İNANDIKLARIN UĞRUNA NELERDEN VAZ GEÇERSİN?
Hüseyin Tolga Arslan
Öyle çok masal dinledin ki seçip kendini yönettirdiklerinden…
Hala derin uykudasın!
Peki…
Neler oldu biliyor musun sen uyurken?
Önce ışıkları söndürdüler
Karanlıkta kalman için
Güneş doğduğunda vaktinden önce uyanmayasın diye geleceğe açılan pencerelerini kara perdelerle kapattılar.
Sen!
Yorgun, usanmış, yarı aç
İnanmak isterken “umut fakirin ekmeğidir” öyküsüne
Önce ekmeğini aldılar elinden…
Muhtaç ettiler seni kapına bırakacakları naylon poşete!
Sonra hırsız gibi girdiler
Evine…
Barkına…
Bahçene…
Neyin var neyin yoksa satıp savdılar.
Tarlada dirgeni,
Avluda değirmeni,
Atadan kalmış ceviz ağacını bile…
Yani toprağını da aldılar elinden.
Her gün işten dönerken yürüdüğün yollarda, çocuğunla gittiğin o parkta TERÖR kol geziyor şimdi.
SEN UYUDUĞUN İÇİN!
Dağdan inip kapına kadar geldiler bugün.
Şehrinide almak için elinden.
Sen uyurken senin seçtiklerin,
Kararlar verdiler, imzalar attılar, tokalaşıp anlaştılar senin adına.
Sana sormadan hakkını da aldılar elinden.
Sen uyurken seni uyutanlar vatanı yangın yerine çevirdiler…
Uykudan oğlunun kara haberiyle uyanan analar…
Acıyla irkilen babalar…
Ateşin içinde açtılar gözlerini…
Yani evladını da aldılar elinden…
Sen uyurken,
Vatan
Kapanın elinde kaldı.
Ve bitti anlatılan masallar…
Artık söyleyecek hiçbir mazeretin kalmadı.
Zaman
Başını kaldırıp onurun için mücadele etme zamanıdır…
Zaman
“yapılacak ne kaldı ki” değil “yapılacak çok şey var” deme zamanıdır.
Zaman
Ağlamayı, sızlamayı, şikayet etmeyi bırakıp,
cesur ve erdemli
hesap sorma zamanıdır…
Hür insanlar uyanınız!
Şimdi senden beklenen,
Vatanına,
Cumhuriyetine,
Değerlerine
Sahip çıkmaktır…
Zaman daraldı.
Yolumuz çetin…
Kimileri uyutup kimileri uyurken
Kaybettiklerimizi geri almak için inanan herkese bu çağrı…
İNANDIKLARIN UĞRUNA NELERDEN VAZGEÇERSİN..
Hüseyin Tolga Arslan


