Karar Ver Türkiye!

Karar Ver Türkiye!

İletigönderen gamze köse » Pzr Ağu 11, 2019 10:20

Lübnanlı yönetmen Nadine Labaki’nin yönettiği “Kefernahum” (Capharnaüm) yabancı dilde en iyi film kategorisinde Lübnan adına Oscar'a aday gösterilmiş.

71. Cannes Film Festivali’nde BAFTA ve Altın Küre gibi ödüllerin sahibi olmuş.

55. Uluslararası Antalya Film Festivali’nde Genç Jüri En İyi Film ödülü ve En İyi Erkek Oyuncu ödülünü de filmin küçük yıldızı Zain Al Rafeea almış.

Ana karakter olan 12 yaşındaki Zain (Zain Al Rafeea) filmdeki hikayesi ile kendi hayatındaki gerçek hikayesi arasında sahicilik bağı var.

Lübnan ile Fransa ortak yapımı dram filmi, Beyrut'ta yaşayan yoksul bir ailenin çocuğu olan Zain’in ve diğer çocukların hayatını anlatıyor.

Kimlik belgesi dahi olmayan, yok sayılan çocukların hikayesi… Yoksul ve yurtsuz olan çocukların hikayesi anlatılıyor.

Filmin yönetmeni Labaki şöyle söylüyor bir röportajında: “Burada çocuk hakları, bu çocuklara yapılan adaletsizlik, sınırların absürtlüğü ve var olduğunuzu kanıtlamak için bir belge gerekmesi gibi şeyler yer alıyor.”

Filmde çok güzelce anlatılmış bu sorunlara sebep olan bir türlü doymak bilmeyen, aç gözlü Batılı ülkelerin yarattığı bu cehennem ortamında yaşamaya çalışan Lübnanlı, Suriyeli, Filipinli nereli olduğunun hiç önemi olmayan “mülteci” adını verdikleri bu insanların hayatlarına göz koyanların bu filmin ödüllendirmesi ile bizlere verilen ileti aslında çok açık değil mi?

Bir tarafta cehennem gerçeği diğer tarafda da kırmızı halılar serilerek lüks cennet gerçeği (?)

Batı ülkeleri tam olarak bu durumun neresinde?

İkiyüzlüsünüz be dostum(!) ikiyüzlü.

Filmin orijinal adı ile uyumu yaşatan ‘kaos çeteleri’ yer altı zenginlikleri için kan içmeyi severler!

Fakirliğin, yurtsuzluğun, kimliksizliğin, sefaletin olduğu ülkelere nedense hep bir “Coco Cola ya da Pepsi” gibi yabancı marka pek çok ürün giriyor.

Vatanını ele geçirmiş bu markalara da yaşama süresi verilmiş insanlar tav oluyor.

Gel de sinir olma!

Düşman eliyle hazırlanan pasta, dost eliyle yediriliyordu. Tabii anlayana!

“Capharnaüm” Fransızca kökenli “kaos” anlamına gelen bir sözcükmüş. Yönetmen filmin isim hikayesini şu şekilde anlatıyor: “Capharnaüm” İncil’deki bir köy ve çok kaotik olduğu için lanetlenmiş. Ve tarihe baktığımızda daha sonra cehennemi, kargaşayı Fransız edebiyatında kaosu ifade etmek için kullanmaya başlamışız.

Peki, bu dünyada cehennemi, kargaşayı, kaosu yaşatanlara hizmet etmeyi nasıl açıklayacaksınız bayan yönetmen?

Emperyalizm işine gelmeyen hiçbir yayını, filmi ödüllendirmez! Cennetlerinde yayına sokmaz!

Kendi elleriyle yıktıkları ülkeleri kendi elleriyle istedikleri şekli vermeden o ülkeden çıkmaz.

Filmde hapishane ortamına gelen bir sivil toplum örgütü -bana göre örümcek ağı örgütleri- ellerinde müzik aletleriyle sizi neşelendirmeye geldik, diyor.

O anda o hapishanede olan ben olsaydım ya da bu filmi ben çekmiş olsaydım, anında o gelen sivil görünümlü şeytanların yüzüne tükürürdüm, tükürdürürdüm.

Kendi topraklarımızı ele geçiren sizleri de istedikleri gibi yöneten o başınızdakiler, bizi bu hale düşürenler, bizleri yurtsuz, kimliksiz bırakanlar, aç, susuz bırakanlar, işsiz bırakanlar utanmadan bir de sizi bize mutlu olalım diye mi gönderdi?

Gidin hemen buradan!.. Gidin, gidin de sizi yöneten ağızları kanlı heriflere çalın söyleyin şarkınızı!

Ortadoğu ülkelerinde boy gösteren iyi niyet elçileri veya örümcekleri, bu ülkelerin altını oyanlara ve üstündekileri öldürenlere hizmet etmektedir.

Yüzlerindeki iyi niyet maskesi bile sahtekarlıklarını gizlemeye yetmiyor!

Ortadoğu ülkelerinin topraklarını ele geçirmek için önce maskeli sahtekarlar ülkelere girer. Ülkelerin içinde ellerini kollarını sallaya sallaya bir güzel gezerler. Ajanlık faaliyetlerini sürdürürler.

Bu ülkelerin ortak tarih bilincini, ortak dilini, kültürünü zayıflatırlar. Ve böylelikle milli birlik zayıflar ve milli egemenlik de emperyalistlerin çıkarlarına yönelik hizmet etmeye başlar. Bu durumda da milli irade felç olur, milletin varlığı ve gelişmesi tehlikeye girer ve böylece tam bağımsızlıkta ellerinden kayıp gider.

Tam bağımsızlığını yitirmiş ülkeler dışa bağımlı hale gelir. Bu bağımlılık da zamanla sömürülebilirliliğin kapısını açar. Bu sömürge haline kimi zaman topla tüfekle dur dersin savaş olur, kazanırsın. -Tarihte görüldüğü üzere Türkiye Cumhuriyeti olursun. Kendi dilin, kimliğin, yurdun, tam bağımsızlık ruhun olur.- Kimi zamanda sömürülmeye, işgal edilmeye direnemez, yenilirsin!

Sonra birileri gelir, ülkenin en pis yerinde hapishanede seni/sizleri eğlendirmeye çalışır.

Karar ver Türkiye!

Tarihteki gibi Türkiye Cumhuriyeti varlığını laiklik, tam bağımsız, egemenliği elinde, milli birlik ve beraberlik ruhu içinde mi sürdürmek istersin?

Yoksa, kardeş ülkelerin gibi mi olmak istersin?

Gamze Köse
11 Ağustos 2019

Yararlanılan kaynak: Cihan Dura “Birinci Görev Okulu Atatürkçü Öğreti Dersleri”
Kullanıcı küçük betizi
gamze köse
Üye
Üye
 
İletiler: 30
Kayıt: Prş Oca 12, 2012 16:30

Re: Karar Ver Türkiye!

İletigönderen Gönül Pınar Atacı » Pzt Ağu 12, 2019 23:18

Tebrikler, saygılar, en iyi dilekler ve mutlu bayramlar size sayın KÖSE.
Kullanıcı küçük betizi
Gönül Pınar Atacı
Üye
Üye
 
İletiler: 520
Kayıt: Sal Ara 01, 2015 9:02

Re: Karar Ver Türkiye!

İletigönderen gamze köse » Sal Ağu 13, 2019 23:37

Teşekkürler size de iyi bayramlar diliyorum.
Kullanıcı küçük betizi
gamze köse
Üye
Üye
 
İletiler: 30
Kayıt: Prş Oca 12, 2012 16:30


Şu dizine dön: Sizin Makaleleriniz

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x