez, Prof. Dr. Nurettin Sözen, Prof. Dr. Metin Sözen, Dr. Pinelopi Stathis, Doç. Dr. Johann Strauss, Prof. Dr. İsmet Sungurbey, Prof. Dr. Mehmet Sümer, Lokman Şahin, Prof. Dr. Gencay Şaylan, Prof. Dr. Faruk Şen, Prof. Dr. Burhan Şenatalar, Cemal Şener, Prof. Dr. Celal Şengör, Prof. Dr. Nora Şeni, Prof. Dr. Erdoğan Şuhubi, Prof. Dr. Cahit Talas, Umur Talu, Meral Tamer, Aynur Tan, Lorans Tanatar Baruh, Özkan Taner, Sönmez Taner, Prof. Dr. Baha Tanman, Prof. Dr. Uğur Tanyeli, Prof. Dr. Mete Tapan, İskender Targaç, Prof. Dr. Turgut Tahranlı, Tunç Tayanç, Ali Taygun, Lale Tayla, Melek Taylan Ulagay, Tuğrul Tekbulut, Prof. Dr. İlhan Tekeli, Doğan Tekeli, Prof. Dr. Şirin Tekeli, Miray Tekelioğlu, Şahin Tekgündüz, Prof. Dr. Oğuz Tekin, Zekeriya Temizel, Dr. Derin Terzioğlu, Nuran Terzioğlu, Prof. Dr. Tosun Terzioğlu, Prof. Dr. Orhan Terzioğlu, Prof. Dr. İnci Tezcan, Prof. Dr. Ercan Tezer, Doç. Dr. Nilay Tezonar, Aksel Tibet, Prof. Dr. Taner Timur, Prof. Dr. İsenbike Togan, Fikret Toksöz, Dr. Meltem Toksöz, Prof. Dr. Ehud Toledano, Veysel Tolun, Prof. Dr. Mehmet Tomanbay, Prof. Dr. Ahmet Tonak, Prof. Dr. Zafer Toprak, Nurten Tuç, Doç. Dr. Numan Tuna, Doç. Dr. Mehmet İhsan Tunay, Prof. Dr. Mete Tunçay, Prof. Dr. Şerafettin Turan, Hasan Turhanlı, Prof. Dr. Erol Tümertekin, Prof. Dr. Oktar Türel, Vedat Türkali, Prof. Dr. Ergun Türkcan, Çiğdem Tüzün, Dr. Gürel Tüzün, Sezgin Tüzün, Prof. Dr. Aydın Uğur, Osman Ulagay, Prof. Dr. İlhan Unat, Mehmet Ural, Michael Ursinus, Emine Uşaklıgil, Işıl Uyar, Doç. Dr. Tanay Uyar, Çetin Uygur, Emel Uygur, Prof. Dr. Turgut Uzel, Erol Üçer, Bülent Ünal, Hasibe Ünçe, Prof. Dr. Artun Ünsal, Prof. Dr. Zafer Üskül, Prof. Dr. Füsun Üstel, Dr. Tülay Üstündağ, Prof. Dr. İşaya Üşür, Dr. Semih Vaner, Dr. Oktay Varlıer, Oral Vural, Tuğrul Yakarçelik, Ahmet Yaraş, Prof. Dr. Tolga Yarman, Hilmi Yavuz, Prof. Dr. Erdal Yavuz, Nergis Yazgan, Prof. Dr. Hasan Yazıcı, Hasan Yelmen, Prof. Dr. Filiz Yenişehirlioğlu, Prof. Dr. Stephan Yerasimos, Marianna Yerasimos, Doç. Dr. Sabri Yetkin, Doç. Dr. Nuran Yıldırım, Selahattin Yıldırım, Ferzan Yıldırım, Doç. Dr. Serap Yılmaz, Mehmet Y. Yılmaz, Dr. Fikret Yılmaz, Doç. Dr. Şerife Yorulmaz, İzzet Şener Yunusoğlu, Ali Yurttagül, Nuran Yüce, Erdem Yücel, Bahattin Yücel, Ahmet Yüksel, Prof. Dr. Elizabeth Zachariadou, Ragıp Zarakolu, Dror Zeevi, Yavuz Zeytinoğlu, Çetin Ziylan, Kasım Zoto, Erik J. Zurcher.

YitirdiklerimizMustafa Kemal Ağaoğlu, Erdem Aksoy, Ekrem Akurgal, İsmail Arar, Suha Arın, Tuncay Artun, Mehmet Ali Aybar, Raci Bademli, Hayrünnisa Boratav, Pertev Naili Boratav, Mehmet Bozışık, İcen Börtücene, Adnan Cemgil, Nazife Cemgil, Ali Faik Cihan, Fahri Çoker, Şemsi Denizer, Abidin Dino, Mengü Ertel, Nejat Göyünç, Çelik Gülersoy, Ahmet Hezarfen, Necla İlter, Gündağ Kayaoğlu, Cevdet Kösemen, Cevdet Kudret, Şükran Kurdakul, Salih Kuyaş, Ahmet Menteş, Aziz Nesin, Ali H. Neyzi, M. Tali Öngören, Haldun Özen, Ferit Safkan, Kemali Saybaşılı, İlhami Soysal, Bülent Tanör, Naki Turan Tekinsav, Sevim Tezcan, Füruzan Hüsrev Tökin, İsmail Hüsrev Tökin, Melahat Tunaya, Tarık Zafer Tunaya (Girişim Kurulu Başkanı), Stephanos Yerasimos, Ali Turgan, Şaban Yıldız.



Kurtlar Vadisi - Pusu, resmi internet sitesinin forumundaki yetkilileri, çalıştıkları sete konuk etmiş.

http://www.kurtlarvadisi.com/kvpdetay.asp?nori=466

Bahadır, Raci; alın gülüm, yazın gülüm...

(Ek yapan Yalçın KÜÇÜK: Gül, gülüm, Güllü, Gülen... İbrani bunlar, kitaplarla geliyoruz buraya, beş taş oynamıyoruz biz!..)
Mevzuubahs olan; millete saltanatını, hâkimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız¿? meselesi değildir. Mesele, zaten emrivâki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemehâl, olacaktır. Burada içtima edenler, Meclis ve herkes meseleyi tabiî görürse, fikrimce muvafık olur. Aksi takdirde, yine hakikat usûlü dairesinde ifade olunacaktır.

Fakat ihtimâl, bazı kafalar kesilecektir!
Kullanıcı küçük betizi
Ram
Zûlme Karşı İsyan!
 
İletiler: 8168
Kayıt: Sal Şub 20, 2007 1:06
Konum: Aç haritaya bak!

İletigönderen sude » Cmt Oca 05, 2008 22:53

Teşkilat kitabının yazarı "tapınak şövalyelerinden" çok etkilenmiş galiba.İthalat bu hükümetle çok arttı.Artık teşkilatlar ithal etmeye başladık.
Kullanıcı küçük betizi
sude
Üye
Üye
 
İletiler: 2
Kayıt: Cmt Oca 05, 2008 18:42

İletigönderen erenus » Pzr Oca 06, 2008 1:34

Bilgiler ve yorumlar için çok teşekkürler!

Bu tip çalışmaların amacı ortalığı karistirmak böylece okumayi/araştırmayı sevmeyen kalabalikları yalan yanlış bilgilerle etki altında bırakmaktır.


"Bir zamanlar gelir, beni unutmak veya unutturmak isteyen gayretler belirebilir. Fikirlerimi inkâr edenler ve bana taan edenler çıkabilir. Hattâ bunlar benim yakın bildiğim ve inandıklarım arasından bile olabilir. Fakat, ektiğimiz tohumlar o kadar özlü ve kuvvetlidir ki, bu fikirler, Hind'den, Mısır'dan döner, dolaşır gene gelir, feyizli neticeleri kalpleri doldurur!"

Resim
Kullanıcı küçük betizi
erenus
Bilim Adamı
Bilim Adamı
 
İletiler: 423
Kayıt: Prş Eki 18, 2007 6:07

İletigönderen kaye » Pzr Oca 06, 2008 1:36

Ben Kurtlar Vadisi dizisini seyredenlerden değilim. Fakat bir arkadaşımın çok ricasıyla Kurtlar Vadisi--Irak filmine arkadaşımla birlikte gittim. Filmin alakasız bir yerinde alakasız biçimde ortaya çıkarılan zikir gösterilerinin anlamını arkadaşıma sorduğumda O da cevap veremedi. Trilyonlar kazanan bu dizinin-filmin parasının nereye gittiği malum. Filme bu parayı kazandıran izleyici kitlesi de (hem sayı hem de kültür olarak) malum. Ayrıca çuvalın intikamının rol icabı da olsa alınması hiç hoşuma gitmedi, aksine temelli yaralarım depreşti, küçüldükçe küçüldüm tüm dünyanın önünde.
Bir de bu başlığı açan arkadaşım sayesinde şunu da anlamış oldum. Her yerde olduğu gibi bulunduğum yerde de haftanın belli günlerinde nurcuların toplantısı olur. Bu toplantılar yaklaşık 1 sene öncesine kadar perşembe akşamları yapılırdı.. Fakat daha sonra duyduğuma göre bu toplantılar cuma gününe alınmış. Sebebi ne biliyor musunuz!! Tahmin edebiliyorsunuz biliyorum.. Edemediyseniz tekrar başlığa bakmanızı istirham ederim..
Kullanıcı küçük betizi
kaye
Üye
Üye
 
İletiler: 1036
Kayıt: Pzr Oca 06, 2008 0:57

İletigönderen zfrtxt » Çrş Oca 16, 2008 0:50

bu dizinin senaristlerinin ne kadar capi oldugu malum eski istihbaratcilardan topladiklarini senaryo yapiyorlar da bunlari bilmeyen kaldimi gunumuzde , soylenecek cok soz var ya kisaca bu dizinin senaristleri f tipi tum igrenclikleri pas gecip baskalarina ihale ederek yardakciligin alasini yapiyor , son olarak bahsi gecen kitaptaki deli sacmasi teskilatida senaryosuna katarak etki ajanliginda son noktaya vardi . zaten yillardir romantik aga dizileri ile ortacag feodal yapisini halkin zihninde aklayanlar ulkede baska etnik kimlik yokmus gibi ozelliklede kurt kultur ogelerini oteleyerek bugunler icin hazirlanan etnik ayrilikcilik fikrinin altyapisini yapmadilarmi ki bu vadiciler de zurnanin son deligi oluverdiler . kitaba gelirsek 22 23 yasinda delikanlilara kitap yazdirarak amerikan turani ugruna sapla samani karistirip onumuze koyuyorlar . kendiside kurgu oldugunu unutmus gercek gibi yansitma hevesinde olan yazar gencinde nerelerden geldigini arastirirsak kimin tekesine su tasidigini anlariz . son olarak syn ram inda belirttigi gibi timas bopcularin turkiye yayin organi , son yillarda osmanli tarihcisi ilber ortayli ninda birden parlatilmasi kitap ustune kitap yazmasi (timastan) tesadufmu acep . bana rahmetli cemal kutayi (kurtcu) hatirlatti .
sonuc dort yandan taarruz devam ediyor , elinize aldiginiz herseyi iki kere arastirin derim . bopcular ataga kalkti bir kere !! bagimsizlik benim karakterimdir diyemeyenleri muhatap almayin derim .
Kullanıcı küçük betizi
zfrtxt
Üye
Üye
 
İletiler: 106
Kayıt: Pzt Eki 22, 2007 3:43

İletigönderen cenk_pinar » Pzt Mar 17, 2008 13:19

RAM harikulade tespitler yapmışsın. Bizim derin devletimiz ancak kitaplarda ortaya çıkar zaten. Böyle bir teşkilatın olmadığı açıktır. Ancak bu kitap fethullahın faaliyetlerini sanki vatan savunması için yapılıyormuş gibisinden sonuçlara götürür. İşin içine tarih birazda mistik olaylar eklendi mi deyme keyfine.

Şimdi at izi it izine karışmış durumdadır. Gel de işin içinden çık. Turgut Özalı, Vahdettini öven bu kitap ABD şefaatçılarının amacına hizmet eder. Bizde daha çok avunuruz gelip bu teşkilatçılar alemdarlar vesaire bizi kurtarsın diye.

TC nin kurtuluşu yine türk milletinin kendi elindedir. Bizim derin devletimiz falan da yoktur. Bu millet gücünü kendinden alır. Bunun böyle bilinmesi lazım.

Yalnız bu hızır ve musa buluşması kehf suresinde geçer. Dizide de anlatıldığı şekilde birtakım olaylar yaşanır. Dini ve ahlaki olarak görünüşte birtakım yanlış işler yapar gözüken hızırı musa her seferinde uyarır ve en sonunda hızır musaya bunları niye yaptığını açıklar.

Şimdi iddialara göre bu buluşmanın yapıldığı yer bugünkü kız kulesinin olduğu yerdir.Dizi bu yüzden kız kulesine çok büyük önem veriyor.İstanbul yeryüzündeki ilahi ve şeytani güçlerin çarpışmasında başkent konumundadır deniliyor.

Dizinin arka planında senaryoyu yazan sayın arkadaşlar ve fikir babaları artık bir hadiseyi açıkça gözler önüne sermeye uğraşıyorlar. Hızır önderliğinde polat alemdar gibi biri çıkıp tüm dünyaya meydan okuyacak türkün adaletini tüm dünyaya yayacaktır. Bütün zulüm son bulacak ve artık kimse haksızlığa uğramayacaktır.

Buna islamda mehdi (eğer varsa tabikine) deniliyor. Hristiyanlar mesih bekliyor ve yahudiler boş durur mu onlarda tek dünya devletlerinin imparatoru olacak birini bekliyorlar.

Kurtlar vadisi bizim mehdiyi bulmuş tabi Polat Alemdar. Eh işte fena sayılmaz dizideki karakteri falan babayiğitliği... vs. Gökten İsanın gelmesini bekleyen evanjelistler hristiyan alemi var. Ancak yahudiler gökten inecek kimseyi beklemiyorlar. Onlar kendi krallarını kendileri yetiştiriyor.

Yalnız bu hadiselerin cereyan etmesi için süleyman tapınağının tekrardan yapılması lazımdır. Yani yakın bir gelecekte İsrail bu tapınağı bulduk deyiverecek. O zaman işte işler çok karışacak yaw. Tabi kehanet gerçekleşti deyip birde kral tanıtacaklar.

Neyse yaşayıp görmek lazım neler olacak lafı çok uzatmayalım
Kullanıcı küçük betizi
cenk_pinar
Üye
Üye
 
İletiler: 24
Kayıt: Prş Mar 13, 2008 15:32

İletigönderen ide_ali_st » Çrş Nis 02, 2008 1:28

Soner Yalçın diziden ayrılınca dizinin kurgusunda ve işlenen konularında hissedilir bozulmalar olduğunu düşünüyorum...
Kullanıcı küçük betizi
ide_ali_st
Üye
Üye
 
İletiler: 4
Kayıt: Çrş Nis 02, 2008 0:01

İletigönderen Ram » Pzt Nis 14, 2008 8:06

Kurtlar Vadisi'nde 'darbe' mesajı

Kurtlar Vadisi'nde ilginç 'darbe' replikleri

Kurtlar Vadisi Pusu'nun son bölümünde sözde ulusalcıların kaos senaryoları ve Danıştay saldırısı ile ilgili önemli ipuçları ekrana taşındı. Diziye sonradan dahil olan İskender Büyük isimli karakterin ülkede darbe öncesi yaptığı çirkin planlar deşifre edildi. Sözde ulusalcılar adına çalışan Hakan isimli karakter sorgusu esnasında Polat Alemdar'a ülkede bir darbe zemini oluşturmak için çalışma yaptıklarını anlattı.

ZAMAN

Görüntüyü izlemek için tıklayın.


Kurtlar Vadisi, yayınlanan 33. bölümü ile gündemdeki konulara ince göndermeler yaptı.

İskender Büyük ve derin çetesi, ülkede bir darbe ortamı hazırlamak için var güçleri ile çalışırken Polat Alemdar ve adamları hain planları boşa çıkarma gayretinde. İskender Büyük'le görüşme yapmanın kendisine pek uğur getirmediği ünlü gazetecinin arabasına konan bir bomba ile öldürülmesi ise dün gecenin en çarpıcı sahnesiydi. İskender Büyük'ün derin çetesi, bir yandan ülkeyi kaosa sürüklemek için ekonomik kriz senaryolarını sahneye koyarken, diğer yandan da hükümeti devirmek için sinsi planlarını adım adım devreye soktu.

Bu amaçla, mevcut hükümetin yıkılmasından sonra başbakan yapmayı planladıkları Şener Korkmaz'a teklif götüren derin çete 'beni başbakan yapmazlar, çok açıklarım var' dedi. Derin çete'nin 'Açıklarını kapatırız' güvencesi ile teklifi kabul eden Şener'i ilerki bölümlerde daha aktif rollerde göreceğiz.Öte yandan Hükümeti içten yıkmak için de 'hatırlı' bir vekile, uygunsuz fotoğraflar ile şantaj yapılarak mensubu olduğu iktidar partisinden grup kuracak kadar milletvekilini koparması istendi.

Darbeyi çağıracak

Bu sahnenin hemen ardından Neco'nun canlandırdığı karakterin yardımcısına 'Saunalardan uzak dur, senin de uygunsuz görüntü ve fotoğraflarını çekerler, mahcup olursun' öğüdü, ilgili yerlere gönderme gibiydi. Tataroğlu şirketler grubuna da Yıldız ve İnci sayesinde el koymaya çalışan derin çete, Bulut'un son anda müdahalesiyle bu amacına ulaşamadı. Memati'nin uyuşturucu krizleri ve tedavi sürecine de geniş yer verilen 33. Bölümde uyuşturucunun zararları ve tedavinin aşamaları konusunda ayrıntılı bilgilere yer verildi. Muro, haftalardır beklenildiği gibi örgüte sırtını döndü, Muro, ünlü gazeteciye öldürülmeden kısa bir süre önce örgütün bağlantıları ve bağlantıları hakkında detaylı bilgi verdi.

Görüntüleri izlemek için tıklayın.

Bu habere yapılan yorumlar:

Selman Imamoglu 12.Nisan.2008 18:57:39

Tebrikler
neyse ne
dizi muhakkak belirli cevreler tarafindan sekillenmek isteniyordur
o buymus su oymus
dizi yine izlenme rekorlari kiriyormu
daha ne gerek
gidisat beni son derece mutlu ediyor
hele memati ile verilen uyusturucu zararlari mesaji tek kelime ile "mükemmel"
kimse diziye zarar vermeye calismasin
yorumlar'da fena degil

barkın 12.Nisan.2008 18:53:57

helal sıze
yuru be kocum kım tutar sızı..

ayhan 12.Nisan.2008 18:18:40

satılmıs metya
b yuk ıskender-denız baykal.davut tatar-aydın dogan.yıldız-aydın doganın kızı

yagmur 12.Nisan.2008 17:56:50

kimler var
tataroğlu.......A.doğan
şener Korkmaz........A.Latif Şener
çapkın vekil...........Erkan Mumcu.............Akp den ayrılıp grup kurdu hatırlayın iskender...............V.Küçük
BENCE...............................................

ahemt faruk 12.Nisan.2008 16:45:41


büyük iskender:veli küçük
şener:kamer genç
davut tataroğlu:aydın doğan

BETÜL 12.Nisan.2008 14:16:30

ERGENEKON VADİSİ
BÜYÜK İSKENDER=ERGENEKON LİDERİ
YILDIZ,İNCİ=SATILIMIŞ MEDYA
ŞENER KORKMAZ =ABDÜLLATİF ŞENER
POLAT DA=HÜKÜMET

ender 12.Nisan.2008 14:12:28

elif hanım
niye sowt tv bugunlerde enfala reyting ve para kazan ma yolu onların bildikleri tekşey para onlar kim nederse oyle konuşurlar onların bi idolleri yoktur para olsun diyanet saati bile yayınlarlar

fatih 12.Nisan.2008 12:09:44

KURTLAR VADİSİ TURKİYE
SENER KORKMAZ= ABDULLATİF SENER BUYUK İSKENDER =AYDIN DOGAN YİLDIZ = OKTAY EKŞİ İŞADAMLARI =TUSİAT İNCİ = ARZUHAN DOGAN POLAT ALEMDAR DA SAMİL TAYYAR

elif 12.Nisan.2008 11:51:40

anlamıyorum
bu kurtlar vadisini nasıl show tv gibi bir kana lyayınlar anlamıyorum ....nasıl yayın politikasına bu kadar ters bi program yayınlarlar hiç anlamıyorum diyeceğim ama ....bu gençliğe bu kadar saflık çok deyip ....cevabını vereyim ...."para uğruna bildiğin herşeyden vazgeç "politikası bu...." namusun için öl gerisi fedakarlıktır bir yerde"!!!!!!!!!!!!vesselam

cenk 12.Nisan.2008 10:34:32

acıklasın
vekil her kimse cıksın acıklasın .bazı şeylere zorlandığını .türk halkı onu affedecektir.

ayhan 12.Nisan.2008 09:39:50

bizi bize bırakın
EVET NE YAZIKKİ BİZLER HEP UYUYARAK DİNLEYEN BİR TOPLUM OLDUGUMUZDAN NE GÖRÜRSEK İNANIRIZ.ZATEN BU ÜLKADE İŞE YARADIMI SENİN DAHA İLKOKUL ÇAGLARINDAN BAŞLARLAR. BİZLER DİZİLERLE, MEDYAYLA, ÜŞ BEŞ GAZETE YAZILARIYLA YÖNETİLEN BİR ÜLKE OLMAMALIYIZ ARKADAŞLAR . BİZ TÜRKİYE DEVLETİYİZ TÜRKİYEEEEEEEEE.
KENDİMİZİ AİLEMİZİ ŞEHRİMİZİ VE TOPLUMUUZUN BİLİNÇLENMESİ LAZIM. bir kanalda brileri konuşuyor o na birileri inanıyor ,diğer kanalda başkaları konuşuyor o na da başkaları inanıyor ya biz neden kendimiz okuyupta bilmiyoruz her ikisinine herşeylerini öğrensekte bilinçi bir gelecek hazırlasak diziler. açık oturumlar ,kendimizi kandırmayalım

ibrahim 12.Nisan.2008 09:25:42

Milletimiz sagolsun, Vatanimiz varolsun...
Ülkücüler artık gerilmeyi coktan bıraktı. Fakat koministlerede meydanı asla bırakmaz.. Ülkücüler vatanın birliği ve bütünlüğü icin calışırlar. Asla milletine ve devletine ihanet etmez. Türkiye Sevdalıları için el ele...

ROCK 12.Nisan.2008 05:45:46

TURKLER VADISI
Baykal=Buyuk Iskender
ERDOGAN=POLAT ALEMDAR
FARK:
Birisi VATAN EVLADI ,birisi Vatan haini

BURAK 12.Nisan.2008 03:33:50

SHOW TV Neden??
Benim anlamadigim show tv ana haber bülteninde hükümeti karaliyor sky türk de cukurovanin ve orada ulusalcilar var. Ancak Kurtlar Vadisi de bu kanalda?? Bide Tataroglu Aydin Dogan.

kani 12.Nisan.2008 00:13:19

m.y.
şener:mesut
Korkmaz:yılmaz
Mesut yılmaz olmasın sakın!
bu kadar basit.....unutmuşmuydunuz yoksa.ama onlar uyumuyor...

tarkan malgoçoğlu 12.Nisan.2008 00:09:54

Tanıyamadınız mı?
arkadaşlar tanıyamadınız mı bu şener bence Abdüllatif Şener.Şarab sahnesine iyi bakın.Sayın Şener Şarap içmem ama tadını iyi bilirim derdi.Eğer hakikaten böyle olursa yazıklar olsun o Abdüllatif Şenere yani partiyi içten yıkmaya çalışanlarla işbirliği yapıyorsa.Aynen Osmanlı İmparatorluğuna yaptıkları gibi.UUUUYYYYAAANN ŞŞŞEEENNEERR UUUYYYAAANNN

zehra 12.Nisan.2008 00:03:34

gündem
işte bu yaa. ben söulüyorum ana haber bülteni gibi dizi diye...Türkiyeyi bölmek isteyenler mi dersin , derin devletmi dersin , derin çete mi dersin , ne varsa,

gözler önündeALLAH YARDIMCIMIZ OLSUN....DELİ HİKMET DEĞİL VELİ HİKMET.NE GÜZEL SÖYLEDİ..

Mustafa 11.Nisan.2008 22:43:44

Dizi Gayet Güncel
Dizi gayet güncel!
Hükümeti bölüp grup kurmaya çalışan = ŞENER Korkmaz! Deli Hikmet'in gazete manşetlerini okuduğu bölümde deşifre ediliyor.
Sizce be Kormaz Şener Hangi ŞENER!!!?

Bugünlerde "Siyaset bana rol biçerse gereğini yaparım" diyen A.Şener olabilir mi!!!

serkan 11.Nisan.2008 22:06:50

GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ...
YAPILAN TÜM KÖTÜLÜKLER ER GEÇ ORTAYA ÇIKACAK. NİTEKİM ÇIKIYORDA. VATANSEVERLİK EDEBİYATI YAPARAK YILLARDIR ÜLKEYİ KAN GÖLÜNE ÇEVİREN BU AHLAKSIZ CUNTAYI MİLLETİMİZ TARİHİN EN DERİN ÇÖPLÜĞÜNE ATACAKTIR. KÜRDÜ TÜRKÜ ARABI TÜM TÜRKİYE BİRLİK OLACAK EZİLEN HALKLARA ÖNDER OLACAK İNŞALLAH. EMPERYALİZMİN VE GERÇEK AMERİKANCI İLHAN SELÇUK VE ONUN TEMSİL ETTİĞİ SAHTE KEMALİZM ÇÖKMÜŞTÜR...GEÇMİŞ OLA...

adma 11.Nisan.2008 21:07:17


gündemi biraz gerıden takip ediyorlar bu olaylar anasol-d hükümeti zamanını anlatıyor o dönem büyük pres vardı hükümete karşı özellikle o dönem f.gülen ile ilgili pres vardı bır türlü eceviti eşide dahil ikna edmemişti hatırlarsanız f.gülen konusunda bır şahsa talımat verıp grup kurdurdular ve çakma ithal bakanda desteğilile yazar kasalar havarda uçuştu o dönem

MEBS 11.Nisan.2008 20:32:58

gard
Ortadoğu ve gardımız arasındaki ilişki en temel olanı.

mebs 11.Nisan.2008 20:31:14

Ya İsrail ?
Ya İsrail? Ortadoğu'DA NE ZAMAN BİR ŞEYLER OLACAK OLSA BU ÜLKENİN GARDI DÜŞŞÜRÜLMEK İSTENİYOR. YANILIYOR MUYUM BİLMİYORUM?

yasin66 11.Nisan.2008 18:30:21

haftalık gazete
yorumu arkadaş gazete gibi demiş tam isabet oldu haftalık gazete

Murat 11.Nisan.2008 18:28:30

Öldürülen Gazeteci
Uğur Mumcuda derin devlet ile ilgili belgeler ve bilgilere ulaştığını söylediği dönemde bomba ile öldürülmüştü. Oldukça ilginç kareler çıkmakta. Muro gazeteciye sizinde benim gibi devrimci kimlikten geldiğiniz diyor. Sayın Uğur Mumcuda sosyalist kimliği ile ön planda idi. Ancak devleti kemiren bu sosyalisttende öte kominist derin devletin terör örgütü ve devlet içindeki kadroları ile olan ilişkileri çözdüğü söylenmişti. Bazılarının derin devlet şimdiki adı ile Ergenekon olan kemirgenler için söyleyemediklerini Kurtlar Vadisi Pusu ile söylüyorlar. Bu arada Ergenekon ve ulusalcı diye diye bu koministleri ülkücüler ile karıştırmaya başladılar. Ergenekon ismini aldı diye bu kemirgenler ülkücü olarak düşünülemez.

Mustafa 11.Nisan.2008 17:51:31

süper ya
bunlar sandığa değil kuyuya gömüldü
habire bulanık su çıkarıyorlar, habire bulanık su çıkarıyorlar
yeter içtik midemiz bulandı

mükemmel anlatılmış

mehdix 11.Nisan.2008 17:49:33

Açığı Olan Deniz BAYKAL
Yalçın Yıldızın başbakalık teklif ettiği eleman DENİZ BAYKAL dan başkası değil. Sözüne itimat ettiğim birilerinden bundan 2 hafta önce AYDIN DOĞAN tarafından düzenlenen bir yemekte DENİZ BAYKALI yeni başbakan olarak tanıttığını duymuştum. Bundan emin olun o DENİZ BAYKAL dan başkası değil

bilal 11.Nisan.2008 17:45:22

vala gazete gibi dizi.
arkadaş türkiyenin gerçeklerini günü gününe bu kadar açıklayıcı yapan birr dizi varmı ya??? uğur mumcuyu, erkan mumcuyu veya abdüllatif şenerin nasıl kişilikler olduğunu bizzat gösterdi tebrikler senaristlere. aman dikkat ergenekon sizide tehdit etmesin dizi gerçeğe döner valaa..

Sahin Senturk 11.Nisan.2008 17:38:38

Kim Bu Adamsiz?
Bu kisi Alternatif Sener olmasin. Yoksa siyaseti birakipta universite hocaligina soyunmak her kisinin harci degildir. Sohret bala benzer. Ne kadar Sokrat vari bir davranis degilmi!!!!!!!!!!!!!!

Inanmiyoruz bu bukelamun kilikli heriflere. Tarihin karanlik koylarina hapsolmaya yazli kisiler bunlar................

şehzade 11.Nisan.2008 17:34:56

kurtlar vadisi
bu sefer cok anlamlı mesajlarla dolu
her vatandasın izlemesi lazım trajının tavan yapması lazım
ne adi diziler izleniyor

ahmet 11.Nisan.2008 17:28:36

?
Tehlikenin farkında mısınız? :)

nihal 11.Nisan.2008 17:23:15


dünkü bölüm cok güzeldi zevkle izledik.ama keske bunlar sadece bir seneryo olsa sadece bır fıılm dızı olsa.malesef degıl cok sancılı gunler gecırdıgımız su gunlerde kurtlar vadısı halk uyumuyo mesajını vermıstır.hepsını tek tek tebrık edıyorum .duygularımızı dile getırdıgı için ama yine söylüyorum bunlar keşke basit bir dizi seneryosu olsaydı keşke.bizim polatımız basbakanımız bunlara meydan vermıcektır .halk olarak sonuna kadar arkandayız.

yasin66 11.Nisan.2008 17:17:21

anlayana
kurtlar vadisi çok şeyler anlatıyorda anlayana içindeki şifreleri çözebilene.kurtlar vadisi terörü yasakladılar da ne oldu pusu adı altında girmek istediği konulara girdi
kurtlar vadisi süper

ibrahim 11.Nisan.2008 17:10:47

anlayan anladi
Bu bolumdede $eneri, E.Mumcuyu, ve U.Mumcuyu yakindan tanima firsatimiz oldu.

Türker DKR 11.Nisan.2008 17:04:39

Deniz Baykal mı sizce?
Geçtiğimiz hafta Aydın Doğan Deniz Baykal için "1 yıl sonrasının başbakanı" demişti, samanyoluhaber farkı ile gösterilmeyenleri gördük. Bu hafta kurtlar vadisi de bunu konu edindi galiba...


SAMANYOLU
Mevzuubahs olan; millete saltanatını, hâkimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız¿? meselesi değildir. Mesele, zaten emrivâki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemehâl, olacaktır. Burada içtima edenler, Meclis ve herkes meseleyi tabiî görürse, fikrimce muvafık olur. Aksi takdirde, yine hakikat usûlü dairesinde ifade olunacaktır.

Fakat ihtimâl, bazı kafalar kesilecektir!
Kullanıcı küçük betizi
Ram
Zûlme Karşı İsyan!
 
İletiler: 8168
Kayıt: Sal Şub 20, 2007 1:06
Konum: Aç haritaya bak!

İletigönderen Ram » Prş Nis 17, 2008 17:06

Türkçülükten Ümmetçiliğe Kurtlar Vadisi

2003’te yayına başladıklarında Türkçülerdi…

“Damarlarında bir damla kan olduğu sürece, Türk davasından vazgeçmez” diyordu dizinin karakterleri… Biyonik kahramanımız Polat Alemdar, devletin bekası için İstanbul’dan Los Angeles’a, Halep’ten Erbil’e koşturup duruyordu… Hatta CIA’nın Irak’taki yetkilisine “ben asker değilim, diplomat değilim, ben Türküm” diyor ve Süleymaniye baskınından beri çantasında taşıdığı bezi, Amerikalının suratına fırlatıyordu… O sıralar her şeyden evvel Türk’tü Canpolat…

2005’te bir mahkeme sahnesiyle ekrana veda ettiler.

Ardından terör meselesini ele almak istediler, fakat seçime gidilen bir dönemde AKP’nin başını ağrıtmamak için “şiddete özendirme” kılıfıyla ekrandan uzaklaştırıldılar. Televizyon tarihimizde ilk kez bir dizi, yayınlanmayan bölümünden dolayı kaldırılmıştı. Yayından önce yayınlamaya bir engel varsa bunun adı bellidir: Sansür! Pana Film’in sahipleri, maruz kaldıkları bu durumun bizzat iktidardan kaynaklandığını çok iyi biliyorlardı. AKP’nin güneydoğuda ciddi bir oy kaygısı varken, Türkiye’nin en çok izlenen dizisinde terör meselesinin el alınmasının, insanların milli duygularının kabartılmasının hiç de sırası değildi… Hatta iktidarın, şehit ailelerinin tepkilerine bile tahammülü yoktu…

Kurtlar Vadisi Terör ticari açıdan çok doğru, ama AKP’nin siyasi menfaatleri açısından çok yanlış bir zamanda yayına girmişti. Çekilmiş ikinci bölümünü yayınlatamadan diziyi paketlediler… 22 Temmuz geldi geçti. AKP, güneydoğuda DTP’yi ezdi geçti… Erdoğan’ın Türklüğü alt-kimlik olarak gören, Türkiyelilik kavramını öne çıkaran, askeri operasyonu mümkün olduğunca öteleyen yaklaşımı güneydoğuda karşılığını bulmuştu…

Ne de olsa “Kürt sorunu, Erdoğan’ın da sorunuydu.” Ne de olsa, içerdeki 5 bin teröristin işi henüz bitmediği için, dışarıdaki 500 kişiyle mücadele etmenin bir yararı yoktu… Seçim tantanası bitip, şehit sayısında bir azalma olmayınca, oy kaygısını gideren AKP ve “AKP’nin resmi medya grupları” üslup değiştirmeye başladılar. Alçaklar ve hainler sürüsünden hesap sorulacaktı…

Sınır aşılacaktı…

İçerdeki 5 bin çapulcunun işi bitmiş, dışardaki 500’e sıra gelmişti nihayet… Kamuoyu hazırlandı… Terör mitingleri düzenlendi… Medya bir anda şehit haberlerini önce birinci sayfalara, ardından manşetlere taşıdı… İşte tam da böyle bir zamanda, Kurtlar Vadisi Terör, yayınlanamayan ikinci bölümüyle SHOW TV’de ekrana geldi! Kurtlar Vadisi Terör ilk kez yayınlanacakken, dizinin yayından kalkması için RTÜK’ün 444 1 178 nolu şikayet hattını telefon yağmuruna tutan binlerce insan, bu kez yayını kaçırmıştı! Hiçbir şikayet telefonu gelmedi RTÜK’e…

Çünkü artık AKP’nin diziye ihtiyacı vardı…

Sansürün ardından yeni projeleriyle AKP’ye muhalefet edebileceğini sandığımız Pana Film, başka bir yol seçti: AKP ile uzlaştı! Bu uzlaşma belki toplantılarla, telefon görüşmeleriyle olmadı. İdeolojik bir uzlaşmaydı bu. Pana Film, AKP döneminde nasıl iş yapabileceğini anlamıştı. Kurtlar Vadisi Pusu oldu dizinin adı. Soner Yalçın gibi Türkiye’de mafyayı, derin devleti en iyi bilen isimlerden birinin artık ekipte olmayışı etkisini göstermişti. Kurtlar Vadisi, eski günlerindeki alt yapıdan, karmaşık ilişkilerden, tarihsel arka planlardan yoksundu artık. Geriye kaba bir mafya jargonu kalmıştı… O Teşkilat-ı Mahsusa ruhuna yapılan atıflardan, İsmail Canbuladlar’dan, Yakup Cemiller’den eser yoktu… Daha önce Karahanlı’ya, Hüsrev Ağa’ya, hatta dünya baronlarına kafa tutan Polat Alemdar, şimdi beşinci sınıf bir mafya babası olmuş ve Muro, Çeto gibi örgüt artığı mafya kopuklarıyla muhatap olur duruma gelmişti…

Neyse, senaryodaki çözülme, bu yazının konusu ve ilgisi değil.

Son bölümlerinde, özellikle Büyük İskender isimli psikopatın diziye dahil olmasıyla dizide belirgin bir üslup değişikliği göze çarpıyor. Erdoğan’ın sıklıkla vurguladığı “derin güçler” vadide de iş başında. Hani bir ara, iktidar olduklarından ama muktedir olamadıklarından bahsederdi ya Erdoğan. İşte seçilmiş meşru iktidarın muktedir olmasını engelleyen, millet iradesini hiçe sayan çetelerdi bunlar. Vadinin kötü adamları da artık bu çetelerdi…

Büyük İskender adlı karakterin başında olduğu oluşum, bariz bir şekilde Ergenekon çağrışımı yapıyor. Büyük İskender, eski bir devlet görevlisi; asker! 12 Eylül öncesi, darbeyi meşrulaştırmak için Konya, Maraş, Çorum benzeri olayları tertip etmiş… Milleti koyun sürüsü olarak görüyor. Kendisini de milletin çobanı olarak görmekte. Ve “çoban”lığa ulaşmak için her yolu mübah görüyor. Büyük İskender o kadar etkili ve güçlü ki, parlamento içerisinde grup kurdurabiliyor, sivil toplum örgütlerini yönlendirebiliyor, emrindeki adamları Başbakanlığa bile taşıyabiliyor ve saire…

Danıştay saldırısı bile Büyük İskender’in talimatıyla yapılıyor. Amaç: ülkedeki “güven ve istikrar” ortamını tahrip etmek, huzursuzluk yaratmak, demokrasi dışı bir müdahaleye zemin hazırlamak… Danıştay saldırısıyla ilgili mahkeme kararı sabittir. Anlaşılan dizinin senaristleri Şaşmaz, Özdener ve hukukçu Aysan, mahkemeden daha kapsamlı bir araştırma yapmışlar ve Danıştay saldırısının arkasında Ergenekon benzeri bir organizasyona ulaşmışlar… Dizinin son bölümlerinde millet iradesi, sandığa gömmek, AKP’ye kapatma davası, devlet içindeki çeteleşmeler gibi konulara sürekli atıf yapılması dikkat çekicidir. Bunların hepsi, AKP sözcülerinin kullandıkları kavramlardır.

Türkçemizde “başkasının ağzıyla konuşmak” deyimi meşhurdur. Kurtlar Vadisi’de son zamanlarda AKP ağzıyla konuşuyor… Kurtlar Vadisi’nin Türk Gladyosu, Fethullah Gladyosu haline geliyor… Emniyet teşkilatındaki Fethullahçı kadrolaşma iddiaları yıllardır dile getirilir. Görünen o ki, devletin görünen yüzünde yapılan bu kadrolaşma, artık kendi derin devletini kuracak noktaya gelmiş… Kimbilir belki de bu Ergenekon muhabbeti, devlet içindeki Türkçü/Millici istihbaratçılar ile Fethullahçı istihbaratçıların bir hesaplaşmasıdır…

Devletin görünen yüzü, turuncu bir AKP devrimiyle zaten el değiştirdi… Şimdi sıra devletin derinliklerine geldi… Devletin derinliklerindeki Türk izleri silinmeye mi çalışılıyor?.. Bu saatten sonra, Kurtlar Vadisi’nin adındaki “Kurt” sözcüğü rahatlıkla değiştirilebilir. Çünkü “kurt” sözcüğü, dizinin yeni konseptiyle pek uyuşmuyor. Dizinin yeni adı “Mücahitler Vadisi” olabilir. Veya eski ismin yanına yeni eklemeler yapılabilir:

Kurtlar Vadisi Millet İradesi…

Kurtlar Vadisi %46,5…

Kurtlar Vadisi Ergenekon…

Kurtlar Vadisi İkinci Cumhuriyet…

Kurtlar Vadisi Turuncu Devrim…

Kurtlar Vadisi ile Durmak Yok Yola Devam…

Tekzip: Başbakan Erdoğan’ın Basın Danışmanı Ahmet Tezcan’ın, Pana Film'in ortaklarından olduğunu yazmıştık. Pana Film, Ahmet Tezcan'ın Pana Film ile hiçbir ilişkisi olmadığını belirten bir ileti göndermiştir, arzederiz.
-Emre DEMİR-
Resim
Mevzuubahs olan; millete saltanatını, hâkimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız¿? meselesi değildir. Mesele, zaten emrivâki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemehâl, olacaktır. Burada içtima edenler, Meclis ve herkes meseleyi tabiî görürse, fikrimce muvafık olur. Aksi takdirde, yine hakikat usûlü dairesinde ifade olunacaktır.

Fakat ihtimâl, bazı kafalar kesilecektir!
Kullanıcı küçük betizi
Ram
Zûlme Karşı İsyan!
 
İletiler: 8168
Kayıt: Sal Şub 20, 2007 1:06
Konum: Aç haritaya bak!

İletigönderen Panzehir » Prş Nis 17, 2008 19:14

Her zaman dile getiriyoruz artık dizinin eski tadı vermediğini... Bu aleni olarak görülüyor.

Ram, sence "Kurtlar Vadisi 3,5" çıkar mı? :) Hani yüzdeli mi olur yoksa atıf mı olur orası kalsın... :twisted:

Gün gelir devran döner
Adımıza türküler söylenir bu şehirde!..
...
Kullanıcı küçük betizi
Panzehir
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
 
İletiler: 3483
Kayıt: Pzr Şub 18, 2007 20:02

İletigönderen Ram » Sal Haz 10, 2008 18:02

Kurtlar Vadisi'ndeki 'sempatik' teröristin gerçek amacı ne?

Amerikan planı tam teşekkül devrede. Kürtçülük hareketini ‘bağımsızlığa’ götürecek olan yolun önündeki engelleri kaldırmayı amaçlayan hain planın ilk aşaması, Türk devletine kurşun sıkan teröristleri dağdan indirmek için genel bir affın çıkarılması.
Kamuoyunu böyle bir affa hazırlamak için, ilk önce çok satan bir gazetede “Kandil Dağı’nda gitar çalan çocuklar” diye manşetler atıldı. Sonra, ‘demokrasi’ ve ‘insan hakları’ için çağrılar yapan ‘sözde aydınlar’ korosu devreye sokuldu
Mehmet Ağar’ın ‘düz ova’ söylemi ile hızlanıp, Devlet Bahçeli’nin ‘sırt sıvazlama’ eylemleri ile devam eden süreç, DTP’li Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk’ün çıkışları ile yeni bir boyut kazandı. Şimdi sıra televizyon dizilerinde.

* * *

Süleymaniye’de ‘Türk askerinin başına çuval geçirilmesi’ hadisesinin ardından kamuoyunda Amerika’ya karşı biriken gazı almak amacıyla bir ‘operasyon’ aracı olarak kullanılan Kurtlar Vadisi isimli dizi, şimdi de yeni bir misyonu yerine getiriyor.
Dizi aracılığıyla ‘milli duyarlılığı’ öne çıkan kitleler üzerinde, eşi benzeri görülmemiş bir ‘beyin yıkama’ operasyonu yapılıyor.
Dizinin içerisine ‘ustalıkla’ yerleştirilen bazı karakterler aracılığıyla terör örgütü mensupları, izleyicilere yaptıklarının farkında olmayan ‘masum’, ‘şirin’ ve ‘sempatik’ varlıklar olarak takdim ediliyor. Örgütün ‘uyuşturucu’ ticaretinden, ‘bombalama’ eylemlerine kadar üst düzey sorumlulusu olan Muro’nun devrim adına sarf ettiği ‘ironik’ cümleler ve sergilediği ‘masumane’ tavırlar, doğruyu ve yanlışı dahi birbirinden ayırt edemeyen kitleler arasında büyük takdir topluyor.

* * *

Muro, ihalesini aldığı bütün kirli işleri yüzüne gözüne bulaştırdığında, şu cümle ile çıkıyor sevenlerinin karşısına:

- “Lanet olsun içimdeki bu insan sevgisine...”
Muro karakterini canlandıran oyuncu Mustafa Üstündağ, bir gazetecinin “Muro’nun bu kadar çok sevilmesini neye bağlıyorsunuz?” şeklindeki sorusunu şöyle cevaplandırıyor:

- “İnsan sevgisine. Sıcak ve sempatik bir adam.”
Üstündağ, canlandırdığı karakter ile terör örgütüne karşı sempati yaratılıp yaratılmadığı şeklindeki bir soruya ise şu karşılığı veriyor:

- “Senaristler yazıyor, biz de oynuyoruz. Bu karakterler birer hayal ürünü. Aklı başında hangi insan Muro’dan dolayı bir terör örgütüne sempati duyabilir ki? Bu, bir film, bir rol.”

* * *

Ne yazık ki Türkiye’deki olup bitenlerin özeti bu: ‘Senaristler’ yazıyor, ‘oyuncular’ sadece oynuyor.

Muro’nun dizinin en çok sevilen karakterlerinden biri haline gelmesi, adına sanal alemde peş peşe ‘fun külüpler’ kurulması, bir anlamda ‘milli duyarlılığa’ sahip kitlelerin ne kadar ‘operasyona açık’ olduğunu ortaya koyuyor. Aynı zamanda senaristlerin bir milletin ‘kodlarını’ nasıl çözdüklerini de...

Operasyona açık kitlelerin zihninde “Aslında bu teröristler, öyle gösterildiği kadar da kötü, katil, canavar ruhlu adamlar değiller. Hepsi halkının iyiliği için çalışan çocuklar. İçlerinde insan sevgisi var” kanaati oluşmaya başladı. Polat Alemdar namlı naylon kahraman, yakında ‘gitar çalmaya’ başlayan teröristten “Bizim Muro” diye bahsederse hiç şaşırmayın.

* * *

Dizi, sözde ‘milliyetçilik’ üzerine kurulu. Ancak, baştan sona vatanseverleri toplumun gözünde ‘küçük düşürmeye’ yönelik psikolojik harp sahneleri ile dolu. İktidarın ‘AB/ABD/İsrail’ eksenindeki ‘teslimiyetçi’ politikalarına karşı çıkıp, kurtuluşa ulaşmak için yeni bir arayış içerisine girenler, ‘kendi kişisel ihtirasları’ için kapalı kapılar arkasında ‘karanlık işler’ çeviren İskender Büyük benzeri kişilerin adamı olarak lanse ediliyor. Ülkenin gidişatından endişe duyup kendi çaplarında bir şeyler yapmaya çalışan vatanseverler, ‘darbe’ çığırtkanlığı yapan ‘cahil’, ‘tez canlı’, ‘kişiliği bozuk’, ‘psikopat’, ‘deli’ tipler olarak gösteriliyor. Geçmişte meydana gelen bir takım provakatif olaylar ve faili meçhul cinayetler, ‘devletin’ üzerine yıkılmak isteniyor.

Peki söyler misiniz, kabahat kimde?
İsrafil KUMBASAR - 05/06/2008
Resim
Mevzuubahs olan; millete saltanatını, hâkimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız¿? meselesi değildir. Mesele, zaten emrivâki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemehâl, olacaktır. Burada içtima edenler, Meclis ve herkes meseleyi tabiî görürse, fikrimce muvafık olur. Aksi takdirde, yine hakikat usûlü dairesinde ifade olunacaktır.

Fakat ihtimâl, bazı kafalar kesilecektir!
Kullanıcı küçük betizi
Ram
Zûlme Karşı İsyan!
 
İletiler: 8168
Kayıt: Sal Şub 20, 2007 1:06
Konum: Aç haritaya bak!

İletigönderen Ram » Sal Haz 10, 2008 18:06

HACI MURAT’TAN VAZGEÇMİYOR

Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin sevilen karakteri Muro, Hacı Murat’tan vazgeçmiyor.

Bu akşam yayınlanacak yeni bölümde örgüt başkanının ölümüyle birlikte Muro’yu yeni sürprizler bekliyor. Tüm bu gelişmelerin arasında Çeto ve Yıldırım’dan vazgeçmeyen Muro’nun vazgeçmediği diğer şey ise Hacı Murat’ı. Muro, Çeto ve Yıldırım’la yine Hacı Murat’a doluşuyor.

İşte o sahneden ilk fotoğraflar…

ResimResim
ResimResim
Kaynak
Mevzuubahs olan; millete saltanatını, hâkimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız¿? meselesi değildir. Mesele, zaten emrivâki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemehâl, olacaktır. Burada içtima edenler, Meclis ve herkes meseleyi tabiî görürse, fikrimce muvafık olur. Aksi takdirde, yine hakikat usûlü dairesinde ifade olunacaktır.

Fakat ihtimâl, bazı kafalar kesilecektir!
Kullanıcı küçük betizi
Ram
Zûlme Karşı İsyan!
 
İletiler: 8168
Kayıt: Sal Şub 20, 2007 1:06
Konum: Aç haritaya bak!

İletigönderen Tsigalko » Çrş Haz 11, 2008 0:41

Ram, çok değerli araştırma baştan sona ellerine sağlık.
Belki Kurtlar Vadisi olmasaydı bu site olmayacakdı Kurtlar Vadisinin en güzel yönü bu olsa gerek.Burada ki bir çok arkadaşımla Kurtlar Vadisi sitelerinde tanıştık.O zamanlar da o sitelerde siyasi tartışmalar olurdu ama bizim zihniyetimizde düşünen insanların oranı çoğluktaydı.Geçenler de merak ettim bizim yerimizi birileri almış mı diye ama gördüğüm manzara çok ilginçti.Aktif üyelerin hepsi AKP yalaması şahsiyetlerdi.Kendi kullanıcı adlarımızdan aramalar yaptırdım ve sonuç yine beni şaşırttı.
Ateistler gitti kurtulduk,
(Diğeri inanmıyor ve diyor) Ne ateist burda ki arkadaşların hepsi inanclı insanlar.
(Dİğer şahsiyet çıkıp diyor ki) Eskiden bu siteyi ateistler basmıştı kurtulduk ALLAH'ın izniyle felan demiş.
Aslına bakacak olursak ben böylesine bir çizgiye kaymalarını bekliyordum.Kurtlar Vadisi Pusu'yu da izledim ama ne zaman şahsi görüşlerini senaryoya kattılar o gün benim için bu dizi bitmiş dedim.Hacı Muro olayına bakacak olursak gazetelerden okuduğum kadarıyla rezillik.
Bu arada bizim ufaklığın kanalı alacakmış bu diziyi.
Dizi ismine ne olur derseniz;
Ampuller Vadisi Seçim.
Ampuller Vadisi Sömürme.
Ampuller Vadisi Kömür.
Ampuller Vadisi Pirinç
Ampuller Vadisi Kemal Abi.
Böyle bir kitap vardı değil mi?
Resim
"Tarihi isimler değil; "zaman" lar belirler! Ve zamanlar hep Atatürk'ü haklı çıkarıyor."
Ahmet Taner Kışlalı
Kullanıcı küçük betizi
Tsigalko
Üye
Üye
 
İletiler: 346
Kayıt: Pzr Şub 18, 2007 23:17

Sonraki

Şu dizine dön: Tartışma ve Fikir Meydanı

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

cron

x