Komaya girer gibi, kendini bu yaşta makineye bağlamanın anlamı var mıydı?

Komaya girer gibi, kendini bu yaşta makineye bağlamanın anlamı var mıydı?

Mesajgönderen hatice kürtoğlu » Sal Oca 24, 2012 22:57

Okulumuzda projeksiyon aleti ve perde olan başka sınıf yok. Okul yönetimi “çalınır” haklı endişesiyle diğer sınıflara kurdurmuyor. Sınıfımıza ve sınıf öğretmenine duyulan güvenle, tek sınıfta var. Salı günleri de Milli Güvenlik derslerinde kullanılabilmesi için biz sınıfı boşaltıyoruz. Sınıfı ve donanımı askere emanet ediyor, kullanımına sunuyoruz. Küçük sınıflara sığmazsak kantine gidiyoruz biz de, 60 kişiyiz.

O Salı yine kantinde muhasebe dersi yapamayacağımız için rehberlik yapıyorduk, öğrencilerin, anne babalarının telefonlarını kaydediyordum sırayla. Sıra İhsan’a geldi ama İhsan yoktu. İhsan, okul açıldığından beri hiç yoktu. Kaydını başka okula aldıklarını sanıyordum, ismini yüksek sesle okudum, cevap gelmeyecekti, hızlıca geçecektim ancak bir öğrenci İhsan ismini duyunca, belli belirsiz bir sesle yanındakine “Meydanda, internettedir” dedi. Beklemiyordu duymamı, sertçe bakınca irkildi, “ne yaptım da kızdırdım Hoca’yı?” diye düşündü içinden çocuk. O’na kızmamıştım, Meydandaki ve her yerdeki bu oyun oynama imkanına kızmıştım. Evde, arkadaşının evinde, sokakta olmadı telefonda, hatta devletin kütüphanelerine yerleştirilen bilgisayarlar vasıtasıyla bilfiil işgal altındaydı dünyanın en verimli beyinleri. Oyunla meşgul oluyor (her zaman, oynamasa da kafası orda), efsunlanıyor, en basit cümleleri bile anlamaz hale geliyorlardı.

Çocuğu çağırdım yanıma, “o bahsettiğin yere git, İhsan’ı buraya getir, gelmezse hemen babasını arayacağımı söyle” dedim. Çocuk gitti ama eli boş döndü tabi, babasının telefonunu da bulamadım okul kayıtlarında. Mahallesinde oturan başka bir çocuk buldum, telefonumu verdim, “İhsan’ın babasına ver, akşam beni arasın” dedim. Akşam telefonla konuştuk, sabah anne-baba-çocuk okula geldiler. Anne-baba-öğretmen, İhsan’ın 19 gündür okula gidiyorum diye evden çıkıp, akşama kadar bünyesine oyun enjekte edip, geri döndüğünü anladık. Zaten yemez içmez evde de bilgisayarla bütünleşik yaşarmış, kaç koca yaz böyle geçmiş, annesinin söylediğine göre.

Çocuk, sebep olarak şunları sıraladı. Sınıflar çok kalabalık, okul çok çekilmez, dayanamıyordum geçen sene de, bu sene de böyle olur, hiç gitmeyeyim, okulu bırakayım dedim. Babama böyle söyleyemedim, devamsızlıktan kalayım dedim.
İşte oyun dumuru ile bulunacak bahane de en fazla bu kadar oluyor. Şimdi İhsan, kendisinin bu hallerini gülerek anlatıyor. Ya Hocam diyor, nasıl oturuyormuşum başında saatler, günlerce… şimdi bir yarım saat işim olsa internette, başım gözüm ağrıyor yemin ederim.
O günden beri de hiç devamsızlık yapmadı, hatta hasta olsa bile geliyordu okula. “Git rapor al oğlum” desem “yok almam dersten geri kalırım Hocam” diyor artık.

Ailesi İhsan’dan, İhsan ailesinden; üçü birden, okuldan, sınıftan ve benden pek bir memnun artık. (Ben genelde memnunumdur zaten veli ve öğrencilerimden) İletişim başladı çünkü. İnsan bilmediği şeyden memnun olamazdı ki canım.

İhsan, okula geldi, sınıf kalabalıktı ama düşündüğü gibi değildi. Kurallar vardı, uyanlar vardı, uymayanlar bu uyumsuzlukta ısrar edemeyecek hale getiriliyordu. İhsan’ın sakin, efendi, onurlu yapısına ters düşen bir gürültü, karmaşa ya da haksızlık olmuyordu.

Beyindeki tahribatı çabuk onarmasına yardımcı olmak için matematik öğretiyordum İhsana, matematik de düşündüğü gibi çıkmamıştı. Yaşasın!

Sonra kitap okumak gibi bir vakit geçirme yöntemi vardı ki, iyi seçersen seni efsunlamak ne demek, sanki bambaşka, daha anlayışlı, sağduyulu bir insan yapıyordu.

Anne babası bu değişiklikleri fark ediyor, takdir ediyor, mutlu oluyordu. Onlar mutlu olunca, İhsan da onlara önyargısız bakınca anladı ki, anne babası düşündüğünden çok daha fedakar, sevgi dolu, örnek alınacak insanlardı.

Şimdi, ders çalışıp daha başarılı olmak veya matematik sorusu çözmek veya kitap okumak veya ailesiyle vakit geçirmek veya babasının işyerine gitmek veya … dururken,

Allah aşkına, komaya girer gibi, kendini bu yaşta makineye bağlamanın anlamı var mıydı?
Kullanıcı avatarı
hatice kürtoğlu
GM Yazarları
GM Yazarları
 
Mesajlar: 6
Kayıt: Sal Eyl 14, 2010 18:37

Re: Komaya girer gibi, kendini bu yaşta makineye bağlamanın anlamı var mıydı?

Mesajgönderen Feza Tiryaki » Çrş Oca 25, 2012 0:28

Yazıdan çok etkilendim. Hatice Hocanım, bu sizin başınızdan geçen bir olay mı? Çağımızın hastalığını öyle ustaca anlatmışsınız ki...
Bu iktidarın her yanı bilgisayarla doldurma çabası daha bir anlam kazanıyor. Okuyan, düşünen, sorgulayan beyin bırakmamak... Köle yapmak...
Kullanıcı avatarı
Feza Tiryaki
GM Yazarları
GM Yazarları
 
Mesajlar: 300
Kayıt: Sal Kas 09, 2010 14:12


Dön Hatice KÜRTOĞLU

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir

x