İkinci Rıza Sarraf vakası / Savaş SÜZAL

İkinci Rıza Sarraf vakası / Savaş SÜZAL

İletigönderen Oğuz Kağan » Cum Şub 01, 2019 11:02

İkinci Rıza Sarraf vakası

Türk siyaseti ve dış politikasında oynanan oyunlar öylesine çirkin öylesine akıl dışı bir çizgiye yöneldi ki bunu içerde bu ülkenin vatandaşı olarak kendini kabul eden kişilerin kabullenmesi bana akıl dışı geliyor. Bırakın Belediye seçimleri gibi saçmalığı sondan başlayarak dış politikaya girelim.

Bizim solcuları anlamak mümkün değil. Bir zamanlar AKP’nin anayasa değişikliğine “yetmez ama evet” oyu kullanan bu gurup bu günlerde yeni bir sloganla yaşıyor. Konu Amerika ya, her kim hedefse ondan yana oynuyorlar. Gerçekten de ABD politikasına göre siyaset yaparsanız ayvayı yersiniz. ABD kendisi de bilmiyor nasıl bir dış politika izleyeceğini.

Venezuella ve ABD ilişkileri denince, doğrudan ve dolaylı bu konu bizi de ilgilendiriyor. Mesela hiç merak etmediniz mi Venezüella devlet başkanı denilen Maduro ile Reis arasındaki gönül bağını? Merak etmeniz lazım. Hani İran yaptırımlarını ihlal ettik diye Rıza Sarraf bağlantılı hala kesilmemiş bir cezamız var ya ona benzer bir ilişki. Altın meselesi mesela. Maduro’nun altınları neden Türkiye’ye gönderilir hiç düşündünüz mü? Aynı başkentlerde bu sarı madde yeniden bir rahatsızlık yaratır mı? Bu aralar Maduro’nun altınlarının Rusya ve Türkiye’de olduğu falan da söyleniyor. Elin ağzı torba değil ki büzesin. Bir de bizimkilerin altın merakını bilince insan bayağı bayağı huylanıyor.

Konu sadece Maduro ve altın mı? Tabii ki değil. Bu kıtada Ankara’yı rahatsız edecek yazı ve konuşmalar çok artmaya başladı. Mesela Maduro konusunda olduğu gibi Amerikalı yetkililer, Suriye sınırında söz ettikleri tampon bölgenin Kürtlere tahsis edileceğini açıkladı. Hangi Kürtler derseniz hani reisin “bir maniniz yoksa akşam size geleceğiz” mesajı vermeden, bir gece ansızın ziyaret edeceğini söylediği Kürtler. Hani adlarına tampon bölge oluşturulacak Kürtler. O zaman bir gece ansızın veya haber vererek de olsa bizimkilerin kolluk kuvvetleri bu bölgeyi ziyaret edemezler değil mi?

Olaylar bizim sınırımızda ama Türkiye ne yazık ki Suriye konusunda devre dışı. Sadece Suriye mi? Irak’ta Türk askerlerine yapılan saldırı ve askerin tankını bırakıp kaçması normal bir orduda veya en azından Mustafa Kemal’in askerlerinde göremeyeceğiniz bir manzaraydı. Şimdi bu ordunun başkomutanı, mareşali, olsan ne yazar? Mustafa Kemal’in ordusundaki bir astsubay kadar onuru kalmadı bu tarikat leşkerlerinde.

Avrupa derseniz, bırakın ortaklığa kapı açmayı, elimizde kalan son bağlantı gümrük birliğini sonlandırmayı konuşuyorlar. Hani radikal dincilerin müslümanlaştırmak istedikleri Avrupa’da artık Müslümanlarında din ve hareket özgürlükleri de sınırlandırılıyor. Yani bizimkilerin yararları değil topluma ırkdaşlarına dindaşlarına zararları dokunuyor. Hepsi bir kenara geçenlerde Amerikan istihbarat birimlerinin hazırladığı bir raporda Türkiye İŞİD kaynağı olarak gösteriliyor. Bu arada biz PKK derken onlarda İŞİD diyor. Ama bu demeleri Türkiye’de kimse ne duyuyor ne okuyabiliyor. Gazetelerin bile manşeti külliyeden veriliyor. İnanın Saddam Irak’ı bile bizden daha özgürdü.

Artık durum öylesine boyutlara ulaşmış olmalı ki, bunları iktidara taşıyan NEOCON’lar bile bunların diktatörlüğü bitiyor mesajı veriyor. Hatırlayın 15 Temmuz olayını haber veren ve AKP’yi iktidara ılımlı İslam diye taşıyan NEOCON’cu ve Pentagon görevlisi yazar Michael Rubin, Reisi diktatörlükle suçlayan bir yazı kaleme alarak dünyadaki tüm diktatörlerin sonunu hatırlattı. Amerikalı yazar 15 Temmuz darbesini de daha önce olay öncesi yazmıştı. (Rubin’in yazısını merak edenler Habervis’te okuyabilirler.)

Gelelim öteki dış konulara. Bizimkilerin ellerine eteklerine sarıldıkları Rusya lideri Putin’de Kürtler konusunda Türkiye’nin Şam hükümeti ile görüşmesi gerektiğini açıkladı. Aynı lafı Esat’ı indireceğiz diyen Washington’da dillendiriyor. Bilmiyorum bizimkiler hala Şam’da namaz kılma fikrine inanıyor mu?

Tüm bunlara karşılık ülke toprakları karış karış baldırı çıplak Araplara satılmaya devam ediyor. Hatırlatmakta yarar var. Filistinlilerde topraklarını Yahudilere satıp bir gün baktılar ki sattıkları topraklar üzerinde bir bayrak dalgalanıyor. İnşallah sonumuz aynı olmaz ama bu sonuca koşuyoruz gibi bir intiba var içimde.

Ekonomi rezalet bunun için tek satır yazmak istemiyorum. Toplumda gecekondulular milyarder olurken orta sınıf yerini imamlar ordusuna bırakıyor. Türkiye cebinde para kalmayan müflis milyarder hesabı milyonlarca avroya futbolcu transfer edip bu borç harç içinde o kalitesiz oyunu da seyredebiliyor. İçimden yazmak gelmiyor. İnanın midem bulanıyor.

Savaş SÜZAL, 1 Şubat 2019
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 11847
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Şu dizine dön: Gazete Köşe Yazarları

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 16 konuk

x