FRANSA’DA BAŞKANLIK (V)

Türkiye ve dünya gündemindeki gelişmeler hakkındaki fikirleriniz, yayınladığımız izlencelerin bölümleri hakkındaki düşüncelerinizi paylaşabileceğiniz alan.

FRANSA’DA BAŞKANLIK (V)

İletigönderen Habip Hamza Erdem » Prş Şub 16, 2017 16:59

FRANSA’DA BAŞKANLIK (V)
Tek adamlık sersemliktir
III. Napolyon’un, görev süresi bitmesine beş kala, amcası Napolyon Bonapart benzeri bir ‘18 Brümer Darbesi’ (Marx) yaparak II. İmparatorluk dönemini açtığından sözettik.
Victor Hugo da, zaten, onun için ‘Küçük Napolyon’ ya da ‘Küçük Sezar’ (Césarion) demekte, Adolphe Thiers (1797-1877) ise ‘sersem’ (crétin) ya da ‘alık’ diye nitelemektedir.
Türkiye’de de ‘Küçük Turgut’ diye bir deyim vardır; ondan hareketle ‘Küçük Abdulhamit’ diye bir terim de neden türetilmesin diye sorulabilir.
Çünkü, gerek III. Napolyon ve gerekse günümüzdeki özentilerinin, doğru dürüst bir eğitimleri olmamış; bir anlamda ‘sokak’tan yetişmişlerdir.
‘Taç başı akıllandırır’ uzsözü de akılları olanlar içindir, alıkların akıllanmadığını III. Napolyon örneğinde gördügümüz gibi, yakın bir gelecekte bir başka somut örneğini göreceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın.
Marx’ın deyimiyle ’18 Brümer’ler ya da Türkiye’de ağızlara sakız yapılan ‘Darbe’ terimi, Fransa’da amca-yeğen Napolyon’lardan başlayarak, Boulangisme ve Gaullisme’e değin süregelecektir.
Bu ‘darbeci’ tutumun karşısında ise hep ‘Cumhuriyetçilik’ olacak, ne var ki darbeciler de kendi eylemlerini ‘cumhuriyetçi’ diye niteleyerek bu terimin de içeriğini boşaltacaklardır.
Tam da bu nedenle, kim ki Türkiye’de ‘Darbe’ demektedir, Göktanrı tanığımız olsun ki, içeriğini bilmemektedir, bil-me-mek-te-dir, alıktır, aptaldır, ‘küçük Turgut’tur, ‘Küçük Cem’dir.
‘Asker bozuntusu’dur...
Hiçbir zaman ve hiçbir koşulda ‘Mustafa Kemalin Askeri’ de olamayacaktır.
II. İmparatorluk dönemi ve sonu
Fransa’da İkinci İmparatorluk dönemini, tarihçiler iki döneme ayırıyorlar; otoriter dönem (1852-1860) ve liberal dönem (1860-70).
Otoriter dönemde, örneğin 1857 seçimlerinde iktidar temsilcileri 5 500 000 oy ve %85 oy oranıyla seçmi kazanmalarına karşın, muhalefet diyelim, sadece 665 000 oy alıp Paris’ten de ancak 15 000 oy çıkarabilmiştir. 2 000 000 kişi ise seçime katılmamış; muhalefetin seçilen milletvekilleri de yemin edip göreve başlamayı reddetmişlerdir.(Sic)
Demek ki, ne olabiliyormuş?
Muhalefet Milletvekili, seçilse bile, Meclis lokantasından ucuz yemek yiyebilmek dışında Meclis’te herhangi bir işe yaramayacağını gördüğü zaman, göreve başlamayabilebiliyormuş.. (muş muş!).
1860 yılından itibaren İmparatorlukta ‘liberal’ eğilimli kimi değişiklikler olacak ve 31 Aralık 1861 ‘Anayasa Değişikliği’yle de, Meclis ve Senato’daki konuşmalar yazıya geçirilerek halkın bilgisine sunulacaktır.
Giderek 31 Mayıs 1863 seçimlerinde; muhalefet çoğu Cumhuriyetçi olmak üzere 300 milletvekiliyle, içlerinde Adolphe Thiers’in de bulunduğu 315 Milletvekili Meclis’e girecektir [Ki 1871’de Meclis tarafından Cumhurbaşkanı seçilecek ve böylece Fransa’da III. Cumhuriyet dönemi başlayacaktır].
Ve İktidar yanlıları ilk kez seçim kaybedeceklerdir.
Mayıs 1869 seçimlerinde ise Muhalefet partileri büyük kentlerde çoğunluğu alacak ama taşrada imparatorluk yanlıları daha çok oy çıkaracaklardır (4 600 000’e karşılık 3 300000) ve onbeş yılın ardından ‘sokak çatışmaları’ başlayacaktır.
1870 Ocak ayında ise III. Napolyon, bir Cumhuriyetçi Başbakan atamak zorunda kalacaktır (Emile Ollivier).
III. Napolyon, uslanıp anayasal sınırlara çekilmek yerine Temmuz 1870’de Prusya’ya savaş açarak büyük bir başarısızlığın ve ülkenin Almanlarca işgalinin yolunu da açacaktır.
4 Eylül 1870’de, III. Cumhuriyet ilan edilecek ve bir ‘Ulusal Savunma Hükûmeti’ kurulucaktır.
Çünkü birkaç gün sonra Paris bile Almanlarca sarılacaktır (17 Eylül).
Düşman kapıya dayanmıştır.
Ve Fransa bir yıldan fazla Alman işgali altında yaşayacaktır.
Artık iş başa düşmüştür.
Çünkü imparatorluk yanlıları ile liberaller, Almanlarla ‘barış’ adı altında seçimlerde hep önde gitmektedirler.
‘1789 Ruhu’ diyelim, gerçek devrimciler ise, ‘Ya istiklâl ya ölüm’ diyerek Paris Komünü’nü başlatacaklardır. (18 Mart 1871- 28 Mayıs 1871)

Komüncüler, Versay Ordusu’na çağrı yaparak, “halkımız sizin kendisine saldıracağına inanmamaktadır” diye bildiriler dağıtmalarına karşın, Fransız Ordusu değil ama Versay Ordusu komüncüleri sokaklarda tarayacaktır.
Böylece insanlık tarihinde bir ‘komün’ daha ‘Yerleşik Düzen’ tarafından bastırılacaktır.
Konudan uzaklaşmamak için, Ağustos ayında Parlamento’nun III. Cumhuriyet adına ilk Cumhurbaşkanı’nı seçtiğini belirtelim: Adolphe Thiers (31 Ağustos1871- 24 Mayıs 1873)
Böylece, Fransa’da yine bir ‘Devrim’in ardından yeni bir ‘Cumhuriyet’e geçilmiş olacaktır.
(Sürecek)
Habip Hamza Erdem
Kullanıcı küçük betizi
Habip Hamza Erdem
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 841
Kayıt: Cum Haz 26, 2009 20:01

Şu dizine dön: Tartışma ve Fikir Meydanı

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x