İRAN MUSUL’UN NERESİNDE?

İRAN MUSUL’UN NERESİNDE?

İletigönderen Habip Hamza Erdem » Prş Eki 20, 2016 0:08

İRAN MUSUL’UN NERESİNDE?
ABD Kara Kuvvetleri’nde Savunma İstihbaratı eski başkanı olan tümgeneral (lieutenant-général) Michael Flynn, “Musul’un kurtuluşundan en kazançlı çıkacak İran’dır “ diyor.
Başkan adayı Trump’ın danışmanı da olan Michael Flynn devam ediyor “Bunun yankısının ise Saint Bernardino, Orlando, New York ve Minneapolis’te duyumsanacağını yani tüm Amerika’yı etkileyeceğini söyleyebiliriz”.
Hani ABD, başkanlık seçimleri dolayısıyla ‘Musul harekâtı’nı başlatmıştı?
Yine ‘yenilmek için’ mi başlattı acaba?
Yoksa ‘iş içinde bir iş’ mi var?
Buraya bir ‘mim’ koyalım o zaman..
Türkiye’de henüz kimse dillendirmese de, ‘Musul Harekâtı’nın İran’a yarayacağını, sonuçta İran’ın ‘baskın geleceğini’ dünya-alem bilmekte.
‘Musul harekâtının içinde de olacağız sonunda da’ diyenlere ise, sen ancak ‘hava’sında olabilirsin denildi.
Pekiyi nasıl oluyor da ABD, kırk yıllık ‘düşman’ı İran’ı, elli yıllık ‘dostu’ Türkiye’ye karşı yeğlemektedir?
Yoksa ‘iş içinde başka bir iş’ daha mı var?
Buraya da bir mim koyalım etsin iki mim..
Şimdi ‘muhtar’ları toplayıp ‘oraya da girerim, buraya da’ diye ‘nutuk çekmek’ bir yana; şu koca Devlet’in yazgısıyla fazla oynama demek, boynumuzun borcu mudur değil midir?
Gelin birlikte düşünelim o zaman:
Suriye’de bir ‘cephe’ açılmış olsun.
İçeride, bölücülük, dinci irtica ve ‘sahte sol’ ise ayrı birer cephe olsunlar.
Karadeniz, Ege ve Doğu Akdeniz.. etti yedi.
Akdeniz ve dolayısıyla Kıbrıs’la eder sekiz.
Ermeni-Azeri’yle ‘cephe’ sayısı etti mi dokuz?
Musul/Kerkük alın size ‘on cephe’.
Bunlar III.Abdulhamit’in ‘kişisel sorunları’ değil, ülkemizin Devleti ve Milletiyle ‘birlik ve bütünlük sorunları’ mıdırlar değil midirler?
Bir ‘Devlet Başkanı’, on cepheden birinde de mi ‘doğru’ bir tutum belirleyemez?
Dokuzundan vazgeçtik, Musul konusunda ‘Ben de varım diyorsan’ Barzani’nin arkasında ne işin var?
Yirmibirinci yüzyılda ‘Osmanlı/Fars’ zıtlığında diretmenin ne anlamı var?
Bir insan bu kadar mı ‘tutucu’ olabilir?
Bu kadar mı ‘..az kafa’!
Hani İran bizim ‘bağlaşığımız’ olacaktı?
Hani ‘Yurtta sulh cihanda sulh’ diyecektik?
Şimdi yurtta da ‘sulh’ kalmamıştır cihanda da..
Şavaşın tam ortasındayız ve en az on cephemiz var.
İran ve Suriye ile olan ‘maddî’ sorunlarımızı çözmek ise ‘çocuk oyuncağı’.
Amma velakin şu dört parmak yok mu, şu Rabia mıdır ne, belimizi kırmakta..
O Rabia yüzünden Talabani’nin dostluğunu İran dostluğu’na yeğliyoruz.
ÖSO’nun dostluğunu Suriye dostluğuna...
Bu mu ‘Devlet idaresi’, bu mu ‘strateji’, bu mu jeopolitik?
Şimdi yukarıda sözünü ettiğimiz ‘mim’lerimize gelelim.
ABD o denli ‘aptal’ değildir; yapmak istediği Türkiye/İran rekabetini kızıştırmak ve araya bir ‘nifak’ sokmaktır.
İran’la kendisi savaşacağına Türkiye’yi savaştırmaktır.
Ve o arada, Türkiye’yi, kendi dostu ve İsrail yamağı Barzani’nin kuyruğuna takmaktır.
O Barzani ki, yanına kimi alırsa, son çözümlemede ABD ve İsrail çıkarlarına ‘hizmet’ yoluna koymaktadır.
O Barzani ki, yanına kimi alırsa, son çözümlemede İran’a ve Suriye’ye ‘düşmanlık’ yoluna girmiş olmaktadır.
Alın size on değişkenli bir denklem.
Ama bir tek ‘sabit sayı’.
Bütün ekonomik, politik, stratejik, jeopolitik, teokratik, demokaratik, sokratik sorunlar gelip zavallı ‘Barzani’nin külahında düğümleniyor mu düğümlenmiyor mu?
Çözümü ise, yıllarca sucuk firmasının muhasebesini tutmaktan değil, beşikteki bir çocuğun saflığıyla, çevresindeki insanları ‘dinsel nas’larının dışında görmekten geçiyor.
Zerri miskal kadar ‘akıl’ yetiyor.
‘Kin’den uzak durmak, gerekirse nikotin almak gerekiyor.
Habip Hamza Erdem
Kullanıcı küçük betizi
Habip Hamza Erdem
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 1100
Kayıt: Cum Haz 26, 2009 20:01

Şu dizine dön: Habip Hamza ERDEM

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x