Köstebek Kapmaca

Tartışma Alanı

Köstebek Kapmaca

İletigönderen DAVUD » Prş Mar 08, 2007 19:50

İstanbul’a geldikten sonra nükleer sırlarıyla ortadan kaybolan İran’ın eski Savunma Bakan Yardımcısı Ali Rıza Askari olayında Tahran, Ankara’yı sorumlu tuttuğunu ima ediyor. Ve "kozmik senaryo"nun Washington-Bağdat-Tahran-İstanbul hattında soğuk savaş döneminden sonraki en çarpıcı köstebekler savaşı yaşanıyor.

İRAN’ın eski Savunma Bakan Yardımcısı Ali Rıza Askari’nin İstanbul’da kaybolmasıyla başlayan esrarengiz olaylar zincirinin karanlık halkalarını yavaş yavaş aydınlatıyoruz. Önceki gün Ankara’daki kulislerin çok derin senaryolarına iniyoruz. Ve sırlar çözülüyor. Hemen söylemeliyim ki, bu kaybolma olayı belki de "casus savaşları"nın soğuk savaş döneminden bu yana ortaya çıkan en keskin örneklerinden birisidir. Nasıl mı? Bu sorunun cevabı, ulaştığım "kozmik senaryo"lardan en çarpıcı olanında yatıyor. Şimdi Washington-Bağdat-Tahran-İstanbul hattında yaşanan İran-ABD "köstebek" savaşındaki olayları sırayla aktarıp gerçeklere yaklaşalım:

TABUTLA DÖNERLER

5 ARALIK: Aralık ayı başında İran, Savunma Bakan Yardımcısı statüsünde görev yapan ve kısa süre önce emekli olan Ali Rıza Askari’nin "kaybolduğunu" fark etti.

7 ARALIK: Yabancı görünümlü iki kişi, Ali Rıza Askari için İstanbul Ceylan Otel’de rezervasyon yaptırdı. Askari, Atatürk Havalimanı’ndan Türkiye’ye giriş yaptı. Geldiği ülkenin Suriye olduğu bildirildi.
Şimdi dikkat...

11 OCAK: ABD özel kuvvetleri, sabaha karşı 05.00’te Erbil’deki İran Konsolosluğu’nu bastı. Konsoloslukta görevli 8 İranlıyı gözaltına aldı.

12 OCAK: Irak’taki Şii lider Mukteda El Sadr’ın danışman sözcüsü bir açıklama yaptı ve "Eğer ABD, Irak’a daha fazla asker gönderirse o gelen evlatları tabutla döner" dedi.

ABD’nin Irak’taki CIA unsurları, son dönemde sürekli olarak Sadr’ın Başbakan Maliki’ye karşı ikili oynadığı ve İran’la işbirliği yaptığı doğrultusunda rapor gönderiyordu.

4 ŞUBAT: İran’ın Bağdat Büyükelçiliği’nin İkinci Sekreteri Celal Şerefi, Şiilerin egemen olduğu Karadah Semti’nde arabasının yolu kesilerek kaçırıldı.

5 ŞUBAT: İran Savunma Bakanlığı bir açıklama yaptı ve "Celal Şerefi’nin kaçırılmasından ABD’yi sorumlu tutuyoruz" dedi. İran, önce Erbil’de, sonra da Bağdat’ta diplomatlarının gözaltına alınması olayında içeriden bir "köstebek sızdırması" olduğunu düşünmeye başladı. Tahran’dan birileri, Irak’ta faaliyet gösteren İran ajanlarının listesini veriyor, CIA da özel kuvvetlerle baskınlar yapıp onları gözaltına alıyordu. İranlı ajanların Şiiler arasındaki bağlantıları da teker teker ortaya çıkıyordu. Ayrıca İran’dan Şiilere silah sevkıyatı konusunda da CIA’ya bilgi sızıyordu. Bu kapsamda Lübnan’a giden bazı İran uçakları da bu bilgilerle Türkiye’ye indirilip aranmıştı. Hatta bir istihbaratı İsrail’in verdiği öne sürülmüştü.

11 ŞUBAT: Beyaz Saray, Şerefi’nin kaçırılmasında sorumluluğu olduğunu kabul etmedi. Ve El Sadr’ın İran lehine casusluk yaptığını ima eden açıklamalarını artırdı.

14 ŞUBAT: ABD özel kuvvetleri ve CIA elemanları, Şii lider El Sadr’ın Irak’taki karargáhını bastı ancak Şii lider ortadan kaybolmuştu.

15 ŞUBAT: Irak Başbakanı El Maliki ve ardından Beyaz Saray, El Sadr’ın Tahran’da olduğunu açıkladılar. Yani İran, Irak’taki en kuvvetli kolunu CIA tespit edince bir operasyonla Tahran’a kaçırmıştı.

ABD ile İran arasında Bağdat’ta yaşanan bu olaylar tam bir köstebek avına dönüşmüştü. CIA, Tahran’a çalışan Şii lider El Sadr’ı Irak’ta elinden kaçırmıştı. İran ise CIA’ya bilgi sızdıran içindeki köstebeğin peşine düşmüştü. Kimdi bu köstebek? El Sadr’ın Tahran’da yaptığı tahminlerle gözler bir kişiye çevrildi:

Irak Savunma Bakan Yardımcısı’yken (emekli olup!) kayıplara karışan Ali Rıza Askari’ye... Askari, "kozmik bilgilere" sahipti. Özellikle nükleer faaliyetler ve Irak’taki bağlantıları çok iyi biliyordu. Bu noktada şu bilgiyi de vermek gerekiyor:

İran’da Savunma Bakanlığı; milli güvenlik ve istihbarat operasyonlarının merkezi durumundadır. Tahran, Askari’yi aramaya başlamıştı. Ve son olarak İstanbul’da izine ulaşabildi. Böylece Tahran, gözünü Ankara’ya çevirdi.

SORUMLUSUNUZ İMASI

16 Şubat’ta Ankara’ya gelen İran heyeti, o tarihe kadar görevini açıklamadığı Ali Rıza Askari’nin Savunma Bakan Yardımcısı olduğunu doğruladı. Ve aynı gün İran Dışişleri Bakanı Muttaki, Fas’ta konuştu ve "Türkiye’den açıklama bekliyoruz" diyerek Türkiye’yi sorumlu tuttuğunu ima etti. Bütün bu "kozmik senaryo"nun özeti şuydu: İran ile ABD arasında Bağdat’ta tam bir "köstebek savaşı" yaşanmıştı.

İran, Irak’taki köstebeği El Sadr’ı CIA’nın elinden almıştı.

CIA da İran’daki köstebeği Ali Rıza Askari’yi İstanbul bağlantılı bir operasyonla Tahran’ın avucunun içinden almıştı.


kaynak:hürriyet
Resim

S.S NAZIO
Kullanıcı küçük betizi
DAVUD
Üye
Üye
 
İletiler: 32
Kayıt: Çrş Mar 07, 2007 18:38

İletigönderen Hasta » Prş Mar 08, 2007 19:56

Teşekkürler,DAVUD, çok ilginçti...
Kullanıcı küçük betizi
Hasta
Satılmıştır
 
İletiler: 1
Kayıt: Pzt Şub 19, 2007 14:52

İletigönderen Ram » Çrş Mar 14, 2007 17:51

DAVUD, teşekkürler.

Bu ilk değil, son da olmaz. :)
Mevzuubahs olan; millete saltanatını, hâkimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız¿? meselesi değildir. Mesele, zaten emrivâki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemehâl, olacaktır. Burada içtima edenler, Meclis ve herkes meseleyi tabiî görürse, fikrimce muvafık olur. Aksi takdirde, yine hakikat usûlü dairesinde ifade olunacaktır.

Fakat ihtimâl, bazı kafalar kesilecektir!
Kullanıcı küçük betizi
Ram
Zûlme Karşı İsyan!
 
İletiler: 8167
Kayıt: Sal Şub 20, 2007 1:06
Konum: Aç haritaya bak!


Şu dizine dön: Devlet ve Siyaset

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x