Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

Genel & Güncel Konular

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen İlteriş » Cum Eki 30, 2009 13:37

Kurdistan'i taniyanlar Turk vatandasligindan ciksin! Gitsin Kurdistan Cumhurbaskani, basbakani, disisleri bakani olsunlar!
Bu sozde Kurdistan'i icimizden destekleyenler ise MUBADELE edilsinler, Kerkuk Turkmenleriyle!
"Temel ilke, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bu ilke, ancak tam istiklâle sahip olmakla gerçekleştirilebilir"

Mustafa Kemal Ataturk
Kullanıcı küçük betizi
İlteriş
Üye
Üye
 
İletiler: 1197
Kayıt: Cmt Eki 20, 2007 23:05

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen sessiz sedasız » Cum Eki 30, 2009 13:38

adamlarda gelip Ankara'da sözde kürdistan'ın konsolosluğunu açmaya kalkarsa kim neye dayanarak karşı çıkabilecek ? gerçi aynı merkezden yönetilen bu şerefsizler kendilerine bu kadar sahip çıkan tayyiban hökümetini ellerinden geldiğince zor duruma düşürecek herhangi bir gelişme yaratmazlar bu ara...
Sen ne kadar bilirsen bil,Senin bildiğin karşındakinin anladığı kadardır.
Kullanıcı küçük betizi
sessiz sedasız
Üye
Üye
 
İletiler: 988
Kayıt: Cum Mar 28, 2008 1:55
Konum: istanbul

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen Türk-Kan » Cmt Eki 31, 2009 3:51

Açılım sürüyor, Ankara Kürdistan’ı tanıyor…

Yanlış anlama olmasın, Türk Dışişleri Bakanı Davutoğlu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Çağlayan’ın Kuzey Irak Kürdistan’ına gitmeleri, bölge lideri Barzani ile görüşmeleri ve Erbil’de bir başkonsolosluk açılması, aslında bağımsız bir bölgeyi tanımak değil, ancak sembolik açıdan Kuzey Irak Kürtlerinin farklı statülerini resmen tanımak anlamına geliyor.

Bizler istediğimiz kadar¸ Kürt Açılımı’nın sekteye uğradığını, bir süre için ertelendiğini yazıp çizelim, tam aksine, açılımın diğer uzantıları hızla ilerliyor.

Dün Türkiye’nin iki bakanı, Kuzey Irak Kürdistanı bölgesindeydi. Dışişleri Bakanı Davutoğlu ve Sanayi Ve Ticaret Bakanı Çağlayan, Erbil’e bir ziyarette bulundular. Kuzey Irak Kürdistanı Başkanı Mesut Barzani ile görüştüler. Ardından da, bölgenin başkenti sayılan Erbil’de bir Türk Başkonsolosluğu açtılar.

Irak Kürdistanı bağımsız bir devlet değil. Ancak Irak’ın içinde farklı bir statüye sahip. Kendi kendini yönetiyor. Kendi parlamentosu, kendi polisi ve askeri var. Irak’ın toprak bütünlüğünü kabul ediyor, ancak otonom hareket ediyor.

Türkiye bugüne kadar, Kürdistan yönetimini, PKK’ya karşı mücadele etmediklerinden dolayı, görmezden gelirdi. Resmi hiçbir temas yapılmazdı.

Kürt Açılımıyla birlikte, hem Kuzey Irak Kürdistanının Türkiye’ye karşı tutumu, hem de Ankara’nın yaklaşımı değişti. Düne kadar görmezden gelinen Irak Kürdistanı, bugün el sıkıştığımız, sembolik dahi olsa resmen tanıdığımız bir bölge oluyor.

Bu gelişmeyi çok önemsemeliyiz.

Barzani’yi kazanmış, onu yanına çekebilmiş bir Türkiye’nin eli çok daha güçlenecek, PKK terörüne karşı mücadelesi çok daha kolaylaşacaktır.

Başta dediğim gibi, içinde taktik bir yavaşlama olsa dahi, Kürt Açılımı diğer boyutlarıyla sürüyor.


Mehmet Ali BİRAND, 31 Ekim 2009
Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir.

Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Kullanıcı küçük betizi
Türk-Kan
Kuvva-i Milliye
 
İletiler: 6735
Kayıt: Pzt Şub 19, 2007 20:56

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen Oğuz Kağan » Pzr Kas 01, 2009 0:58

Resim
Kürdistan'a Teksas kılıfı uymadı

Davutoğlu’nun ‘Bu tanıma değildir’ anlamında verdiği örnek muhalefeti güldürdü.

Teksas eyaleti ordu mu kurdu!
CHP’li Onur Öymen, Davutoğlu’nun örneğine tepki gösterdi: Bakan Ahmet Davutoğlu karıştırıyor. Teksas’ın ordusu mu var? Burada silahlı güç var. Devlet olmaya çalışan bir yapı var.

Bakan vahim hatalar yapıyor
IRAK’ın sınırlarıyla ilgili problemler doğrudan merkezi hükümetle görüşülmesi gereken konulardır. Almanya’nın bir sınır meselesini kalkıp Bavyera eyaletiyle konuşabilir miyiz? Çok iddialı bir Bakan’ın böyle hatalar yapması ülkemiz adına vahim bir durum...

ABD, Teksas bayrağı mı asıyor!
CHP’li Gürol Ergin, “AKP planlı şekilde Türkiye’yi yeni sıkıntılara sokma gayretinde. Teksas’ta ya da ABD’nin herhangi bir yerinde ayrı bayrakla karşılanmazsınız” dedi.

Davutoğlu, Erbil’e gidişini Teksas sosuna buladı!
IRAK’ın kuzeyindeki kukla yönetimin başken- tinde konsolosluk açma müjdesi veren Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, “Kürdistan tanındı” yorumlarına tepki gösterdi: ABD’de Teksas’a gidersek orayı mı tanımış olacağız!

Resim

Arabasında Kürt bayrağı!
SÖZDE ‘Kürdistan’a giden ilk Dışişleri Bakanı unvanını kazanan Davutoğlu, üzerinde Türkiye, Irak ve Kürt bayrağı olan bir minibüse bindi. Davutoğlu, kukla yönetimin başkanı Barzani ile Kürt bayrağı altında poz verdi.

Davutoğlu acaba bu ayrıntıyı biliyor mu?
DIŞİŞLERİ Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun, Kürdistan’la özdeşleştirdiği Teksas, ABD’nin diğer eyaletleri arasında önemli bir ayrıcalığa sahip. Halk oylaması sonucunda çoğunluğa ulaşıldığı takdirde ABD’den ayrılma hakları var...

Resim

AKP’nin attığı adımların Erbil’de konsolosluk açmaya kadar varmasının ‘tanıma’ anlamına geldiğini YENİÇAĞ “Yeni komşumuz Kürdistan” başlığıyla kamuoyunun dikkatine sunmuştu. AKP şimdi bu ‘tanıma’yı resmen açıklayamamanın sıkıntısıyla kıvranıyor.

Resim

Teksas’ın şerifi peşmergenin ordusu
DAVUTOĞLU’nun verdiği örneğin ayağı yere basmayan bir noktasını da güvenlik oluşturdu. Teksas’ta güvenliği şerifler sağlıyor. Oysa peşmerge ordu kurmuş durumda...

Kılıfı minareye uyduramadı
Kukla yönetimin başkentine giderek konsolosluk müjdesi veren Bakan Davutoğlu, “Kürdistan tanındı” yorumlarına kafaları karıştıran bir yanıt verdi: Amerika Birleşik Devletleri’nde Teksas’a gidersek, orayı da mı tanımış olacağız!..

Bu açıklamaya muhalefetten anında yanıt geldi. CHP’li Onur Öymen, “Verilen örnekle, atılan adımların alakası yok. Kuzey Irak eyalet değil fiili devlet. Bakan galiba Teksas’taki şeriflerle, peşmergenin ordusunu karıştırdı” dedi.

Haber: Sümeyra YILMAZ
Irak’ın kuzeyine, kukla Kürt devletinin başkenti Erbil’e giderek konsolosluk açma sözü veren Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, yanında götürdüğü Türk gazetecilere kafaları karıştıran açıklamalarda bulundu. Sözde ’Kürdistan’a giden ilk Dışişleri Bakanı ünvanını kazan Davutoğlu’na, Yeniçağ’ın iki gün önce manşetine taşıdığı “Kürtlerin yeni başbakanı Behrem Salih’in ilk yabancı konuğu oldunuz. Peki, bir Türk Dışişleri Bakanı’nın Erbil’i ziyareti diplomatik tanıma anlamına geliyor mu?” sorusu yöneltildi. Soruya soruyla karşılık veren Davutoğlu, şunları kaydetti:

Teksas’lı savunma
“Tanıma böyle olmaz. Devletler arasında olur. Biz devlet olarak Irak’ı tanıyoruz. Anayasasında federal yapı var. Tıpkı ABD gibi. Şimdi Amerika Birleşik Devletleri’nde Teksas’a gidersek, orayı da mı tanımış olacağız?” Ahmet Davutoğlu Erbil ziyaretinin gecikmiş olduğunu da bir başka örnekle ima etti: “Batılı 10’u aşkın ülkenin dışişleri bakanı Erbil’e geldi. ABD, Rus, İran, Fransa, Almanya’nın bakanları geldi.”

Örnek duruma oturmadı
Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun bu açıklamasına muhalefetten anında cevap geldi. Emekli büyükelçi ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, Bakan’ın Teksas’la, Kuzey Irak’ı karşılaştırmasının yanlış olduğunu söyledi. Irak’ın kuzeyindeki yapıyla, Teksas eyaletinin yapısının bir birinden farklı olduğunu ifade eden Öymen, “Burada silahlı bir güç söz konusu. Bir eyalet söz konusu değil. Eyaletlere konsolosluk açabilirsiniz, ancak burada böyle bir durum yok. Yapısı oturmamış Irak’ın anayasasından farklı olarak fiili bir devlet yapısı söz konusu. Bir ülkede konsolosluk açmak başkadır, devlet olmaya çalışan bir yapıda konsolosluk açmak başkadır. Oradaki vatandaşlarımızın sorununu mu çözeceksiniz, yoksa fiili yapıyı tanımaya mı gideceksiniz? Çetrefilli bir durum.” diye konuştu.

Vahim hatalar yapılıyor
Öymen şunları kaydetti: “Örnekle mevcut durumun bir biri ile alakası yok. Bakan sanırım Teksas’taki şeriflerle, Kuzey Irak’taki peşmerge ordusunu karıştırıyor. Teksas’ın kendi ordusu var mı? Peşmergeler fiili olarak bağımsız devlet gibi örgütleniyorlar. Tayvan gibi... Sınırlar, doğrudan Irak merkezi hükümeti ile görüşülmesi gereken konulardır. Şimdi biz Almanya’nın bir sınır problemini kalkıp Bavyera eyaleti ile konuşabilir miyiz? Hayır konuşamayız... Dünyayı yeniden kuracağız iddiasıyla dolaşan bir Dışişleri Bakanı’nın böyle hatalar yapması vahim...”

Kürt bayrağı açılımı
Üzerinde Türkiye, Irak ve Kürt bayrağı olan minibüsle Erbil’e giden Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, burada kukla yönetimin sözde Başkanı Mesut Barzani ile görüştü. Davutoğlu, Kürt bayrağı altındaki görüşmesinde peşmerge reisi Barzani ile sıcak görüntüler verdi.

Bakan ayrıntıyı biliyor mu?
Dişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun, Kürdistan’la özdeşleştirdiği Teksas, ABD’nin diğer eyaletleri arasında önemli bir ayrıcalığa sahip. 1836’da bağımsız olan, 1845’te Amerika Birleşik Devletleri’ne katılan Teksas’ın, halk oylaması sonucu gerekli çoğunluğa ulaştığı takdirde Amerika Birleşik Devletleri’nden ayrılma hakkı var.

Tayvan modeli nedir?
CHP’li Onur Öymen, Irak’ın kuzeyindeki durumunu Teksas’a değil, Tayvan modeline benzetti. Yaptığımız inceleme Öymen’in sözlerini doğruladı. Çünkü, Birleşmiş Milletler tarafından Çin’in bir parçası olarak görülen Tayvan’ın, bağımsızlık emeli var ve istedikleri ülkeler ile ticari ve siyasi ilişkiler kurabiliyorlar.

Birand: Kürdistan resmen tanıdığımız bölge oluyor
Mehmet Ali Birand, köşe yazısında Ankara’nın Kürdistan’ı tanıma yolunda adım attığını yazdı. Birand, Kuzey Irak’ın, kendi parlamentosu olduğunu, kendi polisi ve askeri olduğunu belirterek, şunları yazdı: “Düne kadar görmezden gelinen Irak Kürdistanı, bugün el sıkıştığımız, sembolik dahi olsa resmen tanıdığımız bir bölge oluyor. Türkiye’nin iki bakanı, Kuzey Irak Kürdistanı bölgesindeydi... Kuzey Irak Kürdistanı Başkanı Mesut Barzani ile görüştüler. Ardından da, bölgenin başkenti sayılan Erbil’de bir Türk Başkonsolosluğu açtılar... Türkiye bugüne kadar, Kürdistan yönetimini, PKK’ya karşı mücadele etmediklerinden dolayı, görmezden gelirdi. Resmi hiçbir temas yapılmazdı. Kürt Açılımıyla birlikte, hem Kuzey Irak Kürdistanının Türkiye’ye karşı tutumu, hem de Ankara’nın yaklaşımı değişti. Düne kadar görmezden gelinen Irak Kürdistanı, bugün el sıkıştığımız, sembolik dahi olsa resmen tanıdığımız bir bölge oluyor.”

Barzani: Adımlarınızdan dolayı sizi kutluyorum!..
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ABD’nin fiili olarak kurduğu Kürt devletinin başkenti Erbil’de Mesut Barzani ile görüştü. Önceki gün akşam geç saatlerde yapılan görüşmede, Erbil’e konsolosluk açılması, Kürt açılımı ve bölgesel yönetimle ilişkiler ele alındı. Görüşmede Barzani, zor günlerinde Türkiye’nin her zaman kendilerine destek olduğunu söyleyerek, “Türkiye’den hiçbir zaman zarar görmedik” dedi.

Resim

Bir senede yaptığınızı yapamadılar
İki ülke halklarının aynı bölgenin insanları olduğunu ve Türk gençleri öldüğünde üzüldüğünü iddia eden Barzani, “Terör örgütü PKK, yapılan bu son açılım çalışmalarının ardından, ya kendisini değiştirecek, ya da Kürt halkından gelen baskı sonucu bu yükü kaldıramayak” dedi. AKP iktidarının Kürt açılımına destek verdiğini ifade eden Barzani, “Bu adımlardan dolayı Tayyip Erdoğan’ı kutluyorum. Açılım sorunu çözmeye yönelik. Türkiye ile bu konuda işbirliği içerisindeyiz.” Davutoğlu’nun dış politika açılımlarına da övgü yağdıran Barzani, “Sizin bir senede yaptığınızı yüz senede kimse yapamadı” ifadelerini kullandı.

En kısa zamanda açacağız
Ziyaretin önemli bir adım olduğunu, konsolosluk açma kararının bölge için çok olumlu bir gelişme olduğunu öne süren Barzani, “Ben ilişkilerimizde sorunlar olmasını doğal görmüyordum. İlişkilerin şimdiki hali doğal. Bunu da önemli bir adım olarak görüyorum ve ilişkilerin daha da gelişeceğine inanıyorum. Bu ziyaret vesilesiyle de ilişkiler pek çok alanda daha da gelişecek. Türkiye’nin son zamanlarda izlediği politika çok doğru ve tam destek vermeye hazırız.” dedi. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ise Barzani ile ortak bir vizyonu paylaştıklarını belirtti. Toplantının ardından soruları cevaplayan Davutoğlu, konsolosluğun ne zaman açılacağının sorulması üzerine “Bununla ilgili görüşmelerin başlatıldığını, en kısa zamanda konsolosluğu açmak istediklerini söyledi. Bakan Davutoğlu bir başka soru üzerine de Türk ve Irak halkları birlikte el ele verdiklerinde terörün kalmayacağını, aksine tarihte kurulmuş eski güçlü medeniyetin tekrar ayağa kaldırılabileceğini belirterek, ” Dağlar bizi ayırmayacak, birleştirecek. O zaman bu Orta Doğu bölgesi dünyanın en cazip çekim alanların birisi olacak “ dedi.

Resim

Çok yanlış bir benzetme
Davutoğlu’nun Teksas benzetmesinin çok yanlış bir benzetme ve karşılaştırma olduğunu ifade eden Emekli Büyükelçi İnal Batu, “Teksas’ın Amerika’dan ayrılmak gibi bir düşüncesi yok. Fakat Kürtlerin bir çok emeli var. Tam bağımsız olmak gibi. Zaten Kürt Federe devleti deniyor oraya. Teksas Federe Devleti denilmiyor. Amerikan toprak bütünlüğüne bir tehdit yok. Irak bambaşka ne olacağı belirsiz bir ülke” dedi.

Irak hükümeti kenarda kaldı
CHP Muğla Milletvekili Gürol Ergin de Teksas örneğine karşı çıktı. AKP hükümetinin ya çok ciddi bir şaşkınlık içinde ya da çok bilinçli ve planlı şekilde Türkiye’yi yeni sıkıntılar içine sokma gayretinde olduğunu iddia eden Ergin şunları söyledi: Dışişleri Bakanı’nın ziyareti sırasında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta Türk bayrağının yanında bölgesel yönetimin bayrağı da dalgalanıyordu. Teksas’a gittiği zaman Amerika’nın herhangi bir bölgesine gittiğiniz zaman ayrı bir bayrakla karşılanmazsınız. Amerikan bayrağı dışında bir bayrağın dalgalanması söz konusu değildir. Fakat kuzey Irak’ta yaşanan çok farklı bir durumdur. Hükümetin daha önceki söylemlerine aykırı bir durum söz konusudur. Çünkü hükümet ‘biz Irak’ muhatap alırız’ deniliyordu. Şimdi Irak devleti bir kenara bırakıldı Kuzey Irak muhatap alınmaya başlandı.

Aşiret reisi ile masaya oturuluyor
CHP Manisa Milletvekili Şahin Mengü, Ahmet Davutoğlu’nun Teksas ile Erbil’i karşılaştırmasını eleştirerek, “Oradaki aşiret reisini muhatap kabul etmek, onunla masaya oturmak en büyük yanlıştır. Orada yapılan yanlış budur. Onu muhatap kabul etmek de oradaki yapıyı tanımak anlamına gelmiş oluyor” şeklinde konuştu. Emekli Büyükelçi Nüzhet Kandemir ise, KDP tarafından kontrol edilen bir şehirde konsolosluk açmanın Yöresel idare tanındı şeklinde yorumlanmasının doğal olduğunu söyledi.

Postal öpücüler şimdi muhatap oldu
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun ayaklarına kadar gidip diplomatik ilişki kurduğu peşmergelere, kabineden arkadaşı Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek “postal öpücüler” demişti. TSK’nın sınır ötesi operasyonlarına karşı çıkan peşmerge reisi Celal Talabani, “Türkiye içişlerimize karışırsa biz de karışırız” ifadeleriyle Ankara’yı tehdit etmişti. Bunun üzerine o dönemde Adalet Bakanlığı görevini yürüten Cemil Çiçek, Talabani’ye şu karşılığı vermişti: Talabani’nin çıkışları çok iyi bilinen mizacını yansıtıyor. Rahatsız edici de olsa bu çıkışlar benim için sürpriz değil. Terörle ilgili şu ülkenin yöneticisi, filanca aşiret şeyhi, dünün postal öpücüleri şöyle demiş, böyle demiş.. Şu anki terör algılamamızda bir değişikliğe neden olmaz. Biz inanıyoruz ki, hâlâ terörün destekçileri dışardadır.

İlk işaret fişeği emekli Özkök’ten
Irak’ın Kuzeyindeki korsan Kürt devleti ile ilişki kurulması gerektiği ilk defa ifade edenler arasında emekli Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök de vardı. Görevde olduğu dönemde katıldığı 29 Ekim Resepsiyonu’nda gazetecilerin Mesud Barzani’nin, ABD Başkanı George Bush tarafından kabul edilmesine ilişkin sorularını yanıtlayan Özkök, Türkiye’den yükselen tepkileri anıtsattıktan sonra şunları kaydetmişti: ” Bizde hep aşiret reisi diye bakma alışkanlığı vardı. Şimdi Talabani cumhurbaşkanı. Barzani de başka konumda. Durumun değiştiğini kabul etmeliyiz. Yarın Talabani gelirse devlet başkanı olarak gelecek.


http://www.yenicaggazetesi.com.tr/haber ... ?hit=25589
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12077
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen Türk-Kan » Pzr Kas 01, 2009 4:23

Türkiye-Kürdistan ve AB...

Önceki gece yarısına doğru Barham Salih’in Twitter’daki mesajını buldum. KRG’nin diyordu (KRG, Kürdistan Bölge Yönetimi’nin İngilizce başharfleri) “Başbakanı olarak ilk resmi eylemim Türk Dışişleri Bakanı’nı Erbil’de kabul etmek oldu. Tarihi ziyaret! Çocuklar onu ellerinde Türk, Irak ve Kürt bayraklarını sallayarak karşıladılar.”

Barham Salih’in bu Twitter notunu görür görmez kendisine bir Twitter mesajı gönderdim, “Bravo Barham. Harika başlangıç. Önümüzde heyecan verici bir gelecek uzanıyor. Yeni görevinde en sıcak tebriklerimi gönderiyorum sana. Herkes için Kazan-Kazan niteliğinde bir başlangıç olsun.”

Sonradan fark ettim, benimle aşağı yukarı aynı dakikalarda Kamran Karadaghi de Londra’dan Barham Salih’e heyecanlı bir Twitter notu göndermiş , şöyle diyor: “Gerçekten tarihi ziyaret. Görevine böyle bir olay ile başlaman iyi bir işaret. Kürtler ile Türkler arasında barışın hüküm sürmesini diliyorum.”

Kamran, benim Barham’a gönderdiğim Twitter mesajını görünce dayanamamış, dün öğle saatlerinde bana Twitter üzerinden şöyle seslendi: Cumhurbaşkanı Özal ile 1991’de birlikte ektiğimiz tohumları biçiyoruz. Yukarıdan mutlulukla bizi seyrediyor olmalı”.

Kamran Karadaghi’ye anında cevap yazdım; “Belki de kızgınlıkla” dedim, “Gereksiz biçimde onca insanın can kaybına, onca mal kaybına neden olan uzun zaman kaybı nedeniyle. İhtiyatı elden bırakma...”

Kamran Karadaghi, 1991 yılında benimle birlikte Turgut Özal’ın Irak Kürt liderleriyle kurmak istediği köprünün diğer sütunu idi. Londra’da Al Hayat gazetesinde çalışıyordu ve gazetenin ve bir bakıma Arapça basınının bir numaralı “Kürt uzmanı” idi. Zaten, kendisi de bir Iraklı Kürt idi. Babası, Kraliyet döneminde 1950’li yıllarda Kerkük Valisi, kendisi 1960’larda gençlik yıllarında Irak Komünist Partisi üyesi, 1974-75 yıllarında Molla Mustafa Barzani’nin liderliğindeki ayaklanmada Kuzey’deki “Hür Kürdistan Radyosu”nun başında, bir bağımsız Kürt şahsiyet. 2004-2008 arasında ise Bağdat’ta Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani’nin Genel Sekreteri idi.

Turgut Özal’ın sevdiği ve güvendiği Kamran Karadaghi ile Turgut Özal-Celal Talabani (daha sonra Mesut Barzani) temasının kurulmasını birlikte sağladık. 1991 Haziran ayında bir Türkiye Cumhurbaşkanı (Turgut Özal) ile bir Kürt lideri Celal Talabani arasında tarihteki ilk dolayısıyla “tarihi temas” gerçekleştiğinde, Barham Salih, görüşmeye Talabani’nin yanında katılmak için Londra’dan gelmişti. Barham, o tarihte, Talabani’nin lideri olduğu Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin İngiltere Temsilcisi idi.

Erbil’de önceki gün gerçekleşen ve kimilerince “tarihi” addedilen gelişmenin ardında bunun temellerinin ve tohumlarının yıllar ötesine atıldığı bir “tarih” var!

*** *** ***
Yaklaşık on gün Erbil’de Barham Salih, Selahaddin’de Mesut Barzani, Bağdat’ta Celal Talabani ile birlikte olduğumuzda önceki günkü gelişmenin gerçekleşeceğinden, yani Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Devlet Bakanı Zafer Çağlayan’ın Ekim sonu Erbil’e gidip, Türkiye’den Erbil’e ilk bakan düzeyinde ziyaret gerçekleştireceğinden ve Erbil’de Türkiye’nin bir Başkonsolosluk açılacağını ilan edeceklerinden haberdardık.

Bizim medya genellikle olayların arkasından gider, Erbil ziyaretinde Davutoğlu’na eşlik edenlerin bir bölümü bile “olay”ı yakalamakta zorlanıyor ve geride kalmakta ısrar ediyorlar sanki. “Kürt alerjisi” ve “TSK komuta heyetini hizalamak gayreti”, Ahmet Davutoğlu’nu bile aşağıya çekiyor gibi. Erbil’de Davutoğlu ile beraber olanların yazdıklarına bakın:

“Dışişleri Bakanı Davutoğlu, uçakta gazetecilerin sorularını cevaplarken Erbil’de konsolosluk açılmasının ‘Kuzey Irak’ın tanınması anlamına gelmeyeceğini’ söyledi. ‘Tanıma devletler arasında olur’ diyen Davutoğlu, ‘Nasıl Teksas’a gittiğimize ABD yerine Teksas’ı tanımış olmuyorsak, burada da durum aynı. Bizim tanıdığımız Irak’tır yanıtını verdi.”

Hukuki anlamda doğru. Ama niçin böyle bir soruya muhatap oluyor? Davutoğlu’na şunu sormak kimsenin de aklına haliyle gelmiyor: “Peki, siz Teksas’a gittiğiniz vakit, oradan ‘Güney ABD’ diye mi söz ediyorsunuz?”

Erbil, Irak Kürdistan Bölge Yönetimi’nin merkezi. Kürdistan Bölge Yönetimi sözcükleri, Türkiye’nin tanıdığı Irak’ın anayasasında mevcut. Orasının adı Kuzey Irak değil. TSK ve yönlendirdiği çevreler, artık Kuzey Irak bile demiyor, “Irak’ın Kuzeyi” sözcüklerini tercih ediyorlar.

Kürdistan sözcüğüne böylesine bir “alerji” duyarak, Türkiye’de bir “Açılım”ın nasıl zorluklarla karşılaşacağını anlayabilmek zor olmasa gerek.

Bir toplantıda “Irak Kürdistanı” sözcüklerimi kullandığımı duyan bir emekli general, aklınca kinaye yaparak, “Bir başka Kürdistan mı var?” diye soru yöneltmişti. Ben de “Evet var” demiştim. “İran’da Irak’a bitişik eyaletin adı Kürdistan. İran Kürdistanı’ndan ayırdetmek için Irak Kürdistanı deniliyor!”

*** *** ***
Yunanlıların Makedonya’ya Makedonya diye Yunanistan’da da bir bölge bulunduğu için bir türlü Makedonya diyemeyip İngilizce başharfleriyle “FYROM” yani “Eski Yugoslayva’nın Makedonya Cumhuriyeti” sözcüklerini resmi kayıt altına aldırması, bizim için ne kadar alay konusu ve bir “çocukluk hastalığı” gibi algılanıyorsa, Irak’ta resmi adı Kürdistan olan bölgeye bir türlü Kürdistan diyememeyi nasıl adlandıracağız, nasıl niteleyeceğiz?

Irak’ta Kürdistan ile kurulan ilişkileri, “Hayır, Kürdistan ile değil, Irak’ın kuzeyindeki yönetim ile kurulan” dersek, “Kürt kimliği”ni kabul ettiğimize kimi inandırabileceğiz?

İki buçuk yıl önce, bir yazımın başlığını “Kuzey Irak’a TSK ile değil, Kürdistan’a TPAO ile girmek” diye atmıştım. Şu sırada Ankara, Erbil ile tam da bu “perspektif” ile giriyor ve doğru yapıyor.

Bu bakımdan, Türkiye’de çeşitli çevrelerde hala söz konusu olan ve giderek gülünçleşen “Kürdistan alerjisi” bir yana, Ahmet Davutoğlu-Zafer Çağlayan ikilisinin Erbil’e gerçekleştirdiği ziyaret “doğru yönde” ve Türkiye’nin geleceği açısından gerçekten “tarihi” bir ziyarettir.

Türkiye, Kürdistan ile entegrasyona gittiği ölçüde, 21. Yüzyıl’da da önünü açacak, önünü daha net görebilecektir.

Erbil’e iki Türk bakanının ayak basması, böyle bir gelişmenin “sinyali”ni verdiği için “tarihi” bir ziyarettir.

Son söz olarak, Patrick Martin isimli 20 yıldır bölgeyi ziyaret eden birinin “blog”undan Kerkük’te Kürtlerle yaptığı görüşmeleri not ettiği “Ortadoğu Defteri”nden şu satırları aktarayım. “Irak Kürtlerinin Türkiye ile ilişkisi aşk-nefret” ilişkisi diye notlarına başlayan gözlemci noktayı şöyle koymuş:

“Kerkük’teki Kürtlerin Türkiye’ye daha fazla aşkı mı nefret mi duyduğunu görmek istedim. Bazılarına, eğer Irak hükümeti İran yanlısı politikasında giderek Tahran’ın bir uydusu haline gelirse (Irak’ın Şii çoğunluğu nedeniyle birçokları böyle bir senaryoyu mümkün görüyor) İran’ın yörüngesinde mi olmayı ya da Türkiye’nin bir parçası olmayı mı tercih edersiniz sorusunu sordum.

Bu soruyu sorduğum herkes, İran ya da Türkiye seçenekleriyle karşı karşıya kalırlarsa, Türkiye’yi seçeceklerini söylediler. Kerkük il konseyinin bir Kürt üyesi ve ateşli bir Kürt milliyetçisi olan Şerzad Adil şöyle dedi, ‘Eğer Türkiye Kürtlere tüm temel haklarını verirse, kesinlikle, Türkiye’ye katılmaktan mutlu olurum. Aslına bakarsanız, Türkiye AB’nin bir üyesi olursa, ona katılmak için koşarım. Avrupalı olmak istiyorum.”

Fazla söze gerek yok...



Cengiz ÇANDAR, 1 Kasım 2009
Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir.

Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Kullanıcı küçük betizi
Türk-Kan
Kuvva-i Milliye
 
İletiler: 6735
Kayıt: Pzt Şub 19, 2007 20:56

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen Oğuz Kağan » Pzr Kas 01, 2009 19:07

Orduyu İkna Etmeye Çalışıyorlar

Cumhurbaşkanı Gül, 23 Mart 2009’da Bağdat’a giderken, uçakta ilk kez Irak’ın kuzeyini “Kürdistan” olarak tanımlamıştı. Bölgesel Yönetimin Başbakanı Neçirvan Barzani, bu ifadenin anlamını, 26 Mart’ta NTV’de, “Gül Kürdistan’ı tanıdı” diye yorumlamıştı.

Davutoğlu Kürdistan bayrağıyla karşılandı

Aradan geçen 7 ay içinde, AKP ABD’nin Kürt Açılımı’nı aşama aşama uyguladı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Erbil ziyaretiyle, açılımın Kürdistan’ı resmi olarak tanıma aşaması da tamamlanmış oldu!

Davutoğlu Kürdistan, Irak ve Türkiye bayraklarıyla karşılandığı Erbil ziyaretini “tarihi dönüm noktası” olarak tanımladı!

Davutoğlu temaslarında öncelikle Başbakan Erdoğan’ın müjdesini verdiği Erbil Başkonsolosluğu’nun açılacağını bir kez daha teyid etti. Böylece AKP, bölge yönetimiyle ilişkilere uluslararası resmiyet katmış oldu.

Davutoğlu’nun ziyareti Açılıma destek veren yazarlar tarafından “Açılım sürüyor, Ankara Kürdistan’ı tanıyor…”, “Kürdistan’da ilk Türk Dışişleri Bakanı” başlıklı yazılarla yorumlandı.

Davutoğlu: “PKK olmasa, sınıra bile gerek yok”

Davutoğlu’nun Mesut Barzani’yle görüşmesinde dile getirdikleri ise Kürdistan’ı resmi olarak tanıma aşamasının tamamlandığını, artık himaye etme aşamasına geçildiğinin ipuçlarını veriyordu.

Davutoğlu’nun Mesut Barzani’ye söylediği, “PKK olmasa, sınıra bile gerek yok” ve “Ortadoğu’yu birlikte tekrar inşa edeceğiz” sözleri, ABD’nin 20 yıllık “Türkiye himayesinde Kürdistan” planının Ankara tarafından kabul edildiğinin açık işareti oldu.

Barzani’nin Davutoğlu’na ifade ettiği “bölgenin geleceği için Türkiye’nin rolü çok önemli” ve “Kürdistan bölgesi Irak için bir köprü rolü oynuyor”, “Açılıma tam destek veriyoruz” sözleri de, bölgenin Ankara’nın garantörlüğüne teşekkürü anlamına geliyor.

Davutoğlu’nun Erbil ziyaretine bir de Basra ziyareti eklenmesi ise Ankara’nın “Bağdat’ı direkt rahatsız etmeme” anlayışının bir sonucuydu.

Ankara, Erbil’e garantör oldu

Bölge ABD planları açısından hayati öneme sahip. Balkanlar – Ortadoğu – Kafkaslar – Orta Asya jeostratejik hattını sağlamlaştırmak isteyen Washington için Irak’ın kuzeyi olmazsa olmaz niteliğinde. ABD’nin bu stratejik hat düzlemindeki üslerinin koordinasyon merkezi de bölgede inşaa ettiği devasa üstür.

ABD’nin 2010’da Irak’tan çekilecek olması, aktörlere, tüm bu aşamaları 2009’a sığdırma zorunluluğu doğurdu. Cumhurbaşkanı Gül’ün 2009’u tarihi fırsat yılı ilan etmesi bu zorunluluğun en somut ifadesiydi.

ABD çekildikten sonra, bölgenin garantör bir devlet tarafında himaye edilmesi gerekiyor. Bu garantörlüğü siyasi, askeri ve ekonomik gücü dolayısıyla bölgede yerine getirecek sadece iki devlet var: Türkiye ve İran.

İran’ın ABD planlarına –en azından bu aşamada- taşeron olmayacağı çok açık. Türkiye ise, bir zamanlar kırmızı çizgi ilan ettiği, savaş nedeni sayacağı bir sonucu, AKP ile 7 yılda adım adım hazmeder hale geldi.

20 yıldır ABD’nin kukla devleti himaye planına direnen Türk devleti, AKP ile çözüldü ve Ankara Kürdistan’a garantör olmayı kabul etti!

PKK tasfiye edilmiyor, yeniden yapılandırılıyor

Bu arada planın içinde “tasfiye edilecek” söylemiyle Türk kamuoyunun biçimlenmesinde araç olarak kullanılan PKK da, sürece uygun olarak “yeniden yapılandırılmaya” başlandı. PKK liderlerinin “tamamen dağdan inmeyeceğiz” açıklamalarının, özellikle yandaş basın tarafından Türk kamuoyundan gizlenmesi dikkat çekici.

Bu durumda, AKP’nin TSK için çıkardığı tezkere ne anlama geliyor?

Çok açık ki, tezkere, gerektiğinde Kürdistan’ı korumak için kullanılacak. ABD’nin AKP eliyle TSK’ya uygulatmak istediği, Kürdistan’ı Araplara ve İran’a karşı korumaktır!

Ergenekon soruşturması da, belge-kağıt parçalarıyla yapılan tertipler de, aslında TSK’yı bu planlara ikna etmek içindir!

Mehmet Ali Güller

http://www.odatv.com/index.php?id=18241
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12077
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen Türk-Kan » Çrş Kas 04, 2009 21:06

Resim

Kürdistan’la ilk imza

Başka anlaşma var mı?


SÖZDE Kürdistan’ın başkenti Erbil’e giden ilk Dışişleri Bakanı unvanı kazanan Ahmet Davutoğlu’nun Barzani ile yaptığı görüşmenin kokusu çıkmaya başladı. Kürt Sanayi Bakanı Sinan Çelebi, Türkiye ile serbest ticaret bölgesi kurulması için ön anlaşma yaptıklarını açıkladı.

AKP, Kürt devletiyle ilk resmi anlaşmasını yaptı

Sözde Kürdistan’ın başkenti Erbil’e giden ilk Dışişleri Bakanı unvanı kazanan Ahmet Davutoğlu’nun, Mesut Barzani ile yaptığı görüşmenin kokusu çıkmaya başladı. AKP’nin, tanıdığını açıklayamadığı Kürdistan’la adeta normal bir devletmiş gibi anlaşma imzaladığı ortaya çıktı. Kürt Yönetimi’nin Sanayi ve Ticaret Bakanı Sinan Çelebi, Türkiye’yle serbest ticaret bölgesi açılması için ön anlaşma yaptıklarını söyledi. Kürt Yönetiminin resmi internet sitesine göre, Sinan Çelebi, “Yakın bir süre içerisinde serbest ticaret bölgesi için ilk adımların atılması konusunda ortak bir toplantı düzenleyeceklerini” ifade etti.

Ziyarette ele alındı

Konunun, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan’ın Erbil ziyareti sırasında yapılan ekonomi toplantılarında ele alındığını kaydeden Çelebi, serbest ticaret bölgesinin, Kürt Bölgesi toprakları içerisinde olacağını da dile getirdi. Erbil’den yayın yapan Aknews de, geçen Nisan ayında dönemin Kürt Yönetimi’nin Başbakanı Neçirvan Barzani de, Kürt Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada, Kürt Bölgesi ve Türkiye arasında serbest ticaret bölgesi açılacağını ifade ettiğini anımsattı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu,geçen hafta Kuzey Irak’a giderek temaslarda bulunmuştu. Kürt yönetiminin başkenti Erbil’e giden Davutoğlu, kukla devletin başkanı Mesut Barzani ile görüşmüştü. Görüşmede Erbil’e konsolosluk açma müjdesi veren Davutoğlu, Barzani’nin övgülerine mazhar olmuştu. Barzani Davutoğlu’na “Sizin bir yılda yaptığınızı 100 yılda yapamadılar” demişti.


YENİÇAĞ, 4 Kasım 2009
Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir.

Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Kullanıcı küçük betizi
Türk-Kan
Kuvva-i Milliye
 
İletiler: 6735
Kayıt: Pzt Şub 19, 2007 20:56

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen kut » Prş Kas 05, 2009 0:04

Eskiden Aydınlık'ta "Söz uçar!" diye bir bölüm vardı.
Aynen onun gibi..Bu tiyatronun altına ne yazarsak uçup gidecek ama bu kareler tarihte hak ettiği yere varacaktır.
Ayrıca arkadaşlar affetsinler müziği ben de merak ettim.
Kullanıcı küçük betizi
kut
Üye
Üye
 
İletiler: 45
Kayıt: Cum Şub 20, 2009 23:50

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen Türk-Kan » Prş Kas 05, 2009 2:28

Resim

Başbakan yine hazmettirecek!

‘2 bakanımı ilişkileri güçlendirsinler diye gönderdim’


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM’deki grup toplantısında, Irak’ın kuzeyine yapılan ziyaretleri ve Kürdistan’ı tanıma anlamına gelecek konsolokluk açma girişimini savundu. Türkiye’nin 7 yıl boyunca komşularıyla, bölgedeki ülkelerle kurduğu iyi, dostane ilişkileri “normalleşmenin” ötesindeki bir kavramla izah edilemeyeceğini belirten Erdoğan, “2002 sonundan itibaren temas kurduğumuz her ülkeyle başta dış ticaretimiz olmak üzere tüm ilişkilerimizi masaya yatırdık. İşte Suriye ile Irak ile olan ilişkiler... Irak’ta mevcut olan şartlara rağmen bir başbakan olarak ikinci kez Irak’a gittim. 9 bakan, milletvekilleri ve bir çok iş adamımızla beraber gittik. Stratejik işbirliği anlaşmasını imzaladık” dedi. Erdoğan, şöyle konuştu:

İki bakanımı gönderdim

“15 gün sonra Dışişleri Bakanı ve Devlet Bakanım yine bölgeye gittiler, bir çok görüşmeler yaptılar. Çünkü Irak’taki anormal şartlara rağmen onların da normalleşmesine yardımcı olalım ve Türkiye-Irak ilişkilerini tarihte olduğu gibi olumlu, güzel noktaya taşıyalım diye. Derdimiz bu ve bunu görmezlikten gelenler var. Bunu kasıtlı yapıyorlar. Ama biz tüm bu kasıtlı yaklaşımlara rağmen bütün komşularımızla bu münasebetlerimizi her geçen gün daha iyi noktaya taşıyacağız.”


YENİÇAĞ, 4 Kasım 2009
Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir.

Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Kullanıcı küçük betizi
Türk-Kan
Kuvva-i Milliye
 
İletiler: 6735
Kayıt: Pzt Şub 19, 2007 20:56

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen İlteriş » Cum Kas 06, 2009 18:18

Basbakan Akil hocasiyla bulustu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe'deki Çalışma Ofisi'nde Siyaset Bilimci Prof. Dr Doğu Ergil'i kabul etti. Basına kapalı yaklaşık 45 dakika süren görüşmede, demokratik açılım ve gündemdeki konuların ele alındığı öğrenildi.

Prof.Dr. Ergil, görüşmenin ardından herhangi bir açıklama yapmadan ofisten ayrıldı

Kilavuzu karga olanin, kilavuzunu degistirmesi gerek :x
Resim

NED destekli orumcek!
İm (Kod): Tümünü seç
http://www.ned.org/forum/past.html

Offtopic :
Dogu Ergil, Turkey
Reagan-Fascell Democracy Fellow
October 2005–February 2006
Democracy and Citizenship in Turkey: Assessing Youth Training and the Role of Public Opinion

Dr. Dogu Ergil is chair of the department of political behavior and a professor of political sociology at Ankara University in Turkey. He is also president and co-founder of the Centre for the Research of Societal Problems (TOSAM), based in Ankara. A renowned expert on terrorism, European integration, and the Kurdish minority, Dr. Ergil has written twenty-one books and dozens of articles and research papers. He has also served as an advisor to Turkey's former ministers of internal and external affairs and as a special advisor to the president of the Turkish Chambers of Commerce and Industry. In 2004, TOSAM took on the challenging work of putting together a comprehensive youth democracy training program for high schools, which was tested among high school and university students in southeastern Turkey. During his fellowship, Dr. Ergil completed this project by preparing a training manual, tentatively entitled Democracy and Effective Citizenship Training: A Handbook. He also worked on a monograph concerning citizens' attitudes toward secular and religious politics, based on research conducted prior to his fellowship.
"Temel ilke, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bu ilke, ancak tam istiklâle sahip olmakla gerçekleştirilebilir"

Mustafa Kemal Ataturk
Kullanıcı küçük betizi
İlteriş
Üye
Üye
 
İletiler: 1197
Kayıt: Cmt Eki 20, 2007 23:05

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen ilkkurşun » Cum Kas 06, 2009 23:05

Bu Doğu ergil denen muhabbet tellalı ,ermenilerden özür dileme kampanyasının öncülerindendi.Reco(RTE )keneside o ara çıkıp"Tarihte azınlıklara faşizan uygulamalar yapmışız"diyerek bunları alenen desteklemişti.Buna bişeyler danıştığına göre,bu açılım saçılım mevzularındada kendisine medyalamada bunun gibi"soros"pu!çocuklarından destek istiyordur.
Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu. Türk budur. Yıldırımdır. Kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir." MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Resim
Kullanıcı küçük betizi
ilkkurşun
Üye
Üye
 
İletiler: 99
Kayıt: Cum Eki 23, 2009 15:40

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen bagon » Çrş Kas 11, 2009 13:47

Geçen Haziran ayında Erbildeydim. Orada yaşadıklarımı anlatmak isterim sizlere.

Bir sabah telefonum çaldı. Kuzey Irak'ta bir iş var çalışmak ister misin diye sordular. Mehmet Emin Karamehmet in kafilesiyle gidileceğini duyunca işi hemen kabul ettim. Çünkü orada neler döndüğünü merak ediyordum. Bir de ordaki oluşumun baş aktörlerinden biriyle , Karamehmet, ile giderek herşeyi açık açık görebileceğimi tahmin ediyordum. Yanılmadım da.

Karamehmet, Orta doğu, Afrika ve Rusya'da petrol arayan Kanadalı bir petrol firmasına ortak olmuştu(Heritage Oil). Ortak olduktan kısa süre sonra Erbil'in kuzey doğusunda açtıkları petrol kuyularında (Miran West-1) 1. sınıf kalitede petrol bulundu.
http://www.heritageoilplc.com/resource/ ... 2mpbvl.pdf

Dolayısıyla Kuzey Irak (Kürdistan) yönetimi yeni bir kaynak yaratmış oldu. Kürdistan yönetimi de petrol ihracatına başlayışlarının şerefine bir açılış düzenlemişlerdi. Biz ise bu organizasyonda görev aldık.

31 Mayıs günü özel bir uçakla Erbil'e gidecektik. Fehmi Koru, Ali Kırca önderliğinde bir medya grubu, genel enerji mühendisleri ve yöneticileriyle beraber uçaktaki yerimizi aldık.

Erbil'e vardığımızda açıkçası nelerle karşılaşacağımı az biraz tahmin edebiliyordum. İner inmez peşmergeler karşıladı bizi. Baktığınız her yerde kürdistan bayrakları görüyordunuz. Pasaport işlerimleri için girdiğimiz binaya girdiğimizde 7 görevli vardı. Biz girdikten sonra sayılar 3'e düştü nedense! Saatlerce havaalanında bekletildik. Pasaportumu geri aldığımda ise afallamıştım. Bir de ne göreyim! Türkiye Cumhuriyeti'nin bana verdiği pasaportun üstünde Kürdistan yazıyordu.

(Pasaportun resmini koyacaktım ama yükleyemedim buraya)

Açılışın yapılacağı binaya götürüldük. Yolda yine peşmergeler durdurdu bizi. Cep telefonlarımıza el koymak istediler. Üstümüzü aramak için ufak bir odaya aldılar bizi. Duvarda bir kürdistan bayrağı asılıydı. Bayrağın sağında ve solunda Talabani ve Barzani'nin resimleri. Hepsinin üstünde ise Abdullah Öcalan'ın resmi asılıydı! Bu kadarını beklemiyordum açıkçası. Teröristbaşının resminin önünde bize terörist muamelesi yapılıyordu. Askerleri Türkçe biliyor, anlıyor ama Kürtçe cevap veriyorlardı. Fotoğraf çekmek kesinlikle yasaktı. Cep telefonlarını zar zor aldık ellerinden, o da bir şartla; orada bulunacağımız süre boyunca kapalı olacaklardı.

Gelelim açılışa... Kanada ve Türk menşei li iki şirketin girişimciliğiyle açılmış petrol kuyuları. Ancak nedense sahnede, Kanada ve Kürdistan bayrakları. Sahnedeki yerini alıyor Barzani Hararetli hararetli Kürtçe birşeyler anlatıyor.Konuşmanın sonunda gözüm Fehmi Koru'ya kayıyor. Ayağa kalkmış şehvetle alkışlıyor Barzani'yi! Ne anladın da neyi alkışlıyorsun sen!

Gelelim Kürdistandaki insanlara. Durmadan Kürdistan diyorum belki rahatsız olanlarınız vardır ama, arkadaşlar orada Kürdistan adında bir ülke var. Bayrakları, parlemento binaları, polisi, bir devletin sahip olduğu bütün kamusal alanları kürdistan isimli. Kuruluş yılı da 1992 imiş, öyle yazmışlar her yerde. Sembolleri bile var, altın bir şahin(golden eagle).

İnsanları peşmergelere göre gayet sıcak. Kürtlerle Türkmenler arasında bir sorun yok Erbilde. Barzani orada yaşayan Türkmenlere bir sorun çıkmayacağına karşı teminat vermiş. Onlar da güveniyorlar Barzani'ye. Bu yüzden Kerkük'te yaşayan Türkmenlerle Erbildekilerin arası açık. Kuzey Irak'ta Türkmenlerin sözcülüğünü Kerkük Türkmenleri yapıyor. Gerek Türkiyeyle olan diyaloglarında gerek ise Irak yönetimi ile olan diyaloglarda Erbil Türkmenlerini temsil etmemişler zamanında. Dolayısıyla Erbil Türkmenleri Barzani ile yakınlaşmış. Ama hala Türk kültürü çok güzel korunmakta Erbil'de. Sokakta yürürken Türkiye'den geldim diyince etrafınızı sarıyorlar, kardeşleri gibi sarılıyorlar size, bir dükkana girdiğinizde müşterilerini kovuyorlar sizinle diyaloğa girebilmek için:)

Kürtler de sıcak davranıyorlar. Türkiye'de olan bitenden haberleri yok. İzledikleri diziler (özellikle kurtlar vadisi), giydikleri kıyafetleri, oturdukları binalar, yedikleri içtikleri Türk malı. Türkiye'den geldim diyince İbrahim Tatlıses açıyorlar hemen. Ama herseferinde peşmerge geliyor müziği kapatıyor: "Türkçe müzik yasakmış!" . Peşmerge gidince tekrar açılıyor İbrahim Tatlıses...

Genel olarak baktığımda halkı iyi ama peşmerge Türkiye Cumhuriyet i pasaportu taşıdığınızdan kendilerini kanıtlamak için psikolojik olarak yükleniyorlar.

Orası baştan aşağı yenileniyor. Her sokakta bir inşaat. Gökdelenler bile dikilmeye başlanmış.

Sokakta satıcısından, gazetecisine kadar herkesin ağzında tek bir laf var:

"Yeni İsrail kuruluyor."
Kullanıcı küçük betizi
bagon
Üye
Üye
 
İletiler: 3
Kayıt: Cmt May 02, 2009 21:32

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen Ram » Çrş Kas 11, 2009 14:28

We are grateful to the Operation Provide Comfort

Welcome to Kurdo-Judaic State


Aman bunları yazmayı unutmasınlar.
Mevzuubahs olan; millete saltanatını, hâkimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız¿? meselesi değildir. Mesele, zaten emrivâki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemehâl, olacaktır. Burada içtima edenler, Meclis ve herkes meseleyi tabiî görürse, fikrimce muvafık olur. Aksi takdirde, yine hakikat usûlü dairesinde ifade olunacaktır.

Fakat ihtimâl, bazı kafalar kesilecektir!
Kullanıcı küçük betizi
Ram
Zûlme Karşı İsyan!
 
İletiler: 8167
Kayıt: Sal Şub 20, 2007 1:06
Konum: Aç haritaya bak!

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen baragakal » Sal Ara 15, 2009 21:54

Turkiye: “Kendimize yer arıyoruz” 15.12.2009

Resim

Türkiye’nin Musul Başkonsolosu Ahmet Yıldız, Aknews’e bir açıklama yaptı. Açıklamada bir süredir gündemde olan Kuzey Irak’ta konsolosluk açma girişimini değerlendiren Yıldız bu konuda bilgi verdi.


Ahmet Yıldız bu konuda Türkiye’nin resmi karar aldığını ve resmi yazının kendisine ulaştığını söyledi. Konsolosluk için Erbil’de yer aradıklarını söyleyen Yıldız, "Konsolosluk açmak bir çeşit ilişkidir. Bu nedenle Hewler'de konsolosluk açmanın Irak'la da ilgisi var. Irak Hükümeti ile Kürdistan Bölge Hükümeti’ne en yakın zamanda Hewler'de konsolosluk açmak için hazır olduğumuzu ilettik. Ne zaman onlar kendi işlerini bitirir ve bize bildirirler, o zaman konsolosluk açılır" dedi.


AKP yönetimi içeride yaşanan çatışmalara rağmen Kuzey Irak ile ilişkiler konusunda kararlılığını bu açıklama ile göstermiş oldu.

KAYNAK : Odatv.com


Yorum : Selam olsun Arap cografyasina, neo(çakma) osmanlilar geliyor!!!
Kullanıcı küçük betizi
baragakal
Salık Takımı
Salık Takımı
 
İletiler: 377
Kayıt: Prş Şub 21, 2008 11:51

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen Başkomutan » Cmt Oca 16, 2010 14:43

[img]http://www.haberiniz.com/images/stories/left_user/devlet_icin_bir_adim_daha_atiyor.jpg[/img]

"Biz Kürdistan Yargısının Irak yargısının kontrolü altına girmesini istemiyoruz"

Irak’ın kuzeyindeki federe yönetimin Başbakanı Berham Salih, federe yönetimin, bölgedeki yargı kurumlarını Irak yargısından bağımsızlaştırmak için çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Salih, bu açıklamayı, Irak Hakimler Konseyi Başkanı Medhet Mehmud ile görüşmesinde yaptı.

Salih; ‘‘Yargının bağımsızlığı ve müdahalelerden korunması için temel şart, sağlam bir alt yapı ve tabiki bunun içinde vatantaşların haklarının korunmuş olması gerekiyor. Kürdistan’da yargının Irak yargısından bağımsız ve demokratik bir sistem halini alabilmesi için çalışmalar yürütülüyor. Yargı bağımsız ve de tarafsız olmalıdır. Bu noktada Kürdistan Hükümeti büyük adımlar atmıştır’’ dedi.

Her iki tarafta bu konuda, sürekli ilişki içerisinde bulunarak, birlikte hareket etmede görüş birliğine vardı.

Salih: ‘‘Birbirimizin tamamlayıcısı olmamız, yargıyı geliştirme ve iyi diplomatik ilişkilerde bulunmamız gerekmektedir’’dedi.

Irak Hakimler Konseyi Başkanı Medhet Mehmud ise: ‘‘Biz Kürdistan Yargısının Irak yargısının kontrolü altına girmesini istemiyoruz. Fakat isteriz ki sürekli ilişki içerisinde ve beraberce kanunları koruma ruhuna sahip olalım’’ dedi.

haberiniz.com
Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler!

Eğer bir milletin kurtarıcıya gereksinimi yoksa artık millet olmuştur
Sakın kurtarıcı bekleme‚ yoksa sana karşı olan vazifemi yapamadım sayarım

Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır

Beni hatırlayınız
Kullanıcı küçük betizi
Başkomutan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 2297
Kayıt: Pzt Eki 12, 2009 23:24

ÖncekiSonraki

Şu dizine dön: Genel - Güncel Konular

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 6 konuk

x