İsmet İnönü kimdir? - Halûk TARCAN

Tartışma Alanı

İsmet İnönü kimdir? - Halûk TARCAN

İletigönderen Türk-Kan » Cum Nis 17, 2009 10:45

Eğer İsmet İnönü bunları yapmamış olsaydı Obama şimdi gelip bizlere Sevr'i kabul edeceksiniz diyemezdi


1938 ekim.. Atatürk Dolmabahçe'de hasta yatağındadır

Her yıl 28 teşrini-evvel'de(Ekim)Türkiye Büyük Millet Meclisi onun nutkunla açılırdı.. Ertesi gün, 29 ekim Cumhuriyet bayramı gösterilerinde tüm Büyük Millet meclisi üyeleri ve hükûmet erkânı hazır bulunurlardı.

Bu yıl, 1938… Atatürk çok hasta olduğundan hazırladığı nutku Başvekili (Başkaban) Celâl Bayar Mecliste okumuştu.

Bu nutukta, Atatürk, kendisinden sonraki dönemi ve ülkemizi bu günlere getiren şartlara dikkati çeken ileri görüşünü şu cümle ile ifade ediyordu :

İKİLİ ANLAŞMALAR TARAFLARDAN BİRİ'NİN ESARETİ İLE SONA ERER...

VE DE, âdetâ dikkat diyordu

'bağımsızlık politikamızdan ayrılmayınız'

Şimdi "İnönü Kimdir" yazısını okuyalım :



İSMET İNÖNÜ KİMDİR? (1884-1973)

Bu konuda İnönü'nün kişisel yaşamını biyograflara bırakıp, İnönü'nün Cumhurbaşkanlığından itibaren yapmış olduğu anlaşmalara geçiyoruz.

    *Atatürk'ün ölümünden yalnızca altı ay sonra Türkiye; 12 Mayıs 1939'da İngiltere, 23 Haziran'da da Fransa ile iki ayrı deklarasyona imza attı. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Şükrü Saraçoğlu İngiltere Büyükelçisine, bu anlaşmalarla ilgili olarak, "Türkiye'nin bütün nüfuzunu Bati devletlerinin hizmetine verdiğini" söyledi. Bu iki deklarasyon, daha sonra 19 Ekim 1939 tarihinde "Üçlü İttifak Anlaşması" haline getirildi. Bu anlaşmanın yapıldığı günlerde, İngiltere ve Fransa, Almanya ile savaş halindedir ve 2. Dünya Savaşı sürmektedir. Atatürk politikalardan ilk ödün, Atatürk'ün üzerinde en çok durduğu konulardan biri olan diş siyaset konusunda verilmiş, 15 yil önce savaşılan Batı'yla ittifak içine girilmişti. Oysa Atatürk, bağımsızlığa özen gösterilmesini, özellikle Batı'yla ittifak anlaşmaları yapılmamasını istemişti. Ölümüne yakin "Türkiye tarafsız kalmalıdır, bir ittifak içine girmemelidir'" diyerek vasiyet niteliğinde önermelerde bulunmuştu. Ancak, yerine geçenler, ölümünden yalnızca 6 ay sonra, Batı'yla ittifak anlaşmaları imzalamışlardı. ( http://www.1001kitap.com/Guncel/Metin_A ... m1938.html )

    * 1939 Üçlü İttifak Anlaşmasıyla başlayan Batı'ya bağlanma süreci, savaşın bitmesi ile olağanüstü hız kazandı. Türkiye, toplumsal düzeni, siyasi işleyişi ve ekonomik gereksinimlerine uygun düşmemesine karşın, ABD'nin isteği üzerine 'çok particiliği' kabul etti ve 24 Ekim 1945'te kurulan Birleşmiş Milletler'e girdi. BM'den sonra kurulan hemen tüm uluslar arası örgütlere; inceleme yapmadan, araştırmadan ve bilgi sahibi olmadan üye oldu. 14 Şubat 1947'de Dünya Bankası, 11 Mart 1947'de IMF, 22 Nisan 1947'de Truman Doktrini, 4 Temmuz 1948'de Marshall Planı, 18 şubat 1952'de NATO, ve 14 Aralık 1960'da OECD'ye katildi. Bunlardan başka, sayısını ve niteliğini bile tam olarak bilmediği, çok sayıda ikili anlaşmaya imza attı. Gümrük Birliği Protokolüyle kapılarını AB'ne açtı. IMF ve Dünya Bankası ile bütünleşti. Türkiye'nin katıldığı tüm uluslararası anlaşmaların ortak özelliği, Batı'ya bağımlılığın arttırılması ve egemenlik haklarının törpülenmesiydi.

    * ABD ile yapılan ilk ikili anlaşma, daha savaş bitmeden 23 Şubat 1945'te imzalanan anlaşmadır. Borç verme ve kiralamalarla ilgili olan bu anlaşma, TBMM'nde 4780 sayıyla yasalaşmıştır. Anlaşmanın temel özelliği; adinin "Karşılıklı Yardim Anlaşması" olmasına karşın, ABD isteklerinin Türkiye tarafından kabul edilmesi ve Türkiye'yi ağır yükümlülükler altına sokmasıdır. Anlaşmada, koruyucu hükümler olarak yer alan maddelerle, Türkiye'nin değil, hiçbir yükümlülük altına girmeyen ABD'nin "hakları" koruma altına alınmaktadır. Anlaşmanın 2.maddesi şöyledir: "T.C. Hükümeti, sağlamakla görevli olduğu hizmetleri, kolaylıkları ya da bilgileri ABD'ne temin edecektir." Böyle bir maddenin bağımsız iki ülke arasında yapılan bir anlaşmada yer alması elbette mümkün değildir. T.C. Hükümeti, ABD'ne hizmet sunmakla görevli olacak ve bu görevin sınırı da belli olmayacaktı.

    * İkinci anlaşma, 27 Şubat 1946 tarih ve 4882 sayılı yasayla kabul edilen bir kredi anlaşmasıdır. Bu anlaşmanın özü, dünyanın değişik yerlerinde ABD'nin elinde kalan ve geri götürülmesi pahalı olan, eskimiş savaş artığı malzemeyi satın alması koşuluyla Türkiye'ye 10 milyon dolar borç verilmesidir. Bu anlaşma, Türkiye'yi her yönden bağımlı hale getirecek anlaşmalar dizisinin öncülerindendi ve ulusal güvenliğe zarar veren ağır koşullar içeriyordu. ( http://www.1001kitap.com/Guncel/Metin_A ... siyor.html )

    * 27 Aralık 1949 da imzalanan Eğitim ile İlgili Anlaşma; Türk Milli Eğitimine yön verecek olan yönetim istenç (irade)ine, ABD'nin önce ortak edilmesi, daha sonra belirleyici olmasını sağlayan bir anlaşmadır. Anlaşmanın sonuçları, en ağır biçimiyle bugün yaşanmaktadır. Türk milli eğitimi artik, yönetim biçiminden içeriğine kadar her yönden milli olmaktan uzaktır ve 'planlanmış' bir bozulma içindedir. Ulusal eğitimin çözüm bekleyen sorunları, özel kişi ve gruplara bırakılmış, paralı eğitim yaygınlaştırılmıştır. Öğrenciler, okul bitiren ancak bir şey öğrenmeyen kimliksiz bir kitle haline getirilmiştir. ( http://www.1001kitap.com/Guncel/Metin_A ... isgal.html )

    * Türkiye, Atatürk'ten sonra yabancı bir devlete ekonomik imtiyaz tanıyan ilk ikili anlaşmayı, 1 Nisan 1939'da ABD ile yaptı. 5 Mayıs 1939'da yürürlüğe giren bu anlaşmaya göre, Türkiye Amerika'ya "gerek ithalat ve ihracatta ve gerekse diğer bütün konularda en ziyade müsaadeye mazhar millet statüsü" tanımıştı. Ayrıca, ABD sanayi malları için yüzde 12 ile yüzde 88 arasında değişen oranlarda gümrük indirimleri sağlanıyordu. ( http://www.1001kitap.com/Guncel/Metin_A ... isgal.html )

    * Aynı yıl İngiltere'den 37 milyon sterlin, Fransa'dan 264 milyon frank; 1942 yılında Almanya'dan 100 milyon mark borç alınıyor ve bu borçlarla T.C. Hazinesinin borç yükü yüzde 266 oranında arttırılıyordu. ( http://www.1001kitap.com/Guncel/Metin_A ... isgal.html )
Aktaracak , yazacak , yorumlayacak çok şey var elbette ancak şimdilik bu kadarı yeterli. İsmet İnönü'yü kimler gömdürdü ANITKABİR'e, hem de ATA'nın tam karşısına gelecek şekilde. Üstelik Mozole de yapıldı, yani 2. Mozole 2.adamı temsil ediyor, öyle değil mi ?

Zamanla ortaya çıkacak gerçekleri hesap edenler, ANITKABİR'i Devlet Erkanı mezarlığı haline dönüştürmeye de çalıştılar ki, sinsi oyunlarına kılıf teşkil etsin .

Başta İnönü olmak üzere kim gömülmüşse ATAMIZ için yapıldığı iddia edilen ANITKABİR'e derhal hepsi ANITKABİR dışına çıkartılmalıdır !

Hani ANITKABİR MUSTAFA KEMAL İÇİN YAPILMIŞTI ? İspatını istiyoruz ey rozetçi, gardropçu Mustafa Kemal severleri..!


Not : Bu yazı, son bölümde yorum katkım olmakla birlikte alıntıların aktarımıdır.


Kaynak:
http://www.haluktarcan.com/sonnutuk.htm
Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir.

Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Kullanıcı küçük betizi
Türk-Kan
Kuvva-i Milliye
 
İletiler: 6733
Kayıt: Pzt Şub 19, 2007 20:56

Devlet ve Siyaset

İletigönderen jamesB07 » Cum Nis 17, 2009 17:31

ben, ismet inonu'nun asker kisilligine birsey demem,ancak;dis politika konusunda disa bagimli uygulamalar yapmistir.
Turkiye'nin bugunku icinde bulundugu disa bagimliligin temellerini atmistir.O yuzden Ismet Inonuyu oldum olasi sevme-
dim!simdide sevmiyorum.Kim ne derse desin, bagimsiz Turk Cumhuriyetini dis ulkelerle anlasmalara bagimli duruma ge-
tirmistir.
Kullanıcı küçük betizi
jamesB07
Üye
Üye
 
İletiler: 153
Kayıt: Pzr Eyl 28, 2008 2:39


Şu dizine dön: Devlet ve Siyaset

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x