Kumpastan değil Dubai'den / Saygı ÖZTÜRK

Kumpastan değil Dubai'den / Saygı ÖZTÜRK

İletigönderen Oğuz Kağan » Sal Kas 14, 2017 12:00

Kumpastan değil Dubai'den

Ergenekon”, “Balyoz”, “Odatv”, “Casusluk” gibi davaların “Kumpas” olduğu ortaya çıkmıştı. Kumpas planı için sözde araştırmayı yapacak polis, düzmece soruşturmayı yürütecek savcı, o savcının emrinde her istenileni yazacak sözde bilirkişi, gözaltına alınanları tutuklayacak onları yıllarca cezaevinde çürütmeye kararlı hakimler gerekiyor.

“Kumpas”lar sonucu bu ülkenin saygın görevlilerine büyük darbeler indirildi. Cezaevinde yaşamlarını yitirenler, sağlıklarını kaybedenler, aile düzeni dağılanlar oldu. Böyle bir organizasyonun, kumpasın içinde bulunanların yasaların öngördüğü en ağır cezalara çarptırılması istenir.

ATATÜRK'TEN SAVCILARA…

Bu ülkenin cumhuriyet savcılarına kuşkusuz büyük görevler düşüyor. Düne kadar Atatürk'ün heykellerinin yakılmasına, kırılmasına, kent girişlerinde yazılı olan özlü sözlerinin indirilmesine seyirci kalanlar son dönemde Atatürk'ü hatırladı. Bu ülkede diğer mesleklerin değil savcının başında “Cumhuriyet” vardır. Onlara büyük ödev düştüğünü Atatürk 9 Ekim 1925'te şöyle anlatıyor:

“…Türkiye Cumhuriyeti'nde kimsesiz bir birey yoktur. Cumhuriyet böyle bir varsayımı asla kabul etmez. İnsan hakları yasalarımızın güvencesi altındadır. En güçsüz ve en kimsesizlerin yardımcı ve destekçisi devlet ve onun kamu hukuku temsilcileri bulunan savcılardır.

Kendilerini kimsesiz görenlerin her an ve her zaman yanlarında haklarını aramakla yükümlü savcılar bulunduğunu asla hatırdan çıkarmamaları ve bundan emin olmaları gerekir. Zayıf haklıların en güçlü durumda bulunmaları adliyemizin belirgin özelliği ve ülküsüdür.

Cumhuriyet adliyesinin yükselmesini ulusal bir onur meselesi yapmakta olduklarından şüphem olmayan çalışma arkadaşlarıma bu onurlu görev alanlarında mutlak ve kesin olan başarılarını coşkuyla temenni ederim efendim.”

Bu kadar önem verilen cumhuriyet savcıları içinde meslekleriyle bağdaşmayan tutum ve davranışlar içinde olanlara bu ülkenin insanı tanık oldu. Savcı kumpasın içinde yer aldı, hakim kumpasın ortağı oldu.

DURUM ÇOK FARKLI OLUYOR

4 bin 500 civarında hakim ve savcının ihraç edilmesi, bunlardan yaklaşık 2 bininin tutuklu bulunması, aralarından “itirafçı”lar çıkmasıyla bilinmeyen birçok olay da su yüzüne çıkıyor. Bazıları “itirafçı” olup cezaevinden çıkarken, bazıları ise 15 aydır iddianamelerinin hazırlanmasını bekliyor. Açıkçası neyle suçlandığını öğrenemeyenler var. Tutuklu bulunanların tamamının FETÖ'cü olduğu da iddia edilemez.

“Ergenekon” olarak bilinen soruşturmayı başlatan, bir dönem “kahraman” görülen, altına zırhlı araç tahsis edilen savcı, halen Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği görevinde bulunan Fahri Kasırga'nın müsteşarlığı döneminde özel yetkili savcı yapılmıştı. Zekeriya Öz'ün, Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı'ndan alınıp Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı'nda yetkilendirilmesinin nedeni genelde “Ergenekon, Balyoz” kumpaslarına bağlanır. O görevden alınışının, o davalarla açıkça hiç ilgisi olmadığını belirtelim. Konuları araştırırken ilginç bilgi ve belgelere ulaşıyorsunuz.

SESSİZ SEDASIZ KAÇTI

Hakkında yakalama kararı çıkarılmadan önce Zekeriya Öz, Sarp Sınır Kapısı'ndan sessiz sedasız Gürcistan'a gitti. Kimse ona “Dur bakalım, nereye gidiyorsun?” diye sormadı. Bırakın Zekeriya Öz'ün yakalanmasını, gidişi için “iyi oldu” diyenler de olmuştur.

Bir dönemin gözdesi Zekeriya Öz'ün, Bakırköy Savcılığı'nda yetkilendirilmesi yani yetkilerinin kısılması olayının öyküsünü de konuyu yakından bilenden dinledim:

7 Ocak 2014 Salı günü, Adalet Bakanlığı'nın yeni göreve başlayan Müsteşarı Kenan İpek, HSYK'da ilk toplantıya katılıyordu. O gün bir gazetede, Zekeriya Öz'ün, hakkında soruşturma açtığı bir işadamı tarafından Dubai'ye götürülüp masraflarının karşılandığına ilişkin haber yayımlanmıştı. Müsteşar Kenan İpek, toplantı öncesi odada bulunan bazı üyelerle sohbet ederken “Öz'ü, İstanbul Başsavcı Vekilliği'nden almamız iyi olur” dedi.

DAVA BİLE AÇILMADI

Daire toplantısının ardından 1. Daire Başkanı İbrahim Okur, gündem dışı olarak sözü Müsteşar Kenan İpek'e verdi. O, Öz'ün başsavcı vekilliğinden alınmasını önerdi. Üç üye, “Bu yanlış olur, varsa bir şey 3. Daire soruşturma yapsın, soruşturma sonucuna göre değerlendirelim” dedi. Oysa, 3. Daire, Öz'le ilgili şikayetler için soruşturma açılmasına ilişkin hiçbir talebi kabul etmemişti. Ortaya, “Soruşturma sonucunu beklemeye gerek yok” görüşü atıldı. Oylama yapıldı, İbrahim Okur, İsmail Aydın, Nilgün Hacımahmutoğlu ve Kenan İpek'in oylarıyla Zekeriya Öz, geçici yetkili olarak Bakırköy Savcılığı'nda görevlendirildi.

Zekeriya Öz, kumpas suçlamalarından değil bu yüzden görevden alınmıştı. Meslekten çıkarılması da Dubai gezisiydi. Açıkçası, Ergenekon kumpasıyla ilgili hakkında açılmış bir dava bile yok.

Saygı ÖZTÜRK, 14 Kasım 2017
saygi@sozcum.com
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 10610
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Şu dizine dön: Gazete Köşe Yazarları

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x