Kanun Benim… / Ali ERALP

Kanun Benim… / Ali ERALP

İletigönderen Gamze Okur » Çrş Oca 02, 2019 12:22

“Kanun Benim…”

Türkiye’de orman yasaları yürürlükte. Hem de yabanıl orman yasaları.

Gücü yeten gücü yetene.

Sömüren sömürene. Çalan çalana, çırpan çırpana…

Köşe başlarını tutan, varlıklı, bileği güçlü, iktidar destekli bazı kimseler istediğini alıyor, istediğini satıyor, dilediğini gerçekleştiriyor.

Su akarken testiyi doldurmaya çalışıyor.

Çoluğuna, çocuğuna, torununa, yedi sülalesine yetecek servet ediniyor.

Mal-mülk, zenginlik, kişisel çıkar söz konusu olunca bu insanlar ne yasa tanıyor ne hukuk… Ne ulusal varlık tanıyor ne vatan…

Ağaçları, suları, kuşları, börtü böceği, bebeleri, insanları, yani tüm Türkiye’yi bir kalemde silip atıyor. “Tümünün de canı cehenneme… Kanun benim… Dilediğimi yaparım… Kimse bana engel olamaz” diyor.

Madenciliğe soyunan, bina dikmek isteyen, alıyor baltayı eline, vuruyor beline beline yüz yıllık ağaçların… Çöle çeviriyor güzelim doğayı.

Bazı ormanların kuşbakışı resimlerini çekmişler, geçenlerde gazetelerde gördüm.

Zümrüt alanların ortasında, yeşilliği yok edilmiş beyaz toprak parçaları, güzellikler içerisinde bir yara, yama gibi duruyor. Gökdelenler yapacaklar…

Buralarda “vahşi orman yasası” uygulanarak orman katliamı gerçekleştirilmiş.

Yeryüzünün akciğerleri kesilmiş, biçilmiş, yok edilmiş… Yasa falan dinleyen yok…

Evrensel olması gereken hukuk ülkemizde, ayrıcalıklı kişiler, çevreler, kuruluşlar karşısında özelleşti. Kişiselleşti.

Toplumun hukuku olmaktan çıktı. Ne yazık ki bugün ülkemizde hukukun egemenliği değil, egemenlerin hukuku geçerlidir.

Hak, hukuk, hak getire…

Toplum değişiyor artık. Hem de hızla değişiyor. Türkiye, eski Türkiye değil. Yoz Batı kültürüyle, çağ dışı ümmet kültürü yan yana, koyun koyuna yaşamakta…

Bir yanda görkemli arabalar, katlar, yatlar, saraylar; öte yanda giyimiyle, kuşamıyla, yaşantısıyla Ortadoğu’nun Arap ülkelerine benzeyen mahalleler, caddeler, sokaklar… Bir de ülkenin üstüne kara bulutlar gibi çöken Suriyeli mülteciler…

Yılbaşında, Taksim Meydanında ÖSO bayrakları ile gösteri yapıp, sloganlar atıyorlar. Onlara da kanun bişey yapamıyor.

Cumhuriyet kurumlarını birer birer elden çıkarıyorlar. Ne ağır sanayi kaldı, ne hafif sanayi. Miras yediler gibi harcıyorlar. Yine de iki yakaları bir araya gelmiyor.

Ülkenin geleceği için tek çivi çakmadılar. Tek kuruş harcamadılar. Türbanla yatıp, sadaka ile kalktılar. Fabrika yerine aş evleri açtılar.

Peki, sonuç? Sonuç ortada: Üretim yok. İş yok.

Şimdiye dek bu ülkede böyle bir düzen, böyle bir adalet sistemi görülmedi. Yaşanmadı.

Yargı tarafsızlığını yitirdi…

Savcıların, yargıçların büyük çoğunluğu devlet büyükleri “Ne diyecek, ne emredecek, bizden ne isteyecek” diye onların gözlerinin içine bakıyorlar. Emirlerini bekliyorlar…

Emir demiri, emir adaleti kesiyor…

Yukarıdan gelen bir hukuki yönlendirme, bir özel hukuki istek, hemen savcılar tarafından uygulama alanına konuluyor…

Geçersiz 2,5 milyon mühürsüz zarfın ve oy pusulasının nasıl geçerli hale getirilip, seçim sonuçlarını değiştirdiğini henüz unutmadık…

O zaman bu kanunsuzluğu muhalefet de dernekler de sendikalar da seyredip, kabullenmişlerdi.

Geçenlerde de YSK Başkanı ile 5 üyenin görev süresini bir yıl uzattılar. Bu anayasaya göre suçtur. Çünkü yasa değişikliği “seçim yasası” kapsamındadır ve UYGULANAMAZ.

Anayasanın 67.nci maddesinin son fıkrasında hüküm açıktır:

“Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz.”

Ama bu değişiklik 3 ay sonra belediye seçimlerinde uygulanacak…

Anayasa, yasa ne derse desin, onlar bildiklerini okuyorlar. “Kanun benim!” diyorlar.

Örneğin Anayasanın 94. Maddesinde şu hüküm var:

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Başkanvekilleri, üyesi bulundukları siyasi partinin veya parti grubunun Meclis içinde veya dışındaki faaliyetlerine, görevlerinin gereği olan haller dışında, Meclis tartışmalarına katılamazlar; Başkan ve oturumu yöneten Başkanvekili oy kullanamaz.”

Burada yasanın açık ve kesin hükmüne göre TBMM başkanı bir siyasi partinin veya parti grubunun meclis içinde ve dışındaki faaliyetlerine katılamaz” deniliyor.

Ama dinleyen kim? TBMM Başkanı şimdi görevinden istifa etmeden, belediye başkanlığına soyundu. Her yerde onu “Meclis Başkanım” diye karşılıyorlar, “Hoş geldiniz Meclis Başkanım” diyorlar…

Başkan, devletin tüm olanaklarından yararlanıyor… Ne dersiniz? Böyle bir seçime “Adil, adaletli seçim” diyebilir miyiz?

(alieralp37@gmail.com)
Kullanıcı küçük betizi
Gamze Okur
Üye
Üye
 
İletiler: 84
Kayıt: Cmt Tem 07, 2018 10:48

Re: Kanun Benim… / Ali ERALP

İletigönderen Gönül Pınar Atacı » Cum Oca 04, 2019 15:23

Çok değerli ve sevgili Ali ERALP’e sağlık ve esenlik, mut ve kut, utku ve umut dolu bir yeni yıl ve NİCE YILLAR dileklerimi sunuyorum. Bu tamamen güncel, tümüyle somut ve nesnel, derin bilimsel, baştan sona MUHTEŞEM ve MÜKEMMEL yazısı için en yürekten tebriklerimi gönderiyor, gerçek vatansever kalbine ve kalemine bir ithafda bulunmak üzere özel iznini ve müsadesini sevgiler, saygılar ve peşin teşekkürler ile rica ediyorum :

BU İHANETİN VE MELANETİN ÖZÜ,ÖZNESİ,YÜZÜ,EMELİ VE ÖGESİ

Çalmak, saklamak, sıfırlamak, depolamak, tekrar tekrar çalmak,
Geberircesine yemek ve bir parça da o bekçi köpeklerine atmak,

Haram kar, kara para, haksız rant,
Putlaştırma ve çok akçeli sadakat,

Sömürü ve talan,
İftira,riya, yalan,

Taciz,tecavüz,küfür,baskı,ezgi
İki yüzlü övgü ve en sahte ilgi,

Deliriyum saçan ve doktor çağrıştıran bir U dönüşcülüğü,
Bütün cinlere ve şeytanlara tapan bir yobaz üfürükcülüğü,

En hayin ve zalim bir mandacılık ve himayecilik,
Açık ve gizli vahabicilik ve tam bir Muaviye’cilik,

Orduya, subaya,aydına,aydınlığa ve layikliğe kin,garez ve kumpas,
Bilimi, sanatı, tekniği ve uygarlığı red ve inkar ve yobazlikla takas.

Kızlara,kadınlara,analara,bacılara hatta bebelere ve gebelere şiddet,
Tam bağımsızlığa,özgürlüğe,barışa,huzura,evrime ve devrime nefret,

Allah ve Kitap, Muhammed ve Ali karşıtlığı ve Yezid hayranlığı,
Türk ve Türkçe,Atatürk ve Türkiye,ahlak ve fazilet düşmanlığı,

Bu gerici,faşist,yobaz ve nihilist ihanetin ve melanetin özü ve öznesidir,
Ve yok edilmesi ilahi ve vatani şart ve farz olan yüzü, emeli ve ögesidir.

Gönül Pınar Atacı, 9.12.2018 - 4.1.2109
Kullanıcı küçük betizi
Gönül Pınar Atacı
Üye
Üye
 
İletiler: 381
Kayıt: Sal Ara 01, 2015 9:02

Re: Kanun Benim… / Ali ERALP

İletigönderen Ali Eralp » Pzt Oca 07, 2019 10:22

Teşekkürler değerli arkadaşım Gönül Pınar Atacı. Kaliteli, ses getiren şiire devam. Şiirlerini daha sık bekliyoruz. Başarılar, selamlar, sevgiler.
Kullanıcı küçük betizi
Ali Eralp
Üye
Üye
 
İletiler: 17
Kayıt: Prş Ağu 16, 2018 18:02


Şu dizine dön: Ali ERALP

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x