İstanbul değil, Konstantiniyye! / Yılmaz DİKBAŞ

İstanbul değil, Konstantiniyye! / Yılmaz DİKBAŞ

İletigönderen Balasagun » Pzr Oca 10, 2016 9:36

İSTANBUL DEĞİL, KONSTANTİNİYYE!


Resim
Hz. İsa’dan 667 yıl önce, yani MÖ 667’de, günümüz İstanbul’un bulunduğu yerde Bizans adlı bir şehir devleti kuruldu.

MÖ 196’da Romalılar Bizans’ı işgal etti.

11 Mayıs 330 tarihinde, Roma İmparatoru I. Konstantin, Bizans’ı imparatorluğunun yeni başkenti seçti. Bu tarihten sonra şehre “Konstantin’in Şehri” anlamına gelen Konstantinopolis adı verildi.

Osmanlılar, Yunanca özel bir isim olan Konstantinopolis’e, yine aynı anlamda, Osmanlıca Konstantiniyye dediler.

29 Mayıs 1453 tarihinde Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet, Konstantiniyye’yi ele geçirdi.

Fatih Sultan Mehmet, tarihte yeni bir çağın başlangıcı olarak gösterilen Konstantinopolis’in fethinden sonra şehrin Yunanca ismini değiştirmedi, şehre İstanbul adını vermedi!

Yalnız Fatih Sultan Mehmet değil, ondan sonra gelen tüm Osmanlı padişahları döneminde de şehrin resmi adı Yunanca Konstantinopolis, Osmanlıca Konstantiniyye değiştirilmedi!

29 Mayıs 1453 tarihinden Osmanlı yıkılıp gidinceye kadar geçen dönemde İstanbul’un resmi adı hep Konstantiniyye olarak kaldı!

Yani Osmanlı, 470 yıl resmen Konstantiniyye dedi, İstanbul demedi!

Bu demektir ki, Osmanlı hiçbir zaman “İstanbul” adını benimsemedi, resmen hiçbir zaman kullanmadı.

Osmanlı’nın İstanbul adını benimsemediğini, yalnız dış ilişkilerde değil, içte de sürekli olarak Konstantiniyye adını kullandığını gösterir bir örnek sunacağım.

Osmanlı tahtında Padişah II. Mahmut oturmaktadır.

1811 yılında Osmanlı-Rus savaşı başlar.

Osmanlı savaştan yenik çıkar. Büyük toprak kayıpları yaşar.

28 Eylül 1812 tarihinde Ruslarla, Bükreş Antlaşması imzalanır. Bu anlaşmaya göre Osmanlı Rusya’ya 30 milyon altın savaş tazminatı ödeyecektir.

Ancak anlı şanlı Osmanlı’nın hazinesi tam takırdır, bu tazminatı ödeyecek parası yoktur!
Yalnız paraya ihtiyacı olduğunda Anadolu halkını hatırlayan Osmanlı, savaş tazminatını ödeyebilmek için tüm Anadolu’da “yardım kampanyası” başlatır.

Yoksulluğuna rağmen Anadolu Türk halkı devletine sahip çıkar, elde avuçta ne varsa vererek devlet borcunun ödenmesine katkıda bulunur.

İşte bu yardım kampanyası sırasında en büyük parasal katkı, günümüz Afyonkarahisar’ın ilçesi Sandıklı’dan gelir.

Rusya’ya savaş tazminatının ödenmesinden sonra Padişah II. Mahmut, Sandıklı’yı ödüllendirmek için “Sandıklı Altını” bastırır.

Çifte (3,5 gram), tam (1,75 gram) ve yarım (0.85 gram) olarak bastırılan altınların bir yüzünde “Gazi Mahmut Han”, diğer yüzünde ise altınların bastırıldığı yer olan “KONSTANTİNİYYE” yazılıdır.

İstanbul değil, Konstantiniyye!

Öyleyse, İstanbul’a Konstantiniyye demek bir Osmanlı geleneğidir.

Osmanlı’nın bu geleneğini bozan, Atatürk Cumhuriyeti olmuştur.

28 Mart 1930 tarihinde çıkarılan “Türk Posta Hizmet Kanunu” ile Konstantiniyye adı resmen değiştirilerek İstanbul adını almıştır.

Bu tarihten sonra yabancıların da İstanbul adını kullanması talep edilmiştir.

Yurtdışından gönderilen mektuplarda adres olarak Konstantinopolis yazılı olanlar geri gönderilmiştir.


Değerli Dostlar,

Şimdi benim başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu olmak üzere, tüm Osmanlı Sevdalısı yazar, çizer, televizyon programcılarına, üniversitelere, üniversite hocalarına, Osmanlı Ocakları türünden sivil toplum örgütlerine bir önerim var:

Hemen bir yasa çıkarılarak İstanbul’un adı Konstantiniyye yapılmalıdır.

Yeniden Osmanlı geleneğine dönülmelidir.

Böylece Atatürk Cumhuriyeti ile yapılan hesaplaşmada bir aşama daha yaşanmış olacaktır.

Şimdiden kutluyorum.

Artık İstanbul yok, Konstantiniyye var!

Türkiye’ye ve tüm İslam Âlemi’ne hayırlara vesile olur inşallah!

Amin!..

Yılmaz DİKBAŞ, 9 Ocak 2016, Cumartesi
dikbas@kalinka.com.tr
0532 233 31 52
“Efendiler, aziz milletime şunu tavsiye ederim ki, bağrında yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki aslî cevheri çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an feragat etmesin”
Kullanıcı küçük betizi
Balasagun
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 3524
Kayıt: Cum Eki 17, 2008 13:18

Şu dizine dön: Yılmaz DİKBAŞ

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x