Hilâl Haça Teslim Edilmektedir! / Figen ÖZEN

Hilâl Haça Teslim Edilmektedir! / Figen ÖZEN

İletigönderen Oğuz Kağan » Çrş Kas 27, 2013 13:24

Hilâl Haça Teslim Edilmektedir!

2013 Türkiye’si Osmanlı’nın “BATIYORUZ” diye çığlıklar attığı, dönemden daha da zor bir dönemecin içine girmiştir. Yabancı sermaye ülkemizi talan etmekte, işsizlik, yoksulluk göz ardı edilmekte ve ekonomide sahte pembe bir tablo çizilmektedir.

Devletin vazgeçilmez unsuru, bağımsızlığımızın ve egemenliğimizin simgesi anayurt toprakları yabancılara satılmaktadır. Misyonerler Anadolu’yu karış, karış dolaşıp Hıristiyan kültürünü aşılamakta ve İslam’ı, “türban” a sıkıştıran o çok muhterem “muhafazakar ve Müslüman” iktidar, bu durumu görmezden gelmektedir. Özellikle lise çağında, bir çok gencimiz bu tuzağın içine düşmekte, beyni İsevi hurafelerle kefenlenen insanlarımız “Meryem oğlu İsa”nın Ordusu”na katılmaktadır.

Bu durumdan daha elim ve vahim olarak artık, ABD tarafından, Türkiye cumhuriyeti Devleti’ne müstemleke muamelesi yapılmaktadır.

“ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi’nin Avrupa, Avrasya ve Yükselen Tehditler Alt Komitesi’nde Heybeliada Ruhban Okulu’nun koşulsuz olarak veya gecikmeksizin açılmasına yönelik karar tasarı kabul edildi. Cumhuriyetçi Parti Florida Milletvekili Gus Bilirakis tarafından sunulan tasarı, 7 milletvekilinin oylarıyla kabul edildi. Tasarının nihai kabulü için önce Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi’nde daha sonra Temsilciler Meclisi Genel Kurulu tarafından onaylanması gerekiyor. Alt Komite Kıdemli Üyesi Bill Keating ruhban okulunun açılmasının son demokratikleşme paketinde yer almamasından üzüntü duyduğunu dile getirirken, “Burayı açmakta çok geç kalındığını düşünmüyorum” ifadesini kullandı. Tasarıyı sunan Bilirakis ise “Okulun açılması Ortodokslar için önemli olduğu kadar gelecek nesillerin dini eğitimleri için de önem taşıyor” dedi. Yeniçağ Gazetesi. 21- Kasım2013”

ABD Temsilciler Meclisi’nin oyladığı karar tasarısında Heybeli’deki Ruhban Okulu’nun açılması istenmekte ve CFR’nin Türkiye temsilcisi iktidara açıkça emir verilmektedir. Daha önce aynı istek AB İlerleme Raporları’nda da Türkiye’nin önüne konulmuştur.

Bu haddini bilmez davranışların tek dayanağı VAKIFLAR YASASI’dır. (20-Şubat-2008) Bu yasa teslimiyetçiliğin ne ilk ne de son örneğidir.

Vakıflar Yasası ile Cumhuriyet’in kuruluş sözleşmesinin esası olan Lozan Antlaşması’nın ilkelerine aykırıdır. Sevr Antlaşması’nın diriltildiği bu yasa ile Cumhuriyet’in temelleri kökünden sarsılacak ve Anadolu Hıristiyanlaştırılacaktır

Vakıflar Yasası’nın gerçek mimarları Rockefeller Vakfı, Dünya Kiliseler Birliği, Soros Vakfı ve ülkemizdeki azınlık kiliseleridir. Bunun yanı sıra başta CIA, MOSSAD olmak üzere tüm istihbarat örgütleri bu yasa ile vakıf kurabilecek ve misyoner ajanlar vasıtasıyla hain projelerini hayata geçireceklerdir. Türkiye toprakları üzerinde hak iddia eden(!) Ermenistan sırasını beklemektedir.

Dünya hükümetinin Siyonist efendileri Pontus artıklarını, Süryanileri ve daha nicelerini tek bir hedef için kullanmaktadır. Arz-ı Mevut ve Büyük İsrail…

Ayrıca ABD, İstanbul’daki Ekümenik Ortodoks Kilisesi, eliyle dünya Ortodokslarına hükmetme sevdasındadır. Bu sevda için de Türkiye maşa olarak kullanılmaktadır.

VAKIFLAR YASASI’NIN TASLAK METNİNİ 2000-2001 YILLARINDA TÜRKİYE’DEKİ AZINLIK VAKIFLARI HAZIRLAMIŞTIR.

25 Ekim 2001’de vali Erol Çakır’ın başkanlığında İstanbul’da yaşayan azınlık ve gayr-ı Müslimlerin ruhani liderleri bir toplantı yapmıştır. Bu toplantı esnasında Rum, Ermeni liderleri, Keldaniler ve Latin Katolikleri Vakıflar Kanunu’nun değiştirilmesi için taleplerini yazılı olarak vali Erol Çakır’a vermişlerdir. Ayrıca Yahudi Hahambaşıları da Vali’den ek taleplerde bulunmuşlardır.

Azınlıkların dayatmacı talepleri bir rapor halinde zamanın Başbakan’ı Bülent Ecevit’e de sunulmuştur.

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün kanunu değiştiriliyormuş gibi yapılarak, Tapu Kadastro Müdürlüğü’nün, devre dışı bırakıldığı 2672 nolu Vakıflar Yasası TBMM’de oylanarak yasalaştırılmıştır. DSP, DYP, ANAP ve Saadet Partisi, paket halindeki tasarıya kabul oyu vermiştir. Tasarıya ret oyu veren MHP, daha sonra yürürlükteki 6 maddenin iptali için, Anayasa Mahkemesi’ne, başvurmuştur.

Başvuru zamanında yapılmadığı için, MHP’nin talebi ret edilmiştir.

Bu yasa ile AB Uyum Paketi çerçevesinde yabancı derneklerin Türkiye’de örgütlenmesi serbest bırakılarak, azınlık vakıflarına taşınmaz mal edinme kolaylığı getirilmiştir.

2762 nolu yasayla Türkiye’de nifak tohumları ekilmiş, Haç’ın dallanan, budaklanan kolları Hilâl’i kuşatmıştır.

57. Hükümet’in Devlet Bakanı Nejat Arseven , TBMM’de yaptığı konuşmada “Bu düzenlemenin kendi teklifleri olmadığını, Dışişleri Bakanlığı’na Patrikhane tarafından gönderilen 04/09/2000 tarihli bir yazıyla Cemaat Vakıfları’nda gerekli düzenleme yapılmadığı takdirde, AİHM’ne başvurulacağı tehdidi aldıkları için bu değişikliğin zorunlu hale geldiğini” ifade etmiştir.

Merd-i Kıpti sirkatini söylerken, şecaat arz etmektedir.

***
Gün gelmiş, devran dönmüş ve CFR icazetli, AKP iktidara gelmiştir. Bu partinin iktidara gelmesi küresel çetelerin efendilerinin oynadıkları büyük oyunun parçasıdır.

57. Hükümet zamanında 2672 nolu yasayla TBMM’de kabul edilen Vakıflar Yasası, Haçlı emperyalizmini ve Siyonist efendileri tatmin etmemiştir. Ermeniler, Süryaniler efendilerinin eteklerinin altına gizlenip, Türk’ün vatanına sahip olacakları günü beklemektedir. Azınlık Vakıfları ve Türkiye’de faaliyet göstermek isteyen Rockefeller Vakfı’nı Türkiye’yi Hıristiyanlaştırmak isteyen Dünya Kiliseler Birliği, değişen iktidardan, mahşerin süvarilerinin yolunun daha da genişletilmesini istemiştir. Büyük Abi’nin, gayrı meşru çocukları, her dediklerine “Amenna” diyecek yol arkadaşlarını bulmuşlardır.

Elbette karşı devrimcilerin de sırası gelecektir. Türk milletinin samimi dini duygularını sömürmeye hazır dinciler, cemaatler vakıf kurarak, ceplerini doldurma telaşında birbirleriyle yarış edeceklerdir.

Vakıflar Yasası 59. Hükümet zamanında tekrar görüşülerek ve ödünler verilerek kabul edilmiştir.

Ancak 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Vakıflar Yasası’nı “Lozan Antlaşması’na, Anayasa’ya, Medeni Kanun’a ve milli çıkarlara aykırı olduğu” gerekçesiyle veto etmiştir.

Yasa, AKP hükümeti tarafından uygun zaman, zemin ve kişi, beklentisiyle rafa kaldırılmıştır.

Ve 28 Ağustos 2007… TBMM’de yapılan seçimde, üçüncü turda, o tarihte “Kardeşim” diye hitap ettiği Abdullah GÜL, Cumhurbaşkanı seçilmiştir.

Uygun zaman, zemin ve kişi bulunmuştur.

Küresel çetelerin, AB’nin, Siyonist efendilerin, Rockefeller Vakfı’nın, Türkiye’deki azınlık vakıflarının ve Dünya Kiliseler Birliği’nin dayatması sonucu Vakıflar Yasası, AKP ve DTP’li vekillerin kullandığı 242 oyla kabul edilmiştir.

20 Şubat Çarşamba 2008… Bu tarih, Lozan’ın, yok sayılıp Sevr’in çöplükten çıkarıldığı, Haçlıların kin kapısının açıldığı gündür. Patrik’in yüzüğündeki haç, Türkiye’nin bağrını mühürlemiştir.

Bu bölücü ve hilali haça teslim eden yasasın en öncelikli mimarı, Rockefeller Vakfı’dır. Bu vakıf, Türkiye Tarih Vakfı’na para vererek, Osmanlı Dönemi azınlık tapularının araştırmasını yaptırmıştır. Çünkü Dünya kiliseler Birliği, Asya’yı Hıristiyanlaştırmak için Türkiye’nin Türkiye’nin işgal edilmesi gereğini savunmaktadır. Soros’un Açık Toplum Enstitüsü bu yasanın kabulüyle her türlü bölücü faaliyetini rahatça yapacak ve “sivil örümcek”in ağı ile beyinleri kefenleyecektir.

Türkiye’de, Osmanlı zamanında kurulmuş 46.510 cemaat vakfı vardır.

15-Mayıs-1919 da ” Elen çocukları!.. Bugün İsa’nın en büyük mucizesini göstermiş oluyorsunuz. Bu uğurda ne kadar Türk kanı içerseniz, o kadar sevaba girersiniz.” diyen İzmir Metropoliti Hrisostomas artık, mezarında rahat uyumaktadır..

Ve Türk kanı ile dolu kadehlerini, şehit kanıyla kutsanmış vatan topraklarının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının mirasçısı olduğu kültür ve tabiat varlıklarını tek kurşun atmadan TBMM’de, 242 oyla kanunlaşan Vakıflar Yasası yoluyla işgallerinin şerefine kaldırmışlardır.

“Bir fesat ve hıyanet ocağı olan ve memleketimize nifak tohumları eken, uyuşmazlık yaratan, Hıristiyan hemşerilerimizin huzur ve refahı içinde uğursuzluğa ve felakete sebep olan, İstanbul Rum Patrikhanesi’ni topraklarımız üzerinde bırakamayız. Türkiye’nin Rum Patrikhanesi için arazi göstermeye ne mecburiyeti var? Bu fesat ocağının hakiki yeri Yunanistan değil midir?” Gazi Mustafa Kemal Paşa- Hakimiyet-i Milliye Gazetesi

Hilâl, haça teslim edilmiştir. Ancak bu teslimiyet belgesinin içeriğini ve “Müslüman ve muhafazakar” iktidarın gerçek yüzünü öğrenmek her Türk vatandaşının hakkıdır. Bu nedenle bu konuya devam edeceğiz.

Figen ÖZEN, 26 Kasım 2013

Resim
http://www.milliiradebildirisi.org
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12309
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Şu dizine dön: Figen ÖZEN

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x