Kulakları Sağır Eden Medyanın Dili ‘KAVGA!’

Kulakları Sağır Eden Medyanın Dili ‘KAVGA!’

İletigönderen gamze köse » Sal Kas 27, 2018 19:45

Toplumları algı operasyonları ile istedikleri şekle bükebilen ‘toplumsal yönlendirmeler’ yapılır.

Toplumların kontrolü için kullanılan silah “Medya”dır.

Medya sayesinde halkın tepkisini çekmeyecek şekilde ‘gizli kontrol yöntemleri’ kullanılır.

Kitlesel beyin yıkama teknikleriyle; aile, din, dil ve vatan gibi içi boşaltılarak çökertilen kavramların kontrolü Dünya’yı hizaya getirmeye çalışanların tekeline bırakılır.

Beyin yıkama operasyonlarıyla toplumların istenilen amaca yönelik hizmet etmesi sağlanır.
25. Kare tekniğiyle bilinçaltımıza gizli kodlar yüklenmektedir. Zamanı geldiğinde de bu kodlar ile hareket etmeye başlanmaktadır.

TAVISLOK, İngiliz Psikolojik Harp Merkezi, ABD'deki Stanford Üniversitesi İnsan Davranışları Enstitüsünün 2012'de yayınladığı makalede 40 yıllık araştırma ortaya koyulur; “İnsanların mantıklı karar verme oranı %6 iken, %94 bilinçaltındakilerle karar verir.”

Bu nedenledir ki; insanların bilinçaltları medya aracılığıyla sürekli ve kontrolü biçimde endişe, şiddet, korku ve gerilim karşısında bırakılarak, kitlesel nevrozlarla karşılaşmaları sağlanmaktadır.

Günümüzde Survivor, Netflix Yayınları ve Sosyal Medya gibi yayınlarla kitlelere bu nevrozlar ile şok etkisi yaratılır. Zamanla her şeyi ‘normalleştirme’ süreci başlar.

Ve böylelikle Yeni Dünya Düzeni kurucularının "Potansiyel Düşmanlarının Uysallaştırılmaları" sağlanır.

Melburn Üniversitesi'nden Dr. Fred 'Emery ve Tavistock Enstitüsü Yönetim Konseyi Başkanı Dr.Eric Trist, Tavistock İnsan İlişkileri Enstitüsünün geliştirdiği yöntemleri şu şekilde açıklıyor: “Yüzyılımızda, dünyadaki çarpıcı olayların kitle iletişim araçları ile ve şok etkisi yaratacak tarzda yayınlanması bir mermi şoku gibi kitlesel nevrozlara sebep olmaktadır. Eğer şoklar yıllarca sürdürülecek olursa son derece çocuksu fikirlerin gelişmesine neden olmaktadır.”

"Dünyanın herhangi bir yerindeki terörist saldırı, dünyanın her yerinde şok etkisi yaratır. Bu, bir küresel olgudur."

Dr. Emery, bu gelişmeyi üç aşamada anlatıyor:
1. Aşama: "Moral değerlerini yitirme" (Demoralisation)
2. Aşama: "Zihni bölünme" (Segmentation)
Bu aşamada kişi zihinde yerleşik ulus-devlet görüşünden kopar ve cemaat, ailesel biçim yaşama biçimine geçer.
3. Aşama: "Zihni ayrışma" (Disassocation)
Bu aşamada kişi fantezilerle, realiteyi (gerçekleri) birbirine karıştırır ve birey "toplumsal ünite" haline, bir anlamda robotlaşmış birey haline gelir.

Dr. Emery bu kavramı, 1967'de Tavistock Magazine (Human Relations) adlı dergide, '"Gelecek 30 Yıl' Konsept, Metot ve Antipati" ve 1975'te "Gelecekte Biz" adlı makalelerinde açıklamıştır.

Bu aşamaları dikkate alarak günümüz Türkiye’sinde de medya; “Türkiye’yi Türksüzleştirme” üzerine çalışmaktadır.
Dr. Emery’nin "Zihni bölünme" aşamasında anlattığı gibi; yapay kimlik karmaşası ile Türk toplumu yaygın medya eliyle Türkiye’nin toprak bütünlüğünün bölünmesi istenir. Ulus – devlet anlayışı tamamen ortadan kaldırılarak, cemaat ve ailesel yaşama geçiş; Osmanlı Devleti’nde “Padişahlık” günümüz de ise “Başkanlık Sistemi” ile gerçekleşir.

Türk örf ve adetleri cam çerçevenin içinde yayınlanan yayınlarla ortadan yavaş yavaş silinir. Birlik ve beraberliğiyle bağımsız, çağdaş, laik, üreten bir Türkiye yerine; dinsel inançları kullanılarak yobazlaştırılan, ayrıştırılan, bireyselleştirilen, üretmeyen tüketen ve baskı altına alınan “Yeni Türkiye” inşa edilmek istenir.

Zihinleri kontrol altına alan medya, kitleleri robotlaştırarak gerçeği ve yalanı ayırt edememesi sağlanır. Diktatörlerine karşı gelememe aşılanır…

Türk ekranlarında yayınlanan haberlerde kullanılan dil; masalsıdır!

Bilinçli ve kasti olarak kullanılan bu dil ile kitleler kolayca uyutulur.

Medyanın yalanlarıyla doğan, büyüyen, gelişen halk uyandığında köleleşmiştir!

Bilinçaltı kontrol altına alınan halk, düşünmemeye ve duymamaya zorlanır.

Umutsuzluk başlar… Masalsı dil yerini kargaşa ve kavgaya bırakır.

Medya patronu Acun Ilıcalı’nın boşanması, şehrin ortasına düşen askeri helikopterden daha bomba bir haberdi. Akşam evlerimizde karşımıza veya elimize aldığımız cam ekranlara bakarak, kim kimi aldatmışı da boşanmışı kavga ede ede konuşuruz.

Çünkü medyayı elinde tutanlar bunu emrediyor!

Gamze Köse
En son gamze köse tarafından Çrş Kas 28, 2018 9:23 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kez düzenlendi.
Kullanıcı küçük betizi
gamze köse
Üye
Üye
 
İletiler: 25
Kayıt: Prş Oca 12, 2012 16:30

Re: Kulakları Sağır Eden Medyanın Dili ‘KAVGA!’

İletigönderen Can Kırıkları » Sal Kas 27, 2018 23:18

kaleminize sağlık, perdeleri indiren bir yazı olmuş.

işin ilginç yanı da; bu psikolojik taarruzu hazırlayan arkadaşların kendilerini psikolojiden arınmış zannetmeleri.

insan işte hata hep var! :D
Kullanıcı küçük betizi
Can Kırıkları
Üye
Üye
 
İletiler: 142
Kayıt: Çrş Eki 31, 2018 1:29

Re: Kulakları Sağır Eden Medyanın Dili ‘KAVGA!’

İletigönderen Can Kırıkları » Çrş Kas 28, 2018 13:48

hataya misal:

şu veriyi doğru kabul edelim:

“İnsanların mantıklı karar verme oranı %6 iken, %94 bilinçaltındakilerle karar verir.”

1.bu psikolojik taarruza karar veren arkadaşlar, bu verinin dışında mı ?
a.bu arkadaşlar psikolojik taarruz kararını nereleriyle almışlar ?
yani mantıklı bir karar mı almışlar yoksa bilinçaltıyla mı almışlar ?

canım ya kendini bilmez ele bulaşır :D

2.bu yaptıkları sosyal psikolojidir.
bizim anlattığımız ise psiko-sosyoloji.
ikisinin arasında 40 tane dağ kadar fark var.
sosyal psikoloji faşizmin sonucudur/aracıdır; psiko-sosyoloji özgürlüğün...

3.bu konunun bir üst başlığı sosyal bilgidir
ve batı'da tarihin hiçbir döneminde sosyal bilgi olmadı.

gene bil-mi-yor-lar

olcak olcak; yanlış yapa yapa öğrencekler :dans:
canlarım ya!!
Kullanıcı küçük betizi
Can Kırıkları
Üye
Üye
 
İletiler: 142
Kayıt: Çrş Eki 31, 2018 1:29

Re: Kulakları Sağır Eden Medyanın Dili ‘KAVGA!’

İletigönderen Can Kırıkları » Çrş Kas 28, 2018 19:02

sosyal psikoloji bilim değildir.
"sosyal" ve "psikoloji" gibi bilimsel terimler kullanılması onu bilim yapmaz.
psikoloji bireye özeldir; nevi şahsına münhasırdır; dünyada yaşayan her insan bu açıdan benzersizdir.
psikolojinin bu yanlarının atlanarak tüm insanları tek bir psikolojik skala ile değerlendirmek faşist bir cehaletin ürünüdür.

"ne bilimdir, ne değildir" daha genel yazacak olursak:
bir disiplinin bilim olması için onarması, düzeltmesi, inşa etmesi gerekir; "bozan" bir disiplin bilim/bilgi değildir.

tıpkı atomun parçalanmasının bilim ile/bilgi ile olmadığı gibi...

Bulutsuzluk Özlemi - Hiroşima

Hiroşima
Hiroşima
Hiroşima
Hiroşima'da
Nagazaki
Nagazaki
Nagazaki
Nagazaki'de

Yıl 1945.
Tam 250,000
Tam 250,000 kişi,
Topyekün
Topyekün imha...

[youtube]https://www.youtube.com/watch?v=vfUP3e9y8wg[/youtube]
Kullanıcı küçük betizi
Can Kırıkları
Üye
Üye
 
İletiler: 142
Kayıt: Çrş Eki 31, 2018 1:29

Re: Kulakları Sağır Eden Medyanın Dili ‘KAVGA!’

İletigönderen Can Kırıkları » Prş Kas 29, 2018 23:48

bilmem kaç yüz, bilmem kaç bin denekten sonra toplum için "şu kanaate" vardılar öyle mi ?
yanlış.
bilmiyorlar.
neden bilmiyorlar söyleyeyim mi?
çünkü "bilmek nedir ?" onu bilmiyorlar...
ve yıllardır,
ve yıllardır,
"bilmek nedir ?" bilmeden, bilim ürettiklerini iddia ediyorlar...
Kullanıcı küçük betizi
Can Kırıkları
Üye
Üye
 
İletiler: 142
Kayıt: Çrş Eki 31, 2018 1:29


Şu dizine dön: Sizin Makaleleriniz

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x