İsrail, ABD ve İngiltere’nin Hedefindeki Türkiye

İsrail, ABD ve İngiltere’nin Hedefindeki Türkiye

İletigönderen gamze köse » Cmt May 19, 2018 15:53

Resim

Dünyayı hizaya getirme rolünü üstlenen İsrail, ABD ve İngiltere bölgesel savaşlarda artık ellerini kirletmemektedir. Emperyalist devletler, yeni yöntemlerle başka ülkeleri sömürmektedir. Bu sömürgecilik yöntemlerinde de ‘sivil’ örgütlerden yararlanmaktadırlar. CFR gibi küresel örgütlerin ağlarıyla örülmüş, sözde ‘barışçıl’ söylemlerle, göz boyama taktikleriyle asıl hedeflenen “Tek Tip Dünya Düzeni” gizlenmektedir.

Hedefe giden bu yola bariyer koyan ulus-devlet anlayışıdır. Bu anlayışa sahip olan ülkelerin ortadan kaldırılması ana görevdir. Bu yüzden de lime lime edilmiş ülke toprakları amaçlanmaktadır ki; “Tek Tip Dünya Düzeni”ne kolayca egemen olunsun.

Tüm dünyanın kaderi, küresel şirket ve örgütlerin, uluslararası para babalarının kararlarına terk edildi. CFR’de masumane gibi görünen örgütlerin en başında yer alıyor. ABD’nin dünyaya yayılma siyasetinin belirlenmesi için 1921 yılında Dış İlişkiler Konseyi (CFR) kuruldu.

Kuruluşunun asıl amacı; ABD’nin arkasındaki güç Yahudilerin, petrol ve doğalgaz gibi önemli ekonomik gelir kapısı olan yer altı ve yer üstü doğal kaynaklara sahip olmasına hizmet etmektir. CFR gibi güç merkezleri kurularak, ‘Tek Tip Dünya Düzeni’nin siyasal ve ekonomik güç yönetiminin elde tutulması sağlanmaktadır.

Prof. G. William Domhoff (Kaliforniya Üniversitesi – Sosyolog), CFR yöneticileri ve destekçileri hakkında Who Rules America? adlı kitabında, bu konuyla ilgili önemli sayısal veriler vermektedir. “En büyük 500 şirketin %37’sinin bir çalışanı ya da yöneticisi CFR üyesidir. Şirket büyüklüğüne göre CFR’de üye sayısı artmaktadır. En büyük 100 şirketinin %70’inin, en büyük 25 şirketin %92’sinin yöneticisi CFR üyesidir. En büyük 25 bankanın 21’inin yöneticisi ve en büyük 25 sigorta şirketinin de 16 yöneticisi de üyedir. (Mustafa Yıldırım, Sivil Örümceğin Ağında, s. 324)

CFR’nin üyeleri arasında büyük ölçekteki Amerikan şirketlerinin en üst düzey yöneticileri, ABD başkanları, senatörler, NATO’nun önde gelen komutanları, bankerler, medya patronları, teknoloji şirketlerinin sahipleri, büyükelçiler, seçilmiş hukukçular ve zenginler kulüplerinin temsilcileri yer almaktadır.(Mustafa Yıldırım, Sivil Örümceğin Ağında, s. 324)

CFR’nin Yönlendirmesiyle Ülkelere Sızma

ABD’nin görünmez eli CFR ile ülkelere sızılıyor. CFR, ABD’nin petrol zengini ülkelerle doğrudan savaşmasını istemiyor. ABD adına savaşacak ülkeleri kullanıp, örgütlüyor. Bu ülkelerin başında da Türkiye gelmektedir.

ABD, Türkiye’ye NATO görevi dışında, Ortadoğu’da bekçilik görevi de veriyor. Ortadoğu’daki çıkarlarına yönelik Türkiye’de üsler bulunduruyor. Ortadoğu ve diğer petrol zengini ülkelerin paylaşımı için Türkiye eldiven görevi görüyor.

Washington Yakın Doğu Araştırmaları Enstitüsü (WINEP), CFR-ABD Ordusu-Dışişleri ile yabancı ülkeler arasında bir köprüdür.

WINEP’in Türkiye raportörü Soner Çağaptay’ın 2004 yılında yayınladığı yazısından CFR’nin gözündeki Türkiye'nin görevini anlayabilirsiniz.

• Türkiye’de NATO merkezi kurulmalıdır. Bu merkez, Büyük Ortadoğu’nun cephe toprakları olan Orta Asya ve Kafkasya’nın NATO yörüngesine çekilmesine yardım edecektir.

• Bu 12 ülkenin Türkiye ile tarihsel, ırksal (etnik) ve dinsel yakınlıkları vardır. İçlerinden 10’u ise Müslüman çoğunluğa ya da büyük Müslüman topluluklara sahiptir. Türkiye, NATO merkezi olursa bu ülkeleri NATO’ya bağlayabilir ve onları Batı Dünyasına yakınlaştırabilir. (Mustafa Yıldırım, Sivil Örümceğin Ağında, s. 329)

CFR’nin akıl hocalığıyla, İsrail-ABD ve İngiltere ortaklığıyla ülkelere sızma, CFR’nin seçilmiş temsilcileri ile ‘demokrasi’ operasyonlarıyla gerçekleştiriliyor. Ya da altındaki yönlendirici diğer toplumsal ağlarla gerçekleştiriliyor. Bu yüzden, Türkiye ile İsrail ilişkilerinin kötüye gitmesi ABD’nin pek işine gelmiyor. Ortadoğu’nun sevilmeyen iki ülkesi İsrail-ABD, giderek İslamlaştırılan Türkiye üzerinden projelerini hayata geçirmek istiyorlar. Büyük Ortadoğu Projesi’nin temel kıvrımları Türkiye'nin dostluğundan geçiyor. Hem de Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanlığını üstlenen bir liderimiz de varken(!)

Türkiye, emperyalistler için kilit ülkedir. Kilidi kim elinde tutarsa, kapıyı o açar. Bu durumda kimse kilidi kaybetmek istemiyor. Her ne kadar da İsrail ve ABD ile Türkiye’nin ilişkileri bozul(muş) gibi gözükse de arka bahçede durum öyle değil. Sadece bir süreliğine yörüngesinden çıkan Türk hükümeti, İngiltere aracılığıyla yörüngesine girmeye çalışıyor. Seçim öncesi seçmenin gözünde şirin gözükmek zorunda olduğundan, bir süre daha İsrail-ABD ile arası bozuk saat gibi olacak. Ekonomik yönden de sıkıntıda olan Türkiye, İngiltere ile ekonomik gerdeğe girmek zorunda bırakıldı.

Türkiye'nin bir yandan Rusya ile olan yeni aşkı, bir yandan da ‘eski’ aşkı ABD ile olan ilişkisi, Türkiye’yi hangi noktalara vardıracak?

Son söz olarak; avutmayın, bu milleti sahte sözlerle! Çözüm ne? Onu, hele bir söyleyin de bilelim! Nefretle kucaklaşıp gibi yapıp, sonradan düşmanınızla aşk ile sevişmeyin!

Gamze Köse
Kullanıcı küçük betizi
gamze köse
Üye
Üye
 
İletiler: 27
Kayıt: Prş Oca 12, 2012 16:30

Şu dizine dön: Sizin Makaleleriniz

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x