Ha Abdullah... Ha Fethullah...

Ha Abdullah... Ha Fethullah...

İletigönderen cafersadık » Sal Ağu 14, 2007 11:59

Ha Abdullah... Ha Fethullah...


VALLA bana sorarsanız, kulağı tersten göstermenin álemi yok... Dolaylı olarak Abdullah’ı Mabdullah’ı boşverin, gelin, direkt Fethullah’ı cumhurbaşkanı yapalım.

*

Neden derseniz...

*

Bi kere, adam bekár.

Eşi türbanlıymış türbansızmış derdi kalmaz... Hem böylece, "Şekerim, ben laikim ama, AKP’ye oy verdim" diyen Laila Atatürkçülerinin gönlü olur.

*

Ha Abdullah...

Ha Fetthullah...

Kafiye uyuyor.

Ama Abdullah normal lise mezunu... Arkadaşların "dindar" kriterine tam uymuyor.

Fethullah ise imam hatipli.

Cuk oturuyor.

*

Biri Gül’se..

Öbürü "en" Gül.

Daha ne?

*

Uzlaşma meselesine gelince...

*

Mehmetçik Vakfı’ndan kapı gibi teşekkür beratı var. Demek ki, asker cenahından sorunu yok...

Teşekkür etmişler.

E Afrika’da okullar açıp, zenci bebelere İstiklal Marşı falan söylettiği için, Nihal Atsız Türk Dünyası Hizmet Ödülü de almış...

Milliyetçilere de uyar.

DSP desen...

İtirazları olamaz.

Ecevit’le kankaydı.

Ne kaldı geriye?

Said Nursi.

Said-i Kürdi yani.

DTP’yi hiç bozmaz.

*

Oldu mu sana dört dörtlük uzlaşma?

Oldu.

Başka?

Başka avantajları da var...

*

Mesela, Amerika’da oturduğu için, "Çankaya’da kim oturacak" tartışması külliyen biter.

Kimse oturmamış olur!

Zırt pırt Washington’a git gel masrafı da ortadan kalkar, "Resmi Gazete" masrafı da...

Nasıl olsa, her dediğini yazan gazeteleri var.

*

Diyeceksiniz ki, "devleti yıkma suçlamasıyla yargılanan biri, nasıl olur da devletin başına geçer?"

Bal gibi geçer.

Başbakan o iddianın bir benzerinden içeri girmedi mi kardeşim? Son seçimde hapiste yatanı çıkarıp Meclis’e sokmadılar mı? Dokunulmazlık olmasa, milletvekillerin yarısı hákim önüne çıkmayacak mı?

Üzüldüğün şeye bak!

Takılma böyle ilkel fikirlere.

*

Özetle, demem o ki...

*

Türbanmış, uzlaşmaymış, hikáyedir.

Laga lugadır.

Milenyumun çağdaş umutlar vaat eden Atatürk Cumhuriyeti Devleti’ni üç kuruşluk menfaatler uğruna, korkarak, tırsarak, sinerek, karnından konuşarak "şekil" boyutuna indirirsen, gün gelir, olacağı budur.

*

İstersen, oku bir daha yazıyı...

Uyuyor mu şekli?

Uyuyor.

Hayırlı olsun o zaman.


Y.Özdil
Kullanıcı küçük betizi
cafersadık
Üye
Üye
 
İletiler: 198
Kayıt: Sal Mar 20, 2007 20:22

İletigönderen Türk-Kan » Sal Ağu 14, 2007 13:19

kalemine, yüregine, beynine saglik Yilmaz üstad.. yeniden seni okumak cok güzel :)

cafersadık, sagol paylastigin icin.
Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir.

Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Kullanıcı küçük betizi
Türk-Kan
Kuvva-i Milliye
 
İletiler: 6735
Kayıt: Pzt Şub 19, 2007 20:56


Şu dizine dön: Gazete Köşe Yazarları

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 1 konuk

x