İsyan! / Figen ÖZEN

İsyan! / Figen ÖZEN

İletigönderen Balasagun » Pzt Eki 27, 2014 10:23

İsyan!

Resim
“23 Ekim’de Kağızman’da 3 HPG gerillasının infaz edilmesinden sonra, bugün de Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde üç asker öldürüldü.”

Bu satırlar PKK’nın siyasi görünümlü militanlarının kurduğu, katillerin TBMM’deki uzantısı bir partinin, HDP’nin genel merkez sitesinden aynen alınmıştır.

GENELKURMAY: UZMAN JANDARMA ÇAVUŞ VE 2 JANDARMA ER ŞEHİT OLDU

“Bölücü Terör Örgütü mensubu silahlı üç terörist tarafından; 25 Ekim 2014 günü saat 16.00’da, Hakkâri İli Yüksekova İlçe Merkezinde düzenlenen silahlı saldırı sonucu, bir Uzman Jandarma Çavuş ve iki Jandarma Er şehit olmuştur. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, şehitlerimizin değerli ailelerine ve yüce milletimize başsağlığı ve sabırlar dileriz.”


HDP’nin sitesinde yayımlanan satırlar buram, buram intikam kokmaktadır. Vatana katılan üç yiğidimizin aziz bedenleri üzerinde tamtam çalınarak, bayram ilan edilmektedir.

Üç yiğidimiz Jandarma’dır. Kökleri budanmak istenen ulu çınarın dallarıdır. Üç yiğidimizin şehit edilişi, gerek Davut’un oğlu gerek İngiliz vatandaşı bakan tarafından son derece normal karşılanmaktadır. Onlar için katil PKK değil, “çözüm süreci” baltalamak isteyen dış güçlerdir.

Akbabalar ve leş kargaları teröristlerin cesetleri üzerinden misilleme yapmakta ve CFR’nin göbek bağını kesip iktidar koltuğuna oturttuğu Amerikan projesi parti; hala çözüm süreci dedikleri küresel ihanet projesinin savunuculuğunu yapmaktadır. Bu proje; kendini Müslüman zannedenlerin Evanjelizm’e, Siyonizm’e açıkça hizmetkârlık yapmasından başka bir şey değildir. İktidar PKK’ya hizmet ederek, bu güruha çok istedikleri “siyasallaşma sürecini” adeta armağan etmiştir.

Ve PKK bölgede inisiyatifi ele geçirmiş, devlete kafa tutmaktadır. Ne yazık ki devleti idare ettiklerini iddia edenler, bu kafa tutuşa misliyle cevap vermekten kaçınmaktadırlar.

Korkularının tek sebebi, çıkarlarına hizmet ettikleri küresel efendileri tarafından al, aşağı edilmektir.

“BİZ; GERÇEK İDEALİ DİN GİBİ DAVRANACAK ÇIKARCI GRUBU İDARECİ OLARAK GETİRMEYE ÇALIŞACAĞIZ…Panislamizm’i ezemeyiz, bu tıpkı Batı’daki milliyetçilik gibidir. Bizim şimdiki amacımız bölmek, arkadaş gibi davranıp kazanmak ve sonra hükmetmek olmalıdır…” 1919-1920
İNGİLİZ BELGELERİNDEN
İktidar; 1919-1920 yıllarında İngiliz Amirali SirRobeck’in, LordCourzon’a yazdığı istihbarat raporunda tanımladığı iktidardır.

Tavuk, oğlak, teke, koç, deve… Bunların tamamı sırasıyla bu güruha takdim edilmiştir. Adına da “Çözüm süreci” ve/veya ihanete süslü bir isim bulunmuş “milli birlik” denmiştir.

Onların “milli birlik” dedikleri, çöplükten çıkarıp diriltmeye çalıştıkları “Sevr”in 21.yüzyıl güncellemesidir. İktidar; 1919-1920 yıllarında İngiliz Amirali SirRobeck’in, LordCourzon’a yazdığı istihbarat raporunda tanımladığı iktidardır.

Tavuk, oğlak, teke, koç, deve… Bunların tamamı sırasıyla bu güruha takdim edilmiştir. Adına da “Çözüm süreci” ve/veya ihanete süslü bir isim bulunmuş “milli birlik” denmiştir.

Onların “milli birlik” dedikleri, çöplükten çıkarıp diriltmeye çalıştıkları “Sevr”in 21.yüzyıl güncellemesidir.

Genel Kurmay’ın yayımladığı mesaja gelince; bu mesaj üç evladını vatana katan bir babanın acısını yansıtmaktan çok uzaktır. Üstelik devletine kafa tutan bir terör örgütünün askerini kalleşçe şehit eden ihanetine karşılık veren bir azim ve kararlılık da yoktur bu mesajda... Sıradan, basit bir başsağlığı mesajıdır.

Genel Kurmay, Türk milletinin büyük bir çoğunluğunda hayal kırıklığına neden olmuştur ne yazık ki…
…………

Yüksekova’da şehit edilen üç askerimiz sivildir ve silahsızdır. Beyni küresel çeteler tarafından iğfal edilmiş, anası belli çok babalı teröristler tarafından üç yiğidimiz kalleşçe şehit edilmiştir. Ve bu katiller, mezhebi gayri sahih mahlukatlar sırtını çözüm sürecinin mimarı iktidara yaslamışlardır.

Polis lojmanları taranmakta, sadece askerimiz değil, Türk milletinin onuru ve namusu da katledilmektedir.

Türk’ün bayrağı yerlerde sürünmekte, askeri birliklerde dahi gönderden indirilmektedir. Türk vatanına tecavüz edilmesine ses çıkarmayan siyasetçiler, birbirleriyle “İktidar çözüm sürecini başaramadı, biz başaracağız” yarışmakta ve ihanete ortak olmaktadırlar.

Tarihin hiç bir döneminde Türk milleti böylesine zelil bir duruma düşürülmemiştir. Koskoca devlet üç buçuk eşkıyanın önünde diz çökmeye mahkum edilmiştir. Türk milletinin sessizliğe büründüğü noktada vatan ana isyan etmektedir.

Vatan ananın, Anadolu’nun isyanına kulak verin, dinleyin toprağın hıçkırmasını….

“ÜÇ ŞEHİT! Hiç kimse hikaye anlatmasın bana. Hiç kimse... Ne “VATAN SAĞ OLSUN” ne de “ŞEHİTLER ÖLMEZ, VATAN BÖLÜNMEZ” sloganı ile çıkmasın karşıma. Boğazımda bir yumruk, yüreğimde bir hançer var. Evlatlarını kaybetmiş bir anayım ben.

Ya o üç eve düşen ateş, yürek yangını? Siz şarkı paylaşmaya devam edin. Ama unutmayın o ateş bir gün sizin de evinize düşebilir.

Eğer varsa; HÜKÜMET derhal istifa etmelidir. Çünkü “Çözüm süreci” benim evlatlarımın katilidir.
156 JANDARMA, orada mısın? Ya sen TSK, neredesin?

Bu katillere verecek cevabınız, atacak kurşununuz yoksa nöbeti benim kızlarıma, Anadolu kadınlarına devredin.

“Mustafa Kemal’in bacıları biliyor oğul

-ya kurtuluşa nikâh

-ya acıya ah

Ve “Ana”dolu’m ki göğüs göğse

Fatma Seher, Fatma Çavuş, Yirik Fatma, Tayyar Rahmiye,

Ayşe Çavuş, Binbaşı Ayşe, Çete Ayşe, Asker Saime

Gördesli Makbule, Gül Hanım, JandarkNezahat, Rukiye,

-Mehmetçikle el ele”

Onlar, analar evlatlarının katillerinden intikam almasını çok iyi bilirler.

Tıpkı Bağımsızlık Savaşı'nda olduğu gibi “namusumuz” dedikleri vatanı da savunurlar, canlarından can kopararak dünyaya getirdikleri evlatlarını da…


Çok iyi bildikleri bir şey daha vardır benim kızlarımın. Onlar canlarından aziz tuttukları evlatlarını bu vatan için feda etmesini de bilirler. Acılarını yüreklerine gömerler, başları dimdik yürürler vatan topraklarında.

Oğullarının kanıyla kutsanmış al bayrağa sarılarak uyurlar, ağladıklarını göstermezler o şerefsiz katillere.

Onlar gerekirse dudaklarında bir gülücükle, ak yazmaları al kana boyanmış vatan topraklarıyla sessizce kucaklaşmasını da bilirler ey oğul…”


Vatan ana isyan etmektedir. Bu sese, bu isyana cevap verecek bir millet aranmaktadır.

Ramazan Gülle, Ramazan Köse ve Yunus Yılmaz… “Bir hilâl uğruna” batan üç güneş… Mekanınız cennet, yolunuz açık, yoldaşınız ebedi Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitlerimiz olsun.

Önünüzde utançla, saygı ve minnetle eğiliyorum.


Figen ÖZEN, 26 Ekim 2014
“Efendiler, aziz milletime şunu tavsiye ederim ki, bağrında yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki aslî cevheri çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an feragat etmesin”
Kullanıcı küçük betizi
Balasagun
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 3524
Kayıt: Cum Eki 17, 2008 13:18

Şu dizine dön: Figen ÖZEN

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

cron

x