Irak Parlamentosunda onaylanan SOFA

Güney Yayı: Ortadoğu adı verilen, bölgemiz coğrafyasının da bir bölümünü içine alan bölge.

Irak Parlamentosunda onaylanan SOFA

İletigönderen Türk-Kan » Cum Ara 05, 2008 16:57

Irak Parlamentosunda onaylanan SOFA

31 Aralık 2008 tarihinde sona erecek olan ABD’nin Irak’taki askeri varlığının hukuki geçerliliğini uzatan SOFA (Status of Forces Agreement) anlaşması, aynı zamanda Amerikan güçlerinin yasal yetki, görev ve dokunulmazlık konularını kapsamaktadır. Anlaşma, Amerikan güçlerinin Haziran ayı sonuna kadar Irak şehirlerinden, 2011 yılı sonuna kadar da Irak’tan çekilmesini öngörmektedir.

16 Kasım’da 38 kişiden oluşan Irak kabinesi, 1 ret 26 kabul oyla anlaşmayı kabul ederek parlamentoya yollamıştır. SOFA, 4 gün süren görüşmelerden sonra 275 milletvekilden oluşan Irak parlamentosunda 198 milletvekilinin katılımı, 149’unun onayı ve 35’inin ret oyuyla onaylanmıştır.

11 ay boyunca ABD ve Irak arasında devam eden zorlu müzakere sürecinden sonra parlamentodaki görüşmeler Iraklı grupların siyasi pazarlıklarına sahne olmuştur. Sünni gruplar, tutukluların durumunun gözden geçirilmesini, Baasçıları temizleme yasasının iptalini ve Sünni Arapların Irak güvenlik güçlerinde daha fazla temsil edilmesini, SOFA’yı onaylama şartı olarak ileri sürmüştür. Kürtler ise daha fazla bölgesel otonomi taleplerini gündeme taşımışlardır. Amerikan askerlerinin bir an evvel Irak’tan çekilmesi gerektiğini savunan Sadr grubu, müzakere sürecinin başından beri SOFA’ya karşı olduğunu belirtmiştir. Nitekim, parlamentoda 29 milletvekili bulunan Sadr grubunun tamamı, parlamento oylamasında ret oyu kullanmıştır.

Diğer 5 ret oy da Bağımsız Sünni Arap milletvekilleri tarafından kullanılmştır. Parlamentoda 19 milletvekili bulunan Fazilet Partisi ise oylama öncesinde anlaşma aleyhine oy kullacaklarını bildirmesine rağmen oylamaya katılmamıştır. Sonuç olarak Irak parlamentosunda onaylanan SOFA’nın yürürlüğe girebilmesi için her bir üyenin veto hakkı bulunan Cumhurbaşkanlığı Konseyi’ne gönderilerek kabul edilmesi gerekmektedir. Aynı zamanda SOFA için 30 Temmuz’da halk oylamasının yapılması öngörülmektedir. Ancak bu karar, tartışmaları da beraberinde getirmektedir.

ABD Dışişleri Bakanı Condoleeza Rice’ın referandumun anlaşmanın uygulanmasını etkilemeyeceğini söylemesine rağmen halk oylamasından önce yürülüğe girecek olan anlaşmanın, referandum sonucunda kabul edilmemesi halinde soruna nasıl bir çözüm getirileceği bilinmemektedir. Birleşik Irak İttifakı üyesi Cevad Taki, Irak halkının referandumda anlaşmayı reddetmesi durumunda Irak hükümetinin ABD ile yeniden müzakere etmesi gerektiğini ifade etmiştir. Ancak bu önerinin uygulanma ihtimalinin düşük olduğu değerlendirilmektedir. Dolayısıyla, parlamentoda onaylanan, ancak referandumda reddedilen bir anlaşmanın istikrarsızlığın artmasına neden olması kuvvetle ihtimaldir.

SOFA ile ilgili diğer bir sıkıntı, Irak Anayasasına aykırı olduğu görüşünden kaynaklanmaktadır. Anayasanın 61. maddesinin 4. fırkasına göre millet meclisi, uluslararası sözleşme ve antlaşmaların onaylanması için meclis üyelerinin 2/3 çoğunluğuyla yasa çıkarmakla yükümlüdür. ABD ve Irak arasında imzalanan SOFA ise meclisin 2/3 çoğunluğu tarafından bir yasa çıkarılmadan parlamentoda oylanmıştır. Dolayısıyla, SOFA’nın onaylanma sürecinin Irak Anayasasına aykırı olduğu ortadadır.

SOFA, Amerikan askerlerinin Irak’taki varlığının devamı ile sınırlı olmayıp her iki tarafa da bazı kısıtlamalar ve yetkiler vermektedir. ABD ve Irak arasında 17 Kasım’da imzalanmış olan anlaşma metninde Irak’ın egemenlik haklarının gözetildiği dikkati çekmektedir. Ancak anlaşmanın bazı maddelerinin gizli tutulduğu iddiaları mevcuttur. Bu maddelerin, Irak’ta bulunan Amerikalılara dokunulmazlık hakkının verilmesi; Amerikan güçlerinin hapishane dâhil askeri yerleşkeler kurabilmesi ve bunların Amerikalılar tarafından yönetilmesi; Irak hükümetinin Amerikan askeri üslerine müdahale yetkisinin olmaması; Amerikan güçlerinin Irak hükümetinin onayı olmadan güvenlik ve istikrarı bozan kişileri tutuklama yetkisine sahip olması ve Irak istihbarat, içişleri ve dışişleri bakanlıklarının 10 yıl süreyle Amerika’nın denetiminde olması konularını içerdiği iddia edilmektedir. Eğer bu konudaki iddialar doğruysa müzakere sürecinde Irak’ın egemenliğine vurgu yapan grupların, bu maddelere itirazlarının gündeme gelmesi ve tesis edilmeye çalışılan uzlaşı ortamının zarar görerek istikrarsızlığın artması beklenmektedir.

Müzakere sürecinde, SOFA’nın neden olduğu tartışma konularından bir tanesi de 2011 senesine kadar Irak’taki askeri varlığını devam ettirecek olan ABD’nin Irak üzerinden komşu ülkelere yönelik saldırı ihtimalinden kaynaklanmıştır. Ancak Irak Başbakanı El-Maliki, bu konudaki endişeleri ortadan kaldırmak için ciddi bir gayret sarf etmiş, anlaşma metnine ABD’nin Irak topraklarını kullanarak komşu ülkelere askeri bir operasyon düzenlemeyeceği garantisi eklenmiştir.

Komşu ülkelere de heyet gönderilerek anlaşma metni üzerine bilgi verilmiş, bu çerçevede Türkiye’ye Irak Enformasyon Bakanı El-Hekim başkanlığında bir heyet gelmiştir. Irak Kültür Bakanı Mahir Hadisi, Başbakan El-Maliki’nin Ürdün Başbakanı Nadir Dahabi’ye SOFA ile Irak’ta askeri varlığını devam ettirecek olan Amerika’nın Irak üzerinden komşu ülkelere saldırmayacağını garanti eden bir mektup gönderdiğini ve Irak’a komşu tüm Arap ülkelerine de benzer bir mektubun gönderileceğini ifade etmiştir. Ancak Ekim ayı sonunda Amerikan güçlerinin Irak üzerinden Suriye topraklarına yapmış olduğu operasyon, bu garantiye gölge düşürmektedir.

Sonuç olarak, SOFA Iraklı grupların büyük bir çoğunluğu tarafından kabul edilmemiştir. Irak’ın yeniden yapılandırma sürecinde kazanılan deneyimler, Iraklıların büyük bir çoğunluğu tarafından kabul görmeyen süreçlerin, istikrarsızlığı tetiklediğini göstermiştir. SOFA’nın yürürlüğe girmesiyle Şii-Sünni ve Sünni-Kürt arasında siyasi mücadelenin yaşandığı Basra, Bağdat ve Musul gibi önemli merkezlerde, önümüzdeki dönemde, çatışmaların artma ihtimalinin yükseleceği düşünülmektedir.



Özüm S. UZUN, 28 Kasım 2008 (Global Strateji Enstitüsü)
Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir.

Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Kullanıcı küçük betizi
Türk-Kan
Kuvva-i Milliye
 
İletiler: 6735
Kayıt: Pzt Şub 19, 2007 20:56

Şu dizine dön: Güney Yayı (Orta Doğu)

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

cron

x